Gazetevatan.com » Yazarlar » Tatlandırıcılar diyabetlilere

Tatlandırıcılar diyabetlilere

06 Temmuz 2013 Cumartesi


Hareketsiz yaşam, dengesiz beslenme dünyada şişmanlık ve diyabetin hızla yayılmasına yol açıyor. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte aldığımız kalori ile harcadığımız kalori arasındaki fark iyice açıldı. Diyabet, kimilerine göre medeniyet hastalığı. Günümüzde çocuktan yaşlıya çok sayıda kişide görülüyor ve hızla artıyor. Türkiye’de son 12 yılda diyabet sıklığı yüzde 90, obezite ise yüzde 44 artmış durumda.

Diyabet neden bu kadar arttı?

- Yaşlı nüfus çoğaldı.
- Beslenme şeklimiz değişti.
- Çok hızlı şehirleşme var.
- Fiziksel aktivite azaldı, yaşam
şeklimiz çok hareketsizleşti.

Yaşam boyu kilo yönetimi gerekli!

Daha sağlıklı bir yaşam için aldığımız kalorilerle harcadığımız kaloriler dengeli olmalı. Bu dengeyi sağlarken fiziksel olarak aktif olmanın yanı sıra yeterli ve çeşitli bir beslenme uygulamamız önemli. Kiloyla diyabet arasındaki ilişki yüzünden diyabeti önlemek veya geciktirmek için izlenecek en önemli yollardan biri aşırı kilo artışını engellemek. Kilo veren ve bunu koruyabilen diyabetlilerde genelde kan şekeri hemen düşmeye başlıyor. Tatlandırıcılar tam da bu noktada, fazla kilolu ve obez kişilerde, diyabet hastalarında, dengeli ve sağlıklı bir beslenme çerçevesinde kalori kısıtlamasının, tedavinin ayrılmaz parçalarından biri. Ailesinde diyabetliler olan biri olarak ben de uzun süredir kalori kontolünü sağlamak adına tatlandırıcılardan faydalanıyorum. Son iki yıl içinde halam ve amcamı diyabete ve kiloya bağlı nedenlerle kaybettik. Babam da diyabetli. Diyabet bana da sağlıklı beslenmeme ve normal kiloma rağmen göz kırptı. Yaşım ilerliyor, tatlımdan vazgeçmek istemiyorum, diyabetten ürküyorum. Uzunca bir süredir kilomu korumak, diyabetten korunmak için tatlandırıcı kullanıyorum. Bu konuda ABD’den iki bilim insanıyla konuşmuş ve köşemde yayımlamıştım. Türk bilim insanlarının fikri nedir, onlara da sordum.

'Şehir efsaneleri doğru değil'



İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Endokrinoloji Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.Taner Damcı bakın neler söylüyor:
Tatlandırıcıları güvenle kullanabilir miyiz?
Tatlandırıcılar gerek şeker hastalarında kan şekerinin aşırı yükselmesini önlemek ve dünyada yaygınlığı büyük hızla artmakta olan obez bireylerde kalori alımının azaltılması amacıyla yaygın olarak kullanılıyor. Dünyada gerek kılavuzları düzenleyen bilimsel kuruluşlar ve gerekse konunun uzmanı doktorlar gittikçe artan sıklıkta tatlandırıcıları önermektedir. Tatlandırıcıların sakıncalı olduğuna ve kullanılmaması gerektiğine dair hiçbir bilimsel kuruluş ve hükümet organı herhangi bir negatif öneride bulunmamıştır.
‘Tatlandırıcılar kanser yapıyor’ diye bir inanış var. Bu konuda dünyadaki son bilimsel açıklama nedir?
Herhangi bir tatlandırıcının kanser yaptığına dair bir kanıt bulunmamaktadır. Hiçbir insan çalışması herhangi bir tatlandırıcı ile kanser arasında bir ilişkiye rastlanmadı. Diyabet ve obezitenin kendisi aslında kanser riskini artıran durumlar. Bunların azaltılmasında ve tedavisinde olumlu etkileri olan tatlandırıcıların indirekt olarak azaltıcı etki göstermesi bile beklenebilir.
Diyabetli babam için anne-baba evine tatlandırıcıyı ben soktum. Babam da aynı bizim yediğimiz şekerli tatlıları yiyordu. Aile örneğimizde olduğu gibi ileri derecede şeker hastaları bile tatlandırıcı kullanmayı akıllarına getiremiyorlar. Bu neden sizce?
Tatlandırıcılarla ilgili pek cok yanlış inanış bulunmaktadır; kanser yaptığı, Alzheimer’e yol açtığı, beyin fonksiyonlarını etkilediği gibi. Ancak bunların hiçbiri doğru değildir. Şeker hastaları kesinlikle seker yerine yapay tatlandırıcılari tüketmeli veya şeker tüketmemelidirler.
‘Kan şekerini yükseltmemek ana hedefimiz olmalı’ diyoruz hep. Tatlandırıcıların bazıları kan şekerini yükseltiyor mu?
Bazı tatlandırıcılar karbonhidrat yapısındadır ve şekere benzerler. Bunların çok az da olsa kalorisi vardır. Ancak sofra şekeri ile karşılaştırıldığında bu etkiler o kadar zayıftır ki diyabetiklerde kullanılmasında bir sakınca görülmez. Kalorisiz tatlandırıcılar ise zaten bu özellikleri taşımazlar.

'Yıllardır tatlandırıcı kullanıyorum'



Tatlandırıcılar konusunda Marmara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof.Dr. Funda Elmacıoğlu’ya da danıştım.
Tatlandırıcı kullanıyor musunuz ve nasıl bir tatlandırıcı tercih ediyorsunuz?
Evet, tatlandırıcılara uzun yıllardır beslenmemde güvenle yer vermekteyim. İdeal bir tatlandırıcı; sukrozun (toz şekerin) duyusal özelliklerini içeren, kullanırken ve kullanıldıktan sonra ağızda acı ve/veya metalik tat bırakmayan, hoş bir tada sahip olmalı. Aynı zamanda; çözelti halindeyken renksiz, kokusuz, suda çabuk eriyebilen, ekonomik, ısıya dayanıklı, kalorisi düşük olmalı. Yukarıda belirttiğim özellikleri ile aspartam bütün kriterleri sağlayan tatlandırıcılardan biridir.
Aspartam tam olarak nedir?
Aspartam; James Schlatter tarafından, aspartilfenilalaninin metil esteri olarak 1965 yılında sentez edilmiştir. Bu bileşim hayvanlar ve insanlar üzerinde test edildi ve 1981 yılında FDA tarafından, soğuk içeceklerde kullanımına izin verildi. Aspartam; aspartik asit ve fenilalaninden (aminoasitler) oluşmuş bir dipeptittir. Aspartamın bir gramı 4 kcal içerir fakat, sukrozdan daha tatlı olduğu için çok düşük dozlarda kullanılmaktadır. Bu yüzden enerji değerine katkıda bulunmaz.
Bir günde ne kadar kullanılabilir?
Amerikan Diyetetik Akademisi’nin 2012 yılında yayımladığı tatlandırıcılara ilişkin raporunda değinildiği üzere aspartamın tatlılık derecesi sukrozun 160-220 katıdır. Rapora göre günlük alınmasına izin verilen miktar vücut ağırlığı başına 50 mg/kg. Hesaplanan alım miktarı ise 0,2-4,1 mg/kg’dır.
Obezite artık salgın hastalık kabul ediliyor. Bu hastalıkla savaşta tatlandırıcıların da faydası olur mu?
Obezite tedavisinde kalori alımının azaltılmasında sukroz ve sukroz içeren yiyecek ile içeceklerde sukroz yerine aspartam kullanılabilir. Aspartamla yapılan bir çalışmada, obezlere verilen aspartamın, açlık hissinde azalmaya neden olduğu ileri sürülmüş.
Yan etkisi var mı?
Hiçbir yan etkisi yok. Sağlıklı yetişkinler, iki yaşından büyük çocuklar, gebeler ile diyabetli hastaların rahatlıkla kullanılabi-leceği FDA tarafından belirtil- miş. Aspartam ve asesülfam K genellikle gazlı içecek üretimi-nde yaygın olarak kullanılıyor. Dünyada 90’dan fazla ülkede kullanım izni bulunuyor.