Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Kriz teğet geçiyor’ lafı palavra firmalar batacak, işsiz artacak

‘Kriz teğet geçiyor’ lafı palavra firmalar batacak, işsiz artacak

03 Ocak 2009 Cumartesi


1970’lerde Ayla Dikmen, Nilüfer, Ömür Göksel, Selçuk Ural, Ferdi Özbeğen gibi sanatçıları zirveye taşıyan şarkıları yazıp besteleyen Mustafa Alpagut, ’beton santrali’ kuran bir sanayici oldu. Alpagut’un şirketi Elkon, 4 kıtada, 47 ülkede santral kuruyor. Rusya’da 278 beton santrali kurarak rekor kırdıklarını söyleyen Alpagut, kriz yüzünden bütün ülkelerde işlerin durduğunu belirtti.

Krizin Türkiye’ye teğet geçtiğine ilişkin değerlendirmelere katılmayan Mustafa Alpagut, “O teğet geçme hikayesi bizi fena vuracak. İşçi çıkarmalar artacak. Mart ayına kadar işler daha da kötü gidecek. Mart sonuna kadar batan batar, batmayan bir süre dayanır. 2010’a kadar düzelme olmaz. Teğet lafı palavra” diye konuştu

ustafa Alpagut beton santralleri üreten Elkon’un kurucusu ve sahibi. Elkon yani Elevatör Konveyör ve Makine Sanayi A.Ş., son yılların en başarılı şirketlerinden biri. Üretiminin tamamını ihraç eden Elkon, Rusya’da kurduğu 278 beton santraliyle rekor kıran bir şirket. Tam 47 ülkede beton santrali kuran Elkon’un sahibi Mustafa Alpagut’la röportaj yapmak üzere buluştuk. Sözü önce müzikten açtım. Neden mi? Çünkü Mustafa Alpagut aynı zamanda çok ünlü bir bestekar. Şimdilerde beste yapmıyor ama bir dönem onun şarkıları dilden dile dolaşmış. Hatta hâlâ dolaşıyor. ’Dertlerimi zincir yaptım, birbirine ekliyorum...’diye başlasam ya da ’Satmışım anasını ben bu dünyanın’ desem, hatırlar mısınız?

1970’lerde Ayla Dikmen, Nilüfer, Banu, Lale Belkıs, Ayten Alpman, Semra Ersoylu, Ömür Göksel, Selçuk Ural, Ferdi Özbeğen gibi pek çok şarkıcıyı zirveye taşıyan şarkıların bestecisi ve söz yazarı Mustafa Alpagut. Bu yüzden de müzikten başladık sohbete...

Onlarca şarkıya imza atmışsınız...

Gençlik dönemimde şarkı bestelerdim, söz de yazardım. Lise 1’de aldım gitarı elime, sonra arkadaşlarla grup kurduk. Üniversitede okurken de boykotlar filan olurdu, o dönemlerde Plakçılar Çarşısı’na gider şarkılarımı satardım.

Müzisyenlikten para kazandınız herhalde...

Kazandım. Mühendis olmadan çok iyi para kazandım. Selçuk Ural’ın hemen hemen tüm şarkıları benimdi. Maçlarda bile söylenirdi şarkılarım.

Neden devam etmediniz?

Telif haklarının çok zayıf olduğunu gördüm. Bir de popüler işler talep ediliyordu, kendi istediklerimi yapma noktasından uzaklaşacaktım. Kaderimi de plak şirketlerine bırakmak istemedim. Mesleğimi yapmaya karar verdim.

İlk Alarko’dan iş aldı

Hemen şirket mi kurdunuz?

Hayır. Alarko’da 1.5 yıl çalıştım. 3 bin 800 lira alıyordum maaş olarak. Oysa o dönemde oturduğum yerden beste yaparak 7-8 bin lira kazanıyordum. Ama Alarko’da da işler iyi gitti ve prim aldım ilk 6 ay içinde. Sonra kendi şirketimi kurmaya karar verdim. İlk işimi de Alarko’dan aldım. 6 ay sonra ortaktan ayrıldım yeniden şirket kurdum. Elevatör, konveyör yapmaya başladık.

Bu tercihi nasıl yaptınız?

Türkiye’de bunları yapan çok şirket yoktu. O dönemde Avrupa’yı da inceleme fırsatı bulmuştum. İlk fabrikamı kurdum. 1980’e kadar bu işi yaptım. İşin gelişmesiyle kadro arttı. Bizim işimiz ısmarlama iştir. Herkes projesine göre iş istiyordu, ben o zaman ’Standart ürün yapmak lazım’ dedim ve beton santralleri üretimine başladık. 1983 yılıydı. Türkiye’de bir iki şirket vardı bu konuda da. Yeni modeller çıkardık, piyasada maliyetinin yarı fiyatına satış yaptık isim yapana kadar. Kapasitemiz büyüdü. Alemdağ Köyü’nde yerimiz vardı, sonra Çerkezköy Organize Sanayi’de de yer aldık. Sonra tamamen oraya taşındık.

İhracata ne zaman nasıl başladınız?

2000’lerde ihracata başladık. Makineler çok büyük olduğu için ihracat ilk anda çok zor görünüyordu ama talep vardı. İlk Kazakistan’da iş yaptık. Rusya ve diğer ülkeler peşpeşe geldik. Son 3 senede ihracatımızı yüzde 100 katladık. 2006 ve 2007’de birer fabrika daha kurduk. Hepsi Çerkezköy’de. Eskiden yılda 13-14 tesis yaparken şimdi 250 kapasiteye çıktık. 4 kıtada 47 ülkede beton santrali kuruyoruz.

47 ülke de etkilendi

2009 nasıl geçecek, krizden etkileniyor musunuz?

Etkilenmeyen var mı? Krize rağmen yine ilk 500 ihracatçı şirket arasına gireceğiz. Bunu hedefliyoruz ama beklentilerimiz değişti. 47 ülkeye ihracat yapıyoruz krizden hepsi etkilendi.

Rusya’da çok iş yapıyorsunuz... Oradaki işleriniz etkilendi mi?

Rusya’da eski 40 derecede beton üretip artı 20 derecede beton çıkarıyoruz. Adam bunu istiyor, biz de yapıyoruz. Rusya’nın koşullarına göre özel çözümler üretiyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri’nden Afrika’ya kadar çok farklı yerlerde tesis kurduk. Ve her yerde olduğu gibi krizi Rusya’da da hissediyoruz. Kazakistan çok feci bir krizde. Ukrayna da zor toparlanır. Araplar da etkilendi. Çoğunun parası fonlardaydı ve petrol fiyatları da düştü. Herkes etkilendi.

Bir bizi teğet geçti kriz!

O teğet geçme hikayesi bizi fena vuracak. İşçi çıkarmalar artacak. Mart ayına kadar işler daha da kötü gidecek. Mart sonuna kadar batan batar, batmayan bir süre dayanır. 2010’a kadar düzelme olmaz. Teğet lafı palavra. Borç yiyen kesesinden yer. Düşük kur ihracatçıyı çok olumsuz etkiledi. Ayrıca yan sanayide dişli yaptırıp alırken biz adamın 100 milyona verdiğini, İtalya’da bin kişinin çalıştığı bir fabrikadan 70 milyona alıyorum. Sonra Çin’e gittim aynı dişiliyi 30 milyona buldum. Buradaki yan sanayi bunla nasıl başeder? Çin’e sınırlama getirmek lazım ama bu kadar düşük kurla mücadele etmemiz de mümkün değil. Ben neden İtalya’dan alayım dişliyi? Hep yabancılar kazanıyor bu benimsenen sistemle. Uzun zaman serseri para vardı piyasalarda, kolaycılık geldi herkese. Siyasiler de kısa vadeli düşünüyor. Yabancı yatırımcılar geldi deniliyor, geldiler ama yatırım yaptılar mı? Hizmet sektörüne geldiler elin kuşuyla elin kuşunu vuruyorlar. Her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de kriz 2009 yılına damgasını vuracak. Sağlam altyapısı olmayan şirketlerin zor dayanacağını düşünüyorum.

Ruslar’a ‘Kriz geliyor’ dedim, güldüler

Rusya’da bugüne kadar toplam 278 beton santrali kurmuşsunuz. Kriz nasıl etkiledi, ne kadarlık bir düşüş var?

Biz Rus bayilerimizle bir toplantı yaptık Mart ayında. ’Kriz geliyor’ dedim diye o toplantıda Rus bayilerimiz bana güldüler. ’Çok iş alın’ dedim. Mayıs’ta satışlar azaldı, ’Bizimkiler yani Ruslar tatilde’ dediler. Eylül’de olan oldu. Her ay bize 15 kontrat gelirdi en az. Sonuçta projelere göre geliyor kontratlar, onlar da kredilerle çalışıyorlar. Çoğu proje durdu. Enka’yı duydunuz zaten. 20 bin Türk çalışan geri döndü. Birçok proje durduruldu, bankalar kredileri tamamen kesti. Rusya’da da işler şimdilik durdu. 15 kontrat gelirken, artık 2-3 kontrat geliyor.

Ustalar mühendislerle dalga geçiyor, üzülüyorum

- “Zaman zaman mühendis alıyoruz. Son yıllarda beni şaşırtan başvurular oluyor. Mühendislikten mezunlar şantiyede çalışmak istemiyor. Herkes masa başı iş istiyor. Teknik resim gösteriyoruz, anlamıyorlar. Dişliyi bilmeyenler var. İtalyan bir şirketle çalışıyoruz. Birkaç mühendis almak istediler. En iyi diye seçtikleri adaylar arasında teknik resimden anlamayanlar olunca çok şaşırmışlar. Mezun sayımız artıyor ama nitelikliler mi? Tartışılır. Bize müracaat eden aday Yıldız Teknik’tendi, nasıl mezun olmuş anlamadım. Burada ustalar dalga geçiyor mühendislerle. Bu durum üzüyor beni.”

Türkiye’de ucuz çözümler arandığı için iş yapmıyoruz

Türkiye’de neden iş yapmıyorsunuz?

Türkiye’yle anlaşamıyoruz. Kalitemiz ve fiyatlarımız yüksek. Türkiye’de şirketler ucuz çözümler arıyor. Biz geçen sene 150 beton fabrikası kurduk. Bunu alanların hiçbiri cahil değil, milyonlarca yatırım yapan büyük şirketlerle çalışıyoruz. Onların da parası kıymetli. Bizim rakiplerimiz Avrupalılar. Elkon’dan mı alayım, bir Avrupa şirketinden mi alayım diye ayırıyorlar.