Gazetevatan.com » Yazarlar » Bu Hyde çok başka Hyde

Bu Hyde çok başka Hyde

01 Aralık 2015 Salı


 
1930’lu yıllarda Londra’da geçen yepyeni bir fantastik macera dizisi “Jekyll and Hyde” TLC ekranında meraklısıyla buluşuyor. Gerçeküstü dizi Robert Louis Stevenson’ın 1886’da basılan ve kitapseverlerin yüzünü güldüren kısa romanından bir uyarlama.
 
İyi mi, kötü mü?
 
Victoria Devri İngiltere’sinde geçen bu efsanevi roman saygın bir hekim olan Dr. Henry Jekyll’in zaman zaman Mr. Edward Hyde’a yani bir canavara dönüşmesini konu alıyor. Jekyll’ın eski dostu ve avukatı Mr. Utterson’ın ağzından anlatılan roman şimdilerde “çoklu kişilik bozukluğu” dediğimiz hastalık üzerinden işleniyor. Dr. Jekyll ve Mr. Hyde bize insan ruhundaki iyinin ve kötünün çatışmasını gösteriyor.
 
Çok kez uyarlandı 
 
Dünyada sayısız kez basılmış kitap sessiz sinema döneminden itibaren yüzü aşkın kez sinemaya ve televizyona uyarlandı. Sayısız kez sahnelendi, sanatın neredeyse her alanına ilham verdi. Tom Bateman, Tom Rhys Harries, Stephanie Hyam, Oliver Gilbert, Tony Way, Ruby Bentall ve Richard E. Grant gibi isimlerin rol aldığı bu yeni dizide ise öykü kişilik bölünmesinden çıkarılıp doğa üstü yaratıklar seviyesin taşınmış.
 
Hyde bir yaratık!
 
Doktor Jekyll dizide, babasından gelen bir lanetle birlikte yaşıyor. Hyde ise yine Jekyell’in tam zıttı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor ancak artık insan değil... Doğa üstü güçleri olan bir yaratık. Jekyll, babasının paltosunu giymeye başladığı andan itibaren bir canavara dönüşüyor. Hyde’ı bastırabilmek içinse özel bir hap kullanıyor.
 
Perşembe akşamı
 
Ancak Hyde dizideki tek yaratığımız değil... Benzer dizilerden alışkın olduğumuz üzere bu yaratıklardan kurtulmak isteyen gizli bir örgüt ve yaratıkları korumak için mücadele eden karşı bir grup da dizide yer alıyor elbette. “Jekyll and Hyde”ı bir de böyle izleyeyim diyorsanız perşembe akşamları 21.30’da TLC’de bulabilirsiniz...
 
 
Yarışmacıları kim seçti?
 
BUGÜNE kadar 120 ülkede, yayınlanan, “Big Brother Türkiye” cumartesi akşamı gala yayınıyla ekrana gelmeye başladı. Peki bekleneni verdi mi? Hayır! Programda sürekli diğer ülkeler arasında en büyük “Big Brother” stüdyosu olduğunun altı çizildi ancak iş büyük alanlar yaratmakla bitmiyor. Milletçe büyüğe meraklıyız sanırım... Dünyanın en büyük ‘adalet sarayı’ da bizde mesela... Programa dair bir çok olumsuzluk sayılabilir ancak en çok takıldığım nokta yarışmacı seçimi oldu. 3500 kişi arasından neye göre seçildi bu arkadaşlar açıkçası merak ettim. Zaten ‘Bu Tarz Benim Benim’ yarışmacısının 3500 aday arasından seçilmiş olduğunu görmek kafada oluşacak soru işareti için yeterli!