Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni Zelanda teröristi ve DEAŞ'ın kumaşı aynı

AA |  20 Mart 2019 Çarşamba - 1:10 | Son Güncelleme : 20 03 2019 - 6:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan Washington Post gazetesine bir makale yazdı. "Yeni Zelanda teröristi ve DEAŞ'ın kumaşı aynıdır." diyen Erdoğan, "Bu sapkın ideolojilerin tıpkı anti-seminizm gibi insanlığa karşı işlemiş bir suç olduğunun kabul edilmesi çok önemlidir." ifadelerini kullandı.


Yeni Zelanda'nın Christchurch şehrinde yaşanan terör saldırılarında 50  masum insanın şehit olduğunu belirten Erdoğan, cuma namazı için yerel camilerde  toplanan düzinelerce Müslümanın saldırıdan yaralı olarak kurtulduğunu hatırlattı.

Cinayet silahlarının üzerinde ve teröristin internet ortamında  yayımladığı manifestoda çok sayıda tarihi referansa rastlandığına dikkati çeken  Erdoğan, "Teröristin Türkiye'ye ve şahsıma birçok kez atıfta bulunması hem  manidar hem de üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur." ifadelerini kullandı.  Erdoğan, makalesine şöyle devam etti:

"Yetkili makamlarımız, Yeni Zelanda saldırısı sonrasında saldırgan  Brenton Harrison Tarrant'ın 2016 yılında Türkiye'ye iki kez gelerek ülkemizin  muhtelif bölgelerinde zaman geçirdiğini ortaya çıkardı. Ayrıca Tarrant'ın Fas,  İsrail ve Hırvatistan gibi bazı ülkelere seyahat ettiğini tespit ettik. Türk  istihbarat ve emniyet birimleri, olayın aydınlatılması ve gelecekte yaşanabilecek  saldırıların engellenmesi için Yeni Zelanda ve diğer ülkelerle iş birliği  içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir."

"İnsanların arasına nefret tohumları serpmeye kalkışmıştır"

Christchurch katliamının sorumlusunun dünya tarihini ve Hristiyanlık  inancını tahrif ederek sapkın görüşlerini meşrulaştırmaya çalıştığını vurgulayan  Erdoğan, "İnsanların arasına nefret tohumları serpmeye kalkışmıştır. Geçmişte  defalarca terörün dini, dili veya ırkı olamayacağını ifade etmiş bir lider olarak  geçtiğimiz hafta yaşanan terör saldırılarını Hristiyan öğretisine, ahlakına veya  prensiplerine bağlamaya yönelik her türlü gayreti kategorik olarak reddediyorum.  Yeni Zelanda'da yaşananlar ancak cehalet ve nefretin zehirli bir çıktısı olarak  değerlendirilebilir." görüşünü paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesini şöyle sürdürdü:

"Milletimiz, tarihin teröristler tarafından tahrif edilmesiyle ilk kez  bu olayda karşılaşmamıştır. Tarihi radikal ideolojisinin perspektifinden  yorumlayan ve çoğunluğu Müslüman binlerce sivilin katili olan DEAŞ terör örgütü,  son yıllarda 'İstanbul’un yeniden fethi' için çağrıda bulunmuştur. Bu çağrı,  Christchurch saldırganının manifestosunda yer alan 'şehri bir kez daha Hristiyan  yapma' sözüyle benzerlik göstermektedir. DEAŞ, aynı şekilde Türkiye  Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmaya yemin etmiştir - ki Türk askerinin Suriye'de  terör örgütüne bu kadar ağır bir darbe vurmasının sebeplerinden biri budur.

Bu itibarla, Yeni Zelanda'da masum insanların canını alan katille  Türkiye, Fransa, Endonezya ve başka yerlerde terör saldırıları düzenleyenler  arasında kesinlikle hiçbir fark olmadığını tespit etmek durumundayız."

"Bunun tekrar olmasına izin veremeyiz"

DEAŞ saldırıları sonrasında kabul edilemez terörist eylemlerin suçunu  İslam'a ve Müslümanlara atan Batılı siyasetçi ve yorumcuların sayısının hiç de az  olmadığının altını çizen Erdoğan, "Bu şahısların görüşleri, Avustralyalı senatör  Fraser Anning'in görüşleriyle örtüşüyordu. O dönemde biz, inancımızın terörle  özdeşleştirilmesine itiraz ederek teröristlerin dinimizi ele geçirme çabalarını  engelleme sözü vermiştik. Maalesef Avrupa'da ve Batı dünyasının diğer  kısımlarında İslamofobi, yabancı düşmanlığı ve liberal değerlerle örtüşmeyen  başka pratikler sessizlikle karşılandı. Bunun tekrar olmasına izin veremeyiz.  Eğer dünya Yeni Zelanda'da yaşanan saldırının benzerlerinin gelecekte yaşanmasını  engellemek istiyorsa, öncelikle bu olayın koordine bir karalama kampanyasının  sonucu olduğunu teşhis etmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

"Tüm terör örgütlerine karşı mücadeleyi sürdüreceğiz"

"Türk milletinin yüzyıllardır vatan eylediği topraklardan teröristler  istiyor diye ayrılmayacağı aşikardır." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları  kaydetti:

"Aynı şekilde sapkın katiller, bizi herhangi bir dini cemaat, millet  veya grubu hedef almaya ikna edemeyecektir. Yüzyıllar boyunca Avrupa milletler  ailesinin bir parçası olan Osmanlı İmparatorluğu'nun varisi olan Türkiye, 11  Eylül terör saldırılarının hemen ardından teröre karşı ittifaka katılmıştır. 60  yılı aşkın süre önce NATO'ya katılan ülkemiz, Avrupa Birliği'ne tam üye olmayı  stratejik bir hedef olarak görmektedir. Aynı şekilde dost ve müttefiklerimizle  birlikte tüm terör örgütlerine karşı mücadele etmeyi sürdüreceğiz."

"Batılı liderler ülkelerinde yaşayan Müslümanları kucaklamalı"

Christchurch katliamı sonrasında Batı'nın üzerine düşen bazı  sorumluluklar bulunduğunu belirten Erdoğan, Batılı toplumların ve hükümetlerin,  ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi gibi son yıllarda yükselen  ideolojilerin normalleşmesine izin vermemesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sapkın ideolojilerin, tıpkı anti-semitizm  gibi insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun kabul edilmesinin çok önemli  olduğuna dikkati çekerek, "İlaveten yaşanan olayı tüm yönleriyle aydınlatmak ve  hem bu teröristin nasıl radikalleştiğini hem de terör örgütleriyle bağlantılarını  anlayarak gelecekte yaşanabilecek trajedileri engellemeliyiz. Son olarak tüm  Batılı liderlerin, Yeni Zelanda Başbakanı Sayın Jacinda Ardern'in cesareti,  liderliği ve samimiyetinden ders alarak kendi ülkelerinde yaşayan Müslümanları  kucaklaması gerekir." ifadesini kullandı.

ETİKETLER