Edirne altın üçgende üç Selatin camisi var

06 Haziran 2017 Salı - 2:30 | Son Güncelleme : 17 05 2018 - 11:27

Osmanlı’nın eski başkenti Edirne’de sultan yadigarı camiler, ramazanda dolup taşıyor. Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Hacıoğlu, “Ecdat, Edirne’yi öylesine nakış gibi işlemiş ki. Bugün dahi Türkiye’nin en uzağından, Avrupa’dan, Arabistan’dan, Hindistan’dan, Uzak Doğu’dan bu eserleri görmeye geliyorlar” dedi...


Eski payitaht Edirne’de sultanların yaptırdıkları camiler ramazan ayında yoğun ziyaretçi alıyor. 
Sultanların yaptırdıkları selatin camilerden birçoğu, Osmanlı’nın ikinci başkenti Edirne’de yer alıyor. Padişahın kendi bütçesiyle yaptırdığı sultan mirası camiler, birbirlerine yakın olması dolayısıyla inanç turizminin hareketlendiği ramazan ayında oldukça ilgi görüyor.
Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, “Edirne’de pek çok selatin camisi var” dedi, şöyle devam etti:
Selimiye ve Eski Camii
“Edirne tarihin en eski medeniyetlerinden pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış kadim bir kent. Ecdat öylesine nakış gibi işlemiş ki başkent Edirne’yi kültürel ve tarihi eserlerle, bugün dahi Türkiye’nin en uzağından, Avrupa’nın en ücra köşesinden, Arabistan’dan, Hindistan’dan, Uzak Doğu’dan bu eserleri görmeye geliyorlar. Özellikle altın üçgen denilen ve dizilişleri bakımından üçgeni andıran 3 altın eserin birbirine yakınlığı yani Selimiye, Üç Şerefeli ve Eski Cami en çok ziyaret edilen selatin camilerden. Selatin cami, sefer kazanmış, ganimet kazanmış ve devletin hazinesine el sürmeden hayrına sultanın yaptırdığı cami demektir. Edirne’de 7 selatin camimiz var. İbadete açık Selimiye, Üç Şerefeli, Eski, II. Bayezit, Yıldırım, Muradiye ve Darülhadis camileri selatin camileridir. 
Koca Sinan’ın ustalık eseri
Türk-İslam sanatının zirve örneği, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi’nin açılışını II. Selim vefatı nedeniyle görememiştir. Mimar Sinan’ın usta dokunuşuyla, yüzyıllardır tüm heybetiyle ziyaretçilerine kucak açan caminin tek kubbesinin Allah’ın birliğini, pencerelerin 5 kademeli oluşunun İslam’ın 5 şartını, 4 vaaz kürsüsünün 4 mezhebi, külliyedeki 32 kapının 32 farzı, arka minaredeki 6 yolun imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir. 
Üç Şerefeli Cami...
Üç Şerefeli Cami de Osmanlı’da revaklı avlunun ilk kez denendiği yapıdır. Cami, bir minareden çıkan üç kişinin birbirini görmeden şerefelere erişmesi tekniğiyle de dönemin mimari imkanlarına göre değerlendirenlerin büyük hayranlığını kazanıyor. Rivayete göre, II. Murat, dönemin ünlü mimarlarından Müslihiddin Ağa’dan bayram namazını resmeden bir cami yapmasını ister. Müslihiddin Ağa’nın 1437’de temellerini attığı, 2 rekat bayram namazını temsilen 2 sütun üzerinde yükselen ve 9 tekbiri temsilen de 9 kubbeden oluşan caminin yapımı 10 yılda tamamlandı. Kubbeli ve revaklı harem avlusunun ilk kez uygulandığı Üç Şerefeli Cami’nin avlusunda 4 minare bulunuyor. . 
Hat yazılarıyla ünlü: Eski Cami 
Osmanlı’nın Fetret döneminde, Süleyman Çelebi’nin emriyle yapımına başlanan, I. Mehmet döneminde bitirilen, mimarlığını Konyalı Hacı Alaaddin’in yaptığı Eski Cami’de ‘Hacerül Esved’ taşının bir parçası da var. II. Murat döneminde Eski Cami’de Hacı Bayram Veli’nin vaaz verdiği kürsü, saygı nedeniyle imamlarca kullanılmıyor. I. Mahmut döneminde duvarlarına nakşedilen hat yazılarına onarımlar sırasında yenileri eklenen cami, “Ulu Cami” ya da “Yazılı Cami” olarak da anılıyor. 

ETİKETLER

osmanlı edirne cami