Gazetevatan.com » Yazarlar » Yaşam süreniz beslenme şeklinize bağlı

Yaşam süreniz beslenme şeklinize bağlı

12 Ekim 2013 Cumartesi


İspanya, Granada’da tam bir hafta süren Uluslararası Beslenme Kongresi’ne katıldım. Dünyanın dört bir yanından gelen önemli bilim insanlarını, araştırmacıları dinlemek için toplanmıştık. Beslenme-sağlık alanındaki son araştırma sonuçları paylaşıldı, bilgiler aktarıldı. Ben de katıldım, sorular sordum, notlar aldım. Bazı araştırmacılarla özel olarak görüştüm. İşte sizin için derlediklerim.

Prof. Berthold Koletzko Münih Ün. Çocuk Hastalıkları Metabolizma ve Beslenme Bölümü

Bir hayatı değiştirmek annenin


- Anne karnındaki beslenme ve metabolizma bireyin tüm yaşamını programlayabiliyor.

- Çocuğun geleceği için ilk 1000 gün çok önemli. Bir hayatı değiştirmek, bir geleceği belirlemek annenin elinde.

- Anne sütüyle beslenme hem çocuğun şişmanlamasını engelliyor, hem de ileride şişman olmasını. Anne sütü şişmanlık riskini yüzde 22 düşürüyor. Çocukların yağ dokusu da etkileniyor.

- Son araştırmalar, anne karnındaki beslenmenin çocukluk döneminde büyümeyi etkilemesinin yanı sıra diyabete kadar önleyici olabileceğini ortaya koyuyor.

- Hamilelik ve çocukluğun ilk dönemlerindeki beslenme genleri etkiliyor.

- Anne sütü yerine biberonla beslenen çocukların büyüme hızları farklılık gösteriyor.

- Protein düzeyi çok yüksek bebe formülleriyle beslenen çocuklarda erken dönemde kilo artıyor ve ileride şişman olma riskleri de yükseliyor.

- İlk 1-2 yaşta aşırı kilo alımı erişkinlikte şişman olma riskini yükseltiyor.

Prof. Anne Mc Tiernan/ Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi

Menopoz sonrası sakın kilo almayın!

- Menopoz sonrasında kilo veren kadınlar kanlarındaki hormon seviyelerini azaltıyor ve kanser riskini düşürüyor. “Toplam kilonuzun yüzde 5’ini veya daha fazlasını kaybetmek östrojene duyarlı meme kanser riskini yüzde 50’ye varan oranda düşürüyor.

- Alkol tüketimiyle birlikte meme kanser riski de artıyor.

- Kilolu olmak menopoz sonrası meme kanseriyle ilişkili, ancak menopoz öncesi meme kanseriyle ilişkisi yok.

Gerda Feukenes/ Diyetisyen (Hollanda)

Türkler ve Hintliler çok tuz kullanıyor

- Çinliler, ülke sağlığı için 2015’e kadar tuz tüketimini 9 grama indirmeye karar verdiler ve bunun için çalışmalara başladılar. Şu anki ortalama tüketimleri günde 12 gramın üstünde.
- Değişik ülkelerdeki insanlara sorduğumuzda kimse fazla tuz kullanmadığını söylüyor ancak yine insanların çoğu daha yemeği tatmadan tuz döküyor.

Prof. Dr. Fred Brouns/ Biyomedikal Araştırmacı/ Maastricht Üniversitesi (Hollanda)

Çocuklara enerji içeceği içirmeyin

- Karbonhidrattan yoksun kalmak spor yapan insanların kaslarında iyileşme zamanını uzatıyor, performansı düşürüyor.
- Her karbonhidrat aynı değil, metabolizmada farklı işlemlerden geçip farklı etkiler yaratıyorlar.
- Küçük çocuklar enerji içeceği içmemeli. Çocuk bir kutu enerji içeceği içerse 1 saat 45 dakika yürümeli.
- Şeker ve şekerli içecekler ciddi spor yapan sporcular için önemli bir enerji kaynağı. İşleri için buna ihtiyaçları var.
- Meyve suyu tatlandırılmış içeceklerle aynı kalori değerine sahip. Ancak vitamin ve mineral de içerdiği için tercih nedeni olabilir.
- Meyve suları Amerika’da olduğu gibi kocaman bardaklarla verilmemeli. Etkisi azalmadan tüketilmeli.

Prof. Keith Godfrey/ Southampton Üniversitesi (İngiltere)

Kilonuz anne karnında belli olabilir

- Kadınların yüzde 50’si hamilelik öncesi ve sonrasında yeterli sebze-meyve yemiyor.
- Bu deney bize çocuğun 6-9 yaş arası şişmanlığının daha anne karnındayken belirlendiğini gösterdi.
- Annenin hamilelikte aşırı kilo alması çocuğun ileride daha çok yağ dokusuna sahip olmasına yol açıyor.
- Hamilelerde D vitamin eksikliği çok yaygın ve çocuğun kemik gelişimi üzerinde kalıcı etkileri var.

Dr. Teresa Norat Kraliyet Koleji- Londra

İnce olun ama normalin altına inmeyin

- 12 yıl boyunca 9 Avrupa Birliği ülkesinden 380 bin kişiyi araştırdık.
- Mümkün olduğunca ince olun. Kanser riski yüzde 22 düşüyor. Ancak normal kilonun altına düşmeyin .
- Daha çok bitkisel besin yiyin. Risk yüzde 21 düşüyor.
- Alkolü azaltmak ve bitkisel besinlerle beslenmek yine kanser riskini çok düşürüyor.
- 1 günde tüketilen lif 10 gram artınca kanser riski yüzde 10 düşüyor.
- Hareketsiz olmak ise en başta rahim kanseri riskini artırıyor.

Prof. France Bellisle/ Laval Üniversitesi

Tatlıya hep yerimiz var!

- Şekerli tatlar ana tatlardan biri. Şeker bizim içecek ve yiycekleri daha rahat kabul etmemizi sağlıyor.
- Bebekler şekerli tatları nötr tatlara tercih ediyor. Tatlıya düşkün-lük yaşın ilerlemesiyle azalıyor.
- Deneylerde şunu görüyoruz: Ne yersek yiyelim, tatlıya hep yerimiz var.
- 30 yıldan fazla süren araştırmalar tatlandırıcıların diğer yiyeceklerden farklı olmadığını gösteriyor.
- Şekerli tat tatmin duygusunu ve memnuniyeti artırıyor.
- Tatlı bazı kişilerde daha fazla yemeye yol açabilir.

Prof. Dr. James O. Hill/ Colorado Üni.

Atıştırmaktan vazgeçmiyoruz!

- Neden mi şişmanladık? Yiyecek hiç bu kadar ucuz ve kolay ulaşılabilir olmamıştı!

- Enerji balansı kilo vermek için çok önemli. ‘O kadar spor yapıyorum niye kilo veremiyorum’ diye soruyor. Çünkü yaktığından fazla yiyor. Enerjiyi her azalttığımızda kilo veremeyebiliriz.

- Kontro edilebilen ve kontrol edilemeyen bölgelerimiz var. Kontrol edilebilen alanda beyin kilonuzu hep aynı yerde tutabiliyor. Bu noktayı aşıp kontrol edilemeyen alana geçtiği-nizde artık hakimiyet ortadan kalkıyor. Kilo alıp başını gidiyor!

- Kaloriyi kısıtlamak çözüm değil, kısa vadede başarı getiriyor, ama uzun vadede işe yaramıyor.

- Küçük adımların daha çok işe yarayacağını düşünüyorum. Kilo fazlası olan birinden her gün 100 kalori kesmesini isteyin.