Gazetevatan.com » Yazarlar » Arılara fısıldayan adam

Arılara fısıldayan adam

09 Kasım 2015 Pazartesi

Kariyerine fotoğrafçılık yaparak başlayan Burt Shavitz, geçtiğimiz haziran ayında hayatını kaybetmişti. Doğaya ve yeşil yaşama olan aşık olan, arılarla kurduğu sıradışı iletişimle tanınan Shavitz’in hayat hikayesini okuyunca şaşıracağınızı tahmin ediyorum.


 
Bugün doğallığa adanmış bir yaşam öyküsünü paylaşmak istiyorum sizlerle… Arılarla sıradışı iletişimi ve doğaya olan aşkıyla tanınan Burt’s Bees markasının kurucusu Burt Shavitz, Haziran- 2015’te hayata gözlerini yumdu. İlginç bir yaşam öyküsü var: Burt Shavitz 1960’larda kariyerine fotoğrafçılık yaparak başlamış; New York Times, Life ve Time dergilerinde çalışmış. John F. Kennedy ve Malcolm X gibi önemli isimleri fotoğraflamış. Burt’ün yaşamı hava kirliliğinin çevresel etkileri üzerine eğitim aldığı Hudson River Valley kuruluşunda değişmiş. Burada ona ilk arı kovanını veren usta arı yetiştiricisiyle tanışması hayatında bir dönüm noktası olmuş.
 
Kariyerini ve karmaşık şehir hayatını arkasında bırakarak Amerika’nın Maine eyaletinde bir kasabaya taşınmış ve burada arıcılık ile uğraşmaya başlamış. Ancak sorun var; hırsızlar! Burt, hırsızlardan kovanlarını korumak için üzerlerine adını yazmaya başlamış: ‘ Burt’ün arıları’ yani ‘Burt’s Bees! ‘
 
Burt çok farklı, ilginç bir kişilikmiş. Doğayı ve doğal olmayı o kadar seviyordu ki arıcılık kıyafeti bile olmadan arıcılık yapıyormuş, inanabiliyor musunuz? “Sizi daha önce hiç arı soktu mu?” diye sorulduğunda, “Çok” diye cevap veriyormuş. “Peki ne yapıyorsunuz arı sokunca?” denildiğinde “Soğan sürüyorum çok iyi geliyor” diyormuş. 
 
Maine eyaletindeki kasabasında hindi kümesinden esinlenerek restore ettiği kulübede yaşayan Burt elektrik ve sıcak su kullanmıyormuş. Çok az eşyayla yaşıyormuş. Çünkü o cansız eşyaları değil, her zaman yanında olan köpeğini ve aşkla beslediği arılarını tercih ediyormuş...
 
Ve yine bir gün otostop çekerken  arabasına aldığı ressam Roxanne’a aşık oldu. Roxanne, ilk zamanlar Burt’ün arıcılığından arta kalan balmumuyla mum yapıp semt pazarında satmaya başlıyor. Bir gün Burt’ün 19’uncu yüzyıldan kalma arıcılık kitaplarını karıştırırken ev yapımı doğal reçetelere rastlıyor ve bunları uygulayıp satmaya başlıyor. Ürünler çok  beğeniliyor, sipariş üstüne sipariş alıyorlar ve  kısa sürede büyüyorlar. Bugün hala Burt’s Bees markasının en çok satan ürünü olan dudak koruyucu Beeswax Lip Balm işte böyle doğuyor. 
 
Marka, Amerikalı büyük bir şirket tarafından keşfedilip milyon dolarlara satın alınsa bile Burt, aşık olduğu yeşil ve doğal yaşamı hiç bırakmadı. Maine’den ve buradaki sakin yaşamından hiç kopmadı ve bu topraklara gömüldü. Bu güzel adamın herkese örnek olacak hayatı 2013 Toronto Uluslarası Film Festivali’nde gösterildiğinde yoğun ilgi gördü.
 
Peki doğal ürün ile doğal olmayan ürünleri nasıl ayırt edebiliriz? 
 
Doğal Ürünler Birliği’nin Doğallık Standardı’na göre:
 
Ürün içerikleri yenilenebilir/doğada bol bulunan kaynaklardan gelmeli (Flora, Fauna, Mineral),
 
Üretim anında, doğallığı bozulmadan, minimum seviyede işlemlerden geçerek üretilmelidir.
 
Doğal Ürünler Birliği’ne göre Doğallık Standardı’na uygun ürünler nasıl olmalı? 
 
En az yüzde 95 oranında doğal içeriklerden oluşmalı,
 
İnsan sağlığına zarar verme riski taşıyan, doğal olmayan hiçbir içerik içermemeli,
 
Doğal içeriklerinin yapısını değiştirecek/bozacak veya ters etki yapacak hiçbir işlemden geçirilmemelidir.
 
Doğal ürün nedir?
 
 
Doğal ürünler cildi en iyi şekilde beslemeye yardımcı olan vitaminler, mineraller, aminoasitler ve temel yağ asitleriyle dengelenmiş besin değeri açısından yüksek içeriklerden oluşur. Cilt tarafından kolayca emilerek cildin onarımına ve korunmasına yardımcı olur. Sağlıklı hücre yenilenmesini ve cilt sağlığını korumayı destekler. Petrolden elde edilen yağlar, kimyasal katkı maddeleri ve koruyucular kullanmasına rağmen ibaresi artık neredeyse her cilt bakım ürününün üzerinde yer almakta.
 
CİLDİ BESLEYEN LEZZETLİ 8 DOĞAL BESİN
 
Limon yağı: Saçlara ve tırnaklara parlaklık vermesi ve ciltteki yağı dengelemesiyle ünlüdür. 
 
Nane yağı: Isıtıcı etkisiyle kasların dinlenmesine yardımcı olurken; eşsiz aromasıyla zihinsel yorgunluğu azaltır ve enerji verir.
 
Nar özü İçeriğindeki zengin polifenol sayesinde güçlü bir antioksidandır. Serbest radikallerle savaşarak tenin hasar görmesini engeller ve cildin elastikiyetini artırır. Bu sayede kuru, çatlamış ve pürüzlü dudakların bakımını yapmaya yardımcı olur.
 
Aloe Vera: Yumuşatıcı, nemlendirici ve iyileştirici etkisiyle hasar görmüş ciltleri onarır. 
 
Ayçiçeği yağı: Diğer bitkisel yağlardan daha fazla E vitamini içeren bu yağ, kolayca emilen yapısıyla; beraberinde bulunan vitaminler ve temel yağ asitlerinin etkisini artırır. Hücre yenilenmesine destek veren özelliğiyle yoğun renkve veren dudakbakımlarında bulunur.
 
Hindistan cevizi yağı: Hafif yapısıyla yumuşatıcı ve ferahlatıcı etkiye sahiptir. Mükemmel nemlendirici olmasının yanı sıra; cildin üzerine koruyucu bir tabaka da oluşur.
 
Badem yağı: Hintlilerin geleneksel cilt bakımlarında kullandıkları badem yağı, cildi yumuşatmaya ve yatıştırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda teni besler. 
 
Bal: Arıların bize sunduğu bu tatlı içerik, yüzyıllardır yumuşatıcı etkisi, aminoasit, vitamin ve mineral kaynağı olmasıyla meşhur.