Emine Erdoğan'dan 'aile' vurgusu: Her türlü iletişimden üstündür!

AA |  23 Kasım 2018 Cuma - 21:29 | Son Güncelleme : 23 11 2018 - 21:45

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Düğün tebriklerini, taziyeleri, bayram kutlamalarını internet üzerinden yapmak bir gelenek haline geldiyse, durup bir düşünmemiz lazım. Bir ailenin kendi içindeki iletişimi her türlü iletişimden üstündür." dedi.


Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği'nin (KADEM), Aile, Çalışma  ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile "Ailenin Güçlendirilmesi" temasıyla düzenlediği "3. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nin Adile Sultan Sarayı'ndaki Gala  Yemeği'nde, adaletin doğru yolun pusulası olduğunu belirtti.
 
Ailenin modern dünyada en çok yara alan konuların başında geldiğini  dile getiren Erdoğan, "Oysa korunduğumuz, sevdiğimiz, sevildiğimiz, güven hissi  duyduğumuz bir sığınaktır. Aileden uzak düştüğümüz her yer gurbettir. Aileye dair  fikir ve anlayışlar, her dönem farklılaşsa da ailenin toplumun başladığı nokta  olduğu gerçeği, hiçbir zaman değişmeyecektir. Aile bir vücudu meydana getiren  yapı taşlarıdır. Bu yapı taşları hasta ise vücut da hasta olur. Aile, hayata ilk  adım attığımız yerdir, ilk eğitim yuvamızdır. Hayata dair anlam dünyamızı inşa  ettiğimiz, insan ilişkilerini öğrendiğimiz okuldur. Doğru ve yanlışa dair  standartlarımız aile içinde oluşur. İçine doğduğumuz ailenin koşulları, hayata  karşı olan duruşumuzu şekillendirir." diye konuştu.
 
Güçlü ailelerin, sorunlarını devlet organlarına varmadan kendi içinde  erittiğine işaret eden Erdoğan, "Daha da önemlisi, yardımlaşma ve dayanışma  kültürü ailenin sınırları içinde kalmaz. Etkisi mahalleye de yayılır. Aile  güçlenip, kendine yeten, kendi sorunlarını çözen bir birim haline geldikçe  toplumdaki huzur seviyesi mutlaka artacaktır. Dolayısı ile bugün değiştirmek  istediğimiz bazı sosyolojik gerçekler varsa, işe aileden başlamalıyız. Kadına  şiddetten tutun da kadının insan haklarına tam anlamıyla erişmesine kadar birçok  konunun çözümü, ailenin güçlendirilmesindedir." ifadelerini kullandı.
 
"Çok şükür Türk toplumu olarak, çağın tüm tehditlerine rağmen, güçlü  bir aile yapımız var. Toplumumuzun, karşısına çıkan musibetleri atlatma  maharetini, geniş ailenin bize kazandırdıklarına borçluyuz. Çünkü, geniş aile,  rolleri artırır. Hala, teyze, amca, dayı, anneanne, babaanne, kardeş, kuzen,  yeğen derken, nesiller bir arada, birbirlerinin dertlerine derman olarak yaşar."  diyen Erdoğan, bir aile ne kadar genişse, başına gelen dert ve tasanın da o kadar  küçüldüğünü vurguladı.
 
Erdoğan, başka bir topluma musallat olsa o toplumu anında yıkacak  birçok sorunun eritilebiliyor olmasının, Türk aile yapısının geleneklerini  muhafaza etmesinden kaynaklandığını kaydetti.
 
 
"AİLENİN KENDİ İÇİNDEKİ İLETİŞİMİ HER TÜRLÜ İLETİŞİMDEN ÜSTÜNDÜR"
 
Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Temelindeki bu güçlü yapısına rağmen, elbette Türk ailesi de çağın  etkilerinden uzak değildir. Teknoloji bir yandan insanları yakınlaştırırken, bir  yandan da uzaklaştırmaktadır. Özellikle internet, insanları yalnızlaştırmaktadır.  Düğün tebriklerini, taziyeleri, bayram kutlamalarını internet üzerinden yapmak  bir gelenek haline geldiyse, durup bir düşünmemiz lazım. Bir ailenin kendi  içindeki iletişimi her türlü iletişimden üstündür. Ne yazık ki bugün  rastladığımız en ciddi sorunlardan birisi de, modern ailenin, çocuğu ailenin  mücadelesine değil, daha çok refahına ortak etmesidir. Eskiler bir gence 'derdin  bol olsun' diye dua ederdi. Çünkü yaşam, çetin bir tabiata sahiptir. İnişleri  çıkışları ani ve sarptır. Derdi çok olanın, sorun çözme kabiliyeti, dayanma ve  mücadele gücü yüksek olur. Bu, çocuklarımız sıkıntı içinde büyüsünler demek  değildir. Çocukları hayata daha katılımcı, sorumluluk alan, toplumsal meseleler  hakkında düşünen bireyler olarak yetiştirmek hem aileyi, hem de toplumu daha  güçlü kılacaktır."
 
Çocuğu aile takımının oyuncusu haline getirmek gerektiğini aktaran  Erdoğan, karar alma süreçlerinde çocukların da söz sahibi olmasının önemli  olduğunu söyledi.
 
Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u 21 yaşında fethettiğine dikkati  çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"'Fatih, İstanbul’u fethettiğinde 21 yaşındaydı' demek yetmez. 21  yaşında İstanbul'u fethedecek öz güvenin ve karakterin oluşmasına katkıda  bulunmak gerekir. Aile bir takım olduğuna göre, babanın gittikçe azalan rolünü de  yeniden gözden geçirmeliyiz. Ne yazık ki aile büyük ölçüde kadına ihale edilmiş  bir konudur. Oysa sağlam aile birliğinin temeli, kadın ve erkek arasındaki sevgi,  saygı ve karşılıklı iş bölümüne bağlıdır. Kadın evde, erkek dışarıda şeklindeki  toptancı yaklaşımlar, hayatın doğal akışına aykırıdır. Kadın ve erkek, her şartta  birbirini bütünleyen iki unsurdur. Adaletli bir iş bölümü, hayatın yükünü  hafifletir."
 
 
"ANNE KOKUSU SURİYE'DE DE İSVİÇRE'DE DE ANNE KOKUSUDUR"
 
Adaletin ışığına dünyanın tüm coğrafyalarının ihtiyaç duyduğunu  belirten Erdoğan, "Bugün ana vatanından mahrum kalmış mülteci kardeşlerimizin  maruz kaldıkları, aynı zamanda aile bütünlüklerine de zarar veriyor. Aile de bir  ana vatan olduğuna göre, mülteciler iki kere vatanını kaybetmiş mazlumlardır.  Tren istasyonlarının, Suriyeli kardeşlerimiz için kavuşmaların yaşandığı yerler  olmaması, dünyanın alnına kara leke çalan, bir insanlık ayıbıdır. Sıla hasreti  dünyanın tüm coğrafyalarında aynıdır. Anne kokusu Suriye'de de İsviçre'de de anne  kokusudur. Bir aileyi yakıp kavuran bir acı varsa, bu dünyanın her yerinde aynı  şekilde hissedilir." diye konuştu.
 
Hangi dinden, hangi kültürden olunursa olunsun insanın gelişip  büyüdüğü ve varlığını sürdürdüğü habitatın aile olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu  habitatın bozulması, hem de insan eliyle, savaşla, çatışmayla tahrip edilmesi,  dünyanın ruhunu çürütüyor. Bir coğrafyada gözyaşı dökülürken, başka coğrafyalarda  gülümsemek yarım kalıyor." dedi.
 
Emine Erdoğan, böylesi buluşmaların, bu köklü sorunlara çözüm üretme  mekanizmaları olduğunu düşündüğünü, Kadın ve Adalet Zirvesi'nin de insanlığın  yaralarına pansuman olacağına inandığını sözlerine ekledi.
 
 
"ADALET KAVRAMI BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİP"
 
KADEM Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu da kadın ve aileye yönelik  hayatı anlamlandıran her konuyu çalışma sahaları içerisinde kabul ettikleri  değerlendirmesinde bulundu.
 
Kadınların birikimlerini, yeteneklerini verimli bir şekilde  kullanacakları uygun zeminin sağlaması için gayret ettiklerini kaydeden  Gümrükçüoğlu, "Eğer kadın, aile ve toplum için güzel işler üretmek, bir  farkındalık oluşturmak istiyorsak, bunu kadın-erkek hep birlikte yapmalıyız.  Zira, ancak o zaman toplum için bir fayda sağlarız. Bu sebeple, adalet kavramı  bizim için büyük bir öneme sahip. Kadın ve Adalet Zirvemiz de bu kavrama dikkat  çekebileceğimiz örnek bir etkinliğimiz." diye konuştu.
 
Programa, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt  Selçuk, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile KADEM  Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar da katıldı. KADEM'in tanıtım  videosunun izlettirildiği etkinlik, müzik dinletisi ile sona erdi.

ETİKETLER