Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yıl sonu itibariyle açılışını yapacağız

AA |  26 Mayıs 2019 Pazar - 18:42 | Son Güncelleme : 26 05 2019 - 20:07

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak yeniden düzenlenen Yassıada'yı ziyaret ederek çalışmalar konusunda bilgi aldı. Erdoğan yaptığı açıklamada "Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın yıl sonu itibariyle açılışını yapacağız" ifadelerini kullandı.


Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi'ndeki programının ardından helikopterle Yassıada'ya geldi. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ziyaretinde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan ve Mahir Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, MESA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Ankara Milletvekili Mücahit Arslan ile bazı gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri eşlik etti.
 
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fevkalade  bir durum olmazsa "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"nın yıl sonunda açılışının  yapılacağını bildirdi. Erdoğan, "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak yeniden düzenlenen  Yassıada'yı ziyaret ederek çalışmalar konusunda bilgi aldı.

Gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ve gazetecilerle  söyleşi yapan Erdoğan, "Yaslıada" olarak ifade ettiği Yassıada'nın ismini 14  Aralık 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirdiklerini anlattı.

Erdoğan, "Bu adanın fevkalade bir durum olmazsa yıl sonu itibarıyla  açılışını yapacağız." bilgisini verdi.

Bu konuda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile yaptıkları  anlaşma ve yüklenici firmanın yaptığı çalışmalara değinen Erdoğan, tüm malzemenin  dışarıdan getirilmesi, burada inşaatların sürdürülebilmesi, çevre düzenlemesi ve  peyzaj gibi tüm çalışmaların kolay şartlarda olmadığını söyledi. Erdoğan, adadaki  çalışmaların 5 yıldır sürdüğünü hatırlattı.

Yıl sonu itibarıyla projenin tamamlanacağını aktaran Erdoğan,  konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nı da böylece hayata geçirmiş  olacağız. Burası, 27 Mayıs 1960 darbesinin sembol mekanlarından biri. Darbenin  59. yıl dönümünde darbenin şehitleri merhum Başbakan Adnan Menderes ile bakan  arkadaşları Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu bu adada yargılandılar, ne yazık ki  İmralı'da da idam edildiler. Yassıada'yı ziyaret ederek sona gelen çalışmaları  istedim ki yerinde bir göreyim. Sürekli buradan geçişte helikopterle denetledim,  baktım. İnşaat süreci içerisinde ilk defa inerek yerinde görelim istedim. Sizler  de zannediyorum yargılamanın yapıldığı salonun dışında her yeri gördünüz. Salonun  henüz iç kısmı bitmiş değil. Bunu da yıl sonu itibarıyla bitirmiş olacağız.  Böylece adayı, temennim odur ki; sadece ulusal değil, uluslararası bazda da  toplantılarımızın yapıldığı bir ada haline getirelim. Burada toplantı yapılır,  diyelim 3 gün, 4 gün girilir, 1 haftaysa 1 hafta girilir ve burada bu toplantılar  yapılır. Ondan sonra da sonuç burada açıklanarak bu toplantılar buradan dağılır.  Bunları şehrimizin merkezinde yaptık bugüne kadar. İstanbul'da, Antalya'da,  Ankara'da yaptık. Şimdi de böyle bir adada, böyle bir yerde, hiç kimsenin  gelemeyeceği, gelmediği, sadece aktörlerin geldiği ve toplantıya katıldığı bir  yer olarak burayı değerlendirelim istedik."

TOBB'nin projeye "evet" dediğini hatırlatan Erdoğan, "İşletmesi  kendilerine ait olacak. Bu işletmeyle birlikte bizlere de belli bir süre tahsis  edilmek üzere devlet olarak da müsaade ederlerse bazı toplantılarımızı burada  yapacağız." dedi.

"27 Mayıs 1960, Türk demokrasi tarihinde kara bir leke"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs 1960'ın, Cumhuriyet tarihinde milli  iradeye karşı yapılmış ilk askeri darbe ve Türk demokrasi tarihinde kara bir leke  olarak hatırlandığını vurgulayarak, "Darbe sonrasında 592 kişilik Demokrat Parti  kadrosunun 11 ay boyunca sözde yargılamaları burada gerçekleştirilmiştir. Bu  sözde yargılamalar dönemin Başbakanı Adnan Menderes ile bakanları Hasan Polatkan  ve Fatin Rüştü Zorlu'nun idam edilmesiyle, idama giden bir yol olmuştur burası.  Bu nedenle Yassıada adeta bir Yaslıada olarak anılmıştır." diye konuştu.

"Bu ada acılarla anılan bir kimliğe sahiptir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yassıada'da 1960 darbesi öncesinde  yapılan lojman ve spor tesislerinin, 1960 darbesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin en  hukuksuz yargılamalarının yapıldığı salonlara ve zindanlara dönüştüğünü  belirterek, şunları anlattı:

"Tarihi olarak da Bizans döneminden beri politik sürgünlere, haksız ve  hukuksuz yargılamalara, idam süreçlerine şahitlik etmiş olan bu ada acılarla  anılan bir kimliğe sahiptir. Bu doğrultuda demokrasi tarihimizde verdiğimiz  mücadeleleri unutturmamak, toplumumuzda geçmişten aldığı referanslarla bir  gelecek vizyonu sunabilmek, tüm dünyaya demokrasi ve özgürlükler adına mesaj  vermek adına 2015 yılında Yassıada'nın Demokrasi ve Özgürlükler Adasına  dönüştürülmesini öngören bir proje başlattık. Bu girişimle, 27 Mayıs darbesinin  demokrasi şehitlerinin tutulduğu Yassıada, bir tarih platosuna dönüştürülmüştür.  Adada hukuksuz yargılamaların gerçekleştiği spor salonu ile adanın merkezinde  bulunan tarihi tüm yapılar muhafaza edilerek ve çevresindeki yeşil dokuyla  entegresi sağlanarak bir dönüşüm gerçekleştirilmiştir.

Bu projede, karanlıktan aydınlığa geçişi simgeleyen ve demokrasimizin  geleceğine ışık tutan Demokrasi Feneri, Sonsuzluk İskelesi, Özgürlük Platformu,  Demokrasi Şehitleri Anıtı, kütüphane, müze, konferans salonu, 27 Mayıs  canlandırma alanı ve sergi salonları gibi pek çok yapı yer almaktadır. Ada,  ziyaretçilerin 27 Mayıs darbesi sonrası yaşanan yargılamaları gerçek mekanlarında  gezerek hissetmeleri ve bu hissin bütün ziyaretçilere yayılmasını sağlayacak  şekilde tasarlanmıştır. Böylece, 27 Mayıs'ta yaşananların mimari anlamda  yaşatılarak, tarihte yaşanmış acılarla yüzleşilmesi, onlardan ders çıkarıp  geleceğe umutla bakılması amaçlanmıştır."

"Demokrasi Feneri, demokrasiye olan saygı ve inancı canlı tutacak"

"Demokrasi ve Özgürlükler Adası"nda demokrasi mücadelesi ve bu uğurda  hayatlarını kaybeden tüm şehitlerin isimleri ve hatıralarının ebediyen  yaşatılacağına dikkati çeken Erdoğan, adada, yargılama sürecinde kullanılmış  yapıların özgünlüğü korunarak görsel ve fiziksel anlatımlarla  zenginleştirildiğini ve "27 Mayıs Tarih Platosu", "Demokrasi ve İnsan Hakları  Müzesi" ve "Adnan Menderes Kongre Merkezi" olarak darbe dönemi karanlığına  bambaşka bir kimlikle ışık tutulacağını anlattı.

Adadaki 24 metre yükseliğindeki Demokrasi Feneri'nin İstanbul  kıyılarıyla Adalar'a yansıyan bir ışık kaynağı olarak demokrasiye olan saygı ve  inancı canlı tutacağını vurgulayan Erdoğan, "Bütün bunlarla beraber burada asıl  derdimiz kapalı spor salonu, yargılama alanı olarak kullanılmış. Şimdi orayı  bizler inşallah bir müzeye dönüştüreceğiz. Bu konuda objelerle toplandı,  toplanıyor. Bu objelerle burası zenginleştirilecek. Adnan Menderes Kongre Merkezi  600 kişilik. Burada birçok kongre yapma imkanı bulacağız. Yüklenici olarak  işletmesi de TOBB'a ait olmak üzere, burada bu tür toplantıların yapılması adaya  farklı bir zenginlik kazandıracaktır." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğrencilerin adaya yoğun bir  şekilde taşınarak "Burada neler olmuş, Türkiye’nin demokrasi tarihinde neler var?  Bunun arkasında kimler var? Milli irade burada nasıl dar ağacına çekilmiş? Kimler  tarafından çekilmiş?" konularında bilgilendirileceğini belirterek, şöyle devam  etti:

"Tarih bilinmezse geleceği hiçbir zaman belirleyemezsiniz. Bunun  arkasında kimler var? Bunlar ortaya konulmalı.  Özellikle bir CHP anlayışının ne  olduğu burada bizzat yerinde görülmüş olacak. Hakimin şu ifadesi önemli; bizi  buraya gönderen irade derken, o irade kim? Bu  irade, o irade ne yapıyor? Böyle  emretmiş. Böyle emrettiği için de bir ülkenin Başbakanı'na, Dışişleri Bakanı'na,  Maliye Bakanı'na burada idam kararı veriliyor. Ondan sonra da İmralı'da idam  ediliyorlar. Bunu nesillerin bilmesi lazım. Bunu nesiller bilecek ki, ona göre  milli iradenin değeri, kıymeti ortaya çıksın. Yoksa atı alan Üsküdar'ı geçiyor.  Bizim artık buna, bu kuşaklarla beraber 'dur' dememiz lazım. Bunları okurlarınıza  özellikle işlemeniz, televizyon programlarında aynı şekilde anlatmanız gerekiyor  ki; bu oyunlar tekrar tekrar yine gündemimize gelmesin. Bunların artık silinip  gitmesi lazım."

Erdoğan, uluslararası toplantılara gelenlere de adanın bu  özelliklerini de anlatacaklarını belirterek, "Bu adadan bunlar geçti. Bu adada  bir Başbakan'ın idamı aynen onaylandı, iki bakanın idamı onaylandı." ifadelerini  kullandı.

"Bileceğiz ki aynı tuzağa bir daha düşmeyelim"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu milletin tarihinde neler  olduğunun bilinmesinin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bileceğiz ki, aynı tuzağa bir daha düşmeyelim. Bilmezsek daha çok  tuzaklar kurarlar. Burası aynı zamanda bir ispat.  Yıl sonuna kadar fevkalade bir  durum olmazsa burayı bitireceğiz. Burayı süratle yıl sonuna kadar bitirelim çünkü  biraz sarkmamız oldu. Burası inşallah dünyada anılacak. Özellikle öğrencilerimiz  için gerek müze gerekse birçok etkinlikte burasının anılması çok çok önemli.  Devreye girdiği andan itibaren burada çok büyük bir imkan söz konusu."

"Sivriada'yı cazibe merkezi haline getirebileceğimize inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakınlardaki Sivriada'ya da ilişkin şu  bilgileri verdi:

"Bir de daha sonra hemen karşı tarafımızda Sivriada var. Sivriada'da  bir amfi tiyatro yapabilirsek burası süper bir şey olur. O taş ocağı zaten  tamamen avuç içi gibi olmuş. Onu bir amfi tiyatro haline getirdiğimiz zaman orası  muhteşem bir şey olur. Konserler verilebilir, her şey orada yapılabilir. Birçok  etkinliklerde burayla bağlantılar da kurulabilir. Pendik tarafıyla buradaki  otellerle kurulabilir. Buradaki bağlantılar kurulmak suretiyle Sivriada'yı da çok  çok önemli bir cazibe merkezi haline getirebileceğimize inanıyorum. Şartları  biraz zor ama ben inanıyorum ki azmi, inancı olan insana zor her zaman kolay  olur. Bunu da başarmamızda çok büyük fayda var."

Kütüphane çalışmasının ayrıca düşünülebileceğini, öncelikli olarak  müzeyle ilgili objelerin toplanmasını istediklerini ifade eden Erdoğan, objelerle  beraber kütüphane konusunda çalışılabileceğini, uygun bir bölüme proje içinde  kütüphane konulabileceğini söyledi.

Kütüphanenin "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"nın tarihini bugüne  taşıyacak güçlü bir kaynak, arşiv oluşturacak şekilde yapılabileceğini dile  getiren Erdoğan, "Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 5 milyon ciltlik  kütüphaneyi şu an bitirmek üzereyiz. Bir de İstanbul'da Rami Kışlası'nı  Ankara'dan daha güçlü bir kütüphane haline getiriyoruz. Bu, 6 milyon ciltlik bir  kütüphane olacak, dijital ortamda bu kitaplar sergilenecek. İnşallah bu adımları  atmanın yanında Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na da kendisini tanımlayan bir  kütüphaneyi kazandırmış oluruz." diye konuştu.

Erdoğan, işletmesiyle ilgili bir netlik olup olmadığı, İstanbul'dan  her gün ziyaretçi gelip gelemeyeceği, otellerin her zaman açık olup olmayacağına  yönelik soru üzerine de, işletmeyle ilgili oluşumun tamamlandığını söyledi.

Ofisin devrede olduğunu, otel vesaire bütün teknik kadroların  kurulacağını, işletmeyi de TOBB'un yapacağını ifade eden Erdoğan, "Devlet  ticaretle uğraşmaz. Belli toplantılarda bu oteller kullanılırsa burası yürümez,  iflas eder. Denizin aşırı tehdidi olduğu zamanlarda belki gidiş gelişlerde  sıkıntılar yaşanabilir. Gidiş geliş noktasında daha iskeleler bitmedi. Deniz  otobüsü, İDO gibi deniz araçlarıyla inşallah gidiş gelişler olacak. Aslında adaya  karadaki yaklaşımlar Ataköy'den 16 kilometre, Kadıköy'den 13 kilometre,  Suadiye'den 14 kilometre, Heybeli 5,5 kilometre, Büyükada yaklaşık 10 kilometre,  Pendik 14 kilometre civarında. Araç noktasında İDO'nun, şehir hatları, deniz  otobüsleri sürekli servis yapabilecekler. Belki o konuda kendi servisleri  olacak." ifadelerini kullandı.

"Artık bu ülkede darbeler devri kapanmıştır"

"Sizde siyasi hayatınız boyunca birçok badire atlattınız. Bu adayı  dolanırken neler hissettiniz? 'Türkiye'de darbeler dönemi artık kapanmıştır'  diyebilir miyiz?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda bu işareti onun için vermek istedik. Artık bu ülkede darbeler  devri kapanmıştır. Burada aslında bunu yapmakla, 'Bakın sizin darbe yaptığınız  yeri biz güllük gülistanlık hale getirdik. Siz darbeciydiniz, biz burayı pırıl  pırıl hale getirdik...' Bu bir farkın aynı zamanda ortaya konmasıdır. Demokrasi  Feneri olarak adını koymamızın hepsi bir anlam ifade ediyor. Temennimiz bu, artık  konuşmaktan öte bu tür şeyleri bir daha insanlar yaşamaz. Bunların hala  heveslileri var mıdır? Vardır. İçeriden veya dışarıdan. Dünyanın değişik, her  tarafında bu tür hevesler ne yazık ki bitmiyor. Güçlendikçe kimse bu ülkede darbe  yapamaz. Bütün mesele bizim güç kazanmamızdır. Hala birileri Türkiye içinde  bakıyorsun ekonomi, bir şeyler hala konuşuyorlar. Hala bir şeyler yapmanın  gayreti içerisindeler ama bunlara inşallah bu fırsatı vermeyeceğiz. 23 Haziran'da  (İstanbul) Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi var. İlgili ilgisiz, bakın  kimler bu işle ilgileniyor. Türkiye seçime giderken hala burayı nasıl  karıştıracaklar, bunun hesabı içerisindeler. Kendilerine göre, belediye seçimine  giderken merkezi yönetimin ekonomik noktadaki performansını belediyeden almak  gibi bir gayretleri var. Belediye başkanının böyle bir görevi yok, o merkezi  yönetimin görevi. Size ne? İşi bu tarafa doğru kanalize etmenin gayreti  içerisindeler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Helikopterden geçerken inceledim' dediniz?  Beğenmediğiniz nokta oldu mu?" sorusu üzerine de, eksikliklerin bulunduğunu,  bunlar bittiğinde beğenilen, beğenilmeyenlerin ortaya çıkacağını söyledi.

Erdoğan, gezip gördükçe de çok mutlu olduğunu belirterek, dünyadan  gelenlerin hayran kalacağı bir proje olduğuna inandığını kaydetti.

"Buradaki inşaat bu ağaçlar arasında kapatılmış olacak"

"'Eksik' dediniz neler eksik? Artık 'Yaslı Ada' demeyecek miyiz?"  sorusu üzerine Erdoğan, adanın Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak dünyada nam  salacağını dile getirdi.

Projenin daha bitmediğini belirten Erdoğan, "Projede vadedilen neyse  onların bitmiş olması lazım. Peyzaj çalışmalarında dev saksılar içerisinde  ağaçları falan gördünüz, hangi ağaçlar yaşayabilir, hangileri yaşayamaz. Öyle  laflar ettiler ki; 'Ağaçlar kesildi, ağaçlar söküldü, şu, bu oldu' falan. Şu  andaki hedef buraya 40 bin ağaç dikmek. 40 bin ağacı dikerek buranın ne hale  geleceğini düşünün. Buradaki inşaat bu ağaçlar arasında kapatılmış olacak, çok  daha güzel bir hale gelmiş olacak. Ben ladini çok severim. Hanımefendi, 'Başkanım  burada ladin olmuyor' dedi. Daha çok geniş yapraklı çam vesaire var. İnşallah  güzel bir eseri bize kazandıracaklar. Şu anda iyi gidiyor. Yıl sonu itibariyle  burayı dört dörtlük bitmiş olarak görmüş olacağız." şeklinde konuştu.

Erdoğan, Demokrasi Feneri'nin içine bir asansör koyulmasını  söylediğini, engellilerin de rahat bir şekilde gezebileceğini dile getirdi.

Bir gazetecinin adaya erişim ve yeme içme yerleri konusundaki sorusu  üzerine Erdoğan, "Bizim için burada tamamen bitmiş, tükenmiş, harabe ve tarihi  itibariyle bizim için kara bir tablonun olduğu bir ada vardı. Şimdi biz bu adayı  bu hale hamdolsun getirmesi için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine dedik ki bu  iş size yakışır. Dolayısıyla bu adayı şöyle ele alalım ve proje için Çiğdem  Hanımlar vesaire çalışmayı yaptılar, bunun üzerine bir çalışma yapalım ve bu  projeyi hayata geçirerek hem özellikle kendi tarihimizdeki bu kara lekeyi silme  mücadelesi verelim, - bakın sildik demiyorum- hem de uluslararası toplantıları,  ulusal toplantıları burada yapalım, bu toplantılarla da bu adanın mahiyetini  gelenlere, gidenlere anlatalım. Şimdi işin restorandı, diğer bölümleriydi, içinde  olan insanlar olarak inanıyorum ki TOBB o işi zaten çözecektir." ifadelerini  kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın logosunu da  katılımcılara tanıttı. Erdoğan, logonun yatay görüntüsünde merhum Başbakan Adnan  Menderes'in silüetinin görüldüğünü de vurguladı.

BİNA OTURUM ALANININ 3 KATI KADAR YEŞİL ALAN
 
Yeniden düzenlenen ada 103 bin 750 metrekarelik alana sahip bulunuyor. Adanın yüzde 60'ı peyzaj alanı olarak ayrılırken, yüzde 20'sinde doğal nitelik korundu. Bina oturum alanının 3 katı kadar yeşil alan ve toplam inşaat alanı 63 bin 361 metrekare olarak planlanan adada, 123 odalı 320 yataklı ada oteli ve bungalovlar, 500 kişilik kongre salonu, 752 metrekare 600 kişilik cami, 616 metrekare Demokrasi Şehitleri Anıtı ve Meydanı, arıtma tesisi, açık hava müzesi, demokrasi parkı ve sergileme alanları ile kafeterya ve restoranlar yer alıyor.
 
Adaya 39 bin 191 yeni bitki dikileceği de belirtilirken, çim alanı olarak da 25 bin 855 metrekare belirlendi. İnşaatın büyük ölçüde tamamlandığı kaydedilen adanın sahil kesiminde bazı bölümlerde işçilerin çalışmaları sürüyor.
 
Yassıada'nın 14 Mayıs 2015'te gerçekleştirilen temel atma töreninin ardından çalışmalar hızlı bir şekilde başlamıştı.
 
YENİ PLANLAMAYLA ADADAKİ YAPILAR
 
Yeni planlamayla adadaki yapılar şöyle:
 
"Spor Salonu - 27 Mayıs Müzesi, Adnan Menderes Kongre Merkezi, Demokrasi ve Özgürlükler Müzesi, Demokrasi ve Karşılama Meydanları, Şeref Salonu, Tarihi Bizans Sarnıcı, Şato Yapısı, İskele Kafe Yapısı, İskele İdare ve Kriz Yönetim Yapısı, VIP Karşılama Yapısı, Seyir Terasları ve Elektrik Merkezi, Ada Oteli Yapısı, Bungalovlar, Helikopter Pisti, Cami, Demokrasi ve Şehitler Anıtı ve Meydanı, Ada Restoran ve Personel Yatakhanesi, Subay Gazinosu, Arıtma Tesisi, Yönetim Binası, Açık Hava Müzesi, Demokrasi Parkı."
 
YASSIADA HAKKINDA
 
Yassıada 4. yüzyıldan itibaren sürgün yeri olarak kullanılırken, zaman içinde üzerine kilise ve bir manastır inşa edildi. Birkaç sahip değiştiren ada 1947 yılında Deniz Kuvvetleri tarafından satın alındı. 1952 yılında eğitim hizmetlerine açıldı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra burada kurulan mahkemede Demokrat Partililer yargılandı. 1993 yılında İstanbul Su ürünleri Fakültesi enstitüsünü adaya taşıdı. Fakülte, adayı 1995 yılında terk etti. O tarihten inşaat başlayana kadar Yassıada terk edilmiş olarak bulunuyordu.

ETİKETLER