Darbe girişiminden yargılanan komutan: Ortada sanal bir suç...

AA |  07 Haziran 2017 Çarşamba - 18:46 | Son Güncelleme : 07 06 2017 - 18:46

Sivas'ta FETÖ'nün darbe girişimi kapsamında tutuklanan eski Sivas Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır'ın yargılanmasına devam edildi. Sanık Sağır,"Ortada sanal bir suç bulunmaktadır" dedi.


Sivas'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe  girişimi soruşturması kapsamında tutuklanan eski Sivas Garnizon Komutanı  Tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır'ın yargılanmasına devam edildi. 
 
Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Sağır, tutuklu bulunduğu  Tokat T Tipi Cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla  katılırken, avukatları, tanıklar ve bir yakını da salonda hazır bulundu.
 
"Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "silahlı terör  örgütü kurma veya yönetme" suçlamalarıyla yargılanan Sağır, savunmasında, üzerine  atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi. 15 Temmuz gecesi Sivas'ta bir  kalkışma yaşanmadığını belirten Sağır, "Ortada sanal bir suç bulunmaktadır. Şayet  hak ve adalet benim tutuklanmamı gerektiriyorsa burada bulunayım. Hak ve adalet  istiyorum." dedi.
 
Dönemin EDOK Kurmay Başkanı olan ve İzmir 2 Nolu Kapalı Cezaevinde  başka bir suçtan tutuklu bulunan eski tümgeneral H.K. ise SEGBİS aracılığıyla  tanık olarak dinlendiği duruşmada, görev gereği tanıdığı sanığın, 15 Temmuz  gecesi diğer bağlı birlik komutanları gibi Sağır'ın da emir astsubayı vasıtasıyla  telefonla kendisini aradığını belirtti.
 
Sağır'ın ne yapılması gerektiğini sorduğunu aktaran H.K, şunları  kaydetti:
 
"Kalkışmanın cunta faaliyeti olabileceğini ordu içerisinde bir grup  tarafından kalkışma olabileceğini izinli olan personelin çağrılmaması  gerektiğini, karargah dışından kimsenin sokulmaması gerektiğini söyledim. Sanık  darbeyi desteklemiş olsaydı beni aramazdı. Zira beni aramayanlar ya da arayıp da  ulaşamadığım birlikler darbe faaliyetinde bulundular. Sanığın darbeye destek  vermesi yönünde bende en küçük intiba uyanmadı. Emirleri uygulamayacağını söyledi  ve darbeye destek vermediğini bu şekilde belirtmiş oldu. Kurmay başkanlığına  bağlı harekat merkezi aracılığıyla darbeye iştirak eden birliklerin, darbeye  katılan personel ve silahları sözlü olarak bildirin dedik. 16 Temmuz'da da bunu  mesajla ilettik. Ancak bize ilk başta sağlıklı bilgi akışı gelmiyordu. Fatih  Celalettin Sağır'ın birliğinin darbeye iştirak ettiği yönünde de herhangi bir  bilgi gelmedi."
 
Çorum L Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan eski Erzincan 3. Ordu  Karargahı Harekat Kurmay Başkanı Tuğgeneral E.Ç. de sanık Sağır'ı, çeşitli  dönemlerde farklı illerde görev yaptığından dolayı tanıdığını ifade etti.
 
Sanık ile darbe teşebbüsünün olduğu gece telefon konuşmalarının  olmadığını dile getiren E.Ç, "Ortak yerlerde çalıştığımızdan dolayı bir  dostluğumuz oldu ancak hiçbir dönemde sanığın cemaat yapılanmasını öven, onunla  ilgili konuşmamız olmadı. Sanığın bu yapıyla ilgili mensubiyeti olduğuna dair  hiçbir bilgim, görgüm ve irtibatım olmadı. Sanığın Ergenekon ve Balyoz sürecinde de bu yapıyla ilgili bana hiçbir yorumu olmuş değildir." şeklinde konuştu.
 
Tanık astsubay M.B. ise eşinin doğumu nedeniyle 12 Temmuz'da doğum  iznine ayrıldığını, darbe günü öncesi birlikte herhangi bir hareketlilik  olmadığını ifade etti.
 
"Tugay komutanımızın her günkü hali vardı"
 
Tanık olarak dinlenen Sivas Orduevi Müdürü Personel Albay S.Y. de  sanık ile birlikte oldukları zamanda veya telefonda konuştuklarında birliklerin  hazırlanması veya destek anlamına gelebilecek herhangi bir emir vermediğini öne  sürdü.
 
Sağır'ın konutuna gitmeden önce birliğe dışarıdan hiç kimsenin  alınmaması ve böyle bir durum olduğu halde kendisine haber verilmesi gerektiğini  söylediğini anlatan S.Y, şöyle devam etti:
 
"Farklı bir uygulama yapılmaması gerektiğini söyledi. Tugay  komutanımızın her günkü hali vardı. Bunun dışında telaş ve panik gibi bir halini  görmedim. Darbe teşebbüsü gecesi onu en çok gören kişi bendim, soğuk kanlıydı.  Sert mizaçlı bir kişi olduğu için her konuyu ona açamazdık. O gece de aramızda  samimi bir konuşma geçmedi. Sanığın o gece darbe yanlısı, darbe karşıtı veya  bekle-gör şeklinde bir tavrını sezmedim. Gayet soğuk kanlıydı. Ertesi gün  kendisini arayıp mühimmat ve araç sayımı ile ilgili yazıyı imzalaması gerektiğini  söylediğimde 'tugay komutan yardımcısına imzalatın' şeklinde talimat vermişti.  Kendisi o anda emniyete davet edildiği halde bunu belli etmedi. Tavrı önceki  günler nasılsa aynıydı."
 
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek,  dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 23 Ağustos'a erteledi.