Gazetevatan.com » Yazarlar » Eğlenmekten asla vazgeçmeyelim!

Eğlenmekten asla vazgeçmeyelim!

21 Ağustos 2016 Pazar


 
Festival dediğin nedir ki? Kafanı dağatmak, yarın yokmuş gibi dans etmek, arkadaşlarına sarılmak, kahkahalar atmak ve en önemlisi sevdiğin şarkılara bağırarak eşlik etmek. Geçtiğimiz hafta Doritos Presents Babylon Soundgarden’ın Çeşme durağının yolunu tuttuk...
 
 
Son dönemde en çok takıldığımız konulardan biri İstanbul’da iptal olan konserler. Ama kıyı kesiminde durum çok farklı. Yaz başında Burn Electronica Çeşme ve Chill-Out Festival Bodrum’da ciddi bir line-up ile müzikseverlerini ağırladı. Bu festival organizatörleri için de karlı bir durum oldu. Çünkü sponsor markalar festivalleri destekledi, aynı zamanda da festival tutkunları konserleri doldurdu. Çeşme’de festival kültürünü ateşleyen ise hiç şüphesiz Babylon Soundgarden’dır. Hatırlarsınız Teoman, bir ara müziği bırakmaya karar verdiğinde Çeşme Soundgarden’da son konserini vermişti. Tabii, sıkılıp müziğe geri döndü o ayrı. Aynı zamanda çiğ ‘beach party’lerden nefret eden bizim gibi müzik duyarlıları için de iyi bir alternatif oldu. Bu vesileyle markaların müziğe desteklerini çekmemesi büyük önem kazanıyor. Doritos da son iki yıldır Soundgarden’ın ana sponsorluğunu üstleniyor. 
 
 
ATHENA SETLİST’E ÇALIŞMALI
 
Soundgarden ilk yıllarında daha çok sahneye sahip bir festivaldi. Biraz küçülmeye gidildi ve minimalleşti. Buna rağmen geçen yıla nazaran izleyici sayısı çok iyiydi. Doritos Presents Babylon Soundgarden’ın ana sahnesinde Athena karşımıza çıktı. Grubu en son yine Babylon’da izlemiştim. Çok kötü bir ses sistemi ile akustik performans gerçekleştirmişti. İtiraf etmem gerekirse konserin ikinci yarısına dayanamamıştım. Ama bu sefer çatır çatır çalan, sesi gayet iyi üç saatlik bir konser verdiler. Yalnız Athena grup olarak şarkı ezberlemede sıkıntı çekiyor herhalde. “12 Dev Adam” marşını durduk yere bir festivalde neden çaldılar anlayamadım... Acayip güzel ve kült olmuş şarkıları dururken. Setlist’i bir yenilemek gerek galiba... Konser uzadıkça şarkı sıkıntısı çekiyorlar. Gökhan Özoğuz ve tayfası sahnede eğleniyor. Bu seyirciye de yansıyor. Alandaki neredeyse herkes dans ediyordu...
 
Arkadaşlarımız arasında bir motto vardır, “Macaristan’da gerçekleşen Sziget Festivali’ne sahne alacak isimler için gitmiyoruz. Özgürce dans edip, o anı yaşamak için gidiyoruz.” Soundgarden’da da bu yıl bu güzel mottoyu hissettik. Zaten festivale neden gidilir ki? Instagram’a fotoğraf atmak için mi yoksa gönlünce eğlenmek için mi?
 
 
FESTİVAL DÜZENİNİN CAN ALICI YANI
 
Dört yıldır her yaz gittiğim Babylon Soundgarden’ın yine yolunu tuttum. Aya Yorgi Koyu’nda konumlanan Babylon yine ev sıcaklığında bizi karşıladı. Festival alanını hangi şirket düzenlemiş bilmiyorum alana girer girmez insanın içi açılıyordu. Fotoğraflarla Prince ve David Bowie’ye selam çakmayı da unutmamışlardı. Gençler hamaklarda uzanmıştı ya da su savaşı yapıyordu, kahkahaları ile hayata karşı motive ediyorlardı. Athena öncesi Babylon’un DJ’leri iyi seçilmiş şarkılardan oluşan set’i ile size eşlik ediyordu. 
 
Aynı zamanda festival alanı aktivitelerinin önemi büyük. Ana sahnedeki sanatçı çıkmadan oyalanmanız gerek, güneşlen denize gir nereye kadar! Bu anlamda da Aya Yorgi Koyu’nda güzel bir ortam vardı. 
 
Gittiği yeri güzelleştiren markalardandır, Babylon... Çeşme, Asmalımescit ve şimdi de yükselen Bomonti... Babylon ahalisi kanımca artık Bomonti’ye de alıştı. Bomonti Ada’dan kalabalık bir ses yükselmeye başladı. 
 
Festival sırasında Pozitif Artistik Program Sorumlularından Elif Cemal ile karşılaştım. Sektöre dair, meraklarımı hemen sordum. Cemal, yakın zamanda İngiltere’de bir müzik fuarında Türkiye’nin son dönemdeki kültürel durumunu anlatacaklarını belirti. İşte son dönemde belirttiğimiz anekdotlardan biri de buydu. Her bulduğumuz fırsatta buradaki gençlerin müziğe ihtiyacı olduğunu yurt dışı piyasasına belirtmemiz gerektiği... Bu haber beni heyecanlandırdı. Bununla ilgili detayları daha derinlemesine öğrenip bu sayfalara taşıyacağım.