Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yanlarına kar kalmayacak

AA |  15 Temmuz 2019 Pazartesi - 20:28 | Son Güncelleme : 16 07 2019 - 0:00

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kar kalmadı, Allah'ın izniyle bundan sonra da kar kalmayacaktır. Yeter ki siz böyle dik durun. İnşallah, 15 Temmuz'dan sonra artık hiç kimse milletin iradesine el uzatmayı aklının ucundan bile geçiremeyecektir." dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından  15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Atatürk Havalimanı'nda  gerçekleştirilen etkinlikte hitabına, "Aziz milletim, sevgili İstanbullular,  değerli şehit yakınlarımız ve gazilerimiz, kıymetli kardeşlerim, sizleri en kalbi  duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.  2016 yılının 15 Temmuz gecesi,  milletimizin istiklalini ve ülkemizin istikbalini korumak için uçakların,  tankların, kurşunların karşısına dikilen kahraman milletimizin her bir ferdini  hürmetle, muhabbetle selamlıyorum." diyerek başladı.
 
O gece şehit verilen 251 vatan evladının her birine Allah'tan rahmet  niyaz eden Erdoğan, gazilere Allah'tan sıhhat ve afiyet diledi.
 
"Bu mesaj verildikten sonra her şey elhamdülillah yerli yerine  oturdu"
 
Erdoğan, "Bizler inanıyoruz ki şehitler, peygamberlerden başka hiçbir  kula nasip olmayacak en yüce makamın sahibidirler.  Kabirleri nur, mekanları  cennet olsun inşallah. Emniyet teşkilatımızın bütün kahraman mensuplarını, şanlı  polislerimizi bir kez daha muhabbetle kucaklıyorum." diyerek, konuşmasını şöyle  sürdürdü:
 
"Peygamber ocağı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkesine gönülden bağlı  her bir subayını, astsubayını, uzman personelini ve erlerini alınlarından  öpüyorum. Darbenin ilk anlarından itibaren cesaretle ihanetin üzerine giden yargı  mensuplarımıza buradan şükranlarımı sunuyorum. Burası anlamlı bir mekan. Niye  anlamlı biliyor musunuz? O gece burası iki anı tespit etti. Bunlardan bir tanesi  saat 23.15 civarı ve tankların arasından Sayın Bay Kemal gelip Bakırköy'e geçti.  Bakırköy Belediyesinde kendi ifadesiyle 'Gidebilecek bir otel bulamadığım için  oraya gittim.' dedi. 01.15 ve biz de yine buraya indik. Eşim, kızım, torunlarım  ve damadımla beraber buraya indik. Burada kim vardı? Burada millet vardı.  Beraberce buradan üzerimizden geçen F-16'lar, helikopterler vardı ve onlar  mermilerini yağdırıyordu.
 
 
Fakat biz bir şeye inanıyorduk; 'Korkmayın Allah bizimle beraberdir.'  O gece 16 saat süren o süreçte, şahsım basın toplantımı yaptım. Valimiz aynı  şekilde. Birinci Ordu Komutanımız aynı şekilde... Basın toplantıları yapıldı,  mesaj verildi. Bu mesaj verildikten sonra her şey elhamdülillah yerli yerine  oturdu. Bütün mesele neydi? O gece dünyaya örnek teşkil edecek bir dik duruş  sergileyen medyamıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, aydınlarımıza buradan şahsım  ve milletim adına özellikle teşekkür ediyorum. Sabaha kadar kesintisiz ezan ve  sala okuyan imamlarımıza, müezzinlerimize, seccadelerinin başında dua eden  kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum."
 
 
"Daha önceki darbelerde Meclis binası fiilen hedef alınmadı"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ceptown'dan İslamabat'a, Kudüs'ten Mogadişu'ya  bütün dünyanın dört bir köşesinde Türk bayraklarıyla sokaklara çıkan  vatandaşlara, soydaşlara, bütün dost ve kardeşlere selamlarını gönderdiğini dile  getirerek, şunları kaydetti:
 
"O gece barikatları aşarak, tankları geçerek, kurşunları savuşturarak  Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelen, tepelerine bırakılan bombalara rağmen  vakur duruşlarını bozmayan milletvekillerimizi selamlıyorum. Millet sokakta  istiklalini korurken, milletin vekilleri de orada demokrasiye, milli iradeye  sımsıkı sahip çıkmıştır. Milli Mücadele sürerken işgal kuvvetleri Polatlı'ya  kadar geldiler ama Meclis'e saldıramadılar. Daha önceki darbelerde milli iradeye,  Meclis ruhuna saldırı olsa bile Meclis binası fiilen hedef alınmadı. 15  Temmuz'daki darbeye teşebbüs eden caniler bunu bile yaptılar.  Hamdolsun,  milletin iradesine de evine de uzanan eller, bizzat millet tarafından  kırıldı. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kar kalmadı,  Allah'ın izniyle bundan sonra da kar kalmayacaktır. Yeter ki siz böyle dik durun.  İnşallah, 15 Temmuz'dan sonra artık hiç kimse milletin iradesine el uzatmayı  aklının ucundan bile geçiremeyecektir."
 
Hiçbir ihanet şebekesinin, hiçbir terör örgütünün birliği,  beraberliği, kardeşliği asla bozamayacağını ifade eden Erdoğan, "Öyleyse ne  diyoruz? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri  olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Bundan taviz  vermeyeceğiz. Ruhlarını iblise satanlar var. O müptezeller Türkiye'yi ele  geçiremeyecekler." diye konuştu.
 
O karanlık gecede okunan ezanlar ve salalar, kalpleri nasıl  bütünleştirdiyse, bundan sonra da aynı inançla, aynı heyecanla, aynı kararlılıkla  yola devam edeceklerini belirten Erdoğan, şehitlerin hiçbirini unutmayacaklarını  ifade etti.
 
İstanbul'a Ankara'dan geldiğini hatırlatan Erdoğan, "Ankara Emniyet  Müdürlüğü binasını da bombalayıp, yıkmışlardı. Orada da on binler beraber  katıldık. Onlar, Emniyet Müdürlüğü binamızı yıkarak, sakalımızı tıraş ettiler.  Ama biz, muhteşem bir Emniyet Müdürlüğü binası yaparak, onların kolunu kanadını  kırdık. Çünkü tıraş edilen sakal daha gür biter ama kesilen kol yerine gelmez."  ifadesini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz şehitleri için dua etti.
 
15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım'ı, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip  Olçok'u, 63 yaşındaki Ümit Güder'i unutmayacaklarını dile getiren Erdoğan,  "Darbecilerin başındaki haini, gözünü kırpmadan vuran Ömer Halisdemir'i,  darbecilerle son nefesine kadar çarpışan Albay Sait Ertürk'ü  unutmayacağız. Her  birini şahsen tanıma şerefine eriştiğim Erol Olçok'u, İlhan Varank'ı, Halil  Kantarcı'yı unutmayacağız. Emniyet teşkilatımızın her biri, diğerinden kıymetli  63 mensubunu unutmayacağız. Her yaştan, her meslekten, her meşrepten, çoğunun  salaları son nefeslerini vermeden önce okunan 251 şehidimizin hiçbirini  unutmayacağız. Şehitlerini unutanların yürekleri kurur."
 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hıyabandan geçip semt-i canana vardı onlar /  Cennet vatandan fidevs-i alaya erdi onlar / Kimi onbeşlik fidan, kimi asırlık  çınardı / Sela-yı şerifle Kur'an'ı öptü onlar / Bezm-i Elest'te kesişmişti  yolları / Bir takdir-i ilahiyle yollara düştü onlar / Dediler "altı da bir üstü  de birdir yerin" / Şerbet-i şehadeti bir lahzada içti onlar / O gül yüzlerinde  güller açmıştı / Ola ki bu-ı nebiye mazhar oldu onlar." dizelerini okudu.
 
Bu milletin yıllarca yeni şehitlerle, yeni gazilerle yüreğini hep  sıcak ve canlı tuttuğunu, bundan sonra da öyle olacağını dile getiren Erdoğan,  şunları kaydetti:
 
"Biz de, yeni nesillerin 15 Temmuz şehitlerini hatırlamaları, yad  etmeleri için bu tarihi Demokrasi ve Milli Birlik Günü adıyla resmi bayram olarak  ilan ettik. Her anımızda ama özellikle de 15 Temmuz'da şehitlerimizi,  gazilerimizi, meydanları, sokakları dolduran kahramanlarımızı hep kalbimizde  yaşatacağız. Açılış öncesi hocalarımızı dinledik ve Kur'an-ı Kerim'den tamamıyla  şehitlerimizi, şehitlerimizle birlikte onlara Rabbimizin müjdelerini o ayetlerde  dinledik. Bunlarla birlikte, hamdolsun geleceğin müjdelerini aldık. Biz bugün  nasıl ecdadı rahmetle ve minnetle yad ediyorsak, inşallah sonraki nesiller de 15  Temmuz kahramanlarını aynı şekilde anacaklar, hatırlayacaklardır. Hiç endişeniz  olmasın."
 
Bu vesile ile bir müjdeyi paylaşmak istediğini ifade eden Erdoğan,  "Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlıkları yürütülen  Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı'nın kuruluşu resmen  tamamlanmıştır. Çünkü bunun çok istismarı yapılıyor. Onun için istedik ki  Aile,  Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız da bu devletin teminatı altında olsun.  İlgili tüm bakanlık ve kurumlarımızın mütevellisinde yer aldığı bu vakfımız  aracılığıyla, şehit yakınlarımıza ve gazilerimize verdiğimiz hizmetleri daha iyi  daha derli toplu yürüteceğimize inanıyorum. Vakfımızın hayırlı olmasını diyorum."
 
 Allah'ın kurdukları tuzakları sahiplerinin başlarına geçirdiğini ifade  eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
 "Bir üstadımız ne diyor biliyor musunuz? 'Geceye yenilmeyen her insana  ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.' O karanlık geceye teslim  olmadıkları için milletimin her bir ferdine minnettarız. O karanlık geceyi  aydınlatan herkese minnettarız. Siz bambaşkasınız. Kadınıyla, erkeğiyle  bambaşkasınız. Siz kurşunların üzerine gittiniz. Siz mermilerin üzerine gittiniz.  Yılmadınız ve bazı gençlerimiz kendilerini tankların altına attı. Bazıları da  gazi oldu. Bu yürektir yürek, kürek değil ve bunu ancak bu millet yapar ve siz  yaptınız."
 
Geceye yenilmeyenlerin, uçaklara, helikopterlere, tanklara,  namlulara karşı duranların, vakit sabaha döndüğünde, istiklallerini ve  istikballerini kurtarmış olmanın gururuyla ödüllerini aldıklarını kaydeden  Erdoğan, "Bu ülkenin asli sahibi, şehitler ve gazilerin başını çektiği  kahramanlardır. Biz bugün burada özgürce sözümüzü söyleyebiliyor, nefesimizi  alabiliyor, işimize, gücümüze bakabiliyorsak, şehitlerimizin, gazilerimizin ve  tüm kahramanlarımızın sayesindedir." dedi.
 
 
Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Buluşması" için Atatürk Havalimanı'na gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı karşılayanlar arasındaydı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, edebiyatın en güzel eserlerinden biri olarak  gördüğü "Bu Vatan Kimin?" şiirinden de şu dizeleri okudu:
 
"Bu vatan tankların tam karşısında/ Sıradağlar gibi duranlarındır/  Şeytanın Yoldaşı olmuş hainleri/ Alnının çatından vuranlarındır/ Şahlanmış  yiğitler kır at misali/ Köpürmüş caddeler Fırat misali/ Kıyama kalkmış nice  erkek-kadın misali/ Namussuza hesap soranlarındır/ İsmini yazarak mezar taşına/  Cemreler taşıdın yurdun kışına/ Bakmadan yaşına, başına, ardına/ Bedenini sevdaya  sürenlerindir/ Tepeden tırnağa tek vücut olup/ Sokağa, caddeye, meydana dolup/  Bayrağı uğruna gül gibi solup/ Asım şuuruna erenlerindir/ Vatana sevgiyi ibadet  bilip/ Bayrağı kendine emanet bilip/ En büyük rütbeyi şehadet bilip/ Bu aşkla  toprağa girenlerindir."
 
 
"Bu milleti kimse köle yapamaz"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Evet işte bu aşkla toprağa girmek var ya bu bambaşka. Rabb'im  hepimize şehadeti nasip etsin. Rabb'im bu ülkenin gelecekteki tüm nesillerini de  Asım şuuruna erenlerden eylesin diyorum. Biz imanımıza, tarihimize, kültürümüze  ve elbette en önemlisi neslimize sahip çıktıkça, Allah'ın izniyle bu ülkeyi kimse  işgal edemez, bu milleti kimse köle yapamaz. İşte bunun için gençlerimize 2053 ve  2071 vizyonlarını emanet ediyoruz. Şayet geleceğimize bu şuurla bakmazsak,  Rabb'im muhafaza etsin, 15 Temmuz darbe girişimi işte o zaman başarıya ulaşmış  olur."
 
Konuşmasında katılımcılara "Ecdadın emanetine sıkı sıkıya sahip  çıkmaya hazır mısınız?" diye seslenen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Hanımlar, Alparslan'ın, Fatih'in, Yavuz'un, cümle şehitlerimizin,  gazilerimizin mirasına layık Asım'ın nesillerini yetiştirmeye hazır mısınız?  Gençler, Ata'nızdan işaret aldığınızda, arkanızda tüm milletle birlikte yürümeye  hazır mısınız? Ey İstanbul, 566 yıldır olduğu gibi ilelebet İslam'ın ve Türk  milletinin sembol şehri olarak dünyaya meydan okumaya hazır mısın? Bunun için her  gün kalbimizi ve zihnimizi yeniden fethetmeliyiz. Bunun için her birimiz kendi  alanımızdaki gayretlerimiz ve başarılarımızla Ulubatlı Hasan gibi burçlara  sancağımızı yeniden dikmeliyiz. Bunun için Akşemsettin gibi her gün yüreğimizi  pirüpak etmeli, Rabb'imize ram olmalıyız. Bunun için Fatih gibi hedefimize  ulaşana kadar durmadan, dinlenmeden, fitneye kulak vermeden, çağımızın ötesine  geçecek adımlarla yolumuza devam etmeliyiz. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bizden  ancak işte bunları başardığımızda razı olacaklardır. Onların aziz ruhlarını  muazzep etmemek için daha çok çalışacağız, daha çok mücadele edeceğiz, kendimizi  daha çok muhasebeye ve murakabeye çekeceğiz. Unutmayınız, 'Zafer denen kahraman  peri?, susandan kaçar da coşana gi?der.'  Öyleyse, 'Di?ri?leri? şerefli?,  ölüleri? şanlı' bu yolda sonuna kadar yürümeye var mıyız? Rabb'im hepinizden razı  olsun."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından  15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Atatürk Havalimanı'nda  gerçekleştirilen etkinlikte yaptığı konuşmada, "Özgürlüğü olmayanın iradesi de  olmaz. Bunun için Rabbimiz özgür insanları muhatap alıyor. Tabii özgürlüğü elde  etmek, kullanmak ve korumak öyle kolay değildir.  Bizim milletimiz, binlerce  yıllık tarihi boyunca hep bu mücadeleyi vermiştir." ifadelerini kullandı.
 
Kurdukları devletler, inşa ettikleri medeniyetler, geliştirdikleri  kültürle hep özgür bir topluluk olarak hayatlarını sürdürmeye çalıştıklarını  anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Hamdolsun, bunca yıldır milletimize esaret boyunduruğu vurabilen de  çıkmadı. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi, buna niyetlenenler hiç eksilmedi.  Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de, İstiklal Harbi'nde bu niyetleri toprağa gömdük. 15  Temmuz, milletimize esaret boyunduruğu vurma çabalarının farklı bir yöntemiydi.  Ülkemizin içine yerleştirdikleri ihanet çetesiyle milletimizi esir alacaklarını  sananlar, tıpkı asırlar boyunca hep olduğu gibi, bir kez daha derslerini aldılar.  Nasıl biz istiklalimizi ve istikbalimizi korumaktan vazgeçmiyorsak, bizim önümüze  tuzaklar kuranlar da emellerinden asla vazgeçmeyecektir.
 
Bugün ülkemizin önündeki engeller, yaşadığı sıkıntılar, maruz kaldığı  saldırılar, hep işte bu kadim kavganın tezahürleridir. Suriye meselesini böyle  okumayan, müstevlilerin emellerine hizmet eder. Irak meselesini böyle okumayan,  bu oyuna figüranlık yapar. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege konularında karşı tarafı  haklı bulanların zihinleri iğfal edilmiş demektir. Ülkemizin diplomatik, askeri,  ekonomik alanda verdiği mücadeleyi sıradan bir siyasi çekişme parantezine  hapseden, zaten iflah olmaz bir mankurta dönüşmüştür."
 
 
"15 Temmuz bir semboldür"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinden geçtikleri dönemin, gelecek çeyrek  asrı, yarım asrı biçimlendirecek öneme sahip olduğunu görmeyene, diyecek bir  sözlerinin kalmayacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"S-400'leri aldık mı? S-400'ler artık ülkemize inmeye başladı mı? 8  uçak geldi ve diğerleri de geliyor. Ne dediler? 'Alamazlar, yapamazlar, nereye  koyacaklar, yerleştiremezler...' Ne oldu? Aldık mı, şu anda montajlar başladı mı,  şu anda takvim işliyor mu? Ve Allah'ın izniyle Nisan 2020'de tamamı yerlerine  yerleştirilmiş olacak. Biz dik durduk, dikleşmedik. Ama biz Türküz verdiğimiz  sözün arkasında dururuz, durduk ve bu bir taarruz sistemi değildir, bu bir  savunma sistemidir. Ülkemize saldırmak isteyenlere karşı S-400'ler en güçlü  savunma sistemidir. Bunu inşallah Rusya ile birlikte ortak yatırım olarak  yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.
 
Türkiye savunma sanayisinde, dikkat ediniz, 17 yıl önce ihtiyacımızın  yüzde 20'si yerliydi, şimdi yüzde 70'i yerli oldu. Nereden nereye.  Tabii  bazılarının  maalesef tilki gibi biliyorsunuz uzanamadığı üzüme ne dermiş? Koruk.  Bunların durumu bu."
 
"Türkiye’nin, son 17 yılda demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği  hamlelerle çağ atladığını inkar edenin gözü görmüyor, kulağı duymuyor, dili lal  olmuş demektir." diyen Erdoğan, "Aynı şekilde milletimizin, son 6 yıldır ardı  ardına uğradığı saldırılara karşı verdiği mücadeleyle destan yazdığını kabul  etmeyenin aklı da vicdanı da kurumuş demektir." ifadelerini kullandı.
 
"Teröristleri yerle yeksan ediyoruz"
 
"Ne diyorlar? (Ekonomi battı, ekonomi bitti...)" diyen Erdoğan,  "Buradan tüm milletime sesleniyorum. Bunlarda insaf yok. Bunlar nankör. Şu anda  Türkiye'nin 4 bir yanında, içeride, dışarıda terörle bu denli büyük bir  mücadeleyi veren Türkiye'ye karşı acaba kimse ya bu mücadele verilirken biz bu  mermiler, bu kurşunlar, bu kalkan uçaklar, helikopterler, bunlar fıstık, leblebi  bunu mu dağıtıyorlar. Bunların hepsi para değil mi, bunların hepsi ekonomi değil  mi? Bunlar ekonomiden buralara harcanmıyor mu?  Biz bütün bunlarla beraber şu  anda terörün belini Allah'ın izniyle kırdık, kırıyoruz ve inlerine girdik  inlerine. Bak 'Pençe-1' harekatını yaptık, şimdi 'Pençe-2' harekatını yapıyoruz  ve bütün bunlarla beraber milletimin başına bela olan bu teröristleri yerle  yeksan ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, YPG/PYD gibi bütün terör örgütleriyle aynı  şekilde mücadelenin sürdüğüne işaret ederek, "Bunlar bedava olmuyor. Bunun bir  bedeli, karşılığı var ama bunu şimdi terörizmi arkasına alan siyasi partiler,  onlara destek verenler ne diyor? 'Madem ki böyle yapmayın.' Yapmayalım da  canımızdan daha mı kıymetli. Milletimin refahını düşünmekle mükellefiz.  Milletimin  huzurun düşünmekle mükellefiz. Onun için de bu süreci devam  ettiriyoruz." dedi.
 
Erdoğan, "15 Temmuz bize, sadece o karanlık geceyi değil, onunla  birlikte ülkemizin ve milletimizin yaşadığı tüm bu hadiseleri hatırlatması  gereken bir semboldür." ifadesini kullandı.
 
Vatandaşların "Dik dur eğilme bu millet seninle" tezahüratlarına da  Erdoğan, "Hiç endişeniz olmasın, dimdik ayaktayız, size güveniyoruz, sizinle  beraber yürüyoruz." karşılığını verdi.
 
"Kutlu yolculuğu menziline ulaştırana kadar durmayacağız"
 
Son nefesine kadar bu çabayı sürdürmekte kararlı olduğunu dile getiren  Erdoğan, milletle birlikte çıktıkları bu kutlu yolculuğu menziline ulaştırana  kadar durmayacaklarını vurguladı.
 
Necip Fazıl Kısakürek'in "Kırılır da bir gün bütün dişliler,  döner  şanlı şanlı çarkımız bizim. Gökten bir el yaşlı gözleri siler. Şenlenir evimiz  barkımız bizim. Yokuşlar kaybolur çıkarız düze. Kavuşuruz sonu gelmez gündüze.  Sapan taşlarının yanında füze,  başka alemlerle farkımız bizim.  Kurtulur dil,  tarih, ahlak ve iman. Görürler nasılmış neymiş kahraman. Yer ve gök su vermem  dediği zaman,  her tarlayı sular arkımız bizim." şiirini okuyan Erdoğan, "Bu  düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha 15 Temmuz şehitlerimize  Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilerimize sıhhat ve afiyet  diliyorum.  Vatanımızın bağımsızlığı için can veren tüm kahramanları şükranla yad  ediyorum. Rabbimden bu millete bir daha böyle ihanetler, böyle acılar yaşatmasın  diye niyazda bulunuyorum.  Sizlere sevginiz, coşkunuz, ahde vefanız,  kadirşinaslığınız için şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.
 

ETİKETLER