Dünyanın konuştuğu 9 yaşındaki keman virtüözü

Şule Türker / suleturker34@gmail.com |  01 Nisan 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 01 04 2018 - 2:30

Bilkent Üniversitesi Müzik Hazırlık İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Defne Güngör, Prag’da düzenlenen Uluslararası Keman Yarışması “The Josef Micka Competition”da kendi yaş kategorisinde dünya birincisi oldu. 9 yaşındaki Defne’nin, performansı dünyayı büyüledi.


Müzik öğretmeni Duygu Güngör ile resim öğretmeni Mustafa Güngör, 3 çocuklarından en büyüğü olan Defne’nin bir enstrüman çalmasını öğrenmesi için 4 yaşındayken Erken Müzik Eğitimcisi Nazlı Aytekin’den piyano dersi aldırmaya başlamış. Annesi piyano ve keman, babası gitar çalan, evlerinde Barış Manço’dan Rodrigo’ya, Aşık Veysel’den Beethooven’e uzanan müzikleri dinleyerek büyüyen ve kısa sürede piyanoya hakim olan Defne, öğretmeni Nazlı Hanım’ın da yönlendirmesiyle Türkiye’nin ilkokul düzeyinde yetenek sınavı ile öğrenci alan tek okulu olan Bilkent Üniversitesi Müzik Hazırlık İlkokulu sınavına girmiş. Annesi gibi keman çalmayı istediğini söyleyen Defne,  az sayıda öğrencinin geçtiği sınavda büyük başarı elde edip, yüksek bir bursla okula kabul edilmiş. İlkokul birinci sınıfta Vseslava Kudinova ile başladığı keman eğitiminden 2 ay sonra öğretmeni Defne’deki özel yeteneği fark etmiş. Prag’daki yarışmada kazandığı büyük başarı, öğretmeninin bu tespitini teyit eden bir gösterge de olmuş. 
 
Defne, annesi Duygu, babası Mustafa Güngör, sınıf öğretmeni Gülerman Claasz Cookson ve keman öğretmeni Vseslava Kudinova ile Bilkent Üniversitesi Müzik Hazırlık İlkokulu’nda bir araya geldik.  
 
Üç ayda konçerto çaldı
 
Defne kaç yaşında bir enstrüman çalmaya başladı?
 
Mustafa Güngör: Dört yaşındayken okul öncesi çocukların seviyesine inerek, onlara notaları öğreterek akademik anlamda çalıştıran Erken Müzik Eğitimcisi Nazlı Aytekin’den piyano eğitimi almaya başladı ve onun rehberliğinde Müzik Hazırlık İlkokulu Sınavı’na hazırlandı. Aslında biz Defne’nin bir enstrüman çalmasını öğrenmesini istediğimiz için ders aldırdık. Ama öğretmeni bu ilkokuldan bahsedip, sınava girmesini önerince, Defne de isteyince bu yönde çalışmaya başladılar. Bu süreçte annesi de piyano egzersiz yaptırıp, çalışmasını takip etti. Sınava girdiğinde kemana uygun bulundu, zaten onun istediği de keman çalmaktı. 2015 yılının Ekim ayı gibi keman derslerine Vseslava Kudinova ile başladı. İki ay sonra Mozart’ın bizde “Daha dün annemizin” olarak bilinen parçasını çalıyordu. 
Vseslava Kudinova: Derslere başladıktan üç ay sonra da Yılbaşı Konseri’nde O.Rieding’in Konçertosunu çaldı. O da çok büyük bir başarıydı, çok önemli, yaşının üzerinde, zor bir parçaydı.  
 
Her çocuk için ilk etap zorlu geçer
 
Defne ile çalışmaya başladıktan sonra ilk gözlemleriniz nasıl oldu?
 
V.K.: Kemanın başlangıcı başka enstrümanlara göre daha zordur. Tutuşları zordur. Sesi çıkartmak için teknikleri zordur. Her çocuk için bu ilk etap zorlu geçer. Ama Defne çok düzgün, çok kolay ve hızla geçti diğer çocuklara göre. Çok yetenekli olduğunu anladım. Kafası çok iyi çalışıyor, onda çok özel bir şey var, esprili, akıllı. Hiçbir konuda zorluk çekmedik. 
 
Yarışmayla ilgili süreç nasıl gelişti? Okul mu önerdi, siz mi buldunuz?
 
M.G.: Josef Micka, Çek Cumhuriyeti’nin önemli bir keman virtüozü, 93’te vefat etmiş. Onun anısına Prag’daki bir müzik okulu uluslar arası bir keman yarışması düzenlemeye başlamış. Bu yıl 6’ıncısı yapıldı. Keman Hocamız bizi hangi parçayla hangi yarışmalara katılabilir diye yönlendiriyordu. Biz de bu yarışmayı görünce başvuru yaptık, kabul edildi. Sonra ailece gittik, yarışmaya katıldık. Defne’nin uluslararası alanda bir yarışmada neler yapacağını bilemiyorduk ama oraya gittiğimizde gördük ki, çok çok iyi bir yerde.  
V.K.: Bu yarışma için eseri sonbaharda çalışmaya başladık. Defne’nin yaşı için hem teknik hem müzikal açıdan zor bir eserdi. Ama Defne çaldı. Başka bir eser de çıkarttık. Bu eser yavaş yavaş pişti ve hazır oldu. Ve seçim yaptık, yarışma için Carmen’in daha iyi olacağına karar verdik.
 
Çok özel bir keman tonu var
 
 
Defne’nin özelliğini nasıl anlatırsınız?
 
V.K.: Özel bir keman tonu var, keman sesi var. Öyle çıkartıyor ki, nasıl oluyor bilemiyorum. Defne çok iyi bir keman sanatçısı olabilir. 
 
Okulda kaç saat keman dersi görüyorlar?
 
V. K.: Küçük çocuklar için haftada iki veya üç ders oluyor, dersler 40 dakika sürüyor. Ama ihtiyaca göre daha uzun sürebiliyor ders. 
Gülerman Cookson: Dersler dışında ayrıca etüdler var. Orada da 5 saat kadar her çocuk tek başına öğretmenlerinin verdiklerini çalışıyor. 
 
Defne evde ne kadar çalışıyor?
 
M.G.: Okul 08:40-16:00 arasında. Evde de ortalama iki saat çalışıyor ama yarışma, konser gibi etkinlikler varsa bu çalışma süreleri uzayabiliyor. 
 
İlk kez orkestra ile çalacak 
 
Daha önce katıldığı bir yarışma oldu mu?
 
G.C.: Evet, bir başarısı daha var Defne’nin. Ocak ayında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın yapmış olduğu çocuk solistlik sınavını kazandı. 27 Nisan’da Eskişehir’de orkestra ile Carmen’i çalacak. Orkestra ile ilk kez çalacak. Onun hazırlıkları daha yoğun olacak. 
Prag’daki yarışmada kazandığı birincilik ödülünün yanı sıra Defne ayrıca Viyana’daki Prof. Dora Schwarzbeg Academy’de Master Class eğitimine de hak kazandı. Ne zaman gidecek Avusturya’ya?
M.G.: Evet Viyana’da master class yapma şansını yakaladı. Belirlenen bir dönemi var yazın gideceğiz. Orada belki bir konser olacak. Bu yarışma Defne’ye sadece bir birincilik getirmedi, tanınmasını da sağladı. Josef Micka  ’nın şef oğlu, Defne’nin performansına ilişkin bizimle sohbet etti, yaşının çok üzerinde bir performans sergilediğini söyledi. Diğer jüri üyeleri de benzer ifadelerde bulundu. Defne, orada gerçekten çok tanındı ve sevildi. 
 
Mutluluklar maddi zorlukları unutturuyor
 
 
Defne nasıl bir çocuk?
 
Duygu Güngör: Oldukça hareketli. İki erkek kardeşi var; Rüzgar ana okuluna, Kuzey kreşe gidiyor. Evde çok hareketli bir ortam var ama bu hareketin içinde de sürekli müzik var. Anne ve baba olarak müziği seviyoruz. Çocuklar da dinliyor. Resim yapmayı çok seviyorlar. Oyun için de zamanları oluyor, birlikte oynuyorlar.  
 
Oğullarınızın müzikle ilgisi nasıl?
 
D.G.: Rüzgar da piyano eğitimi alıyor. Aslında niyetimiz var ama aynı zamanda çok zor da bir iş. Çocuğun buraya gelebilmesi için ailenin de çok fazla emek vermesi gerekiyor. Okuldaki çalışmalarını destekleyici prova oluyor, öğretmeni arıyor, biz hemen toplanıp oraya gidiyoruz. Ya da öğretmeni Bilkent Senfoni Orkestrası ile konser vermeye gelen sanatçılar olduğunda bilgi veriyor, “Defne şu konsere mutlaka gelsin” diyor. Eşim müzik, ben resim öğretmeniyim. İşten çıkış saatimiz 14.30 gibi. Dolayısıyla bu trafiği idare edebiliyoruz ama üç çocukla zor oluyor.
 
İşin maddi tarafı da var, öğretmen maaşı ile zor olmuyor mu?
 
D.G.: Biz tutumlu bir aileyiz. Bütün gelirimizi temel ihtiyaçlar sonrasında çocuklarımızın eğitimine aktarıyoruz. Bir şekilde iki öğretmen maaşı ile bunların altından kalkmaya çalışıyoruz. Zorlanıyor muyuz, zorlanıyoruz ama böyle mutluluklar tüm zorlukları unutuluyor. 
 
Büyüyünce keman öğretmeni olacağım
 
Annen keman, baban gitar çalıyor. Gitar çalmak da ister misin?
 
İsterim de kemandan daha çok istemiyorum.
 
Büyüdüğünde ne olmak istiyorsun?
 
Keman öğretmeni.
 
Hangi sanatçıları, bestecileri seviyorsun?
 
Bestecilerin hepsini seviyorum, hepsi çok iyi. 
 
En çok hangi dersi seviyorsun?
 
Yüzme, matematik, Türkçe, hayat bilgisi…
 
Yarışmada çok heyecanlandın mı?
 
Biraz.
 
Birinci olmayı bekliyor muydun?
 
Evet. Herkes birinci olmamı istiyordu. 
 
Kardeşlerinle birlikte oynuyor musunuz?
 
Evet, yastıklarla oynuyor, koltuklardan yuvarlanıyor ve resim yapıyoruz. 

ETİKETLER