Damaklarda iz bırakan Kapadokya

TEOMAN HÜNAL / VATAN |  18 Mart 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 18 03 2018 - 2:30

Dünyanın en ilginç coğrafyasına sahip Kapadokya peri bacaları ve büyülü atmosferi kadar yöreye özgü yemekleri ile de öne çıkıyor. Kuzu pirzolayla yapılan Nevşehir tava ve testi kebabı damaklarımızda iz bıraktı.


Balonlar havalanmaya başladıklarında daha kendini göstermemiş olan sabah güneşinin kızıllığı gökyüzünü boyamaya başlamıştı. Uzaklarda Erciyes Dağı’nın karlı zirvesi bulutların arasından kah kendini gösteriyor, kah gizleniyordu. Museum Otel’in Göreme vadisine hakim balkonu sabah soğuğuna rağmen elinizde bir fincan kahve ile bu olağanüstü manzarayı seyretmek için idealdi. Koltuğumuz, birkaç metre arkasında içinden dumanlar çıkan ısıtılmış yüzme havuzu çok davetkar duruyordu, ama Çağrı Erdoğan şefin bir gece önce sunduğu ziyafetin yorgunluğu daha üstümüzde olduğu için manzaraya karşı kahvelerimizi yudumlamakla yetinmeye karar verdik.

Nevşehir tava bir başyapıt

Museum otel adına yakışır şekilde sahibinin halı ve sanat eserleri koleksiyonunun cömertçe sergilendiği dünyanın en iyileri arasında yer alan bir butik otel. Restoranı Lil’a’da bölgenin yemeklerinin ve şaraplarının tadına bakmak mümkün. Hemen yanı başımızdaki Kayseri’nin lezzetli pastırması, çam fıstığı ve üstüne cömertçe serpiştirilmiş Antep fıstığı ile masamıza gelen humus, neredeyse bütün bir tabağı kaplayan oruk, dana kaburga ve özellikle tam tadında pişirilmiş sulu kuzu pirzolalarının ızgara domates, biber ve soğanla birlikte servis edildiği “Nevşehir Tava” damaklarımızda iz bıraktı. Nevşehir Tava yörenin kendi adıyla anılan ender yemeklerinden birisi. Çağrı şef orijinalinin bu şekilde kuzu pirzolasıyla yapıldığını söylüyor.

Etler ağızda eriyor

Oysa öğlen Nevşehir’de sanayi sitesinin içinde bambaşka bir atmosferde yediğimiz Nevşehir tava çok başkaydı. Kuşbaşı doğranmış etler saatlerce soğan, domates ve biberle pişmiş, çatalı attığınız anda dağılacak, çiğnemenize bile gerek kalmadan bütün suyunu bırakarak ağzınızın içinde eriyecek kıvama gelmişti. Pirzola ile yapılanın mı, yoksa “Turbo” lakaplı bu esnaf lokantasında pişirilenin mi daha lezzetli tam bir karar vermek zor. Ama Kapadokya seyahatinize Nevşehir’e uçarak başlayacaksanız sanayi sitesindeki tamircilerin arasındaki Turbo Pide & Tava Salonu’nu da kesinlikle öneririm.

Peri bacalarının gölgesinde

Göreme’ye gelince, Kapadokya ziyaretinizin olmazsa olmazı olacak olan peri bacalarıyla sarılı bu köydeki Dibek özellikle testi kebabını yemek mutlaka gidilmesi gereken bir restoran. Burada ilk önce saatlerce piştikten sonra bir sobanın üstünde sıcak tutulan etli kuru fasulyenin tadına mutlaka bakmalısınız. Eski evlerin birbirleriyle birleştirilmesi ile ortaya çıkmış olan Dibek bir dehliz gibi. Kuru fasulyenin sıcak tutulduğu sobanın olduğu odanın bir tarafında mutfak, diğer tarafında ise kalın duvarların arasına sığınmış olan büyük bir oda var. Orada restoranın sahibi birkaç kuşak Göremeli Mehmet Şişman ile ünlü testi kabalarının tasına bakıyoruz. Toprak testilerin içinde saatlerce pişmiş olan et tabağınıza döküldüğünde odayı mis gibi bir koku kaplıyor. Tabakta onu bekleyen pilav ve bamya da et kadar lezzetli.

Not: Mehmet Yaşin ile yazıda adı geçen yemeklerinin tadına baktığımız Görevimiz Yemek saat 12:40’de beIN gurme’de...

 

ETİKETLER