Gazetevatan.com » Yazarlar » Kilo veren çocuğa altın her kilonun bedeli 2 gr

Kilo veren çocuğa altın her kilonun bedeli 2 gr

16 Ağustos 2014 Cumartesi


Dubai’nin de içinde bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri dünyanın 6'ncı en şişman ülkesi. Çocukların çoğu fazla kilolu veya şişman. Dubai’de çocuklarda hızla artan obeziteye karşı yeni bir kampanya başlatıldı. Kampanyanın adı: Altın Çocuk. Kilo kaybeden çocuklara altın verilecek. Çocuk verdiği her kiloya karşılık 2 gram altın alacak (200 TL değerinde)

Dİyete girenlerin Eylül’e kadar vakitleri var; eylülde resmi makamlar tarafından tekrar tartılacaklar. Altını alabilmeleri için en az 2 kilo vermeleri gerekiyor. Dubai’de aşırı sıcak dışarıda egzersizi engelliyor. Bu yüzden çocuklar ve gençler daha çok büyük alışveriş merkezlerinde vakit geçiriyorlar ve ağırlıklı olarak buralardaki fast-food zincirlerinde besleniyorlar. Obezitenin hızla artmasının başlıca nedeni olarak gösterilen de işte bu! Kampanya tepki de çekmiş. Bu tür altınla veya parayla ödüllendirmelerin anne-babaların çocukları aşırı zorlamasına yol açacağını düşünenler de var. Geçen yıl aynı uygulamayı erişkinler için yapmışlar. 17 kg altın ödeme yapmışlar. Kazanan 3 haftada 26 kilo kilo kaybeden bir kişi olmuş ve yaklaşık 6000TL kazanmış.

Doğru mu?

Bence değil! Çünkü bu tip uygulamalarda söz konusu para-altın olunca anne-baba çocuğun kısa sürede kilo vermesi için sağlıklı olmayan yöntemlere de başvurabilir. Çocuk aç kalabilir, büyümesi sekteye uğrayabilir. Bu tip bir koşullama çocuğun üzerinde psikolojik baskı yaratacaktır. Bu da ileriki yıllarda yeme bozuklukları, daha çok şişmanlık olarak geriye dönebilir. Bir tıp doktoru olarak böyle parayla-altınla ödüllendirmeyi doğru bulmuyorum.

D vitamini eksikliği ve Alzheimer

Yeni bir araştırmanın sonuçları açıklandı. D vitamin eksikliği Alzheimer ve bunamaya yol açabilir. Araştırmacılar deneklerin hem kanında D vitaminine bakmışlar, hem de yiyeceklerle ne kadar D vitamini aldıklarını incelemişler . Sonra anlama, kavrama, değerlendirme hızına bakmışlar.
Son araştırma yetersiz D vitamini alımında yaşlı kişilerde bunama riskinin ikiye katlandığını ortaya koydu. 1658 sağlıklı kişiyi 5,5 yıl izlediler. Bunlardan 171’nde bunama gelişti. 102’si Alzheimer oldu.
Araştırmacılardan David Llewellyn D vitamini ve bunama arasındaki ilişkinin umduklarından çok daha fazla çıktığını belirtiyor.
Bunamanın ana belirtileri kognitif fonksiyon ve hafızada düşüş. Alzheimer için bunamanın yeni bir şekli diyebiliriz aslında... Sadece ABD’de yaklaşık 5 milyon kişi Alzheimer’lı.
Araştırma D vitamini eksikliği olan kişilerde Alzheimer rsikinin yüzde 54 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu şimdiye kadar bu alanda yapılan en büyük araştırma.

Bir başka araştırma da da farelerde D vitamini destekleri verildiğinde öğrenme ve hafıza da düşüşün azaldığı görüldü.


Hangi yiyeceklerden D vitamini alıyoruz?

◗ Yağlı balıklar ( somon , ton gibi),tam yağlı süt, peynir ve yumurta.
◗ Vejateryen veya veganlar yeterli D vitamini alamıyor, bu yüzden destek almalarında fayda var.
◗ D vitamini yağda eriyen bir vitamin. Vücutta emilebilmesi için yağ da gerekiyor. Bu yüzden hiç yağ yememek doğru ve sağlıklı değil. Yağsız veya az yağlı yiyeckler bu yüzden D vitamini için iyi kaynaklar değil.

Güneş ışığı mutlaka teninize değmeli

Güneş ışığı tenimizde D vitamini sentezini sağlıyor. Ancak ofislerde camın arkasından aldığınız güneşle D vitamini sentezleyeceğinizi sanmayın! Güneş ışığının tenle direkt teması gerekiyor. En az 15-20 dakika.

Onlar Neden bizden uzun yaşıyorlar?

Yazı İngiltere’de geçiriyorum. En çok dikkatimi çeken sokaklarda el ele yürüyen yaşlılar. 80 yaşın üzerinde pek çok yaşlı çifti el-ele görebiliyorsunuz. Yaşamın içindeler hala... Biz ülkemizde bu olanağı ne yazık ki çoğunlukla sağlayamıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2013 ortalama yaşam beklentisi listesine baktım. İlginizi çekeceğini düşünüyorum.

İlk 10 sıra ve ortalama yaşam

1- Monako- 87.2 yıl
2- Japonya- 84.6
3- Andorra- 84.2
4- Singapur- 84
5- Hong Kong- 83.8
6- San Marino- 83.5
7- İzlanda- 83.3
8- İtalya- 83.1
9- İsveç- 83
10- Avustralya- 83
■ Bir Türk’ün ortalama yaşam süresi 74.4 yıl.
■ İngilizlerin ortalaması 81 yıl. Erkekleri 79.5 yıl, kadınları 82.5 yıl yaşıyor. Bizim ortalama yaşam süremiz 74. 4 yıl. Erkeklerimiz 72.4, Kadınlarımız 76.4 yıl yaşıyorlar. Ülkelerin ekonomik seviyesi arttıkça ortalama ömür de uzuyor. Listede 150'nci sıradan sonrası hep Afrika...Son sırada 47.5 yıl ile Sierra Leone var. Ne üzücü değil mi? Gelmişsiz 2104’e; insanlar hala 1500’li yıllarda pek çok hastalığın çaresinin olmadığı dönemlerdeki gibi erken ölüyorlar.

İngilizler ne yiyor ne içiyor?

■ Hiç sağlıklı yemiyorlar. Bir kere çok içki içiyorlar. Öyle bizim gibi bol yeşillik de yemiyorlar. Meyve-sebze her şey bol marketlerinde, alım güçleri de yüksek. Ama zeytinyağı mutfaklarına son yıllarda girdi... Daha çok tereyağı, krema, şarküteri, et seviyorlar. Ülke genelde güneşsiz ve serin; öyle bizdeki gibi bol zeytinyağlı-balık hafif kaçabiliyor bu kasvetli ortamda. Ancak bizde büyük şehirlerimizin hiçbirinde olmayan bir şey var; sonsuz huzur, sakinlik. Bazı yerlerde zaman durmuş gibi. Kaplumbağa gibi sakin yaşayabilirsiniz. Her yer yemyeşil, müthiş korumacılar, kolay çivi çakamazsınız. Hava tertemiz. Gözlemlerime göre bu tansiyonu düşük ortam onların daha uzun ömürlü olmasını sağlıyor.

12:00-15:00 arası 20 dakika güneşlenin

Eskilerin, "Güneş girmeyen eve doktor girer" sözü gerçekten de çok doğru. Araştırmalar bunu kanıtlıyor.

Son yılarda D vitaminin faydalarını gösteren araştırmalarda büyük bir artış oldu. Kemik erimesi dışında kalp hastalığı, damar sertliği, hipertansiyon, MS, guatr, depresyon, romatizmal, enfeksiyon, bağışıklık hastalıkları engelleyici ve tedaviye yardımcı olduğu bildiriliyor. İstanbul Florence Nightingale Hastanesinden Dr. Özgür Şamilgil'e göre; güneşlenmeyle doğal ürettiğimiz D vitamini ağızdan alınan takviyelerden farklı yapıda ve daha faydalı.

■ D vİtamİnİ eksİklİğİ varsa...

◗ Güneşlenme zamanı:
Güneş ışığındaki UVA cilt kanserine yol açarken UVB ise D vitamini üretimini sağlıyor cilt ve birçok kansere karşı koruyucu etkiye sahip. UVB daha kısa dalga boyuna sahip olduğundan ancak güneşin dik geldiği saatlerde etkili olabiliyor camdan geçemiyor, öğlen 12:00-15:00 arası güneşlenmek gerekiyor. Bu saatlerin öncesi ve sonrası güneşlenmek tersine D vitamini üretiminde azalmaya neden oluyor.

◗ Güneşlenme süresi:
Yazın cildi kızartmadan pembeleşecek kadar 10-20 dakika haftada 3-5 gün güneşlenmek yeterli oluyor. Süre uzadığında üretilen D vitamini yeterli düzeye gelmişse üretim duruyor ve hatta oluşan fazla vitamin bozuşmaya başlıyor. Dolayısıyla eksilmemesi için düzenli aralıklara kısa süreli güneşlenmeyi sürdürmek gerekiyor.

◗ Güneşlenme şekli:
Sanıldığı gibi ellerin ve yüzün açık olması yeterli değil vücudun en az yüzde 40’ının güneş görmesi üstelik güneş yağı sürülmemesi gerekiyor. Güneş yağları çoğunlukla esas faydalı olan UVB’yi engelliyor.

✒Haftanın sözü

‘Bellek , hepimizin yanında taşıdığı bir hatıra defteridir.’

Oscar Wilde İrlandalı yazar (1854-1900)