Gazetevatan.com » Yazarlar » Zıtlıkların grubu olduk

Zıtlıkların grubu olduk

26 Kasım 2017 Pazar


Senede bir Salon İKSV’de tavşan maskeli Sleep Party People’a denk gelmezsek sezonu eksik hissederiz. İstanbul adeta onların arka bahçesi gibi... Danimarkalı multienstrümantalist Brian Batz’ın projesi olarak başlayan grup, Boards of Canada, David Lynch ve Erik Satie’nin çalışmalarından ilham alarak karanlık bir müzik ortaya koyuyor. Grup, 16 Aralık günü Salon İKSV sahnesinde bir kez daha hayranları ile buluşacak. Konser öncesi müzikal tutumlarını Batz ile konuştum.

İstanbul seyircisi size çok alıştı. Buranın büyüsünü nasıl tarif edersin, buraya gelmeni sağlayan sebep nedir?

İstanbul sahne almak için favori yerlerimden biri. Ayrıca turist olarak da favori şehrim. Bence sahnedeyken seyircinin bize nasıl tepki gösterdiği de buraya gelme konusunda diğer önemli ayrıntı. Şimdiye kadar orada birçok kez çaldık. Her seferinde şehrin hareketliliğinden çok zevk aldım. Gösterimize katılan kişiler genellikle özel ve değerli insanlardı. Ayrıca artık bir gelenek olarak her İstanbul ziyaretimde işten bir gün izin almayı deniyorum. Çünkü hepimiz şehirdeki ortamın tümüne hayranız ve onu yaşamaya çalışıyoruz.

Son dönemde hangi seslerin sana ilham verdiğini söyleyebilirsin?

Michael Brook’un ‘Hybrid’ini, Art Feynman’ın ‘Blast off Throuph The Wicker’ını ve Tom Club’ın Wordy Rappinghood’unu çok fazla dinliyorum. Üç albümün hepsi de şu an sevdiğim çok özel bir sese sahip.

Elektronik müziğin karanlık tarafında olduğunuzu düşünürüm hep. Peki, sizi dans ettiren şarkılar neler oldu hep?

Doğrusu çok fazla dans etmiyorum ama The Smiths’in müziğinde dans etmeyi seviyorum. Müzikleri ayaklarımı ve kalçalarımı hareket ettiriyor. Tahminim o ki elektronik müzik yerine The Smiths, The Cure ve Joy Division gibi daha eski bağımsız müziklerde dans etmeyi tercih ederim.

Müzik değil şarkı sözlerimiz karanlık

Lingering’i nasıl bir ruh hali içerisinde kaydettiniz? Eskisinden çok daha hüzünlü ama bir bakıma da umut dolu gibi bu albümdeki şarkılar...

Albüm yapmak 3 yılımı aldı. Bu süreç boyunca hayatımdaki birçok farklı anı zihnimde yeniden gözden geçirmek zorunda kaldım. Mutlu olmak için müziğe önem verdim, bir yandan da şarkı sözlerim eskisine nazaran daha üzüntülü ve karanlık oldu. Bu gibi zıtlıkları seviyorum. Tahminimce bu yüzden sana biraz daha iyimser ve umut verici gibi görünebilir. Ama şarkı sözlerinin çoğunu dinlersen, albüme bakış açını değiştirebilirsin. O kadar karanlık da değil.

Albüm artworklerinizin sanatsal bir duruşu var. Müziğinizin tamamlayıcısı mı olduğunu düşünüyorsunuz?

Evet, ben de senin gibi düşünüyorum. Benim seçeneğim her zaman bu yönde oluyor. Roby Dwi Antono, tüm sanat işlerimizi yapıyor. O da genellikle albüm yayınlanmadan şarkı sözlerini bana sorar, albümün ne hakkında ve nasıl olacağına dair kısa bilgiler alır. Bu yüzden albüm fotoğraflarının da genellikle müziğimizi yansıttığını düşünüyorum.