Gazetevatan.com » Yazarlar » Elektronik müzik sahnesinin rüya takımı Moderat

Elektronik müzik sahnesinin rüya takımı Moderat

20 Kasım 2016 Pazar

Alman elektronik müzik dahileri Moderat, geçtiğimiz hafta Zorlu PSM’nin ayakta konserlerinin konuklarındandı. Grup, son yaptıkları işlerle elektronik müzik sahnesinde fırtına etkisi yarattı. Çaldıkları her festivalde hayran kitlesini ikiye katladı. Özellikle ‘III’ albümlerindeki Reminder ve The Fool şarkılarını dinlerken elektronik müziğin duygu dolu katmanlı bir dünya olduğuna net bir şekilde şahit oluyorsunuz. Moderat’dan Sascha Ring ve Sebastian Szary ile Zorlu PSM konseri öncesi bir araya geldik ve müziklerinin son dönemdeki gelişimini konuştuk.


Son albümle çok önemli festivallerde çaldınız ve hayran kitleniz çoğaldı... Son albümün bu kadar başarılı olmasını siz neye bağlıyorsunuz?

Sascha Ring: Açıkçası bilmiyorum. Dürüst olmak gerekirse biz sadece müziğimizi yaptık. Günün sonunda insanlar beğenmişse biz de mutlu oluyoruz. Bunun sebebini söylemek zor. Gerçekten nedenini bilmiyoruz.

 

 

Şarkıları yaratırken üçünüzün fikirleri nasıl bir süzgeçten geçer?

Sascha: Bizim adımıza Modeselektor ve Apparat’ın kombinasyonu dinleyiciler için gayet iyi işleniyor. Bu durum müzikal bir filtrenin oluşmasını sağlıyor. Biz esasen neye ihtiyacımızın olduğunun farkındayız. Bu yüzden yaptığımız her şey üçlü bir üretimin parçası. Yani ne yapmak isteğini bilen üç farklı müzisyeninin bir esansı diyebiliriz Moderat’ın müziği için. Sanırım bu durum insanlara daha ulaşılabilir bir müzik yapmamızı sağlıyor.

Yarattığınız sound artık daha derinlikli ve şarkı sözlerine daha fazla yer vermeye başladınız. Bunu sağlayan etkenler nelerdi?

Sascha: Bu bir enstrümanın daha müziğe eklenmesi gibi. Biz her zaman daha önce yapmadığımız şeyleri deniyoruz. Tekno dünyasında olduğumuz zamanlarda şarkılarımız bu kadar söz içermiyordu. Yani kısa farklı bir yönde yenilendiğimizi söyleyebiliriz. Ben bu kadar şarkı söyleme yanlısı değildim fakat zamanla grubun müzikal eğilimi bu şekilde gerçekleşti.

Sebastian Szary: Moderat’ın ilk albümünden itibaren Sascha’yı vokalini kullanması için zorladık.

Sascha: İkinci albüm için konuşacak olursak. Bizim en yoğun enstrümantal içeriğin olduğu albümümüzdü. Vokalin kullanıldığı 7 şarkı vardı albümde. Son yayınlanan albümde ses olarak yeni bir yön belirledik. Hiç kimse bir şarkıya taslak olarak başlamadı. Elimizde klasik olarak davullar, baslar ve synthesizer’lar vardı. Sonra bir araya geldik ve vokal kullanarak yeni bir ses yaratabileceğimize karar verdik. Ardından yazdığım söz ve metinlerden bazı bölümleri kullanarak yeni ses ürettik.

Sebastian: Evet, birçok ses vokal kullanarak ortaya çıktı.

 

Karanlık alanlar daha çekici geliyor

 

Sahnede iyi olmanızı sağlayan seyirci mi yoksa hit şarkılarınız mı? Bu arada bir kritik yazısında iç mekanda her zaman daha iyi performans sergilediğinizi okumuştum.

Sascha: Bunun sebebi daha karanlık olması. Bu hepimiz için daha güzel. Tam olarak da ama öyle diyemem. Dış alanda da atmosfer oldukça iyi. Sesi yansıtıcı duvarlarla birlikte kapalı alandaki ses kalitesine ulaşılabiliyorsunuz. Fakat görsellerimizden ve sahne şovumuzdan sorumlu olan Pradfinderei ile çalışmaya başladığımızdan beri karanlık ve iç alanlarda performans sergilemek daha çekici hale geldi bizim için.

Şarkı söylemeye başladığından beri sahne düzeni değişti. Vokal olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde...

Sascha: Genel olarak ben şarkı söylüyorum, Sebastian ve Gernot ise canlı olarak performans sergiliyor. Biz kendi setimizi oluşturduk. Şu anda sahnede kendi imzamızı taşıyan oldukça özel ve simetrik bir yerleşim var.

Sebastian: Bu hali daha mantıklı. Şimdi sahneye daha hakimiz ve kendi tasarladığımız bir kuruluma sahibiz. Busayede daha fazla hareket alanına da sahibiz. Sascha’nın da küçük bir kurulumu var sahnede ve o da performans sırasında daha fazla eylemde bulunabiliyor. Kısaca bu hali daha ergonomik.

 

Oryantal etkileşimli Türk müziğini seviyoruz

 

Almanya’da Türkler arasında da yaşıyorsunuz. Kreuzberg’de takılıp, Türkçe müzik dinlediniz mi hiç?

Sebastian: Açıkçası çok değil. Bence Almanya’daki Türk topluluğu kendi özel davul seslerine sahipler.

Sascha: Almanya’da 50 yıldır çalışan bir topluluk var. Modeselektor’un ilk albümünde “Hasır” isimli bir şarkı var. Bu şarkı Türk bir müzisyen tarafından yapıldı. Gernot ile benim bir beat üzerinde fikrimiz vardı ve bunun için Türkiye’den çıkan enstrümantal bir sese ihtiyacımız olduğunu düşünüyorduk. Bu yüzden Berlin’deki en eski Alman-Türk restoranı “Hasır”a gittik. (Burası Kreuzberg’te bulunan ünlü bir dönerci.) Bu arada bir adam müzisyen olduğumuzu öğrenince yanımızda bir CD’nin olup olmadığını sordu. Ona bir CD verdik ve bir saat içinde kendi sample sound’ları ile geldi. Biz de bu seslerden “Hasır” isimli şarkıyı yaptık.

Son klibiniz “Eating Hooks”da da Türk asıllı Alman dansçı “Rubber Legs” yer alıyor...

Sascha: Evet son klibimimizi bayağı sevdik. Oryantal etkileşimli Türk müziğini seviyoruz. Bu müziklerin perküsyonun da dahil olmasıyla kendine has melankolik bir hüznü var.

 

Elektronik müzik her zaman güçlüydü

 

Sascha şarkı sözlerini, grubun müzikel ruhu ile nasıl birleştirebildin?

Sascha: Kısacası zorlaştırmadık. Kimin ne duygulara sahip olduğunu önemsemedik. Ben ne istersem onu yazabilirim. Bu aslında oldukça iyi, çünkü aynı zamanda üçümüzde prodüktörüz. Bu yüzden birkaç şey dışında herkes üretimin bir parçası haline geliyor. Örneğin Gernot, her zaman ürettiğimiz şarkıları yaşayabilir bir düzen içine yerleştiren kişi grupta. Kısaca üretim aşamalarına odaklanmayıp ortaya ne çıktığına bakıyoruz. Farklı insanlar çeşitli uzman alanlara sahip. Moderat’ta da şarkı sözleri benim alanıma giriyor. Bu yüzden kimse bu alana karışmıyor ve işler daha kolay yürüyor.

Rock müziğinin kan kaybettiği ve elektronik müziğin yükselişte olduğu söyleniyor. Bu konuyu kabul ediyor musunuz?

Sascha: Tam olarak katılmıyorum. Halen birçok başarılı rock müzik grubu var ve olmaya da devam edecek. Fakat elektronik müziğin son zamanda daha popüler olduğunu söyleyebilirim. Bu da esasen tam olarak müzikal bir değere sahip olmayan EDM müziği seven kalabalıktan geliyor. Açıkçası bizim var olduğumuz zamandan beri elektronik müzik her zaman güçlü bir sahneye sahipti. Görülen o ki bu uzun bir zaman daha devam edecek. Tabii bunun dışında ucuz elektronik müziğin dinlendiği farklı bir dünya da var; bizlerin bir bağlantısının olmadığı.