Gazetevatan.com » Yazarlar » Gerçek bal kanseri engelliyor

Gerçek bal kanseri engelliyor

17 Mayıs 2014 Cumartesi


Prof. Dr. Erdem Yeşilada ile balın günah keçisi mi gerçek bir şifa kaynağı mı olduğunu konuştuk. Yeşilada, “Gerçek balın kanseri engelleyici etkisi olduğunu söylerken, sahte balın tam tersi etki gösterdiğini vurguluyor.

Bala çocukluğumdan beri düşkünüm. Annem tereyağlı ballı ekmeklerle büyüttü. 97 yaşına kadar son derece sağlıklı yaşayan anneannem balsız kahvaltıya oturmazdı. Dünyada bilimsel kongreler düzenleniyor; arı ürünleriyle (bal-polen, arı sütü, propolis) tedaviler, araştırma sonuçları üzerine... Sonra biri çıkıyor; ‘Bal sadece şekerdir’ diyor. Yüzyıllardır insanoğlunun şifa amaçlı kullandığı bir ürün var karşımızda, tamamen doğal üstelik. Kafamızdaki soru işaretlerini giderecek kişi Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi (Doğal kaynaklı ilaç bilimi) ve Fitoterapi ( Bitkilerle tedavi) Ana bilim Dalı Başkanı Prof. Erdem Yeşilada...
Bala ‘sadece şeker’ diyenler var. Doğru mu?

Balın yüzde 80-85’i glikoz, früktoz ve diğer şekerlerden oluşuyor. Yani genel olarak şekerli su gibi görünüyor. Ancak içerisinde bulunan fenolik bileşikler, proteinler, enzimler ve vitamin/mineraller balın farkını ortaya koyuyor.

Araştırmanızdan çıkan sonuç: ‘Çaya bal eklemek antioksidan kapasitesini artırıyor.’

Bitki çaylarına bal ilave edilmesi ile çayların antioksidan etkisinin 60 kata kadar arttığını tespit ettik. Çaya bal eklemek zaten yüksek antioksidan etkisi bilinen siyah ve yeşil çayın etkisini 4 misli, ıhlamur çayının antioksidan etkisini ise 60 kat artırdı.

ARI SÜTÜ YAŞLANMAYA KARŞI

Son dönemlerde balın kanseri önleyici etkileri de konuşuluyor. Bal kanser hücrelerinin gelişimini engelleyebilir mi?

Ülkemizde yapılan çalışmalarda gerçek balın meme kanseri hücrelerinin gelişimini deneysel olarak önlediği, buna karşılık sahte balın -tam tersine- kanser hücrelerinin gelişimini sağladığı gözlemlenmiş. Bu gerçekten çok önemli bir bulgu. Arılar nektar toplamak için dolaşırken nektarların içinde polenlerden gelen polifenolik bileşikleri de barındırıyor. İşte bu polifenolik maddeler balın kansere karşı etkisini sağlıyor. Halbuki piyasada arılara şekerli su verilerek ya da şekeri karamelize ederek hazırlanan çok sayıda sahte bal var.



Peki arı sütünün içinde antiaging sağlayan başka maddeler de var, değil mi?

Japon araştırmacılar arı sütü oda ısısında tutulduğunda bozulan madde olan protein yapısındaki ‘royalaktin’ in arı sütündeki yaşlanma önleyici temel bileşen olduğunu saptamış. Bu maddenin kraliçe arının yaşam süresini uzattığı (normalde 2-3 hafta yaşayan işçi arıların yaşam süresi arı sütü sayesinde 7 yıla kadar uzuyor).

Arı sütünün cinsel gücü de artırdığı söylenir... Bilimsel açıdan doğru mu?

Evet, tavşanlarda yapılan çalışmada erkeklik hormonu olan testosteron seviyesinde belirgin şekilde artırıyor. Sperm canlılığı ve sayısını artırdığı da görülmüş.

Polen yiyerek yaşanabilir

“Bir insan sadece arı poleni yiyerek yaşayabilir” diyorsunuz... Neden?

Arı poleninin içerisinde vücut için gerekli amino asitlerin tümünü taşıdığı, ayrıca zengin vitamin ve mineral içeriğine sahip olduğu tespit edildi.

Kür halinde tüketilmeli

- “Arı sütü pahalı bir ürün olduğundan sahtekarlığı sık olarak yapılmakta, yoğurt, nişasta gibi benzer görüntüde materyaller ile karıştırılmakta. Arı sütü, arı poleni ve propolisin bal içerisinde hazırlanmış karışımları kür halinde tüketilmeli.”

Belki de çare arı sütü!

- “Arı sütü sperm canlılığı ve sayısını artırıyor. Yüksek antibiyotik etkisi ile enfeksiyonlara karşı etkili. Deney ortamında meme kanseri hücrelerini intihara sürükledi. Belki de kansere ilaç olacak.”