Gazetevatan.com » Yazarlar » Paris’te bir MGMT gecesi

Paris’te bir MGMT gecesi

11 February 2018 Sunday


Paris’te kar yağışı şiddetleniyor, yürümekte zorlanırken birazdan Pigalle bölgesinde oldukça nostaljik bir iç dizayna sahip La Cigale adlı konser salonundan içeri gireceğim ve Amerikalı grup MGMT ile göz göze geleceğim. Malum beş yıl aradan sonra çıkarttıkları yeni albümleri ‘Little Dark Age’in tanıtımı kapsamında bir konser bu.

Yaptıkları hit’lerden utanmayan nadir gruplardan oldukları için son 10 yılın en iyi indie parçalarını da bir bir çalacaklar. MGMT’nin sahnesi özel mapping görseller ile canlanmış ve oldukça minimal. Indie müzik dinleyen çoğu kadının hayranlık duyduğu yakışıklı vokal Andrew VanWyngarden ise kışkırtıcı şarkı sözlerine rağmen sahnede oldukça utangaç. Sesi ise albümde duyduğunuzun aynısı.

Açılışı yeni albüme adını veren 80’lerden bugüne ışınlanmış gibi hissettiren synth pop şarkı Little Dark Age ile yapıyorlar. MGMT’nin geri dönüş müziği ise geçmişteki halleri ile pek benzer değil. Çünkü riski göze alabilecek müzikal vizyona sahipler. Yeni albümünün tüm DNA’sı da LDA şarkısında... Çok daha karamsarlar ve bu sefer teknolojinin bizi ele geçirmesi ile bir temiz dalga geçiyorlar. Ardından gelen When You Die ise kötülüklerle dolu şarkı sözü ile dikkat çekiyor. Şarkıda albüm kapağındaki gibi bir palyaço kahkaha atıyor, naif bir müzik ile “go f.ck yourself” diyor. Belki de şarkıyı Ariel Pink ile yazdıkları için bu sayko etki kaçınılmaz. Sahneye bir kondisyon bisikleti geliyor. ‘She Works Out Too Much’adlı şarkıyı Andrew, pedal çevirerek söylüyor. Arkasındaysa 80’lerden bir jimnastik programı görüntüsü. MGMT oldukça retro sularda geziniyor. Konser sırasında ilk kez dinlediğim TSLAMP’inironik sözleri ise beni çok etkiliyor. Bu şarkı biraz geçtiğimiz yıl synth pop ve disko müziğinin dönüşünü bize müjdeleyen Arcade Fire stilinde. Onlar da internet ve reklamların dünyayı ele geçirmesine dair sözler söylemişti. Ama müzikleri tam da aynı kargaşanın içinde kaybolup gitmiş gibiydi. MGMT ise yeni albüm şarkılarında bu karanlık çağı gerektiği müzikal yalınlıkla anlatıyor. TSLAMP’in sözlerinde telefonumuza kafamızı gömerek yalnızlaşmamızı, kafamızın üzerindeki bulutları bile artık görmediğimizi söylüyor. Me and Michael ve Hand It Over(Trump’ın başkan seçildikten sonra yazdıkları şarkı) ise Little Dark Age’in bu yılki en iyi albümlerden biri olduğunu kanıtlıyor gibi. İçeriğindeki manifestonun LDA’nın sözlere ve müziğe ne kadar net yansıdığına şahit oluyoruz. Konsere dönersem eğer Kids, Electric Feel, The Youth gibi kült şarkılarının sahnede kusursuzca seslendirmeleri MGMT’yi canlı izlemenin ne kadar doğru bir karar olduğunun da kanıtı.

La Cigale ise kusursuz bir ses deneyimi sunan, zarif bir mekan. Paris’te yaşanan üzücü terör saldırıları sonra ilk kez bu şehirde konser izleme deneyimi yaşadım. Güvenlik konusunda çok inceler, cüzdanınıza kadar karıştırıp gözünüzün içine bir suçluymuşsunuz gibi bakmıyorlar. Mesela sırt çantamla konsere girdim!