Gazetevatan.com » Yazarlar » Sıradanlıktan kurtulmanın yolu tasarım

Sıradanlıktan kurtulmanın yolu tasarım

12 Ekim 2012 Cuma



İKSV tarafından birincisi düzenlenen ‘kusurluluk’ temalı İstanbul Tasarım Bienali’nin iki ana sergisinden biri küratörlüğünü mimar Emre Arolat’ın yaptığı Musibet sergisi. Bu sergi İstanbul Modern’de. Tasarım Bienali bugün açılıyor, 12 Aralık’a kadar devam edecek. Önceki gün Musibet sergisini Tasarım Bienali’nin sponsorlarından Vestel CEO’su Ömer Yüngül, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Olgun Zorlu, Selen Zorlu, Zeynep Zorlu, Emre Zorlu, mimar Emre Arolat ve bir grup davetliyle birlikte gezdik.

Bülent Eczacıbaşı, kentsel dönüşümün başladığı şu günlerde Tasarım Bienali’nin tasarıma neden ihtiyaç olduğuna dikkat çektiğini vurgulayan bir konuşma yaptı. “Sıradanlıktan kurtulmanın yolu tasarım. Sıradanlıktan kurtulmanın yolu yenilik yapmak. Tasarıma her alanda ihtiyaç var. Kullandığımız eşyalarda da yaşadığımız çevrede de tasarıma ihtiyacımız var. Hepimizin elinde telefon var. Bu telefonlarda iPhone’larda ‘California’da tasarlandı, Çin’de üretildi’ yazıyor. Tasarlandığı yer neresiyse ürün oranın. Bu çok değerli. Türkiye tasarıma yönelmeli” diyen Eczacıbaşı, Tasarım Bienali’nin de İKSV’nin diğer etkinlikleri gibi uzun soluklu olmasını amaçladıklarını anlattı.

Müsibet sergisini Emre Arolat’la gezdik dediğim gibi. Müsibet başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizin gündeminde olan kentsel dönüşüme dokunuyor. Mahallemizden, sokaktan, alışkanlıklarımızdan, toplu taşım araçlarından, sokaktaki insanlardan bize çok şey anlatıyor.

İstanbul Moda Haftası da biliyorsunuz Karaköy Antrepolar’da yapılıyor. Oradan çıkıp gelenler de vardı İstanbul Modern’deki bu davete. Ayrıca bu etkinlik için gelen ‘cemiyet hayatının’ kadın temsilcileri de sergiyi Emre Arolat’ın eşliğinde gezdiler. Emre Arolat önce bir açıklama yaptı: “Bu alışık olduğunuz sergiler gibi değil, içeride hayranlıkla bakacağınız, görmekten çok hoşlanacağınız şeyler yok. Görerek değil anlayarak gezeceğiniz bir sergi. Bu yüzden aslında sergiyi daha sonra yalnız başınıza düşünerek, anlayarak gezmenizi tavsiye ederim.”

Nasıl bir İstanbul istiyorsunuz?

Gelelim Müsibet’e... İlk gözüme çarpan. Adil Kebap Dürüm’ün kaçak inşaatı oluyor. Gecekondulaşma, şehirde tutunma çabası... Karanlık koridorlardaki odalarda projeler sunuluyor. Bir projede İstanbul’un silüetini farklı açılardan görüyorsunuz, bir diğerinde Sao Paulo, Dubai ve İstanbul arasında benzerlikleri ve farklılıkları kucaklıyorsunuz. Zengin ve görgüsüz yaşam çıkıyor karşınıza. Medyanın kentsel dönüşüme bakışı sergileniyor bir başka odada.

Her projeyi anlatmak mümkün değil malum. Ama birinden özellikle söz etmek isterim. İstanbul O Matik adlı bir proje. Ekranın önünde ayaklarınızla basacağınız butonlar var. Nasıl bir İstanbul istiyorsunuz? Basın butona. TOKİ’nin İstanbul’u, turistlerin İstanbul’u, 6-7 farklı İstanbul karşınıza çıkıyor, ayaklarınızı çektiğiniz anda binalar yıkılıyor. TOKİ ve yeşil denizde kayıkların gezdiği İstanbul arasındaki farkı bir görün. Bu arada sergide 32 proje var. Biri de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kıyı Şeridi projesi. Katılımcılıkla hayat bulmuş bir proje. Sergideki tek belediye projesi.

Sergiden çıktım, İstanbul trafiğinde her zamanki güzergahımda yol aldım, şunu fark ettim. Sergiden çıktıktan sonra bazı şeyler gözüme daha çok battı, bazı güzellikler ise daha çok büyüledi... Ve şunu merak ettim. Belediye başkanları için de özel turlar yapılacak mı bu sergiye?

Sergiyi gezmeden önce Vestel Ceo’su Ömer Yüngül de kısa bir konuşma yaptı. Vestel’in tasarıma verdiği önemi anlattı. Eskiden yurtdışından tasarım alırken artık kendi tasarımcılarıyla, yani Türkiye’den tasarımcı ekiplerle çalıştıklarını anlattı. “2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefliyorsak bunu kendi tasarımlarımızı yapmadan gerçekleştirmemiz mümkün değil”s dedi.