Gazetevatan.com » Yazarlar » Kalbi delik doğdu cerrah oldu!

Kalbi delik doğdu cerrah oldu!

16 Şubat 2015 Pazartesi


 
Öyküsü roman olabilecek, çocuk kalplerine dokunup onları iyileştiren bir doktorla konuştum bu kez, Prof. Dr. Ender Ödemiş... Kalbi delik doğuyor, çocukken ameliyat ediliyor. İlginçtir; onu ameliyat eden doktorlar da sonrasında tıp fakültesine girdiğinde hocaları oluyor.
 
- Doktor Bey, siz de doğuştan kalp hastasıymışsınız. Öykünüzü bizimle paylaşır mısınız?
 
Evet, ben de yaygın bilinen ismiyle kalbinde bir delik ile dünyaya gelen insanlardan birisiyim. Çok eskiden beri durumum bilinmesine karşın ailem bana hiçbir zaman psikolojik yönden bunu hissettirmedi. Okul döneminde başarılı bir öğrenci idim. Sosyal çevrem, arkadaşlarım öğretmenlerim daha çok okul hayatım üzerine kurulu bir düzen vardı. Hastalıktan pek bahsedilmedi. Çok şikayetim de olmadığı için diğer birçok çocuk gibi büyüdüm. Ta ki 12 yaşında doktorlar ameliyat olmamın kaçınılmaz olduğunu anlatana kadar.
 
- Eskiden ölümle yaşam arasında dans gibiydi böyle bir ameliyata girmek... 12 yaşında bir çocukken ne hissettiniz?
 
İnanması ve kabullenmesi zor bir süreç oldu. Operasyon sonrası ergenlik dönemine de denk geldiği için ilave bazı hassasiyetleri de beraberinde getirdi. Ancak hastalıkla ve ameliyatla ilgili genel hissiyatım hiçbir zaman hayattan geri kalmamı gerektirecek boyutta olmadı,hastalık üzerine kurgulanmadı hayatım.
 
- Sizi ameliyat eden doktorlar sonra tıp fakültesinde hocalarınız olmuş, öyle mi?
 
Aynen öyle, bir zamanlar hasta olarak dolaştığım koridorlarda daha sonra hekim olarak dolaştım. Yaşım nedeni ile herşeyi hatırladığım için koridorlar, ameliyatın ve yoğun bakımın stresi, her hemşire ve doktorun söyledikleri her an hatırımdaydı. Bu yüzden hastaların neler hissettiğini sizin söylediklerinizin, yaptıklarınızın hasta çocuk ve ailesi tarafından nasıl algılandığını tahmin edebiliyorum.
 
- Anne-baba çocuğunda kalp hastalığı olduğunu hangi belirtilerden anlayabilir?
 
Aslında gebeliğin 20. haftası dolaylarında bir çocuk kardiyoloğu tarafından yapılan bir fetal ekokardiyografi ile bir çok hastalık bebek henüz hayata gelmeden tanınarak, tedavi önlemleri önceden alınabiliyor. Doğduktan sonra bebekte hızlı nefes alıp verme, burun kanadının solunuma katılması, emerken yorulma, uzun süre annesinin memesini tutamama, alında terlemeler olması kalp yetersizliğinin bulgusu olabilir. Bazı bebeklerin ağız içi,dili, normale göre daha koyu ya da morumsu renktedir. Daha büyük bebekte kilo alamama,sık akciğer enfeksiyonu geçirme gibi bulgular olabilir.
 
 
AMELİYATTAN 1 GÜN SONRA EVLERİNE DÖNÜYORLAR
 
- En son yöntemler? 
 
Kalp ameliyatlarında başarı oranı hem cerrahi tekniklerin iyileşmesi hem de yoğun bakım şartlarının inanılmaz ilerleme göstermesi ile oldukça arttı. Artık tedavisi olmayan doğuştan kalp hastalığı yok diyebiliriz. Operasyon süreleri kısaldı, yara kesileri küçüldü. 
 
- Ameliyatsız neler yapabiliyor?
 
Transkateter yöntemler birçok yapısal  ve doğuştan kalp hastalıklarında artık cerrahinin yerini almış durumda. Şöyle ki kalpte delik olarak da bilinen ASD, VSD, PDA gibi hastalıkları artık kasıktan girilen bir iğne deliğinden kapatılabiliyoruz. Kalp kapaklarındaki darlıkları açabiliyoruz. Ayrıca mucizevi bir şekilde kalp kapaklarını dahi ameliyatsız değiştirebiliyoruz. Kalbe ya da damarlarının dar olan yerlerine stent adı verilen metal kafeslerle açma işlemleri yapabiliyoruz.
 
 - Yaşadıklarınızın bu yolu tercih etmenizde  etkisi var mı?
 
Bilemiyorum. Pozitif ve çağdaş bilimin kendisi şu an tamamen bu yol üzerine eğiliyor. Açık kalp ameliyatlarında kullanılması gereken kalp akciğer pompasına ihtiyaç duymuyorsunuz. Kalp durmuyor , tek bir dikiş dahi olmuyor.  Bir çok işlem sonrası hastaları yoğun bakıma dahi almadan ertesi gün evlerine gönderiyoruz.