Gazetevatan.com » Yazarlar » Şapkalarında jilet taşıyorlar

Şapkalarında jilet taşıyorlar

22 Ocak 2016 Cuma


Peaky Blinders Birinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan şapkalarını silah olarak kullanıp kenarlarına yerleştirdikleri jiletle kurbanlarını kör etmeleri ile nam salmış bir çete. Kulağa pek hoş gelmiyor değil mi? Üstelik bunun kurgu değil gerçek olduğunu düşününce biraz da tüyler ürpertici. Ancak bu ilginç çeteyi merkezine oturtmuş bir dizi kimin ilgisini çekmez ki... Üstelik aksiyondan çok haz etmeyen benim bile çektiyse... Gerçeğe dayanan projeler her zaman biraz olsun merakımı cezbeder. Dönemin karanlık atmosferini iliklerimize kadar hissedebileceğimiz tarihi hikayelere pek sık rastlamıyoruz. 

Yeni müfettiş sonları mı olacak?

Amazing Grace, Eastern Promises ve Dirty Ptertty Things gibi filmlerinden de hatırlayacağımız Oscar adayı Steven Knight tarafından yaratılan dizi “Peaky Blinders”  bunu oldukça iyi başarıyor diyebilirim. BBC yapımı dizinin 31 Ocak Pazar itibariyle TLC ekranlarda olacağı müjdesini verdikten sonra biraz “Peaky Blinders”dan detaylı bahsetmek istiyorum... Başrollerini Cillian Murphy, Sam Neill, Paul Anderson, Helen McCrory ve Joe Cole’un paylaştığı, yapımcı kadrosundan ise Nurse Jackie ve Ripper Street‘i sayabileceğimiz Peaky Blinders’da,   üyelerinin çoğunluğu Shelby ailesine ait çete bahis işleriyle ve soygunculukla ilgilenen zamanın acımasız gansterlerinden oluşuyor.  Tüm şehir ve hatta polisler bile onlara saygı göstermek ve pis işlerine göz yummak durumunda kalıyor.  Ancak her şey yolunda giderken, bir soygun yüzünden, şehre başlarına bela olacak yeni bir müfettiş geliyor ve hikaye tam da bundan sonra başlıyor. Peaky Blinders çetesi üzerine kurulu olan dizide  dönemin savaş sonrası karmaşık atmosferi, savaştan dönen askerlerin durumu, ülkenin içinde bulunduğu kaos da gözler önüne seriliyor... 

Peaky Blinders’ın esas adamı o

The Dark Knight, Inception ve The Dark Knigt Rises filmlerinden hatırlayabileceğimiz Cillian Murphy ‘nin canlandırdığı Thomas Shelby karakteri çetenin ikinci adamı gibi görünse de gizli lider diyebiliriz... Savaştan sonra her askerde görülebilmesi mümkün psikolojik tramvalarla mücadele ediyor. Bana kalırsa dizinin esas adamı da o... Diğer karakterler de nevi şahsına münasırlıklarıyla dikkat çekiyor.

Müzik seçimi dikkat çekiyor

Dizinin dikkatimi çeken ve hoşuma giden diğer bir güzelliği ise müzikleri.  Dönem dizisi olmasına karşın günümüz müziklerine yer verilmiş üstelik Nick Cave parçalarına ağırlık verilmesi de  pek tatlı olmuş... Uzun lafın kısası şayet izlemediyseniz, klişelerle dolu dizilerden sıkıldıysanız mutlaka bir göz atın derim, pişman olmazsınız...