Gazetevatan.com » Yazarlar » Şarkı seçimleri ne kadar doğru!

Şarkı seçimleri ne kadar doğru!

26 Şubat 2017 Pazar


Son yıllarda yayınlanan albümlerin genel bir mesajı var; mutlu olmayı ertelemeyin. Yaptığı karamsar albümler ile adından söz ettiren birçok sanatçı bile bu anekdotun altını çiziyor. Bunun yanı sıra buhranlı dönemlerinde albüm yapan müzisyenler ise farkında olmadan dinleyicisini de o karanlık çizginin dibine doğru sürüklüyor. Bu acıların birleştirme hali ne kadar samimi ya da ne kadar gerçek bir müzikal tatmin yaratıyor! Orası da çıkan işlerin zamanla kulağımızda ne kadar yer alması ile ilgili...

Geçtiğimiz hafta aşırı mutsuzluğun içerisinde bulmuşken kendimi, müzik dinleyerek bu hal ve tavırdan kurtulmaya çalıştım. Mutlu olmaya çalışırken Bon Iver, Elliot Smith, Sufjan Stevens, Fever Ray, Angel Olsen gibi şarkıları ile bir adım daha karanlığa sürükleyen isimlerin müziklerini dinlediğimi fark ettim. Bu tedavi yöntemim için büyük bir problem miydi? Kendime farkında olmadan “Bak yalnız değilsin” telkinini mi yapıyordum yoksa “Evet, üstüme daha fazla karanlık atın mı!” demeye çalışıyordum. Acaba The XX’in son albümü I See You’yu beğenmeme nedenim de bundan kaynaklı mıydı? Çünkü grubun son albümü fazlasıyla mutluydu ve grup üyeleri “Bakın el birliği ile küçük hatalarınıza gülebilir, ayrıca o küçük hatalarınız ile kendi mutluluğunuza adım atabilirsiniz” diyor ve bizi güneşli havalara davet ediyordu! Son dönemde karamsar olan yalnızca ben değildim, dünya üzerinde konuştuğum çoğu arkadaşım keyiflerinin yerinde olmadığını söylüyordu. Bu yüzden de funky müzikler dinlediklerini belirtiyorlardı. Karamsarlığı karamsar müzikler ile kapatmak galiba harakiri yapmak gibi bir şeydi, müzisyenler de bunun farkına varıp notaları başka yöne çevirmeye başlamışlardı.

Ayşe Hatun ‘Hadi kalk’ derken

Müzik seçimlerimin bu kadar kafamı karıştırdığı bir anda Ayşe Hatun Önal’ın Selam Dengesiz’i bir aplikasyonun ‘yeni çıkan albümler’ sekmesinde gözüme çarptı. Albümü dinlerken kahkaha atmaya başladım. Keza albümün kötülüğünden değil bu... Kendimle dalga geçmeye başladığımdandı. Başına buyruk, acayip komik bir kadın Ayşe... Sesine güvenmedi birçok kişi ama buna rağmen kimseyi umursamadı. Kendi bildiğinden vazgeçmedi ve birkaç yıldır son dönemin en iyi pop şarkılarını seslendiriyor. Yüzü gülen şarkılara ne kadar çok ihtiyacımız varmış oysa ki... Yaptığımız hataların, insanların hakkımızda neler konuştukları ya da sosyal çevremizde kimi zaman dışlanmalarımıza yorganın altında en üzücü şarkılarla ağlamak yerine, bangır bangır Ayşe Hatun’un yeni albümünü açıp biraz boşvermek lazım. Selam Dengesiz, Ayşe’nin müzikal olarak bir adım öteye gittiği bir albüm. Yaptığı çoğu şarkının tuttuğunu bilen bir şarkıcı edasıyla yapılmamış. Üstünde çalışılmış, emek verilmiş, dinleyicisini iyi müzikle eğlendirmeyi başarmış bir proje. Şarkıcı, Burning Man’de eğlenirken, bu huzuru ve boşvermişliği dinleyicisine de sunmak istemiş. Ciddiye alınmak için değil, dinleyicisini aptal yerine koymamak için bu çaba...

Son zamanlarda ruh haliniz fazlasıyla hasarlıysa, müziğin sesini sonuna kadar açıp ana dilinizde şarkılar söyleyin, deneyimledim... Ruha iyi geliyor... Ben Ayşe Hatun’dan haz etmem diyorsanız eğer, Metronomy’den biraz eski The Bay şarkısını açın!