Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'dan önemli açıklamalar!

AA |  02 Nisan 2019 Salı - 17:18 | Son Güncelleme : 02 04 2019 - 18:28

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bugün teröristlere karşı dimdik duruyor ve dünyaya şu mesajı veriyoruz; pompalamaya çalıştığınız kin, nefret, korku ve şiddet sarmalında yok olup gideceksiniz." dedi.


Dışişleri Bakanı Mevlüt  Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda ırkçılık, yabancı  düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğün ortadan kaldırılması konulu oturumda konuştu.
 
Bugün insanlığın vicdani meclisi olarak kurulan BM çatısı altında,  herkes için gittikçe büyüyen bir tehdidi ele almak ve ortak tehdide karşı ortak  bir duruş göstermek üzere bir araya geldiklerini söyleyen Çavuşoğlu, ''BM Genel  Kurulu, bugün en temel değerimiz olan insan hayatının kutsallığı etrafında  bizleri bir araya getiriyor ancak bu temel değerimiz, teröristlerin ve terörizmin  açık saldırısı altında." diye konuştu.
 
"15 Mart’ta Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde, arkasında son  derece organize bir akıl ve planlama olan, faşist ve barbar terörist, orada  ibadetlerini yerine getiren 51 Müslümanı şehit edip pek çok kişiyi yaralarken  esasen insanlığın ortak değerlerini hedef almıştır." diyen Çavuşoğlu, bugün  burada İslam ve insanlık düşmanı saldırıyı kınamak ve saldırının kurbanlarını  anmak üzere son derece anlamlı bir dayanışma gösterildiğini ifade etti.
 
Çavuşoğlu, ''Bugün teröristlere karşı dimdik duruyor ve dünyaya şu  mesajı veriyoruz; pompalamaya çalıştığınız kin, nefret, korku ve şiddet  sarmalında yok olup gideceksiniz ve asla başaramayacaksınız. Burada Birleşmiş  Milletler Genel Kurul çatısı altında her inançtan, her coğrafyadan, her ırk ve  milliyetten temsilcilerin bu kararlılığı ortaya koyması sizin kirli  ideolojilerinize ve menfur saldırılarınıza karşı verilmiş en anlamlı cevaptır.''  ifadesini kullandı.
 
Türk halkı adına, kutsal ibadet mekanlarında vahşice katledilen masum  insanların ailelerine en içten başsağlığı dileklerini ileten Çavuşoğlu, Yeni  Zelanda hükümetine ve halkına da taziyelerini sundu.
 
Dayanışma göstermek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın,  Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve kendisini terör saldırılarının hemen  sonrasında Yeni Zelanda’yı ziyaret etmek için görevlendirdiğini hatırlatan  Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Başbakan Sayın Ardern ve hükümetinin liderliğinde Yeni Zelanda  halkının güçlü duruşuna ve vakarına, ayrıca ülkelerinde yaşayan Müslüman  toplumunu nasıl içten şekilde sahiplendiklerine bizzat şahit olduk. Sizlerin de  bildiği gibi Türkiye terörün her türlüsüne karşı hem ulusal hem de uluslararası  ölçekte yıllardır son derece kararlı mücadele ortaya koyan bir ülkedir. Bugün  aynı anda hem DEAŞ'la hem PKK/PYD/YPG ile hem DHKP-C ile hem de FETÖ ile aynı  anda amansız ve kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Terörizme karşı küresel ölçekte  mücadeleye yönelik çabaları güçlendirmek, Türkiye’nin en önemli önceliklerinden  biri olmaya her daim devam edecek.''
 
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi Dönem Başkanı sıfatıyla 22  Mart’ta İstanbul’da İİT Acil İcra Komitesi Toplantısı düzenlediklerini hatırlatan  Çavuşoğlu, toplantının ortak bildirisinde de vurgulandığı üzere "arkasındaki amaç  ne olursa olsun, nerede ve kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin ve  kimi hedef alırsa alsın hiçbir terör eyleminin  mazur görülemeyeceği ve  gösterilemeyeceğini" belirtti.
 
Çavuşoğlu şöyle devam etti:
 
''Christchurch saldırısının oluşturduğu trajedi, hoşgörüsüzlük,  ırkçılık, İslam ve yabancı düşmanlığının bütün insanlık için sanılandan çok daha  büyük tehditleri besleyip büyüttüğünü dünyaya göstermiştir.  Şüphesiz ki bu  olgular birbiriyle bağlantılı. Müslüman düşmanlığı ve ırkçılık çoğu zaman  birbiriyle iç içe. Artık ırkçı, yabancı düşmanı, İslam karşıtı söylemler ve  şiddet daha fazla gözardı edilemez. BM Genel Kurulu dahil olmak üzere  uluslararası camia da bu anlamda sorumluluktan muaf sayılamaz. Yabancı düşmanlığı  ve ırkçılığa karşı insanlığın ortak sesinin duyulması şart. Dolayısıyla işte tam  burada ve şu anda göçmenler, azınlıklar ve bütün inanç sahipleri de dahil olmak  üzere hepimizin, tek bir bütün olan insanlığın parçası olduğumuzu vurgulayan  küresel bir seferberlik ilan edilmelidir. Müslüman karşıtlığı, antisemitizm ve  Hıristiyan karşıtlığı dahil ırkçılığın hiçbir şeklinin asla hoş görülemeyeceği  duyurulmalıdır."