Gazetevatan.com » Yazarlar » Uzun yaşamın sırrı Acciaroli’de

Uzun yaşamın sırrı Acciaroli’de

28 Ağustos 2016 Pazar


Çoğumuz Acciaroli ismini duymamışızdır. Ama bundan sonra çok fazla duyacağız. Çünkü bu kasaba uzun yaşamın sırrını saklıyor.

Acciaroli İtalya'da bir kıyı kasabası. Amalfi kıyısının güneyinde, Salerno'ya 70 km uzaklıkta. Kasaba Milli Park alanı içinde. Arkasını dağlara dayamış, önü deniz, liman. Yörede Akdeniz Bölgesi florası hakim, yani bitki örtüsü maki ve çalılıktan oluşuyor. Özellikle yazın çok popüler. Mavi bayraklı denizi var. Katıldığım tüm beslenme konferanslarında bilim insanları uzun yaşamın sırrını dengeli beslenmek, spor yapmak, şişman olmamak, sigara içmemek gibi başlıklar altında topluyor. Ancak Acciaroli, hepimizin ezberini bozuyor. Yaşlılarda fazla kilolu olanlar da var, sigara içen de!

 

Ezber bozan bir kasaba

Kasabalılar Akdeniz beslenme biçimiyle besleniyor. Ancak bu beslenme biçimi tüm İtalya'ya hakim; ama İtalya'da yüzyılı devirmiş insanların bu kadar yoğun olduğu başka bir yer yok. Kasabada herkes biberiye yiyor. Her yerde biberiye yetişiyor, yağlarına, salatalarına ve yemeklerine koyuyorlar. Hamsi yiyorlar. Neredeyse her yemeklerinde var. Yağlı bir balık olan hamsi omega-3 yağlarından çok zengin ve hem kalp - damar hastalığını önlüyor hem de beyin fonksiyonlarına yardımcı oluyor. İç ve dış cildimizin genç kalmasını da sağlıyor. Hava temiz. Kasabada endüstrileşme yok. Soludukları hava pırıl pırıl. lıman havaları var, güneş çoğunluka parıldıyor; bu yüzden hayatları dışarıda geçiyor. Hareketliler. Çünkü yürüyor, yüzüyor ve tırmanıyorlar.

Hemingway ilk keşfedenlerden

İkinci Dünya Savaşı sonrasında ünlü Amerikalı yazar Ernest Hemingway, kasabayı ilk keşfeden isimlerden diyebiliriz.

Gençlik çeşmesini bulmuş gibiler

Kasabada 100 yaşını geçen yaklaşık 300 kişi var. Bunların yüzde 20'si 110 yaşında. Üstelik çoğu fazla kilolu veya sigara içiyor. Alzheimer, bunama, kalp-damar hastalığı da çok az görülüyor. Kaliforniya Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi ve Roma La Sapienza Üniversitesi’nin mart ayında başlattığı kasaba üzerindeki araştırmıya göre ekibin bazı gözlemleri var:

Biberiyenin faydaları

Biberiye kanseri önlüyor

Yüksek ısı derecelerinde kızartma, ızgara, barbekü, tütsü yönetimlerinin bazı yiyeceklerde toksik madde oluşumuna yol açtığı yıllardır bilinen bir gerçek. Bunlara "heterosiklik aminler" veya kısaca "HCA"lar deniyor. Bu etleri tükettiğimizde HCA'lar emiliyor ve kolon, meme, prostat gibi bölgelerde kalabiliyor. Hayvan deneylerinde DNA bozulmasına yol açtığı da görülmüş. Çok fazla ızgara et tüketimiyle kolon, meme, prostat ve pankreas kanserlerinin ilişkili olduğu belirtildi. HCA’ların et, tavuk hatta balıkta bile olabiliyor.  Avusturyalı araştırmaclar hamburger etlerini 180 derecede 20 dakika kızarttıklarında HCA'ların et pişmeye devam ederken arttığını gözlemlemişler. Hamburger etlerinin üzerine biberiye serpip kızarttıklarında yüzde 61 daha az HCA oluşmuş. Biberiye çok güçlü bir antioksidan kokteyl gibi. İçinde rosmarinik asit, karnosik asit ve karnosol adlı üç önemli antioksidan var. Bunların üçünün bileşimi biberiyeyi bir antioksidan topuna dönüştürüyor.

Güneşin zararlı etkilerinden koruyor

Biberiye güneşin zararlı etkilerine karşı cildi kalkan gibi koruyor. New Jersey Rutgers Üniversitesi'nde yapılan deneyde iki grup deney hayvanında cilt kanseri oluşturumuş. Bu gruplardan birindeki hayvanlara düzenli olarak biberiyenin içndeki antioksidanlardan biri olan karnosol enjekte edildiğinde yüzde 61 daha az tümör geliştirmişler.

Yastık altınıza biberiye koyun

Bir araştırmada sadece biberiye koklamanın bile deneklerde stres hormonu kortizolü azalttığı gösterilmiş. Kortizolün yüksekliği vücudumuzda oksidasyonu artırıyor ve kansere zemin hazırlıyor.