Gazetevatan.com » Yazarlar » Tatilin rotası belli festivaller

Tatilin rotası belli festivaller

12 Şubat 2017 Pazar


Ülkemizde müzik festivalleri bir elin parmağından bile az kaldı. Turnede olan birçok müzisyen artık ülkemizi es geçiyor ve burayı gelmeyi tercih etmiyor. Müzik tutkunları olarak bu durumun üzücülüğünü bir kenara bırakırsak eğer Avrupa’da size kollarını açan birçok festivali yakalama şansınız var... Tatil programınızı şimdiden yapmaya başladıysanız eğer size line up’ları ile gümbür gümbür programlar sunan bu yılın dikkat çeken festivallerini sıraladım...

Rock Werchter (29 Haziran-2 Temmuz)

Belçika’nın Werchter kasabasında yapılan festival şüphesiz bu yılki line up’ı ile herkesi şaşırttı. Birçok isim açıkladılar, açıkladılar ve hala açıklayacağız da diyorlar. Foo Fighters, Radiohead, Arcade Fire, Kings of Leon, Linkin Park, System Of A Down, Alt-J, Blink 182, Imagine Dragons, James Blake, Lorde, Oscar And The Wolf, Agnes Obel, Bonobo, White Lies, Benjamin Clementine... Bilet fiyatı bin TL’ye denk geliyor. Ama böyle rüya kadroyu bir arada  görmek neredeyse imkansız. Son yirmi yılın en büyük isimlerini paket olarak önümüze sunmuşlar... Sahneler arası mekik dokuyacaksınız adeta. Festival, küçük bir kasabada olduğu için ya kasabadan bir otelde kalacaksınız ya da kamplı seçeneği tercih edeceksiniz. Ben daha hiç deneyimleyemedim ama oldukça kaliteli bir ses sistemi, sıfır kuyruk ve alanda iyi bir festival ruhunun olduğunu birçok arkadaşım anlattı. Line up’a yeni isimler de eklenecek, tek birini bile bu yıl Türkiye’de izler miyiz orası meçhul!

Nos Alive (6-8 Temmuz)

Depeche Mode, Foo Fighters, The Weeknd, the xx, Alt J şimdiden açıklanan isimler. Lizbon müzik sahnesinin en önemli festivallerinden biri. Büyük bir ormanda gerçekleşiyor. Buraya giden çoğu arkadaşım festivalin beklediklerinden daha eğlenceli olduğunu belirtti. Ses sistemi özellikle büyük övündükleri konulardan biri. Depeche Mode yeni albümünü yayınlıyor ve turneye çıkıyor. Uzun zaman sonra onları sahnede izlemek heyecan verici olacaktır. Malum şimdinin müziğinin oluşmasında katkıları büyük. Bu festivalin yanında Lizbon’da da keşfe çıkmayı unutmayın. Muazzam bir rock tatili yapacağınız garanti.

Lollapalooza Paris (22-23 Temmuz)

Amerika bazlı Lollapalooza Avrupa’da ikinci ayağı olarak Paris’i seçti. Paris’de de Berlin’deki gibi Hippodrome de Longchamp adlı hipodromda gerçekleşecek. Merkezden on beş dakika uzaklıkta... Festivalin ilk senesinin nasıl olacağını tahmin edemediğimizden güçlü line up’ını sizlere sıralayalım; The Weeknd, Red Hot Chili Peppers, Lana Del Rey, Imagine Dragons, Alt-J, DJ Snake, Editors, London Grammer. Son yılların en önemli sanatçılardan olan The Weeknd’i kariyerinin en parlak döneminde canlı izlemek için önemli bir fırsat olsa gerek. Lollapalooza, şehirli ve moda ile ilişkili bir festival. Lokasyon bakımından tahmin ediyorum ki bekleneni verecektir.

NOVA ROCK (14-17 Haziran)

Farklı bir festival rotası önereceğim size, Viyana... Linkin Park, Fatboy Slim, Blink 182, Slayer, In Flames, Good Charlotte, System of a Down, Green Day, Mastodon festivalde sahne alacak isimler. Nu metal, punk ve metal tutkunları için bir vaha niteliğinde olmuş. Festival Viyana’ya çok yakın bir bölgede gerçekleşiyor. Ana sponsorlarının arasında Avusturya’nın tren şirketi ÖBB olunca, ek seferler koymuşlar ve şehre kolayca gidiş dönüş imkanı sağlıyorlar. Viyana’ya uçak biletleri çok uygun, şimdiden alırsanız eğer. Genellikle yerel bir festival sayılabilir. Bolca turist yok, Avusturyalılar festivalde tüm snobluklarını bir kenara bırakıp, süper eğlenceli insanlar oluyorlar. O yüzden festival tercihlerinde farklı bir rota arayanlar için önerimdir.

Roskilde (24 Haziran-1 Temmuz)

Bu yıl line up’larda bu kadar iddialısını görmemiştim. Foo Fighters, Arcade Fire, Justice, Moderat/Modeselektor, Trentemøller, The Weeknd, Blink-182, Bryson Tiller, Lorde, Solange, The Lumineers ile ortalığı yakmışlar. Şu sıralar turnede olan birçok isim Kopenhag’tan yarım saatlik uzaktaki Roskilde alanında arz-ı endam edecek. Bol dans ve eğlence vaadettiğini söylemesek olmaz.

Primavera Sound (29 Mayıs-4 Haziran)

İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen Primavera Sound Festivali bu yıl özellikle indie müzikseverler için kendi klasmanında iyi bir line up’ı var. Geçtiğimiz yıl Radiohead etkisi ile yüksek bir Türk yoğunluğu vardı festivalde. Bu yıl festivalin line up’ındaki dikkat çeken isimler şöyle, Frank Ocean, Arcade Fire, Bon Iver, the xx, Aphex Twin, Grace Jones, Slayer, Solange, Van Morrison... Arcade Fire özellikle canlı performansı kaçırılmayacak gruplardan. Sahnede büyük bir şenlik yaratıyorlar. Parc del Fòrum’da gerçekleşen festival şehre yakın ve tertemiz bir konser deneyimi yaşamak isteyenler için ideal. Yalnız Primavera’da eksik olan bir durum var. Kendini tamamen müziğe adayan bir seyirci kitlesini ana sahnelerin önünde görme şansınız biraz düşük. İzleyici fazlasıyla cool, fazlasıyla turist, fazlasıyla şık... Ama sahnedeki sanatçıların en güçlü performanslarını sergilediğinin garantisini verebilirim. “Hem deniz-güneş tatili yaparım, hem müzik dinlerim” kafasındaysanız Primavera’ya bir bilet alın. Ana sahnelerine takılıp kalmayın, ufak tefek sahnelerinde de sizi şaşırtacak konser deneyimine vakıf olabilirsiniz. Bir de mümkünse konseri sahneye yakın bir yerden izleyin. Azıcık arkada kalınca ses duyulmaz oluyor. Festival ayrıca küçük çocuklarınız için bedava.

Lollapalooza Berlin (9-10 Eylül)

Bu yıl festival üçüncü yaşına girecek. İlk yıl Berlin’in kapatılmış ikonik havalimanı Tempelhof’ta gerçekleşti. Festival alanı oldukça küçük kalmıştı. O yüzden ikinci yıl Treptower Park’a geçtiler. Burada da Almanya Çevre Bakanlığı parkta yaşayan hayvanlara ve ağaçalara zarar verilmesinden çekiniyordu. Alan çok büyüktü. Sahneler arası yer değişitirirken neredeyse diğer konseri kaçırıyordunuz. Buradan da vazgeçtiler ve son olarak festivali bu yıl Rennbahn Hoppegarten adlı hipodromda yapmaya karar verdiler. Burası da şehre 30 dakika uzaklıktı bir bölge. Lollapalooza, Berlin’de tam olarak bir dikiş tutturamadı ama bu yılki line up’ları müthiş... Foo Fighters, Mumford&Sons, The xx, Hardwell, Beatsteaks, Two Door Cinema Club, London Grammar, Metronomy festivalin line up’ının alev aldığının kanıtı. Son dönemde gençlerin seyahat rotasına Berlin’i katması bu festival için de şans. Ama ilk yılı yerel halkın daha çok gittiğini, Avrupa festivalcilerinin daha rotasına girmediği söyleyebilirim. Mumford and Sons canlı izlemeniz gereken, sahnede sizi fazlasıyla eğlendiren bir grup. Malumunuz Dave Grohl kırık bacağı ile eğlenceli bir turne deneyimi yaşamıştı geçtiğimiz iki yıl. Şimdi ise sapa sağlam ayakta ve dibine kadar gitarını konuşturmaya hazır. Kült gruplar her zaman iyidir unutmamak lazım.