Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Caz’ın hüzünlü ve kötü adamı Chet Baker!

‘Caz’ın hüzünlü ve kötü adamı Chet Baker!

13 Mayıs 2016 Cuma


 
Hermann Hesse, Bozkırkurdu kitabının baş karakteri Harry Haller’in ağzından caz müziği ile ilgili şunları söylüyor: “Bir dans lokali önünden geçerken coşkulu bir caz müziği, pişmemiş bir etin buğusu gibi sıcak ve çiğ, yankılandı bana doğru... Şen ve hoyrat yabanıllığıyla beni de içgüdü dünyamın derinliklerinden yakalamıştı bu müzik ve nahif, haysiyetli bir şehvetle soluyup duruyordu... Müziğin lirizm taşan bir yarısı aşırı içli ve ağdalıydı; içinden duygusallık damlıyordu. öbür yarısına gelince, vahşi, kaprisli ve güçlüydü; ne var ki her iki yarı, nahif ve barışçıl bir arada yürüyor, bir bütün oluşturuyordu.” Bunu okuduğumda “İşte bu demiştim, başka türlü nasıl anlatılır ki bu müzik?” Yaşattığı hissi ifade edebilmek gerçekten oldukça zor.  
 
 
Takma dişli trompetçi!
 
Caz denildiğinde aklımıza gelen isimlerden biri hiç şüphesiz bu müziğin en tanınmış trompet çalgıcılarından olan Chet Baker... Bugün bu efsane ismin ölüm yıldönümü. 50’li yılların başında adını duyuran Baker, 1988 yılında, aşırı dozda uyuşturucu almış olarak bir otel odasının penceresinden düşüp hayatını kaybetmişti. Bu vesileyle takma dişleriyle trompet çalan Chet Baker’ın hayatını konu eden “Born To Be Blue”  filminden bahsetmek istiyorum. 2015 Toronto Film Festivali’nde ilk gösterimini gerçekleştiren Born To Be Blue, 25 Mayıs’ta Amerika’da gösterime girecek. Ülkemiz vizyon tarihi şimdilik belirsizliğini koruyan filmin yönetmen koltuğunda Robert Budreau oturuyor. Robert Budreau 2009 yılında  “The Deaths of Chet Baker”ın da  yönetmenliğilini yapmıştı. Bu yeni yapımda Chet Baker’ı Before Sunset ve devam filmleriyle akıllarımızda yer eden Ethan Hawke canlandırıyor. Carmen Ejogo filmde Jane’i, Kadar Brown ise Miles Davis rolünde. İzlenesi bir film olduğuna şüphe yok. 
 
ETHAN HAWKE
 
“Baker’ın müziğinde beni çeken şey, iyi bir şarkıcı değil; duygu dolu bir şarkıcı olması oldu. Bu özelliği  de karakteri iyi canlandırmamı sağladı. Ne kadar yalnız olduğu kendimin de hissettirebileceğime inandım.”