Gazetevatan.com » Yazarlar » Küresel ısınma sofranın da tadını kaçırdı

Küresel ısınma sofranın da tadını kaçırdı

30 Nisan 2017 Pazar


Küresel ısınmayla tarım alanları değişiyor. Hazır olun sofralarda da radikal değişime gidiyoruz. Yeterli vitamini almak için artık bambaşka şeyler yiyeceğiz. Sofranızda denizanası salatası ve keçiboynuzlu jöleye yer açın.

 

2050’de dünyü nüfusu 10 milyar olacak. Tarım alanları azalacak. Farklı besin kaynaklarına yönelmek zorunda kalacağız. 

Bundan birkaç yıl öncesine kadar belki sadece uzmanların yorumlarında duyuyorduk. Ama iklim değişikliği artık hayatımızın tam içinde. Nisan ortasında kar yağdırıyor. İlkbahar yaşamadan yaz sıcaklarına geçiliyor. Mevsimlerin de doğanın da dengesi bozuldu. Ama maalesef bunlar yine iyi günlerimiz. Önümüzdeki yıllarda sadece gardıroplarımıza değil, soframıza da etkisi artacak. Çünkü çok değil 2050 yılında neredeyse 10 milyar olacak dünya nüfusu. Ama hem sıcaklıklar yüzünden hem de okyanusların yükselip ısınması nedeniyle tarım alanları azalacak. Biz de gerekli vitamin ve mineralleri olmak için 'farklı' kaynaklara yönelmek zorunda kalacağız. Anlayacağınız alışkanlıklarımızı bir kenara bırakma vakti geldi. Yepyeni sofralara hazır olun.

Et yerine yosun yiyeceğiz

Peki, gelecekte hangi yiyecekler olacak, hangileri ısınan hava ve yükselen sularla birlikte yok olup gidecek? Wist'e göre en büyük fark hayvansal proteinde olacak. Bizler için en önemli protein kaynağı et. Ancak önümüzdeki yıllarda hayvanların sayısının artan nüfusa yetmeyeceği aşikar. Bu nedenle de protein açısından zengin farklı besinlere yönelmek zorunda kalacağız. En ön plana çıkan yiyecek yosun. Çünkü ne temiz suya ihtiyaç duyuyor ne de bakıma. Kendi kendine ürüyor. Üstelik protein açısından çok zengin. Bu nedenle özellikle salatalarda bol bol karşımıza çıkacak. Uzmanların önerisi yosun ve deniz lahanası salatası.

Çikolataya veda edebiliriz

Korkunç haber! Ama maalesef küresel ısınmanın en büyük etkilerinden biri de kakao ağaçlarına. Sıcaklıkların yükselmesiyle ağaçların büyük bir kısmı kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu nedenle de önümüzdeki yıllarda çikolata olmayabilir! Tatlı ihtiyacımızı gidermek için ise keçiboynuzu, çikolatanın yerini alacak. Projeyi yapanlara göre geleceğin tatlısı ise keçiboynuzlu agar (su yosunundan yapılan jöle gibi bir tür jelatin).

Geleceğe dönük bir mönü

Allie Wist isimli 29 yaşında genç bir sanat yönetmeni yapmış projeyi. Küresel ısınmanın günlük hayata nasıl etkileri olacağını düşünürken bulmuş fikri. Yemek herkesin hassas noktası olunca, bu alanda yapacağı bir projenin dikkat çekeceğini fark etmiş. Bir distopya yaratmaya karar vermiş. Onlarca kitap ve makale okuduktan sonra da geleceğe dönük bir mönü hazırlayıp, ekibiyle birlikte tek tek fotoğraflarını çekmişler. Ortaya da Flooded yani 'Su Basmış' isimli bu proje çıkmış. Böylece en önemli rutinlerimizin bile nasıl değişeceğini yüzümüze vurmuş.

Denizanasından salata yenecek

Okyanus sularının sıcaklığı arttıkça asiditesi de artıyor. Bu da birçok deniz canlısı yok olurken, aksine denizanalarının artacağı anlamına geliyor. Yüzerken büyük sıkıntı. Ama bunu avantajımıza çevirebileceğimiz yerler de var. Mesela sofrada. Madem çoğalacaklar bari bir işe yarasınlar değil mi? Projenin yaratıcıları denizanası salatası için mükemmel tarifi de bulmuş. Normal salata malzemelerine denizanası, kornişon ve soya sosunu ekleyin yeter.

Bol bol mantar yiyeceğiz

Hava ısınıp, nem azaldıkça tarlalarda yetişecek ürünler de sınırlanacak. Böyle bir durumda mantarlar imdada yetişecek. Neticede her ortamda yetişebiliyor oluşları büyük bir şans. B ve D vitamini açısından çok zenginler. Bu yüzden de sofraların vazgeçilmezi olacaklar. Üstelik mantarlar sadece bize değil doğaya da faydalı. Topraktaki zararlı toksinleri de yok etme özellikleri var.

Midye tava değil istiridye türlüsü

Protein için bir başka önemli kaynak ise istiridyeler olacak. Yosun ya da su teresiyle birlikte türlü gibi tencerede pişirip bol bol yiyeceğiz. Kabuklu oldukları için küresel ısınmadan daha az etkilenmeleri bekleniyor. Kıyıda rahat rahat bulunabilecekler. Üstelik doğa için de faydaları büyük. Kıyılarda erozyonu engelliyorlar. Süzerek beslendikleri için sudaki bakterileri, tortuları hatta petrol sızıntılarını bile çekiyorlar. Böylece hem diğer canlılar için daha sağlıklı bir yaşam alanı oluşuyor, hem de su temizleniyor.