Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: KKTC'yi bir cazibe merkezine dönüştürebiliriz

AA |  06 Haziran 2020 Cumartesi - 0:08 | Son Güncelleme : 06 06 2020 - 0:33

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "KKTC hükümetinin yeni tip corona virüs (Kovid-19) sürecini ciddiyetle ele aldığını ve son derece başarılı yürüttüğünü hep birlikte gördük." dedi.


Oktay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) devlet kanalı Bayrak Radyo  Televizyonunda (BRT) katıldığı canlı yayında, soruları yanıtladı.
 
Fuat Oktay, sözlerine KKTC'deki herkese gönülden selamlarını ileterek  başladı.
 
KKTC Başbakanı Ersin Tatar ve hükümetle uzun zamandır üzerinde  çalıştıkları konular olduğunu aktaran Oktay, "Biz, KKTC ile ilgili çalışırken  KKTC'ye bir bütün olarak bakıyoruz. KKTC'ye her zaman birlikte nereye  götürebiliriz çerçevesinde yaklaşıyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın  da hükümetlerimizin de yaklaşımı böyle olmuştur." ifadesini kullandı.
 
Oktay, Türkiye ve KKTC Arasında son imzalanan İktisadi ve Mali İş  Birliği Anlaşması'nın ekonomik ağırlığı bulunan bir çalışma olduğuna dikkati  çekerek, Tatar ve hükümetle yakın çalıştıklarını ve hemen hemen her konuda iş  birliği içinde bulunduklarını vurguladı.
 
Kovid-19 öncesinde dünyada birçok belirsizliğin olduğuna ve bunların  zirveye çıktığına işaret eden Oktay, kendisini "süper güç" olarak ifade eden  ülkelerin bile ne yapacağını şaşırdığı ortamda Türkiye ve KKTC'nin dünyaya model  olacak bir mücadele ortaya koyduğunu kaydetti.
 
"KKTC hükümeti Kovid-19 sürecini başarılı yürüttü"
Oktay, sadece Türkiye'de Kovid-19 sürecini yönetmediklerini, aynı  zamanda 102 ülkeye yardım ettiklerini anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sakin ve paniklemeden vatandaşlarını daha güçlü bir geleceğe  hazırlayacak şekilde çalışan, aynı zamanda KKTC'yi bu süreç içerisinde asla  yalnız bırakmayan bir Türkiye vardı. KKTC hükümetinin, Kovid-19 sürecini  ciddiyetle ele aldığını ve bunu son derece başarılı yürüttüğünü hep birlikte  gördük.
 
Bölgedeki koca koca devletlerin paniklediği ortamda KKTC, Kovid-19'u  çok hızlı bir şekilde kontrol altına aldı ve bir ayı aşkın süredir, yeni bir  Kovid-19 görülmeyecek şekilde bu süreci yönetti. Bu vesileyle sayın Başbakan'ı ve  hükümeti tebrik ediyorum."
 
Kovid-19'la neredeyse bütün dünyada ekonominin çarklarının durduğu bir  dönemin yaşandığına değinen Oktay, şu anda normalleşme sürecine geçildiğinin  altını çizdi.
 
Oktay, normalleşme sürecinde ekonominin, sanayinin, turizmin ve  eğitimin çarklarını döndürerek sosyal, siyasal ve ekonomik boyutta duran sistemin  ayağa kaldırılması için çalıştıklarını belirterek, "Bu süreçte de biz KKTC'yi  yalnız bırakamazdık. KKTC'yi hiç kimseye muhtaç etmeyiz. Dolayısıyla bu mali  anlaşma da hükümetle yaptığımız tüm çalışmalar da bu çerçevedeydi."  değerlendirmesinde bulundu.
 
Mali protokolün 2 milyar 288 milyon liralık bir anlaşmayı içerdiği  bilgisini paylaşan Oktay, bunun savunma giderlerinin yanı sıra Kovid-19'la  mücadelede yapılan harcamalar ve ekonominin canlandırılmasıyla ilgili 277 milyon  liralık miktarı da kapsadığını söyledi.
 
Oktay, "KKTC'nin kalkınması" ile reel sektörün kalkınmasını  kastettiklerini ve hükümetle her fırsatta KKTC'nin kalkınmasıyla ilgili neler  yapabileceğini konuştuklarını aktardı.
 
"Kovid-19 olmasaydı 2020 hedefimiz çok farklıydı"
KKTC'nin gelirlerinin temelinde turizm ve eğitim bulunduğuna işaret  eden Oktay, şunları kaydetti:
"KKTC'nin yaklaşık 1 milyar dolara yakın turizm geliri, 850 milyon  dolarlık ise eğitim geliri var. Kovid-19 olmasaydı, bizim 2020 hedefimiz çok  farklıydı, KKTC için de çok farklıydı, neredeyse rakamları iki katına çıkarma  hedefimiz vardı. Bunun için de Türkiye'deki bütün tecrübeleri KKTC'ye aktarmanın  modelini geliştirmiştik. Kovid-19 olunca yeniden revize etmek durumunda kaldık."
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bundan önce yapılan mali anlaşmalarda  uygulanabilirlik anlamında açıklar bulunduğunu ve projelerin verimliliklerinde  sıkıntılar yaşandığını dile getirdi.
 
Türkiye'de projeyi hayata geçirmek anlamında dünya ölçeğinde birikim  bulunduğunun altını çizen Oktay, protokoldeki "ARMA Modeli"nin (Türkiye-KKTC  Altyapı ve Reel Sektör İçin Mali İş Birliği Aracı) projelerin hayata  geçirilmesiyle ilgili kısmı kapsadığını bildirdi.
 
Oktay, şöyle devam etti:
"Arzu ederiz ki KKTC'deki bütçe açıkları çok hızlı şekilde kapatılıyor  olsun ve yaptığımız anlaşmanın tamamına yakınını altyapıyı ve reel sektöre  aktaralım ki KKTC'nin kalkınmasını buradan sağlayalım. 'ARMA' diye ifade edilen  model, altyapıya ve reel sektöre aktarılan miktarın projelere dönüştürülmesi ve  bu projelerin de mutlak şekilde hayata geçirilmesidir. ARMA modeliyle amaçlanan  Türkiye'deki tecrübenin KKTC'ye sektörler bazında aktarılmasıdır."
 
"Yatırımcıları bürokrasiyle boğmak yerine rahatlatalım"
Türkiye'nin KKTC'de yapısal bir dönüşümün gerçekleşmesini arzu  ettiğini kaydeden Oktay, "Cumhurbaşkanımızın da Türkiye için ısrarla üzerinde  durduğu şey budur. Yatırımcıları bürokrasiyle boğmak yerine, olabildiğince  rahatlatalım. Tatlı bir rekabet ortamında ülkenin de önünü açmak gerekiyor." diye  konuştu.
 
KKTC'de "anormal" bir bürokrasinin bulunduğunu belirten Oktay,  Meclisin yatırım yapmak isteyenlerin önünü açması gerektiğini söyledi.
 
"Buraya her geldiğimizde bunu açık bir şekilde konuşuyoruz.  Yatırımcının önünü açmak zorundayız." diyen Oktay, "KKTC'yi bir cazibe merkezine  dönüştürebiliriz. Öyle bir adaya dönüştürürüz ki, bölgesinin Singapur'u olur.  Ancak bu kadar aşırı korumacı yaklaşım ve kurallarla bir yere gidemeyiz. Yapısal  dönüşümden bunu kastediyoruz. Bunların önünün açılması gerekiyor." dedi.
 
Oktay, Kovid-19 süreciyle büyük bir dijital dönüşümün yaşandığını  vurgulayarak KKTC hükümetiyle bu konuda da çalıştıklarını, Türkiye'nin bu hususta  KKTC'ye tecrübelerini aktarabileceğini ve bunun bir fırsat olabileceğini anlattı.
 
"Çok kısa sürede tarih yazabilirsiniz"
KKTC'de turizmin çeşitlendirilmesi üzerine ortak bir çalışmanın  bulunduğuna da işaret eden Oktay, imzalanan protokollerin altyapı ve üstyapının  geliştirilmesi çalışmalarına da hız kazandıracağını söyledi.
 
Oktay, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC'nin  kalkınmasına çok önem verdiğini, Türkiye'nin kalkınma ivmesinin KKTC'de de  yakalanması yönünde bir çabasının bulunduğunu ve bu konuda kendilerinden sürekli  bilgi aldığını belirtti.
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "KKTC'de hükümetlerin ömrünün kısa  olmasının, buradaki yapısal reformların hayata geçirilmesinde en büyük  dezavantajlardan ama bu avantaja da dönüştürülebilir. Çok kısa sürede tarih  yazabilirsiniz. Ersin Bey ve hükümetin ortakları da bu çerçevede çalışıyor.  Türkiye olarak daha kalkınmış bir KKTC, sizleri olduğu kadar bizleri de mutlu  edecektir." ifadesini kullandı.
 
Kapalı Maraş'la ilgili şubat ayında ortaya konan hedefler için yakın  zamanda bir açılımın olup olmayacağı sorusu üzerine Oktay, buranın Kuzey Kıbrıs  Türk Cumhuriyeti'nin toprağı olduğunu ve Türkiye'yi de Kuzey Kıbrıs Türk  Cumhuriyeti'nden ayrı düşünmediklerini söyledi.
 
Oktay, bir toprağın 45 yıl kapalı tutulmasının mümkün olmayacağına  dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Hemen yanı başındaki Mağusa'daki insanları, çocukları düşünün,  onların suçu günahı ne? Buradaki denizden onların faydalanma imkanı yok mu?  Oradaki otel işletmecilerinin suçu ne? Düşünün burası, Kıbrıs'ın ekonomik can  damarıydı. Siz, bu ekonomik can damarı kapatacaksınız, ondan sonra ambargo  uygulayacaksınız, onun da ötesinde temel insan haklarından, bakın temel insan  haklarından bahsediyorum, başka bir şeyden de değil, ulaşım hakkı temel  özgürlüklerdendir, bunu bile sınırlayacaksınız ondan sonra diyeceksiniz ki 'Sen  toprağını kapalı tutmaya devam et, bir gün benim aklıma eserse hele oturur bir  anlaşırız.' Se ne yapacaksın? Avrupa Birliği'nin üyesi olacaksın Avrupa Birliği  illegal boyutta, bir şımarık çocuk olarak yasal olmayan yollarla üye olarak kabul  edecek. Ondan sonra da bu tarafta kuzeydeki Kıbrıs Türk'ü bekleyecek,  beyefendilerin hanımefendilerin keyfi yeterse bir dönüp de bakarlar da  ilgilenirler diye."
 
Maraş konusunun Türkiye için önemli olduğunu vurgulayan Oktay, "Bizim  arzumuz, Maraş'ın KKTC hükümetinin de ifade ettiği şekilde, Sayın Başbakanın da  ifade ettiği şekilde, bir an önce tekrar ekonomiye kazandırılması, Kuzey Kıbrıs  Türk Cumhuriyeti'nin ekonominin can damarlarından biri olan o potansiyelinin  tekrar    hayata geçirilmesi ve çocukların geleceğinin daha aydınlık olmasıyla  alakalı bu fırsatın değerlendiriliyor olması. Bir an önce olmasında fayda var.  Yarın da demiyoruz bugün. Bu kadar da net söylüyoruz." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Doğu Akdeniz'de Rum tarafı adına  hidrokarbon araştırmaları yapan yabancı firmaların çalışmalarının 2020 ortalarına  kadar durduklarının hatırlatılması ve Türkiye'nin bu alanda hangi faaliyetler  içinde olduğunun sorulması üzerine, dün hangi faaliyet içindelerse bugün de aynı  faaliyetler içinde olduklarını, faaliyetleri durdurmadıklarını söyledi.
 
Bir zenginlik varsa bunun orada yaşayan topluma ait olduğunu ve orada  adil şekilde paylaşılması gerektiğini belirten Oktay, Rum kesiminin oradaki  hidrokarbon kaynaklarının keşfi ve tüm dünyanın ilgisinin oraya odaklanmasından  sonra bir tavır değişikliğine gittiğini aktardı. Oktay, özellikle Avrupa Birliği  üyesi olduktan sonra Rum kesiminin "Ben bunu bulurum, ben bunu çıkarırım ve bu da  benimdir. Kıbrıs Türk'ünün de burada bir hakkının olduğunu düşünmüyorum." tavrı  içinde olduğunu söyledi.
 
Buranın aynı zamanda Kıbrıs Türk'ünün hakkı olduğunu, bu nedenle  payını alması gerektiğini vurgulayan Oktay, şöyle konuştu:
"Eğer siz ortak arama noktasında niyetli değilseniz, Rum kesimi için  söylüyorum, bunu Kıbrıs Türk'üyle de paylaşmaya niyetli değilseniz o zaman biz,  Türkiye olarak kendi imkanlarımızı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ekonomik  çıkarları ve hakları doğrultusunda hiç gözümüzü kırpmadan bütün tecrübemizi oraya  taşırız, paylaşırız, doğal zenginliklerin aramasını ve bulunduğu zaman da  işletmesini de gerekirse birlikte yapmaya da razıyız dedik. KKTC hükümeti de buna  sıcak yaklaşmıştır. Dolayısıyla Türkiye Petrolleri Ofisine de burada petrol arama  izni vermiştir. KKTC, bizim resmen tanıdığımız bir ülkedir. Dolayısıyla aramızda  yaptığımız anlaşmalar, uluslararası boyutta bizim için geçerli olan  anlaşmalardır. Dolayısıyla bu anlaşmalara istinaden biz aramalarımızı  yürütüyoruz."
 
Oktay, Rum kesiminin Kovid-19 gerekçesiyle 2021'e kadar çalışmalarına  ara verdiğini hatırlatarak, "Arzu ederiz ki bu süreç onların bölgedeki  gelişmeleri yeniden değerlendirmelerini sağlamaya bir fırsat verir siyasi,  ekonomik, sosyal anlamda. Aklı selimle düşünürler ve dolayısıyla bölgedeki adanın  kaynaklarını, doğal zenginliklerini yine adada yaşayan Kıbrıs Türk'ü dahil onlar  kullanır." dedi.
 
Turizmde sertifikalandırma sistemi
Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmi için ne tür  stratejik planları olduğunun sorulması üzerine Oktay, Türkiye'de, Kovid-19 süreci  nedeniyle durma noktasına gelen hizmet sektörü çarklarını döndürmeye  çalıştıklarını ve duran turizmi hareketlendirmek için de çalışmaları  başlattıklarını anlattı.
 
Oktay, Türkiye'yi ziyaret etmek isteyen birinin bilet aldığı andan,  yaptığı yolculuk, havalimanındaki testler, kontroller, oteline kadarki ulaşım,  ziyaret edeceği tüm alanların tamamında uçtan uca bir sertifikalandırma sistemini  devreye soktuklarını belirterek, "Dolayısıyla şu anda KKTC hükümeti, Sayın  Başbakan ve ilgili bakanlarla da konuştuğumuz şey, Türkiye'deki bu tecrübeden  ciddi şekilde KKTC'de de faydalanabileceği şeklinde." ifadelerini kullandı.
 
Türkiye'den Kıbrıs'a gelen Su Temin Projesi'nde patlayan boruların  tamiri çalışmalarının hangi aşamada olduğu ve ne zaman su akışının sağlanacağının  sorulması üzerine Oktay, bu konunun yakinen takipçisi olduklarını, Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın da bunun üzerinde önemle durduğunu bildirdi.
 
Teknik olarak, boruların patlamasıyla alakalı denizin altında  olağanüstü bir durumun yaşandığını aktaran Oktay, "Bunun tekrar yaşanmaması  çerçevesinde de tedbirler alınıyor. Onun için biraz proje boyutu da daha fazla  sürdü. İhalesi yapıldı, boruların üretimine de geçildi. Kısmet olursa bize  verilen tarih ve bizim de ısrarla bu sürede bitirilmesi gerekiyor dediğimiz tarih  zannediyorum 2-3 ay içinde bitmesi gerekiyor. Zaten KKTC tarafında bunun çok  ötesinde yetecek bir su rezervi bulunmakta. Herhangi bir sıkıntı yok. Yani KKTC  vatandaşlarını, oradaki Kıbrıs Türk'ünü ilgilendirebilecek boyuta bakarsak, susuz  kalmayacaklar." dedi.
 
KKTC'de ekim ayında cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağının  hatırlatılması üzerine Oktay, seçimlerde KKTC vatandaşlarının karar vereceğini  söyledi.
 
Türkiye'deki vatandaşların Kıbrıs Türk'üyle olan gönül bağları güçlü  olduğu oranda Kıbrıs'ın geleceğinin de aydınlık, parlak ve güvenli olacağına  işaret eden Oktay, hükümetlerin birbirleriyle yakın çalışmasıyla, gönül bağıyla  bağlı olmasıyla farklı alanlarda projelere, yatırımlara katkı sağlayacağını  belirtti.
 
KKTC'nin her şeyin üzerinde olduğunu, birlik ve beraberliğin daim  olacağını vurgulayan Oktay, gönül birliği ve birlikte çalışılabilecek yapının  olmasının önemine dikkati çekti.
 
Dijital dönüşüm alanında yapılanlar
Türkiye'de dijital dönüşüm alanında yapılanların anımsatılması üzerine  Oktay, dijital dönüşümün vazgeçilmez konular arasında bulunduğunu dile getirdi.
 
Oktay, "Her bir iş için kamu dairelerine, kamu kurumlarına gitme  dönemi bitmiştir, bu eskimiştir. Vatandaş evinde otururken, çayını yudumlarken,  işinde, saat farkı gözetmeksizin işini istediği zaman yerinden yapabiliyor  olmalı. Dijital dönüşüm dediğimiz bu. Kamunun vatandaşına verdiği tüm hizmetleri  sanal ortamda veriyor olması." ifadesini kullandı.
 
Türkiye'de dijital dönüşüm alanında önemli adımlar atıldığını bildiren  Oktay, e-Devlet çalışmalarının yeniden yapılandırıldığını anlattı. Oktay,  vatandaşların birçok hizmeti e-Devlet üzerinden alabildiğini dile getirdi.
 
Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi'nin de önemli çalışmalar  yürüttüğünü belirten Oktay, bu konuda yeni hedeflere odaklanıldığını kaydetti.
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, yerel yönetimlerin yanı sıra özel  sektörün de dijital dönüşüme dahil edileceğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan'ın dijital dönüşüm çalışmalarını yakından takip ettiğini söyledi.
 
Oktay, Türkiye'de olanın, geliştirilenin aynı zamanda KKTC'ye de ait  olduğunu belirtti.
 
Türkiye'nin sağlık alanında destan yazdığını ifade eden Oktay,  havacılık ve savunma sanayisinde de önemli adımlar atıldığını vurguladı.
 
Oktay, koronavirüs nedeniyle ülkelerin maske savaşına girdiğini,  Türkiye'nin ise bu süreçte 102 ülkeye tıbbi yardımda bulunduğunu sözlerine  ekledi.