Gazetevatan.com » Yazarlar » Müzik endüstrisine yem olmam

Müzik endüstrisine yem olmam

24 Eylül 2017 Pazar


Hip hop hiç şüphesiz her dönemde kendini var edebilen, kendi trendlerini yaratan müzik türlerinden. İlla ki var olduğu dönemlerde adını ön plana çıkaranlar hep olmuştur. İşte bu dönemin rap müzik yıldız ismi Ezhel... Vahşi şarkı sözleri, sözünü sakınmaması, günümüzün müzikal tavrını sindirmiş olan müziği ile bu genç isim, dijital müzik kanallarında en çok dinlenen isimlerden. Ankara’nın Türk müzik sahnesine armağan ettiği Ezhel ile rap’ini konuştum 

Ana akımın içinde yer almamana rağmen bir anda tanındın ve şarkıların çok sevildi. Müzik endüstrisinin tam da ortasında kendini bulunca ne fark ettin?

Çok ani oldu. Yer altında da müzik endüstrisini zaten görebiliyorduk. Oradan bakınca daha korkutucu geliyordu. “Buraya giren adamı harcarlar oğlum” gibi bir yaklaşımım vardı. Biraz ürkütücü, güzel, heyecanlı bir endüstri… Ara bir noktada olmaktan çok mutluyum, ana akımın içinde olmaktansa… Ana akımın içine girdiğin zaman bir noktadan sonra kendini değiştirmen de gerekiyor. Bu ara noktada kalmak istiyorum. Ana akıma çok da fazla buluşmasam iyi olacakmış gibi geliyor.

“Müzik endüstrisine yem olmam” mı diyorsun?

Evet, olamam ki… O saatten sonra ben, ben olmam. Sanki başka birini dinler insanlar.

Kendini Google’ladın mı? Seni en çok şaşırtan yorumlar neler oldu?

Çok yaptım. Beni en çok şaşırtan sanal alemin dışındaki gerçek hayat içinde karşıma çıkanlar. Somut hayat beni şaşırtıyor. Çünkü internette işler zaten çok rahat yürüyebiliyor. Bu sahtelik çağında internette istediğin profilde olabilirsin. Beni şaşırtan bir bakıma da tıklanma oranındaki yükseliş oldu.

Bu sende baskı yarattı mı? Sosyal medya hesaplarına her istediğini koymamak gibi…

Çok daha önceden o tip şeyleri düşünmekten bıkmıştım. Twitter seni bazen bir sürü saçma şey söylemeye teşvik edebiliyor. Instagram’da ise çok rahatım. Fotoğraf paylaşırken ama dikkatli oluyorum. Her fotoğrafı koymak yerine güzel façalı olduklarıma yer veriyorum.

Ankara soğuğunda dinlenecek şarkılar

Enstrüman çalman diğer rap yapanlardan farkın gibi...

Dokuz enstrüman çalabiliyorum. Bunun da rap’e inanılmaz bir katkısı oluyor. İnsanların “Abi rap müzik mi? Bir şey mi yapıyorsunuz sanki!” söylemlerine gıcık oldum. Rap bir müzik ve köklü bir tarihi var. Bu müziğe saygımdan bazı şeyleri öğrenmeye çabaladım. Rap dediğiniz bir ritimdir. Heceler aslında bir darbuka ritmi gibi… Bunun üzerine melodi katmak sana kalıyor. Benim artım müzik aleti çalıp şarkı söyleyebilmek değil, bir şarkının ya da müziğin iyi olması için ne yapmamız gerektiğini bilmek... Çünkü önemli olan bunlar.

Sahnede enstrüman oluyor mu sadece DJ ile misin?

İki ayrı proje şeklinde oluyor. Sonuçta bir grubum var ‘Kökler Filizleniyor’ diye. Onlarla grup müziği yapıyoruz. Kendimize has bir müziğimiz var. Biraz ben Müptezhel albümünün kendi içindeki elektronik havasını sahnelerde de vermek istiyorum. Sonraki zamanlarda hepsini aynı anda sahneye taşımak istiyorum.

Müziğin karanlık mı yoksa umut mu dolu? Bence fazlasıyla karanlık…

Müziğim karanlık, evet. Albüm çok kış sound’u gelmişti bana. İnsanlar bu şarkıları Ankara’da soğukta kapüşonları kafalarına geçirmişken dinlemeli. Ama şöyle bir durum da var. Türkçe rap’te enteresan akımlar olmaya başladı. Ağlayalım, arabesk olalım gibi… Onlara bakınca benim müziğim karanlığı bir malzeme haline getirmiyor. Albüme bakınca hayata dair çok optimist ve dalga geçtiğim şeyler de var. Karanlık kısmı ise kendi dinamiğinden geliyor.

Diss’lerim hayata dair diğer rapçilere değil 

Albümdeki açık yürekli sözleri sahnede söylerken nasıl hissediyorsun?

Karşımda bin kişi şarkılarımı söylüyor ve içimden “Vay be” diyorum. Dünyadayım, bir yerdeyim, hayatın içindeyim ama bunların hepsini sahnede unutuyorum. Çok zen bir kafanın içinde hissediyorum kendimi. Orada çok özgür ve istediğim her şeyi yapabileceğimi hissediyorum. Sahnede budistlerin meditasyon kafasını yakalıyorum. Öz mutluluk yaşıyorum. Hayatımın sporunu sahnede yapıyorum.

Türkiye’de hip hop kültürünün yaşandığını düşünüyor musun?

Etniğe ya da sınıflara dayalı bir rap kültürü yok. Ama başka açıdan bir hip hop kültürümüz var. Hip hop kültürüne ne kadar hakimiz, ne kadar bunun içindeyiz bunu bilemiyorum.

O kültürü yaratabiliyor musunuz?

Kültürü yaşadığımıza eminim, yeni yeni bir yaratma da söz konusu. Bu konularda bireysel takılmamak gerek. Hip hop, alt dalları olan bir kültür. Dans, rap, DJ, grafiti var. Bazen ayrı düşüyoruz, bazen de iç içeyiz. İşini iyi yapan ve hip hop’a çok önem veren insanlar var. Hip hop kültürüne sözlerimi katıyorum ben de… Bir hayalim vardı benim, peşimden koştum ve yaptım.

Senin düşmanların var mı ya da diss attıkların?

Düzen, sistem, hayat hep düşmanlarım. Gıcık olduğum insanlar var ama kafiyelerimi onlara harcamak yerine hayata dair şarkılar yazıyorum. Birbirimize diss atmak bana çok saçma geliyor. Diss, eleştirmek demektir.

En son Pendik dolmuşunda şarkı yazdım

Berlin’in ünlü DJ’lerinden İpek İpekçioğlu ile kuzenmişsiniz. Onunla birkaç iş yapmak istiyor musun?

Yıllardır iş yapmak için konuşuyoruz ama denk gelemedik. Ailemde böyle bir müzisyen olması inanılmaz bir duygu. İsterim ki Berlin’de beraber bir şeyler yapalım.

Sanattan da ilham alıyorsun. Albüm kapak fotoğrafındaki Basquiat tacı hemen dikkat çekiyor…

Ben okul okumadım ve bıraktım. Entelektüel bir birikime ihtiyacım vardı ve kendim araştırmaya karar verdim. Çünkü sanat bir renk paleti gibi. Her şeye dair bir fikrim olmasını çok istedim. Hip hop’ın beslendiği birçok alan var. Sanat farklı dalları ile birbirini besleyen bir şey. Rap kelimelerle olduğu için ne kadar dünyaya ve hayata dair birikimin varsa önünde o kadar büyük bir harita açılıyor. O yüzden kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Evde neler dinliyorsun?

Neşet Ertaş dinliyorum. Halk müzik dinlemezsem Türkçe’yi nasıl kullanmam gerektiğini bilemem. Dili çok çarpıcı bir şekilde kullanıyorlar.

Ankara-İstanbul arası gidip gelmek hayatında neler keşfetmeni sağladı. Bu aralar şarkı sözü yazabiliyor musun?

En son Pendik dolmuşunda şarkı yazdım. Bir süre kayıt imkanım olmayacağını tahmin ediyordum. O kadar özledim ki yeni şarkı yapmayı. Onun dışında sürekli yazmak istiyorum. Koşuşturmada iki şarkı yaptım bile. Biri aşk şarkısı, diğeri de tam bir rap. Her an, her yerde, her şeyi yazabilirim. Cephanem hazır.