DSÖ'den Türkiye açıklaması: Hayatımda böyle bir şey görmedim!

AA |  18 Eylül 2020 Cuma - 1:21 | Son Güncelleme : 18 09 2020 - 1:21

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19 aşısına ilişkin gelişmeleri takip ettiğini belirterek, "Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda DSÖ'ye çok önemli görevler düşmektedir." dedi.


Bakan Koca, videokonferans yöntemiyle katıldığı Dünya Sağlık Örgütü  (DSÖ) 70. Avrupa Bölge Komitesi Genel Kuruluna hitap etti.
 
Koca, Türkiye'de sıklıkla kullanılan "Sağlık her şeyin başıdır" sözüne  atıfta bulunarak, pandeminin bu sözün ne kadar doğru ve önemli olduğunu tüm  dünyaya en acı şekilde gösterdiğini söyledi.
 
Türkiye'de salgını tavizsiz test, takip ve tedavi stratejisiyle  kontrol altında tutmayı başardıklarını dile getiren Koca, "Bu süreçte en büyük  tesellimiz yaşlılarımız da dahil olmak üzere mortalite oranlarımızın düşük  seyretmesi olmuştur. Hastalığa karşı en kırılgan durumda olan yaşlılarımızı,  komorbid hastalarımızı ve sağlık çalışanlarımızı en iyi şekilde koruduk ve  korumaya devam edeceğiz." diye konuştu.
 
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyanın büyük bir umutla Kovid-19  aşısına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini belirterek şöyle devam etti:
 
"Bu süreçte hem aşının güvenilirliği hem de adil dağıtımı konusunda  DSÖ'ye çok önemli görevler düşmektedir. Biz, dünyanın güçlü bir DSÖ'ye ihtiyaç  duyduğunu ve bunun savunucusu olduğumuzu her platformda vurguladık. Bu süreçte  Bölge Ofisinin Avrupa Bölgesi'nin ihtiyaçlarına en uygun çözümler geliştirmede  proaktif olduğunu görmek bizleri ayrıca memnun edecektir."
 
Türkiye 150'den fazla ülkeye yardım elini uzattı
 
Bakan Koca, koronavirüsle mücadelede dayanışma ve birliğe ihtiyaç  olduğunu vurgulayarak, "Ülkem bu süreçte uluslararası dayanışmanın en somut  örneklerini 150'den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun tedarik sürecine katkıda  bulunarak göstermiştir." dedi.
 
Güçlü DSÖ ve bölgesel dayanışmaya olan inancın göstergesi olarak  sağlık acil durumları kapsamında hizmet verecek DSÖ İstanbul Ofisi'ni Avrupa  Bölge Direktörü Hans Kluge ile birlikte geçen hafta bölgenin hizmetine  sunduklarını hatırlatan Koca, şunları ifade etti:
 
"Çoğu ülkenin kaynaklarını iç ihtiyaçlarına kanalize ettiği bu zorlu  süreçte ülkemin yapmış olduğu 25 milyon dolarlık bağışın, küresel sağlık  güvenliğine verilmiş önemli bir destek olduğunu belirtmek isterim. Kovid-19 ile  mücadele göz önünde bulundurulduğunda, zamanlama açısından da çok kritik olan  ofisin küresel nitelikli somut çıktılar sunmasını temenni ediyorum."
 
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Kluge'ye Türkiye'ye sundukları vizyon  belgesi için teşekkür eder Bakan Koca, paylaşılan vizyonun bölgenin sağlık  statüsünün iyileştirilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.
 
Koca, programda kimsenin geride bırakılmamasına güçlü bir vurgu  yapıldığını gördüğünü belirterek şunları kaydetti:
 
"Yapılan yeni değişikliklerle birlikte göç sağlığı programının devam  ediyor olmasından duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. Zira, tüm Avrupa  adına göç ve sağlık konusunda büyük bir yükün altına giren ülkem açısından  konunun Avrupa Bölgesi'nin en öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu görmek  isterim."
 
Bakan Koca, Kluge'nin Hemşire ve Ebeler Yılının 2021'e uzatılması  görüşünü de desteklediğini ifade ederek, "İçinde bulunduğumuz durumda cesur  sağlık çalışanlarımızın emeklerini göz önünde bulundurarak, Hemşire ve Ebeler  Yılının 2021'e uzatılması görüşünüzü destekliyorum hatta daha da genişleterek  2021'in Sağlık Çalışanları Yılı olarak seçilmesini öneriyorum." diye konuştu.
 
DSÖ Avrupa Direktöründen Türkiye'ye övgü
 
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge de Türkiye'de verilen sağlık  hizmetlerinden ve koronavirüs salgınıyla mücadeleden övgüyle bahsetti.
 
 Türkiye'yi ziyaretinde mültecilere yardım amacıyla kuzeybatı Suriye'ye  gönderilen tıbbi malzeme konvoylarını gördüğünü, birinci basamak sağlık  kuruluşlarını ziyaret ettiği anlatan Kluge, gördüğü manzaradan çok etkilendiğini  söyledi.
 
Doktor, hemşire ve sosyal çalışmacılarla konuştuğunu, Suriyeli  mültecilerin ve sağlık çalışanlarının eğitimlere katılarak sertifikalar aldığını,  maaşlarının ise Türkiye'deki hükümet tarafından ödendiğini ve çalışmalarına izin  verildiğini dile getiren Kluge, "İnsan odaklı, cinsiyete ve kültüre hassas ve dil  bariyeri aşılmış sağlık hizmeti sunuyorlar. Hayatımda böyle bir şeyi görmedim ve  inanılmaz etkilendim." dedi.
 
Kluge, Avrupa ülkelerinde yaşanan ve sayısı artan acil durumlara  istinaden hazırlıklılık ve yanıt kapasitesinin ne kadar önemli olduğuna  değinirken şöyle konuştu:
 
"Bununla ilgili de güzel bir haberimiz var. Bundan dört gün önce  Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile beraber İstanbul'da  hazırlıklılık amacıyla hizmet verecek yeni Coğrafi Ayrık Ofisinin imza töreni ve  açılışını dört farklı noktadan bağlantılarla gerçekleştirdik. Dr. Koca, biliyorum  siz bu videoyu izliyorsunuz. Size ve müthiş ekibinize teşekkür ederim."