Eğlencenin çok ötesindeyiz

08 Nisan 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 08 04 2018 - 2:30

Müziği mizahla buluşturan Salut Salon kızları klasik eserlere görsel ve işitsel şov sunuyor. Çılgın müzisyenler ile Türkiye konseri öncesi konuştuk.


Geçtiğimiz yıl Ankara ve İstanbul’da kapalı gişe konser veren, müziği mizahla buluşturan grup, büyük bir hayran kitlesini de arkalarında bırakmışlardı.
Angelika Bachmann, Iris Siegfried, Anne-Monika von Twardowski ve Sonja Lena Schmid’ten oluşan Salut Salon kızları klasik müzik dünyası içinde benzersiz bir görsel ve işitsel şov sunuyor. Muhteşem dörtlü, yeni repertuarı ‘Aşk’la (Love/Liebe) gördüğü büyük ilgi üzerine 27 Nisan’da Ankara ve 29 Nisan’da Mersin’de izleyici ile buluşacak. Grup, Vivaldi’den Bach’a, Rachmaninov’dan Piazzola’ya kadar esintiler sunacak. 
 
Sevgi dünyayı değiştirebilir
 
En dikkat çekici özelliğiniz alışılmışın dışında sahne şovlarınız. Salut Salon’un biraraya gelme amacı neydi? 
 
Angelika Bachmann: Sahnede yaptığımız şey eğlencenin çok ötesinde. Çoğunlukla klasik müzik konserine giden pek çok insanın müziğinizi sevdiğini görmek çok memnun edici. Salut Salon’un kuruluş amacı; klasik ve film müziği repertuarıyla, şarkı, dans, mim ve komediyi harmanlayarak muhteşem bir gösteri sunmaktır.
 
Yeni projenizin ismi Love. Yani Aşk... Çıkış noktası nedir? 
 
Iris Siegfried: Sahnedeki projemiz sevgi üzerine. Aşk, herkesi etkileyen en temel konu. Sevginin dünyayı değiştirebileceğine yürekten inanıyoruz. Özellikle bugünkü dünyanın durumunda, bu kadar insan açken ve mülteciyken ihtiyacımız olan tek şey sevgi.  
 
Türkiye dinleyicisi ile geçtiğimiz sene ilk kez buluştunuz. Burdaki hayranlarınız ile ilişkiniz nasıl? 
 
A.B.: Konserlerimizin biletlerinin tükendiğini görmek bizi oldukça şaşırtmıştı. Dolayısıyla kısa sürede yeniden ziyaret edeceğimiz için heyecanlıyız. Geçen yılki gösterimizi kaçıranlarla veya tadı damağında kalıp yeniden izlemek isteyenlerle buluşmak üzere.
 
Gösteride Türkçe’yi de kullanacağız
 
Sahnedeki gösteri herhangi bir planlamayla mı gerçekleşiyor?  Yoksa doğaçlama yaptığınız kısımlar oluyor mu? Sahnede bizi bekleyen sürprizler var mı? 
 
Anne Monika: Şovlarımızda gittiğimiz ülkenin yerel dilinden eklemeyi seviyoruz, dolayısıyla Türk dinleyicilerimiz sıklıkla gülüyor olacak. Oyunlar genellikle bestelenmiş ve koreograflanmış şekilde oluyor ancak tabii ki öngörülemeyen son anda sahnede eklediğimiz şeyler de olabiliyor. 
 
Tamamen kadın bir grup olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
 
Lena Schmid: Birbirimizi çok uzun zamandan beri tanıyoruz. Bu işleri kolaylaştırıyor, birbirimize karşı çok rahatız. Programımızın içeriği konusunda uzun uzun konuştuğumuz oluyor. Herkes hem fikir olmadan provayı bitirmiyoruz.
 
Gösterilere hazırlık süreciniz nasıl oluyor?
 
A.B.: Öncelikle bizi etkileyen bir tema buluyoruz. Sonrasında, o tema karşısında ortaya çıkan her fikrin etrafında çalışmaya başlıyoruz. Parçaları yeniden düzenliyoruz ve genellikle prömiyere kadar üzerinde tekrar tekrar çalışırız. 

ETİKETLER