Gazetevatan.com » Yazarlar » This Is Us baştan mı kaybetti?

This Is Us baştan mı kaybetti?

18 Eylül 2018 Salı


Eylül itibariyle kanallar yeni sezonu açtı. Eskilerin yanına sıfır kilometre diziler de eklendi. Son bir iki yılda dikkatimi çeken bir ifade var. Yapımlar, “kadın işi” ve “erkek işi” olarak ayrılıyor... Romantizm ve dramın ağır bastığı diziler kadınlar için, silahların ateşlendiği, kavgaların, intikamların yer aldığı diziler ise erkeklere uygun görülüyor...

 

Ekrana “beyin işi” lazım!

Açıkçası ben kadın işi veya erkek işi değil de, ekranda “beyin işi” görme taraftarı biri olarak, bu tanımlamalardan pek hoşlanmıyorum. Zaten kadınlara ve erkeklere özel programlar varken, tıpkı bilgiye dayalı yarışmalar gibi, cinsiyet ayırmaksızın ailenin her ferdine hitap eden yapımlar üzerinde çalışılması gerektiğini savunuyorum. Madem ki, belli bir kesimin akşam tek eğlencesi TV karşısında ailece toplanmak, öyleyse herkesin aynı tadı aldığı bir paylaşım yaşamaları en güzeli olur...

Bu bir klişedir, toplumsal bir bozuklukla karşılaşıldığında ilk tepki  “Eğitim şart!” deriz... TV ekranı da bu eğitimi vermenin en kolay ve ulaşabilirlik adına en geniş platformu. Ancak bu ekran maalesef ki, kötü, ahlaka aykırı ve kabul edilemez birçok şeyi neredeyse izleyicinin kanıksayacağı bir noktaya getirdi. 

Beklentiyi düşük tutmak şart gibi!

“Beyin işi” diyebileceğimiz yapımlara hasret kaldık.  Bu sebeple, Fox TV’nin, ABD yapımı “This is Us” dizisinin adaptasyonuna kolları sıvadığını ilk duyduğumda buruk bir sevinç yaşadım. Sevincim buruk oldu çünkü, bu şahane diziyi adapte etmek, bunu başarabilmek oldukça zor... Adaptasyon diziler de, tıpkı kitap uyarlaması filmler gibi genellikle başarısız olurlar ve bekleyenini hayal kırıklığına uğratırlar... “This is Us” fikri çok iyi, şahane, fakat dizinin o naif  tadını yakalamak mümkün olmayacaktır diye düşünüyorken, oyuncuların birer birer açıklanmasıyla bu düşüncem daha da bir netlik kazandı. Zira ne Songül Öden Rebecca olabilir, ne de Celil Nalçakan bir Jake Pearson...

Başrol seçimi çok yanlış!

Aslına bakarsanız önümüzde çok güzel bir “Bizim Hikaye” örneği var.  Amerika’da yayınlanan ve ülkemiz dahil dünyanın birçok ülkesinde izlenen, ‘Shameless’ yani Türkçesi ‘Utanmazlar’ olan dizinin uyarlaması olan Bizim Hikaye’den açıkçası kimse bu derece umutlu değildi. Hatta dizi daha başlamadan çokça taşlandı. Fakat, Bizim Hikaye’nin cast seçimi öyle iyi yapılmıştı ki, o artık ‘Shameless’ ile anılmaz hale geldi ve kendi başına çok da sevildi...

“This is Us” için de böyle bir şey mümkünken, başrol seçiminde yapılan hata öyle sanıyorum ki, “This is Us”u bir “Bizim Hikaye” konumuna getiremeyecek.

Umarım ben yanılırım ve izleyici kadın-erkek ayırmaksızın tadında bir diziye kavuşur.

 

“Bizim Hikaye” için ‘Shameless’ uyarlaması diyemesek de, şahane oyunculuklar dizinin başarılı olmasında çok etkili oldu.