Gazetevatan.com » Yazarlar » Ekranın fethi henüz gerçekleşemedi!

Ekranın fethi henüz gerçekleşemedi!

31 Mart 2018 Cumartesi


Tarihi olayları konu eden dönem dizileri revaçta. Son olarak Fatih Sultan Mehmed’in hayatını anlatan “Mehmed Bir Cihan Fatihi” izleyiciyle buluştu ve eleştiri oklarından kurtulamadı.

Tarihi olayları konu eden dönem dizileri revaçta. Son olarak Fatih Sultan Mehmed’in hayatını anlatan “Mehmed Bir Cihan Fatihi” izleyiciyle buluştu ve eleştiri oklarından kurtulamadı.

 
44 yaşında ‘genç’ Fatih!

 

Son olarak Fatih Sultan Mehmed’in hayatını konu eden “Mehmed Bir Cihan Fatihi” izleyiciyle buluştu. Henüz iki bölümü yayınlanmış olmasına rağmen eleştiri oklarından kurtulamadı. Dizi daha proje aşamasındayken beklenti o kadar yükseltildi ki, izlerken, onca para, onca emek bunun için miydi derken buluyorsunuz kendinizi. Bu iki bölümde dikkat çeken en önemli unsur tarihi akışa sadık kalınma çabasıydı bana göre. Onun dışında olumsuz sayılacak bir dolu şey var. İlk olarak daha Kenan İmirzalıoğlu’nun Fatih rolünde olduğunu duydumuz andan itibaren hepimiz hemfikir olarak yaşa takıldık. Malum Fatih İstanbul’u 21 yaşında fethetti. 19 yaşında tahta geçti. İmirzalıoğlu ise 44 yaşında ve tam da yaşını gösteriyor. Daha uygun bir isim bulunabilir miydi? Elbette bulunabilirdi. Ancak yapımcılar belli ki Kenan İmirzalıoğlu’nun ününü de kullanmak istedikleri için bu yola başvurmuşlar. 
 
İzleyici rolün gerçekliğine inanmıyor
 
Açıkçası dizide yeniçeri askeri Korkut rolünde izlediğimiz Mert Yazıcıoğlu bile olabilirdi. Adını Karagül dizisiyle duyuran Yazıcıoğlu’nun oyunculuktaki başarısı göz ardı edilemez bir gerçek. Pek tabii Fatih rolünün de altından kalkardı bana kalırsa. Örneğin Muhteşem Yüzyıl, o kadar sevilir kılan şeylerden biri de Meryem Uzerli’ydi kuşkusuz. Şahane oyuncu muydu? Hayır! Zaten Muhteşem Yüzyıl sonrası hayata geçirdiği projelerde başarılı olamadı. Ancak Hürrem Sultan rolünde başka bir isim olsa, böylesine dikkat çeken bir karakter oluşur muydu şüpheli. İlk kez bu dizide tanıdığımız Uzerli kırık Türkçesi ve yeni yüzüyle izleyiciyi role inandırdı. Bu dizide de İmirzalıoğlu yerine, genç bir yetenek çıksaydı karşımıza, yeni bir ismin yükselişi olsaydı, belki de daha izlenesi olabilirdi.
 
Karakterlerde karizma eksik
 
Bunun dışında dönem dizilerinde en çok rastlanan hata kullanılan dil elbette. “Mehmed Bir Cihan Fatihi” bu konuda fena çuvalladı. “Evlatlar babalarının tecrübelerine saygı duymalı.”, “Baba müsaade et en azından aklımdakini paylaşayım.”, “Özür dilerim sevgilim.” gibi cümleler duyduk. O zamana ait kullanılan tek kelime “ala”ydı adete. Çandarlı Halil Paşa’nın büyük kızı Melike ile, Bizans Mega Dükü Notaras’ın kızı Eleni ile olan diyalogları günümüzün baba-kız ilişkilerini andırıyordu. Delibaş’ın Şehzade Orhan’a kapıdan “erkeksen çıkarsın” minvalinde kullandığı mahalle kabadayısı tadında replikler. Aynı şekilde Mehmed’le arasındaki ciddiyetsiz üslup. Çandarlı Halil Paşa rolünün iticiliği, Çetin Tekindor’un tiyatral hali. Karakterlerdeki karizma eksikliği. Ne heybet ne vakurluktan eser olmayışı. Akşemseddin gibi bir tasavvuf adamının nasihat veren bir bakkal amcadan daha etkili olmayışı. Hiçbir oyuncunun hiçbir role tam olarak oturmaması. Fatih’in çocuk halinin hokka burunlu oluşu bile göze batan detaylardan bazıları… 
 
Ayrıca sürekli olarak Mehmed’in çocukluğuna dönmesi, sık sık andan kopup o günleri hatırlaması da, Fatih’i çocukluk travmasını üzerinden atamamış, o zamanının yaralarını sarmak için koskoca bir imparatorluğun başına geçip türlü maceralara girişen, sağlıklı düşünemeyen bir birey olarak yansıtıyor. 
 
Bakalım ilerleyen bölümlerde “Mehmed Bir Cihan Fatihi” izleyicinin gönlünü fethedebilecek mi?.