Gazetevatan.com » Yazarlar » Kronik hastalığı olanlar nasıl oruç tutmalı?

Kronik hastalığı olanlar nasıl oruç tutmalı?


Ramazan’ın yaz sıcaklarına gelmesi, uzun açlık sürecinin yanı sıra sıvı kaybının artması riskini de beraberinde getiriyor. Özellikle kronik hastaların oruç tutarken dikkatli olması şart!

Ramazan ayında kronik hastalığı olan birçok hastamızın sorusu oruç tutup tutmamak yönünde oluyor. İftar ve sahur süreleri arasındaki uzun süren açlık, yüksek sıcaklıklarda susuzluk kronik hastalığın seviyesine göre bazı hastaları çok zorlayabilir. Dinsel kaynaklar orucun sağlıklı bireyler tarafından tutulması gerektiği yönünde. Oruç sağlıklı insanların sağlıklarına sağlık katıyor  ve bazı hastalıkların da seyrini olumlu yönde değiştirebiliyor ancak birçok ağır seyreden kronik hastalıkta durumu kritikleştirebileceğini göz önünde tutmak gerek. Herhangi bir kronik hastalığınız varsa oruç tutabilmek için mutlaka doktorunuzun onayını almalısınız.

Kalp hastaları:

Vücuttan su ve tuzu atmak için diüretik (idrar söktürücü) kullanan hastalar uzun süren açlık ve sususuzluk durumunda çok yoğun bir su ve elektrolit kaybına uğrayabilirler. Bu sebeple oruç tutabilmek için  doktor onayını almak şarttır.

Diyabet hastaları:

Oruç tutabilecek düzeydeki diyabetikler kan şekerini hızlı yükselten basit karbonhidratlardan (makarna, şeker, çikolata gibi) kaçınmalı. Proteinden zengin ve yeterince meyvenin olduğu bir diyet uygun olur. Ayrıca ara öğün mutlaka yapılmalı. 

Reflü hastaları:

Reflüde midenin asit ve gıda içeriği yemek borusuna geri kaçar ve burada tahrişe neden olur (mide asiditesinin 2-3 pH değeri arasında olduğunu hatırlatalım ). Bu tahriş göğüs arkasında yanma ve ağrı gibi şikayetler yapar. Uzun süren açlık sonrası dikkatsizce fazla yenilen yemek reflüyü artıracaktır.

İftarda yüksek kalorili ve yağlı yemekler en aza indirilmeli.

Sigara, yağlı, biberli yiyecekler, çikolata ve fazla kahve de reflüyü artırabiliyor.

Kabızlık

Kabızlık sorunu olanlar çiğ sebze, meyve, zeytinyağlı yemek, kepekli buğday ürünleri, salata, hurma, bol bol lifli yiyecek tüketmeliler. İftar-sahur arası 2 litre su tüketilmeli.

Dikkat!

- Kontrol altındaki Troid hastaları, sahurdan yarım saat önce ilacını almalı.

- Kontrol altındaki anemi (Kansızlık) hastaları, yatmadan önce ilaçlarını almalı ve beslenmelerine azami özen göstermeli.

- Kontrol altındaki Astım ve KOAH hastaları, ilaçlarını iftar ve sahur arasında almalı.

- Yüksek kolesterol hastaları ilaçlarını iftardan sonra almalı ve beslenmelerine özen göstermeli.

- Oruç tutan ve kronik hastalığı olanlar sağlıklarında bir değişim fark ettiklerinde doktorlarına danışmalı.

Derindere Kardiyoloji Uzmanı Dr. Reyhan Kahraman

Hipertansiyon hastaları için doktor onayı şart

- Kan basıncınız bir veya iki ilaçla kontrol altına alınabiliyorsa ve ilaçlarınızı aksatmayacaksanız, hekiminizle görüşüp kan basıncı kontrolünüzü sağladıktan sonra oruç tutabilirsiniz.

- Tansiyonunuzu sabah-akşam düzenli olarak ölçün.

- İftarda  az ve yavaş yemek yiyin. Hafif bir çorba ya da bir salata ile başlayıp bir süre ara verdikten sonra yemeğe devam edin.

- Tuzu günde 4 gramı (1 silme çay kaşığı tuz 2 gr) geçmeyecek şekilde ölçülü tüketin.

- Vücut ağırlığınıza göre 1,5-2 litresi su olacak şekilde ayran, soda, taze sıkılmış meyve suyu içebilirsiniz.

- Fazla kahve ve demli çay içmekten kaçının.

- Sofranızda sosis, salam, sucuk, pastırma, turşu, tuzlu kraker ve bisküvi gibi tuzlu gıdalara yer vermeyin.

Medical Park Fatih Hastanesi’nden Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Burcu Raylaz

Stresle baş etmenin yolu ceviz

Medical Park Fatih Hastanesi’nden Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Burcu Raylaz, stresle baş etmek için ceviz yemeyi tavsiye ediyor. Özellikle iftar saati yaklaştıkça sinirlilik, ani öfke patlamaları, konsantrasyon bozukluğu, baş ağrısı, mide bulantısı ve halsizlik gibi belirtiler artar. Omega 3 açısından zengin olan ceviz ise kalp sağlığında ve stresi önlemede etkilidir.

Prof. Dr. Derya Uludüz

Hamurlu gıdaları azaltın

Kronik migreni olanlar şekerli gıda tüketmemeli. Eğer oruç tuttuğunuzda baş ağrısı yaşamak istemiyorsanız, pasta, kurabiye, hamur işleri, beyaz pirinç, beyaz patates, dondurmadan uzak durun.

Her öğüne protein içeren besinler (balık, yumurta, brokoli, havuç, bezelye, elma) ekleyin.

Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yelda Tayyareci

Kolesterol seviyesini  dengeleyen 4 besin

Balık: Omega-3 yağ asitleri, kolesterolün yükselmesini engelleyerek, damar tıkanıklığını engelliyor.

Yeşil yapraklı sebzeler: Damar sertliğini engeller ve ödem sorunun ortadan kaldırır.

Domates: Beta karoten ve güçlü antioksidan etkisi ile vücudumuzu serbest radikallerden korur. Tansiyonu engeller ve kalp ritmini düzenlemeye yardımcı olur.

Avokado: Kalp sağlığına faydalı olan potasyum ve aynı zaman da folik asit ve E,B vitaminleri açısından da zengindir.