Deprem farklı, acı aynı! 21 yıl sonra aynı fotoğraf

AA |  26 Ocak 2020 Pazar - 19:24 | Son Güncelleme : 26 01 2020 - 19:24

Malatya'nın Doğanyol ilçesindeki depremde kardeşini kaybeden Basri Kara'nın gözyaşı döktüğü fotoğraf yürekleri dağladı.


Doğanyol ilçesinin Gökçe Mahallesi'nde iki katlı kerpiç evin yıkılması  sonucu evli ve 4 çocuk babası Mustafa Kara (49) hayatını kaybetti. Kara'nın  cesedi, evin enkazından AFAD ekipleri ve vatandaşların yardımıyla çıkarıldı.
 
Depremde kardeşini kaybeden 57 yaşındaki Basri Kara'nın döktüğü  gözyaşının objektife yansıması yürekleri burkarken, özellikle 21 yıl önce Düzce  depreminde çekilen "simge" fotoğrafı akıllara getirdi.
 
Evinde taziyeleri kabul eden depremzede Kara, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, depremin ardından kardeşine bakmak için evine gittiğini ve enkazla  karşılaştığını söyledi.
 
 
Kardeşinin evinin yerle bir olduğunu gördüğünü anlatan Kara, şunları  kaydetti:
 
"İçeriden bağırıyorlardı. Kardeşimin çocuğu yıkılan direğin dibinde,  kardeşim kirişin dibinde kalmıştı. Evin enkazından en son kardeşimi çıkardılar.  Kardeş, hiçbir şeye benzemiyor. İçim yanıyor."
 
"Allah, Cumhurbaşkanımıza ömür versin"
 
Basri Kara, depremin ardından bölgeye tüm imkanların seferber  edildiğini dile getirerek, "Allah, Cumhurbaşkanımıza ömür versin. Allah onu  başımızdan eksik etmesin. Sırf bizim için değil Doğanyol ve Gökçe Mahallesi, her  yere çadır geldi. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun." dedi.
 
"İçim yanıyor, unutamıyorum"
 
Depremden zor kurtulduklarını anlatan Kara, şöyle devam etti:
 
"Kardeşimin yanına koştum ki içeride kalmış. İçim yanıyor,  unutamıyorum. Kardeşimin o şeklini şemailini unutamıyorum. Cuma günü öldüğü son  gün Doğanyol'a gittik parasını aldı. Bana bir baktı, o bakışı gözümün önünden  gitmiyor. Bir de o ölmüş şekli gözümün önünden gitmiyor. Kardeşimi betonların  arasında gördüm. İçim yanıyor, kolay bir şey değil. Acımız çok büyük. Kardeşimi  kaybettim kolay bir mesele değil, tek kaldım. Allah devletime ömür versin. Allah  Cumhurbaşkanımıza ömür versin. Başka bir şey istemiyorum."