Daha makul büyüyeceğiz

13 Haziran 2018 Çarşamba - 2:30 | Son Güncelleme : 13 06 2018 - 2:30

Başbakan Yardımcısı Şimşek, finansal koşulların sıkılaşmasının yılın ikinci yarısında iç talebi törpüleyeceğini belirterek, “Daha makul, daha sürdürülebilir bir büyüme patikası öngörüyoruz” dedi


Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, yılın ilk çeyreğindeki yüzde 7.4’lük büyümeyi değerlendirdi. Büyümenin ağırlıklı olarak tüketimden kaynaklandığını, bir süre durağan kalan yatırımların canlandığını anlatan Şimşek, büyümenin en önemli özelliğinin kalitesi olduğunu belirtti.

Mehmet Şimşek, “Büyüme eğer istihdam yaratıyorsa kapsayıcı bir büyümeyse yatırımlarla oluyorsa sağlıklıdır. En az yan etkilere (cari açık, enflasyon) sahipse o kaliteli bir büyümedir” dedi. Büyümenin istihdam yaratıp yaratmadığının önemli olduğuna işaret eden Şimşek, son 1 yılda 1.2 milyon, son 10 yılda 8.8 milyon vatandaşa iş bulunduğunu, Türkiye’nin istihdam performansının ortada olduğunu dile getirdi.

Esas olanın sürdürülebilir yüksek büyüme olduğunu ve bu büyümenin kapsayıcı olması gerektiğini ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:

Sıkılaşma var

“Türkiye’de yüzde 7’nin üzerinde bir büyümenin sürdürülebilir yani yan etkisini sınırladığımız bir büyüme olabilmesi için bizim ekonomide çok daha köklü, sektörel dönüşümü sağlamamız lazım. Büyümenin yılın ikinci yarısından itibaren yeniden dengeleneceğini, iç talebin yumuşayacağını söylüyorum. Finansal koşullarda, para politikasında sıkılaşma var. Bu finansal koşulların sıkılaşması yılın ikinci yarısında iç talebi törpüleyecek. Şu anda turizm ve dış talep canlı. Bu bize yardımcı olacak. Daha makul, daha sürdürülebilir bir büyüme patikası öngörüyoruz. Zaten bizim Orta Vadeli Program’da (OVP) öngördüğümüz büyüme yüzde 7.4 değil.”

Kristal küremiz yok

MEHMET Şimşek, ‘Merkez Bankası geç mi kaldı?’ şeklindeki soru üzerine, proaktif olma, daha erken öngörüp gereken tedbirleri alma taraftarı olduğunu ancak önlerinde kristal küre bulunmadığını söyledi. Son dönemde ABD dolarının genel olarak değer kazanmasının, dışarıda faizlerin yükselmesinin, petrol fiyatlarının artmasının Türk ekonomisini olumsuz etkilediğini, Merkez Bankası’nın politikasına ilişkin tartışmaların da fiyatlamaya yansıdığını ifade eden Şimşek, doğru adımların atıldığını, göreceli bir istikrar olduğunu bildirdi.

Stres testi yaptık

Mehmet Şimşek, bazı firmaların borçlarının bankalarca yapılandırılmasına yönelik şöyle konuştu: “Bu yapılandırmalar doğaldır. Bu firmalar borçlarını ödeyebiliyorlar, bunların vade sorunu, yeniden yapılandırma ihtiyacı ortaya çıkmış. Bankacılık sektörüne kurun ve faizin yükseldiğine, kredi dönüşlerinin olumsuz etkilendiğine yönelik stres testini yaptık. Test sonunda sermaye yeterlilik oranı yüzde 16.7’den yüzde 15’e çekiliyor. Sermaye yeterlilik oranı küresel normların 2 katı.”

ETİKETLER