Gazetevatan.com » Yazarlar » Müzikle yaşayan bir adamım

Müzikle yaşayan bir adamım

15 Ekim 2017 Pazar

Son dönem Türk müziğinin en dikkat çeken şarkısı hiç şüphesiz Raf. 18 Ekim’de W Lounge’da sahne alacak olan parçanın yaratıcılarından Jabbar ile şarkıların gücünü konuştuk.


Malumunuz devir, şarkı devri. Dinleyci uzun uzun albüm dinlemek yerine tek şarkı ile mutlu olabiliyor. İnternette milyonlarca şarkılık havuzda bir parça, tam da 12’den vuruyor dinleyicinin kalbini. Geçtiğimiz yaz Deeperise’ın melodileri ile Jabbar’ın sesinin birleştiği Raf ön plana çıktı. Şarkı hala tüm stream kanallarında üst sıralarda. Jabbar’ın kaotik sesinin hafızaya çivi gibi saplanması, Deeperise’in günümüz sound’larını yakalayan yaklaşımı şarkıyı müzikal anlamda iyi de bir klasmana taşıdı. Biz de merak edip şarkının kahramanlarından Jabbar ile oturup müzikal çizgisini konuştuk. Tek notum olacak, her sahneye “Evet” dememeleri... Biraz daha seçici davranmalı Jabbar ve sesini yormamalı.

Raf şarkısını bir sahne performansında kaç kere çalıyorsunuz?

Maksimum iki kere. İnsanlar şarkının çok çalınmasını istiyor. Şarkıyı bir girişe, bir de finale koymayı tercih ediyoruz. Arada ise çok sevdiğim şarkıların kendi yaptığım versiyon hallerini söylemek bana daha eğlenceli geliyor.

Arada söylediğiniz şarkılar dinleyicinin ufkunu mu açıyor?

Burada bir lokomotif var. Başta giden bir vagon var, o da tanınmamızı sağlayan Raf şarkısı, arkadaki vagonların temizliği de çok önemli. Oturamayacağım bir evi kiralamam. Müzikal olarak yaptığım her şeyi önce ben beğenmeliyim. Biraz acımasız olabiliyorum kendime dair… Müzik yaparken çok eğlenmeliyim. Diğer şarkılar iyi olmazsa, iyi dinleyiciyi de kaybedebileceğimi bilmem gerek. Karşı tarafın bir şekilde gönlünün geçmesi, bu da çok değerli bir durum. Biz müzisyen olarak iletkeniz. Hissettiğimiz şeyleri insanlara ne kadar geçirebilirsek o kadar başarılı oluyoruz. Misyonumuzun bu olduğunu düşünüyorum. Senin kendi başına yazdığın bir şarkının sonrasında yüzlerce kişinin ağzına dolanması çok değerli. Ama aynı zamanda da yük arttıran bir şey.

Tutmuş bir şarkıyı yenmek çok daha mı zor?

O kelime yenmek değil esasen… Bu sürecin devamlılığını sağlamak önemli olan. Daha çok çalışarak bunu yapmam gerektiğini düşünüyorum.

Bisikletim benim ofisim

Müzik dinliyor musunuz ya da yeni isimler keşfediyor musunuz?

Müzik dinlemeyi bırakmak benim için nefes almayı bırakmakla eş değer. Bisiklete binmeyi hayatımın merkezine koydum. O sırada yalnız kalabiliyorum. Kulaklıklarım benim en değerli eşyam. Bisiklet ofisim. Müzik dünyada nasıl gelişiyor, ses trendleri neler takip etmem gerek. Bunun neresinden tutmam gerektiğini çözmem gerek. Farklı örnekler dinlemeye çalışıyorum. Bazen de çok takıldığım şeyler oluyor. Drake’in Passion Fruit şarkısını defalarca dinleyebilirim. Aynılık benim için terapi olabiliyor. Olaylardan beslenebilirsin ama müzik dinleyerek kendini geliştirirsin.

Şarkılarınızın as elemanı müzik kısmı mı yoksa şarkı sözleri mi?

Hepsi. Dört ayaklı bir masa düşünün bunun dördünün de yere sağlam basması lazım. Burada en değerli olan şarkının her aşamasının sapasağlam olması.

Marmaris’te sakin bir hayatınız var. İstanbul’da koşuşturma içerisindesiniz. Dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

İyi organize olup iyi bir ekiple çalışmak lazım böyle bir hayat için. Günümü iyi planlıyorum. O yüzden o koşuşturma organize bir şekilde oluyor ve yorucu olmuyor. Uyku düzeni ve spor böyle bir tempoda çok değerli.

Raf’ın başarılı olduğunu nasıl anladınız?

Şarkının yayıldığını hissediyorsunuz. Şarkının videosu olmadan ve ilk kez soundcloud’a yüklediğimiz zaman gördüğü ilgi bizi çok mutlu etmişti. Ama finalde gelinen nokta bizi de şaşırttı. Ben müzikle yaşıyorum ve hayatımın büyük bir parçası. “Popüler olsun, çok insan dinlesin” diye bir şey yapmak yerine yaptığınız işi sevmeniz gerekiyor.

Deeperise ile yola devam edecek misiniz?

Deeprise ile yaptığımız müziği iki-üç projede daha devam ettirmeyi düşünüyoruz. Şu anda birbirimizi bulduk ve müzikal dilimizi oluşturduk. İyi de gidiyor. En son W Hotel Lounge’da Deeprise’ın programına konuk olduk. Sürpriz oldu seyirciye. 18 Ekim’de yeniden W Hotel’deyiz.

Raf şarkısında umut da var

Şimdi nasıl şarkılar üretiyorsunuz?

Cebimizde biriktirdiğimiz hisler ve şarkılar var. Hayatı yaşamak ve beslenmek devam eden bir süreç. Bunlarla beslenmek ve üretmek gerek. Başından geçen kötü şeyler de ruhunu besler. Musibetlerin de finalde getirdiği iyilikleri şarkılara yansıtmayı seviyorum.

Peki, yeni ürettiğiniz şarkılar hafiften bunalım mı?

Karanlık ama umut var. Raf şarkısında da umut var. İki adam var orada. Birisi aşık ve onun hüznünü yaşıyor. İkinci adam da çıkış yolundan bahsediyor. O ikiliyi muhafaza etmek çok keyifli. İroni yaratıyor ve şarkı içinde farklı hisler yaşamanızı sağlıyoruz. Yazılan sözler gerçeği yansıtmalı ve o şarkı siz olmanız gerek. Karanlık taraf ise hepimizde var. Ama ertesi gün de var, bir güneş doğar ki her şey değişir. Bunu yeni şarkılarla da insanlara aktarmak keyifli bir şey.

Sahne size ne ifade ediyor?

Sahnede eğleniyorum. Ben eğlenmeliyim ki insanlar da beni görerek o ana ait olduklarını görmeleri gerek.