DNA hasarına karşı kefir için

AA / Fotoğraf: Alamy |  07 Şubat 2019 Perşembe - 13:37 | Son Güncelleme : 07 02 2019 - 13:37

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Alpaslan Tanoğlu, "Kefir, kanserde önemli bir basamak olan mutasyon diye tabir ettiğimiz DNA'lar üzerindeki kalıcı hasarları azaltarak, kanser oluşumuna zemin hazırlayan kimyasal olayları önlüyor." dedi.


Kafkasya kökenli bir içecek olan inek,  koyun ve keçi sütüne maya ilave edilerek elde edilen, insan sağlığı için önemli  bir probiyotik olarak görülen kefirin, DNA üzerindeki kalıcı hasarları azalttığı  belirtildi. 
 
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr.  Alpaslan Tanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kefirin bileşimindeki  selenyumun, E vitamininin ve bazı enzimlerin kansere karşı koruyucu nitelik  taşıdığının bilimsel olarak ortaya konulduğunu ifade etti.
 
Türkiye'deki ölümlerin yaklaşık yüzde 20'sinin kanser sonucu olduğunu  bildiren Tanoğlu, "Kanser ve kanserden ölümleri azaltmanın en önemli  yöntemlerinden birisi de sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanında kansere karşı  koruyucu gıdaların tüketilmesi ve egzersizin hayatımıza girmesidir." dedi.
 
Kafkasya kökenli bir içecek olan inek, koyun ve keçi sütüne maya ilave  edilerek elde edilen kefirin sindirim sistemi üzerinde etkileri olduğuna işaret  eden Tanoğlu, "Bilimsel çalışmalarla kefirin, karaciğer, böbrek fonksiyonları,  vücut kan dolaşımı, kalp sağlığı, beyin kan dolaşımı üzerine olumlu etki yaptığı,  kireçlenmeyi önlediği, mikroplara karşı koruyucu etkilerinin olduğu  belirtilmiştir. Kefir, bazı bilim insanlarına göre de uzun yaşamın anahtarı  olarak görülmektedir." diye konuştu.
 
"Günde 300-500 mililitre kefir tüketin"
 
Kefirin kansere karşı etkisinin bilimsel çalışmalarla da ortaya  konulduğuna dikkati çeken Tanoğlu, şunları kaydetti:
 
"Kefir, kanserde önemli bir basamak olan mutasyon diye tabir ettiğimiz  DNA'lar üzerindeki kalıcı hasarları azaltarak, kanser oluşumuna zemin hazırlayan  kimyasal olayları önlüyor. Aynı zamanda kanserojen etkisi olan maddeleri  etkisizleştirerek anti-kanserojen etki göstermektedir.
 
Çeşitli bilimsel araştırmalarda da günlük düzenli olarak 300-500  mililitre civarında kefir tüketilmesinin başta kolon kanseri olmak üzere mide,  göğüs, lösemi, deri ve mesane kanserlerine ya da kanserin vücut üzerindeki  zararlı etkilerine karşı koruyucu olduğu ve hatta bazı kanser türleri için  metastazları önleyebileceği bildirilmiştir. Kanserden korunmak ve sağlıklı bir  hayat yaşamak için düzenli kefir tüketmek kadar, zararlı alışkanlıklardan  kaçınmak, dengeli ve sağlık beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak da gerekiyor."
 
Prof. Dr. Tanoğlu, kanser nedeniyle kemoterapi veya radyoterapi gören  hastalara, bu ilaçların ve uygulamaların yan etkilerini önlemek ve iyileşme  süreçlerini hızlandırmak için başta doğal ev yoğurdu ve kefir olmak üzere  probiyotik ve prebiyotik özelliği taşıyan gıdaların tüketilmesini de  önerdiklerini söyledi.