Depremi iki hafta önceden bilmek mümkün olacak mı?

Jan DEVLETOĞLU’NUN YAZI DİZİSİ |  30 Haziran 2008 Pazartesi - 23:54 | Son Güncelleme : 30 06 2008 - 23:54

Atmosfere yayılan elektromanyetik dalgalarla depremi önceden bilmenin mümkün olabileceğini belirten NASA’nın iki önemli uzmanı VATAN’a bilim dünya-sında çığır açabilecek bu projeyi anlattı


İngiltere’nin en büyük yayın kuruluşu BBC, geçtiğimiz ay ABD’deki Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) depremi bir iki hafta öncesinden haber verebilen yeni bir erken uyarı sistemi geliştirmeye çok yakın olduğunu duyurdu. NASA’dan sızan habere göre NASA ve İngiliz şirketi Surrey Uydu Teknolojileri, deprem öncesi atmosferde meydana gelen değişimleri izlemek için bir uydu ağı kuracak. Projenin amacı ise depremi bir-iki hafta öncesinden tahmin etmek ve bu sayede binlerce insanın hayatını kurtarmak. Proje için iki yıl içinde geliştirilecek olan bulaşık makinası boyutlarında 20 uydu kullanılacak. Şimdiye kadar kullanılan uyarı sistemleri, depremi en fazla bir dakika önce haber verebiliyordu ayrıca yanlış alarm olasılığı da oldukça yüksekti.

Sistem nasıl çalışıyor?

NASA’da çalışan bilim adamları teoriyi şöyle açıklıyor: Yeryüzünün büyük bir bölümü tarafından emilen su, yeraltındaki yüksek ısı ve basınçla kristalleşiyor ve elektrik yükleniyor. Deprem öncesinde artan basınçla yerküre levhaları pil işlevi görüyor ve bu kristaller kimyasal değişim geçiriyor. Değişim sonunda yeryüzüne ısı yayılıyor. İddiaya göre ortaya çıkan bu ısı, yer yüzeyinde zor fark edilen kızılötesi bir parlama yaratıyor. Uzaya yansıyan bu ışıma da uydular tarafından tespit edilebiliyor.

“İmkansızın peşindeyiz”

NASA uzmanları Dr. John Labrecque ve John D. Harrington’un projeyle ilgili VATAN’a açıklamaları şöyle:

Proje, araştırma aşamasında ve henüz kesin birşey yok. Şu anda ciddi araştırmalar Küresel Konumlandırma Sistemleri (GPS) ve radar sistemleri alanlarında yapılıyor. Depremden önce meydana gelen manyetik ve elektromanyetik sinyal değişimleri üzerinde araştırmalar yapılıyor. Bu değişimlerin istatistiksel bir anlamı olup olmadığını tespit etmeye çalışıyoruz. Sinyal değişimlerini son zamanlarda meydana gelen depremlerle bağdaştıran birçok haber çıkıyor. Ancak bu, bilimsel olarak kesin birşey ifade etmiyor. ABD, Fransa, Rusya ve Çin’in uzayda bu konular üzerinde araştırma yapan ve değişiklikleri saptamaya çalışan uyduları bulunuyor. Biz, NASA olarak imkansızı gerçekleştirmeye çalışırız. Projeleri sık eleyip sık dokuruz ve sonunda başarırız. Fantezi olarak adlandırılan projeler bile birgün gerçekleşebilir.

“Birçok kanıt var”

NASA’nın ortak çalışmayı düşündüğü Surrey Satellite Technology Limited’de projenin başında bulunan mühendis Stuart Eves ise VATAN’a e-posta yoluyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Manyetik alan değişimi etkisinin saptanabilir olduğunu doğrulayan birçok kanıt bulunduğunu düşünüyoruz. 16 Mayıs 2008 tarihli haberi görünce bu olguya inanma konusunda yalnız olmadığımızı anlayacaksınız:

Çin depremi tespit edildi

Tayvan uydusu Formosa-3 Sinchuan depremi öncesinde atmosferin iyonosfer katmanının yoğunluğunda ani bir düşüş tespit etti. Tayvan uydusu, 12 Mayıs’taki depremden 6 ile 15 gün önce depremin merkez üssü Wenchuan bölgesinde atmosferin 1000 kilometrekarelik alanında 1.2 milyon elektrik yüklü parçacık düştüğünü ölçmüştü. Ancak depremden önceki gün bu rakam 600 bine düştü. 2006’da fırlatılan uydu, 5 ve üzerindeki şiddetteki 63 depremin yüzde 70’inde iyonosfer yoğunluğunda düşüş olduğunu kanıtladı.

“Ortadoğu’da 6’lık deprem geliyor”

İSRAİL Sağlık Bakanlığı dün hastanelere gönderdiği genelgede Lübnan-İsrail sınırında son 3 ay içerisinde irili ufaklı 500 deprem gerçekleştiğini belirterek bunların aynı bölgede 6 büyüklüğünde bir depremin öncüleri olabileceğini, hazırlıkların buna göre yapılması gerektiğini belirtti. Sağlık Bakanlığı’nın genelgesinde bu konuda yapılan tahminin hangi bilimsel çalışmaya dayandırıldığı konusunda bir açıklama yer almadı.

YARIN
ABD California depremine karşı halkını nasıl hazırlıyor?
Ege’de İstanbul’daki gibi bir deprem tehlikesi var mı?

ETİKETLER

0