Gazetevatan.com » Yazarlar » Yaşamayanlar dizisi yaşayabilecek mi?

Yaşamayanlar dizisi yaşayabilecek mi?

02 Eylül 2018 Pazar


Kurtadamlar, cadılar, zombiler ve elbette vampirler… Söz konusu muhatabını sürreal bir korku dalgası içine almak olduğunda gerek sinema gerekse edebiyatın ilk başvurduğu efsanelerin ürkütücü kahramanları... Ta Babil’den kalan örneklere dayanan sayısız mit, yüzyıllar boyunca folklorik tarihsel araştırmalara konu olan sayısız hikaye… Kurtadamı, cadısı değil, zombisi hiç değil de, gecenin gizemli kan emicileri vampirlerin, her zaman kendilerine has bir karizmaları olduğu su götürmez bir gerçek… Özelikle sinema veya TV’de 2000 sonrası yapımlara baktığımızda bırakın ürkütücü olmayı, şahanelikleriyle özendirici bile oldukları söylenebilir…

 

6 Eylül’de başlıyor

Günümüzde isimleri dışında neredeyse haklarında hiçbir bilgi sahibi olamadığımız yapımları saymazsak, tarihin ilk vampir filmi korku sinemasının sayılı klasiklerinden 1922 yapımı “Nosferatu” denebilir… Bram Stoker’ın klasik vampir romanı Dracula çok sayıda versiyona sahip olmasına rağmen  “Nosferatu” bu yapımlar arasında belki de en amacına ulşanı en rahatsız edicisi… Vampir karizması derken 7 vampir klanından en çirkini olan filmdeki bu türe gözlerimizi kapatıp, 6 Eylül’de BluTV’de izleyiciye dişini gösterecek Türk vampir dizisi “Yaşamayanlar”a açıyoruz… Zira bizim vampirlere, Elçin Sangu, Kerem Bürsin, Birkan Sokullu ve Selma Ergeç gibi, güzel kadınlar ve yakışıklı erkekler hayat veriyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ödüllü bir isim Alphan Eşeli oturuyor. Senaryo ise Şamil Yılmaz’a ait. Dizinin konusuna dair bir bilgim yok ancak, tahmin etmek de güç değil elbette… Vampir dizisi bile olsa aşkı meşki ön planda olacaktır mutlaka…

İlk Türk vampir Şemsi İnkaya

Basında Yaşamayanlar’ın ilk Türk vampir dizisi olduğunun altı çiziliyor çizilmesine fakat 2002 yılında yayınlanan “Efsane” dizisi belli ki unutuluyor. Başrollerini Şemsi İnkaya ve Ayşegül Aldinç’in paylaştığı dizide Şemsi İnkaya, geceleri vampire dönüşen zabıta memuru Pamir Komutan’ı canlandırıyordu. Kötüleri ısırarak iyileştiren bu iyi kalpli vampirin doğumu İstanbul’un fethine dayanıyordu ve Sofya (Ayşegül Aldinç) tarafından ısırılıp ölümsüz olmuştu… İnkaya o günlerde diziyle ilgili, “Rolü alırken tereddüt etmedim. Oyuncuyum. Benim için fark etmiyor. “Üvey Baba”dan sonra çıtamı yükseltmek zorundaydım. Seyirciye farklı bir şey sunmak istiyordum. Bu rol benim için farklıydı ve çıtamı yükseltecekti. Beni yolda görenler “Abi ısırıyorsun, adamlar ne güzel oluyor” diyorlar. Böyle ısırdığımda herkes iyi olsaydı önce Ankara’ya TBMM’ye giderdim. “ demişti…  Dracula filminde vampirimizin “Kan hayattır!” diye bir repliği vardır. Bakalım kan Yaşamayanlar dizisine hayat verebilecek ve onu yeni sezonlara taşıyabilecek mi?