Deniz Çakır hakkında dava açıldı!

AA |  24 Nisan 2019 Çarşamba - 7:29 | Son Güncelleme : 24 04 2019 - 7:29

Oyuncu Deniz Çakır'ın, Beşiktaş'taki bir kafede bulunan bazı kadın müşterilere söylediği sözlerle, "halkın bir kesimini, sosyal, sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçunu işlediği iddiasıyla 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianamede Deniz Çakır'ın ifadesi de yer aldı. Çakır, ''Burası Arabistan mı?'yı kendi arkadaşlarıma dedim' dedi.


Kafede oturan bir kısmı başörtülü 7 kadının, oyuncu Deniz Çakır'ın  kendilerine hakaret içeren söylemlerde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda  bulunması üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma,  "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal  etme" suçlarından takipsizlik kararı verilmesinin ardından, "halkın bir kesimini  sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen  aşağılama" suçundan sürdü.
Başsavcılıkça soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede şikayetçi olan  4 kadının ismi "müşteki" olarak yer aldı.
İddianamede, 30 Aralık 2018'de, Beşiktaş'taki Zorlu Center alışveriş  merkezinde yer alan bir kafede arkadaşlarıyla bulunan şüpheli Deniz Çakır ile yan  taraftaki masada arkadaşlarıyla oturan 3 müşteki kadın arasında, kadınların  Çakır'ın fotoğraflarını çektiğini düşünmeleri nedeniyle tartışma yaşandığı, kafe  çalışanlarının da dahil olduğu tartışmada Çakır'ın müştekilere, "Atatürk var bu  ülkede, Arabistan değil burası, sizin yeriniz burası değil, Arabistan'a gidin,  İran'a gidin." dediği ileri sürüldü.
 
Soruşturma yürüten başsavcılıkça müştekilerin farklı tarihlerde  beyanlarının alındığı ve olayın yaşandığı kafenin güvenlik kamera görüntülerinin  incelendiği kaydedilen iddianamede, buna ilişkin detaylara yer verildi.
 
"'Burası Arabistan mı?'yı kendi arkadaşlarıma dedim"
 
İddianamede, tanık beyanları ve şüpheli Çakır'ın ifadesi de yer aldı.Çakır'ın ifadesinde, "görüntü çekilip çekilmemesiyle ilgili tartışma  yaşandıktan sonra konunun kapandığı, kafeden ayrılırken  herhangi bir tartışma ve olay çıkmadığı, kafeye girerken kadınlara alay eder tarzda mimik yapmadığı, tüm  hayatı boyunca ayrımcılık yapılmasına karşı durduğu, müştekilerin iyi niyetli olmadığını düşündüğü, 'Arabistan' kelimesinin geçtiği tek cümlenin, kendi  masasındaki arkadaşlarının duyacağı şekilde bir ses tonuyla, 'İçkili bir mekanda  içtiğim içkiye, çektiğim fotoğrafa karışılıyor, yargılanarak bakılıyor. Burası  Arabistan mı, burası Atatürk Türkiye'si.' şeklinde konuştuğu, bunu karşı tarafın  duyacağı şekilde söylemediği ve atılı suçlamaları kabul etmediğine" yönelik  beyanda bulunduğu dile getirildi.
 
Şüpheli Çakır'ın cep telefonu üzerinde fotoğraf ve video görüntülerine  ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlatılan iddianamede, 16 Ocak 2019  tarihli bilirkişi raporuna göre, "Zorlu Center'da çekilen 6 fotoğraf bulunduğu,  fotoğrafların Çakır'ın iki kadınla çektiği selfie fotoğrafları olduğu,  fotoğraflarda başkaca şahıs bulunmadığı, soruşturmaya konu tarih ve saatlerde  silinmiş herhangi bir video ve fotoğraf dosyasına rastlanılmadığı"nın tespit  edildiği vurgulandı.
 
"Halkın bir kesimini alenen aşağılama"
 
Başsavcılığın, eylemin, "mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun  davranmasından dolayı hakaret" suçu kapsamında kaldığı gerekçesiyle, "özel  hayatın gizliliğini ihlal, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama"  suçlarından takipsiz kararı verdiği hatırlatılan iddianamede, itiraz üzerine  İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 21 Şubat 2019'de takipsizlik kararının,  'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçu yönünden kaldırılmasına  hükmettiği anımsatıldı.İddianamede, şüpheli Deniz Çakır'ın söz konusu kafede yaşadığı  tartışma sırasında müştekilere, "Atatürk var bu ülkede, Arabistan değil burası,  sizin yeriniz burası değil, Arabistan'a gidin, İran'a gidin" ifadelerini  kullandığı iddiasıyla, "halkın bir kesimini, sosyal, sınıf, din, mezhep,  cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan 6 aydan 1 yıla  kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.