Gazetevatan.com » Yazarlar » Detokslanalım mı detokslanmayalım mı?

Detokslanalım mı detokslanmayalım mı?

08 Haziran 2014 Pazar


Detoks modası aldı başını gidiyor. Metropol insanınının sözcük dağarcığının en sevgili kelimelerinden oldu bile! Birçok detoks merkezi açıldı ve açılmaya da devam ediyor. Peki detoks tam olarak ne, gerçekten işe yarıyor mu? Yoksa boş bir umut dağıtımı mı söz konusu? Haydi gelin şu detoksu mercek altına alalım.

Detoks ne demek?

Detoks ; detoksifikasyon sözcüğünün kısaltılmış hali. Vücuttan toksinlerin arındırılması demek. Günümüzde bu kısa haliyle ( detoks) kullanılıyor. Vücuttan zehirli maddelerin uzaklaştırıldığını iddia eden bir dizi alternatif terapi yaklaşımı tanımlıyor.

Detoks nasıl uygulanıyor?

Diyet, oruç tutmak , özellikle bazı yiyecekleri yemek veya hiç yememek , bağırsakların temizlenmesi gibi yöntemlerle detoks uygulandığı iddia ediliyor.

Peki gerçekten toksinlerden arınıyor muyuz?

Bir tıp doktoru olarak detoks adıyla sunulan bu yöntemleri sadece ‘para ve vakit kaybı ‘olarak nitelendiriyorum. Bilimsel çevrelerde de genel görüş böyle... Bu tür yöntemlerin etkili olduğuna dair yeterli bilimsel kanıt yok.

Örneğin; İngiltere’de halkın bilimi daha rahat izlemesi için kurulan ‘Sense About Science’ diye bağımsız bir kuruluş var. Toplumun yanlış bilgilendirilmesini önlemek için uğraşıyorlar ve yayınları büyük yankı uyandırıyor. Bu kuruluş detoksu ‘para vakit kaybı’ olarak değerlendiriyor. Piyasada detoks için satılan ürünleri toplayıp araştırma yaptılar, sonu ne biliyor musunuz: ‘Bilimselliğe dayanmıyor, tamamen reklam!’

21’inci yüzyıldayız. Atatürk ‘ün geçen yüzyıl başlarında söylediği gibi ‘ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ unutmayalım. Bilime dayanmayan açıklamalara , iddialara kulaklarımızı tıkayalım.

Detoks neden bu kadar popüler?

Detoks yapmaya gidenlerin çoğunun niyeti kilo vermek , hafiflemek aslındaÖ Sanıyorum ‘Kilo vermeye gidiyorum’ demek yerine ‘ Detoks’a gidiyorum’ demek daha havalı geliyor. Burda sorun yok; insanların kendini iyi hissetmesi çok önemli çünkü... İnsan sağlığına zarar vermeyecek, onları rahatlatan, günümüz metropol stresinden uzaklaştıran ortamlara, uygulamalara karşı değilim. Günümüzde çok yoğun bir biçimde çeşitli mönülerde detoks içecek olarak sunulan pek çok ürün var. Bakıyorum; bunların çoğu sağlıklı, insanları daha iyiye itiyor. Buna detoks denmesinde bir sakınca görmüyorum. Antioksidan gücü yüksek yiyecek ve içecekleri yemek- içmek adına detoks deyin-demeyin vücuda mutlaka destek veriyordur. Bir de adıyla kişiyi mutlu ediyosa, ‘trendy’ ( modaya uygun) hissettiriyorsa ne ala!

Detoksla zayıflayanlar o kiloyu koruyabiliyor mu?

Detoksla zayıflayıp kilosunu koruyan birine ben rastlamadım henüz. Vardır. Ancak bu tür programlarda ani kilo kaybı oluyor ve ani kilo verişler çok tehlikeli... Ani darken kastettiğim şu; Gidip bir haftasonunda 2-3 kilo veya 1 haftada 3-4 kilo vermek gibi...

Dikkat! kanseri tetikleyebilirsiniz

Yağ çok hızlı parçalandığı zaman aksine toksinler de kana daha hızlı karışıyor. Örneğin; kanser hastalarının hızlı kilo vermesi tercih ettiğimiz bir durum değildir hiçbir zaman. Bu tip yerlerde kişi ne kadar hızlı verirse o kadar başarılı görünüldüğü için, bilimsel bilgiler gözardı edilebilir, dikkat!

Üniversite mezunu bile eğitimsiz kişiden medet umabiliyor

Metropol insanı çok hızlı yaşıyor, çok çalışmak zorunda ve stresli... İyi para kazanıyor ama vücut ve ruh sağlığından da gidiyor. Bazıları kaybettiğini nasıl mı geri kazanmaya çalışıyor; işte böyle ürünlerde veya yöntemlerde mistik yönler bulmaya çalışarak, bu konuda hiç birbilimsel eğitimi olmayan kişilerden medet umarak.. İşin bence en trajik tarafı üniversite mezunu insanların hiç sağlık eğitimi almamış, doktor veya diyetisyen olmayan kişilerden yarar beklemesi...

Doktor kontrolünde ‘detoks’a evet

Detoks sözcüğü artık konuşma haznemize girdi, hemen hepimiz kullanıyoruz. İlk kitabıma da detoks bölümü koymuştum evde kendi kendimize uygulayabileceğimiz... Ancak yeni yazacağım kitaplarda böyle bir bölüm olamaz. Bilgiler yenileniyor çünkü. Büyük kavram karmaşası var artık, hiç tıp eğitimi almamış insanlar ‘ Toksin arındırabildiklerini ‘ iddia ederek bazı programlar uyguluyorlar.

Bu uygulamaları bir tıp doktoru olarak çok yanlış buluyorum, insanların sağlığıyla oynanıyor .

Dr. Yasemin Bradley yanıtlıyor

- İnek sütü içtiğimde gaz ve şişkinlik oluyor. Keçi sütü iyi gelir mi?( Hande Akgün- İstanbul)

Aynen inek sütü gibi, keçi sütü de laktoz içeriyor. Bu bir şeker ve gaz ve şişkinliğinizin nedeni olabilir. Bazı insanlar bu şekeri sindiremiyorlar. Keçi sütünde de laktoz var, ama daha az. Deneyip, görmelisiniz, büyük olasılıkla ya hiç şişmeyeceksiniz, ya da çok az sorun yaratacak. İnek sütüne hassasiyeti olan bir çok kişi rahatlıkla keçi sütünü tüketebiliyor.

- Semizotunda aynen balıktaki gibi omega-3 yağları varmış doğru mu? ( İbrahim Sezen- İzmir)

Doğru! Omega-3 yağlarından en zengin sebze semizotu. İçerdiği alfa linolenik asit (ALA) vücudumuzda aynen balık yağında bulunan Omega 3 yağ asidi türüne dönüşüyor. Kalp-damar sağlığı, cilt güzelliği, hormonların düzeni, kolesterol ve kan yağlarının düşürülmesi, alerjinin azaltılması, beynin daha iyi çalışması, tansiyonun düşürülmesi, kanserden korunmaya kadar etkisi var.


Kendi detoksunuzu yapın

Vücudumuzda temizliği yapan birçok organımız var. Biz sakin olduğumuz, stresten uzak yaşayıp, sağlıklı besinler yediğimiz zaman zaman zaten bu görevi yerine getiriyor. Yani vücut kendi kendini temizliyor. Sağlıklı, antioksidan gücü yüksek yiyecekler ve içeceklerle kendi kendimize de detoks yapabiliriz.