Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim manifestosunu açıkladı! İşte 11 madde...

AA |  31 Ocak 2019 Perşembe - 12:06 | Son Güncelleme : 31 01 2019 - 18:04

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda AK Parti’nin seçim manifestosunu açıkladı.

AK Parti manifestosundaki 11 başlık şöyle: Şehir Planları, Altyapı Ve Ulaşım, Kentsel Dönüşüm, Benzersiz Şehirler, Akıllı Şehirler, Çevreye Saygılı Şehirler, Sosyal Belediyecilik, Yatay Şehirleşme, Halkla Birlikte Yönetim, Tesarruf ve Şeffaflık, Değer Üreten Şehirler...

"Benzersiz Şehirler" maddesini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her birinin kendi hikayesi olan şehirlerimizin siluetini bozan, estetik değeri olmayan, kültür varlığımıza katkıda bulunmayan projelere kesinlikle izin vermeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Spor Salonunda düzenlenen AK Parti 31  Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK  Parti’nin 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri'nin ardından şehirleri yönetme  anlayışının özünü, millete verecekleri sözlerin çerçevesini oluşturan  manifestoyu paylaşmak üzere huzurda olduğunu söyledi.
 
Erdoğan, "Bu seçimlerde illerine, ilçelerine, beldelerine, hizmet  etmek üzere belediye başkanlığına aday olan AK Parti'li ve Cumhur İttifakı  mensubu arkadaşlarımızın her birine başarılar diliyorum. Önümüzdeki seçimlerde  milletimizin tercihini yine hizmet siyasetinden yana kullanarak AK Parti’yi  sandıktan açık ara birinci parti olarak çıkaracağınıza inanıyorum." diye konuştu.
 
Milli iradenin üstünlüğüne yürekten bağlı bir parti olarak 31  Mart seçimlerinde ortaya çıkacak sonucun, Türkiye'ye ve millete hayırlı olması  dileğinde bulunan Erdoğan, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" sloganları  üzerine, "Dik duracağız dikleşmeyeceğiz. Dik duruyoruz endişeniz olmasın." dedi.
 
"İNSAN TÜM MAHLUKATA GÖNLÜNÜ AÇAR, GÖNÜL ŞEHİRLERİ KURULUR"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, giriş konuşmasının ardından manifesto metnine  geçerek, şunları kaydetti:
 
"İnsan, şehirler kurar, yollar, köprüler yapar, kıtadan kıtaya  uzanır, uzaya çıkar. Ama gönlü ancak, bir gönülde sükuna erer. Bir gönlü  misafir ettiğinde varlığını hisseder. Bir gönle girdiğinde kendini bulur. Bir  genç kızın hayali… Bir delikanlının umudu… Bir yaşlının yalnızlığı… Bir çocuğun  kucak açışı… Daha nicesiyle birlikte gönülde karşılık bulur. Kuşa, böceğe,  ağaca, çiçeğe, tüm mahlukata gönlünü açıp rahmet nazarıyla bakıyorsa  eşrefliğinin farkına varır. Göğsünde bir et parçası değil alemi taşır. Şehri  emanet görmek, şehri emanet almak, şehremini olmak, ancak gönül sahibiyse olur,  gönüllere girerek olur. İşte o zaman gönülden gönüle köprüler kurulur. Seyyid  Nesimi’nin dediği gibi; 'Gülden terazi tutarlar, gülü gül ile tartarlar, gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül.' Gönüller birleştiğinde ancak  böyle şehirler kurulur.
 
Hacı Bayram Veli Hazretleri'nin nazarıyla ifade edersek; 'İnsan, şehri  inşa ederken, aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne  var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu  olanın şehri gülistan olur'. Evet… Böylece şehir insan olur, insan şehir olur.  İnsan tüm mahlukata gönlünü açar, gönül şehirleri kurulur. Gönül tevazudur,  kibir değil. Gönül azimdir, gayrettir, hırs değil. Gönül samimiyettir,  hasbiliktir, hesabilik değil. Gönül Rahmanın evidir. İnsan tüm evrenin  kalbidir. Şehir de tüm bunların mekanıdır. İşte bu anlayışla, AK Parti olarak  şehirlerimize ve onlara hizmet için kurulmuş olan belediyelerimize çok büyük  önem veriyoruz."
 
 
"DÜNYAYI NASIL İDRAK EDİYORSAK, YAŞADIĞIMIZ ŞEHİRLERE DE ÖYLE ŞEKİL VERİRİZ"
 
Bugün "şehir" olarak ifade edilen il ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının yüzde 80'i aştığını belirten Erdoğan, dünyada ise Birleşmiş  Milletler verilerine göre nüfusun yüzde 55’inin şehirlerde yaşadığını söyledi.  Bu oranın 2050'de üçte ikiyi geçmesinin beklendiğine dikkati çeken Erdoğan,  şehirlerde yaşayan insan sayısı artarken, küresel ölçekte gelir dağılımının da  giderek bozulduğunun altını çizdi.
 
Yapay zeka gibi yeni teknolojilerin, önemli fırsatlarla birlikte kimi  belirsizlikleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Erdoğan, ekolojik tahribatın dünyanın geleceğini her geçen gün daha çok tehdit ettiğini vurguladı.
 
Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere pek çok yerde, etnik, kültürel  ve dini ayrımcılık gibi demokrasiye meydan okuyan eğilimlerin yükselişe  geçtiğini dile getiren Erdoğan, "Son iki asırda, çarpık kentleşmeden çevre  kirliliğine, sosyal buhranlardan terör olaylarına ve savaşlara kadar pek çok  sıkıntıyla boğuşan dünyamız, artık tarihi bir yol ayrımına doğru gidiyor. Bu  tablo bizi, diğer meselelerin yanı sıra, şehir ve medeniyet tasavvurumuz ile  bunların ayrılmaz bir parçası olan belediye hizmetleri üzerinde daha çok  düşünmeye sevk ediyor. Bizim gözümüzde şehirler, kurucularının ve içinde  yaşayan insanların adeta aynası gibidir. Dünyayı ve hayatımızı nasıl idrak ediyorsak, yaşadığımız şehirlere de öyle şekil veririz." değerlendirmesinde  bulundu.
 
"AK PARTİ KADROLARI OLARAK, ŞEHİRLERİMİZİN VE ÜLKEMİZİN HİZMETİNE KOŞTUK"
  
Ecdadın "Şeref-ül mekan bil mekin" yani, "Bir şehri aziz kılan, o  şehrin sakinleridir" diyerek, bu gerçeğe işaret ettiğini aktaran Erdoğan, "Yahya  Kemal, ecdadın kurduğu şehirleri anlatırken, 've böylece toprak imana gelirdi'  diyecek kadar vecd içinde bir tasavvur ortaya koyuyor. Peki nasıl oldu da  böylesine ince fikirli ve zevkli bir medeniyet müktesebatından, son asırda  böylesine hoyrat bir şehircilik geçmişine savrulduk. Bize göre şehirlerimizin  uzun süredir malul olduğu sıkıntıların temelinde, insan fıtratının bir kenara  bırakılıp bireysel hırslar elinde şekillendirilmesi yatıyor." diye konuştu.
 
Erdoğan, tribünlerden sarkıtılan kendisinin, MHP Genel Başkanı Devlet  Bahçeli'nin, Alparslan Türkeş ile Necmettin Erbakan'ın fotoğraflarının yer aldığı "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır." yazılı pankartı görmesi üzerine, "Söz  konusu vatansa gerisi teferruattır. Cumhur İttifakı'nın tanımı budur. Pazara  kadar değil inşallah mezara kadar." dedi.
 
Milletin değerlerine sahip çıkmayanların şehircilik mirasına sahip  çıkmasının zaten işin tabiatına aykırı olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini  şöyle sürdürdü:
 
"Geçmişiyle barışık olamayan geleceğini de sağlıklı bir şekilde inşa  edemez. Türkiye, uzun süre yönetimine hakim olan vizyonsuz, öngörüsüz, kifayetsiz, plansız, istikrarsız, milletin derdiyle dertlenmediği için umursuz  hastalıklı zihniyetler elinde örselenmiş ve oyalanmıştır. Açık yüreklilikle  kabul etmek gerekir ki, bırakınız sonradan kurulanları, kadim şehirlerimiz dahi  bu hastalıktan kendini kurtaramamıştır. Bizler, tüm siyasi hayatı, işte bu  çarpıklıklarla mücadeleyle geçen AK Parti kadroları olarak, şehirlerimizin ve ülkemizin hizmetine koştuk. Eksiklerimiz ve hatta kimi zaman hatalarımız elbette  olmuştur. Ama, milletimiz ve tarih şahittir ki, tüm samimiyetimizle ve  gücümüzle, ülkemizi maddi ve manevi medeniyet değerleriyle yeniden buluşturmak için çalıştık. Azmettik, çalışıyoruz ve çalışacağız."
 
 
"BELEDİYECİLİKTEKİ TECRÜBEMİZİ SÜREKLİ ZENGİNLEŞTİREREK, TÜRKİYE'NİN HİZMETİNE SUNDUK"
 
AK Parti'nin kurucu kadrolarının, gençlik yıllarından beri takipçisi oldukları medeniyet davalarını, belediye yönetimlerinde adımlarını attıkları  hizmet mücadelelerini zamanla tüm ülkeye taşıdıklarını anlatan Erdoğan, "Şuna inanıyorum; bizimkisi bir aşk hikayesidir. Aşk ise kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Laf ile aşk olmaz. Ancak sevdiğinizde yok olursanız aşk olur."  ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan, belediyelerde başlayan bu büyük yürüyüşün, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığında sürekli gelişerek,  genişleyerek sürdüğünü söyledi.
 
Bu süreçte şehirleri mazisiyle barışık ve geleceği kucaklayacak  hizmetlere kavuşturmak amacıyla, hem belediyelerde, hem merkezi idare  kurumlarında gece gündüz ter döktüklerini ifade eden Erdoğan, her alanda  olduğu gibi belediyecilikte de Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların  katbekat üzerinde eserler ortaya koyduklarını dile getirdi.
 
AK Parti'nin, belediyecilikte çığır açmış, milletin gönlünde bu  hizmetleriyle yer edinmiş kadrolar tarafından kurulmuş bir parti olduğunun altını  çizen Erdoğan, "AK Parti kadrolarının belediyelerdeki başarılarının gerisinde,  halka hizmeti Hakka hizmet bilen bir paradigma değişikliği vardır. Bu yaklaşımla, emaneti korumayı ve ehline teslim etmeyi esas alan, hizmeti memur-işçi mesai  süresiyle sınırlamayıp 24 saate, 7 güne yayan, vatandaşın her derdine derman olmak için çırpınan bir yönetim pratiği sergilenmiştir. Öyle ki bu kadro, belediye çalışanlarının yetişemediği temizlik gibi kimi hizmetlerin aksamadan  yürümesini, parti teşkilatlarından gönüllüler vasıtasıyla gerçekleştirecek  kadar kendini işine adamıştır. Belediyecilikteki tecrübemizi ve birikimimizi sürekli zenginleştirerek, geliştirerek, büyüterek tüm Türkiye'nin hizmetine sunduk." diye konuştu.
 
"BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN ÖNÜNE ÇOK BÜYÜK HEDEFLER KOYDUK"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Milletimizin karşısına 1994 mahalli idareler seçimlerinde bu ülkenin  'CHP'den tevarüs ettiği çöp, çukur ve çamurla mücadele' diyerek yola çıktık.  Çünkü CHP çöptür, çukurdur, çamurdur. Öyle devraldık İstanbul'u ve onlardan  tamamen arındırdık. 2004'te 'Yerel kalkınma başlıyor' sloganını kullandık, o  günden bugüne belediye başkanlarımızın önüne çok büyük hedefler koyduk. Eğer  çöp dağlarından İstanbul temizlendiyse, Ümraniye'deki vahşi çöp depolama alanı  patlamak suretiyle 39 vatandaşımız orada öldüyse herhalde bunun bir hesabının  sorulması gerekir. Kimdi belediye başkanı? İlçede de CHP, büyükşehirde de CHP.  Hesabını ne soran oldu, ne hesabı sorulan oldu. Bunları özellikle bilmenizin  önemine vurgu yapmak istiyorum. Ankara farklı mıydı? Hayır, Ankara da böyleydi.  Buraları teslim aldık. Aldıktan sonra İstanbul değişti. Ankara değişti. Ama  teslim alınmayan yerlerde hala susuzluk devam ediyor. İşte İzmir... Ne İstanbul  ne Ankara'da susuzluk diye birşey kalmadı. Bütün mesele aşk meselesi, dertli  olmak meselesi, inanç meselesi. Bunlarla bugünlere geldik."
 
"Altyapı, yol, kaldırım, su, çöp, temiz çevre, temiz hava gibi temel  hizmet alanlarındaki sorunları çözmeden şehirlerimizi kalkındıramayız" dediklerini hatırlatan Erdoğan, "Hamdolsun, kısa sürede bu sıkıntıların  üstesinden geldik ve şehirlerimizi çok ileri hizmet standartlarına kavuşturduk.  Ardından, 2009 mahalli idareler seçimlerinde 'İşimiz hizmet gücümüz millet' diyerek, 'marka şehirler' hedefledik. Her şehrimizin, bölgesinin, ülkemizin ve  dünyanın önemli bir markası haline gelebilmesi hedefiyle milletimizin karşısına  çıktık." dedi.
 
İstanbul'da Habitat 2 Toplantısı düzenlediklerini hatırlatan Erdoğan,  bu toplantıda İstanbul'un dünyanın en temiz şehri olarak kayıtlara geçtiğini  söyledi.
 
Bunların rastgele olmadığını belirten Erdoğan, "Dertli olursanız, aşık  olursanız bunlar olur. İşte bunlar bunun neticesinde gerçekleşti. Altyapıdan  çevre sorunlarına kadar her alanda, daha ayrıntılı, daha ince işçiliğe yönelik  yatırımları hayata geçirdik. Potansiyeli olan her ilimizin dünya çapında marka  şehir haline dönüşme çabasına destek verdik. Türkiye’nin gündemi değiştikçe,  mahalli idarelerdeki hedeflerimizi de ileriye taşıdık ve 2014 seçimlerinde 'Daima  millet daima hizmet' dedik. Böylece her türlü vesayet, darbe ve saldırıya  karşı, milletimizin emrinde bir şekilde hizmet yürüyüşümüzü sürdürme  kararlılığımızı ifade ettik." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Spor Salonunda düzenlenen AK Parti 31  Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada,  "Ülkemizin istiklaline ve istikbaline göz dikenlere karşı 15 Temmuz'da olduğu  gibi milletimizle birlikte mücadele ederken hizmet yarışında da yine en önde  olduk. Şimdi de tevazu, samimiyet ve gayret ile memleket işi gönül işi diyerek,  'Gönül belediyeciliği' sözüyle milletimizin huzuruna çıkıyoruz." ifadelerini  kullandı.
 
Erdoğan, "Halkımıza yeni bir heyecanla, yeni bir vizyonla, kimi  tecrübeli, kimi yeni ama birikimli ve vizyoner isimlerle şehirlerimizi daha ileriye taşımanın sözünü veriyoruz. Hedefimiz, istisnasız tüm fertleriyle önce  milletimizin gönlünü kazanmak, ardından sandıkta oyunu almaktır." dedi.
 
Her seçimin bir imtihan olduğunu bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"31 Mart 2019 imtihanından başarıyla çıkmak için, geçmişte  yaptığımız hizmetlerle yetinmiyoruz. Bu büyük müktesebatın yanında, şehirlerimizi geleceğe hazırlayacak yeni projeler geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, tıpkı ülkemizin diğer vizyoner projeleri gibi şehirlerimiz için de kısa, orta ve uzun vadeli strateji belgeleri  hazırlayacağız. Bakanlıklarımızdan en küçük belediye birimlerimize kadar, şehirlerimizle ilgili tüm planları, projeleri, yatırımları, hizmetleri bu strateji belgeleri üzerinden takip edeceğiz. Kısa vadeli hedefleri her yıl,  orta vadeli hedefleri belediye başkanlarımızın dönemlerinin bitiminde, uzun  vadeli hedefleri de ülkemizin 2023, 2053, 2071 vizyonlarıyla bağlantılı şekilde değerlendireceğiz. Bu süreçleri tüm belediyelerde takip etmek için  Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir izleme-değerlendirme sistemi kuruyoruz."
 
Merkezi yönetim birimlerinin 81 ildeki yatırımların takibiyle ilgili bir sistemi daha önce kurduklarını anımsatan Erdoğan, "Tecrübe ve bilgi  paylaşımından tasarruf ve şeffaflığa kadar pek çok faydasını göreceğimize inandığım bu sisteme, belediyelerimizi de entegre edeceğiz. Ayrıca, AK Partili belediyelerimizin daha yakından takibi için, benzer bir sistemi Genel Merkezimizde faaliyete geçireceğiz. Genel ve yerel iktidarlarımız döneminde plansız şehirleşmenin kökünü kuruttuğumuz gibi ilkesiz, işlevsiz ve denetimsiz planlamayı da ortadan kaldıracağız. İşte bu doğrultuda Türkiye'yi, bugüne kadarki uygulamaların ötesinde bir Yeni Şehircilik Vizyonu ile buluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.
 
Şehirleri, insan fıtratına uygun, medeniyet ve kültür değerleriyle yoğrulmuş, daha çok hizmetle donatacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Belediye başkanlarımız, şehir halkına hakim olma değil hadim olma idrakiyle görevlerini yürütecekler. Yani 'Efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya  geliyoruz' anlayışıyla hizmetlerini sürdürecekler." dedi.
 
Erdoğan, şehir plancılığında ve imar uygulamalarında, coğrafyanın tüm birikimine sahip çıkan, Selçuklu mimarisinin sadeliğini, Osmanlı mimarisinin zarafetini ve bugünün modern çizgilerini meczeden bir anlayışı yaygınlaştıracaklarını söyledi.
 
Konuşması sırasında tribünlerde açılan "Aşk ile çalışmak bu işin özü, 31 Mart zafere AK Parti'nin sözü" afişini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini  şöyle sürdürdü:
 
"İnsanlarıyla birlikte ağacından hayvanına kadar içindeki tüm canlıların güven içinde yaşadığı şehirlere sahip olmanın huzuruna AK Parti belediyeceliği ile kavuşacağız. AK Parti iktidarları döneminde eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye kadar her alanda kurduğumuz güçlü altyapı, şehirlerimizle ilgili tasavvurlarımızı gerçekleştirebilmemizin teminatıdır. Öyle ki, bugün artık klasik belediye hizmetleri, başarının ölçüsü olmaktan çıkmıştır. Artık ölçü, bunların üzerine hangi hizmetleri koyabildiğiniz, özellikle de gönül belediyeciliğinde ne kadar mesafe kat edebildiğinizdir."
 
 
"MİLLETİMİZİN KARŞISINA 'MEMLEKET İŞİ GÖNÜL İŞİ' DİYEREK ÇIKIYORUZ"
 
AK Parti belediyelerinin her insana adaletle hürmet edeceğini, şehrin ve insanların maddi-manevi tüm varlığını kutlu bir emanet olarak görüp sahip çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerin herhangi bir kesime  ve kişiye değil sadece milletine ve devletine sadakat gösterecek başkanlarla yönetileceğini kaydetti. Erdoğan, "İşte bunun için 31 Mart seçimlerinde milletimizin karşısına 'Memleket işi gönül işi' diyerek çıkıyoruz." ifadesini  kullandı.
 
Erdoğan, AK Parti olarak yeni dönemdeki belediyecilik anlayışlarını ve millete taahhütlerini 11 başlık altında özetlediklerini belirterek, bu başlıkları "Şehir Planları, Altyapı ve Ulaşım, Kentsel Dönüşüm, Benzersiz Şehirler, Akıllı Şehirler, Çevreye Saygılı Şehirler, Sosyal Belediyecilik, Yatay  Şehirleşme, Halkla Birlikte Yönetim, Tasarruf ve Şeffaflık ve Değer Üreten  Şehirler" şeklinde sıraladı.
 
Şehir Planları konusunda, uzun vadeli ihtiyaçları gözeten ve hakkaniyete uygun yöntemleri takip edeceklerini belirten Erdoğan, "İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle geçit vermeyeceğiz. Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız. Zorunlu hallerde yapılması gereken plan değişiklikleriyle ilgili süreçleri de aynı şekilde halkın gözetiminde yürüteceğiz." dedi.
 
Muhtarlık binalarında ilan edilecek plan değişikliklerini, milletin görüntüsü ve onayı alındıktan sonra daha etkin bir şekilde uygulamaya geçireceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan çalışmalar konusunda ilgili tüm kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin fikirlerine başvuracak, kararları demokratik katılım süreçlerini işleterek en geniş uzlaşmayla alacağız. Milletimizin hayat kalitesini artırmayan hiçbir işe vakit ve kaynak ayırmayacağız. Potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirerek şehirlerimizi çekim merkezi haline getirecek projelere özel önem vereceğiz, öncelik vereceğiz." ifadelerini kullandı.
 
11 MADDELİK MANİFESTO
 
1- ŞEHİR PLANLARI konusunda, uzun vadeli ihtiyaçları gözeten ve hakkaniyete uygun yöntemler takip edeceğiz. İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle geçit vermeyeceğiz. Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız. Zorunlu hallerde yapılması gereken plan değişiklikleriyle ilgili süreçleri de aynı şekilde halkın gözetiminde yürüteceğiz. Muhtarlık binalarında ilan edilecek plan değişikliklerini, milletimizin görüşü ve onayı alındıktan sonra daha etkin bir şekilde uygulamaya geçireceğiz. Yapılan çalışmalar konusunda ilgili tüm kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin fikirlerine başvuracak, kararları demokratik katılım süreçlerini işleterek, en geniş uzlaşmayla alacağız. Milletimizin hayat kalitesini artırmayan hiçbir işe vakit ve kaynak ayırmayacağız. Potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirerek, şehirlerimizi çekim merkezi haline getirecek projelere öncelik vereceğiz.
 
2- ALTYAPI VE ULAŞIM konusu çözülmeden şehirlerimizi gerçek anlamda şehir haline getirmiş olamayacağımıza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde, içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğalgaz, enerji ve iletişim hatları gibi temel altyapı sorunları tamamen çözülmemiş hiçbir şehrimizi bırakmayacağız. AK Partili olmayan belediyelerde de altyapı eksiklerinin tamamlanması çalışmalarını yakından takip edeceğiz. Toplu taşıma projelerini hızlandırıp yaygınlaştırarak, şehirlerde yaşayan insanlarımızı trafikte boğulmaktan kurtaracağız. Otopark meselesini, hem şehir planlarında, hem de imar uygulamalarında asli öncelik haline getireceğiz. Böylece sokaklarımızdaki araç istilasına son verip, kaldırımlarımızı sadece yayaların hizmetine sunacağız.
 
3- KENTSEL DÖNÜŞÜM projelerini, şehirlerimizi hem deprem riskinden, hem de çarpık yapılaşmadan kurtarmaya dönük olarak geliştireceğiz. Bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübelerin ışığında, bina bazlı kentsel dönüşümden ziyade alan bazlı kentsel dönüşümü teşvik edeceğiz. Tek tip kentsel dönüşüm uygulamaları yerine, bölgenin ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözeten çözümler üreteceğiz. Fiziki dönüşümü kültürel, ekonomik ve sosyal dönüşümle birlikte tasarlayarak, yepyeni bir şehircilik hamlesi başlatacağız. Millet kıraathanelerini mahalle düzeyine kadar yaygınlaştıracağız.
 
4- BENZERSİZ ŞEHİRLER hedefimiz doğrultusunda, her şehrin kendi coğrafyasına, iklimine, tabiatına, tarih ve insan dokusuna, büyüme alanlarına uygun gelişme modelleri hazırlayacağız. Planları, altyapı ve üstyapı projelerini, şehirlerimizin asli karakterlerini güçlendirecek şekilde tasarlayacak, koruyarak yaşatmayı esas alacağız. Her birinin kendi hikayesi olan şehirlerimizin siluetini bozan, estetik değeri olmayan, kültür varlığımıza katkıda bulunmayan projelere kesinlikle izin vermeyeceğiz. Tarihi yapıları ve mekanları şehrin günlük hayatının ayrılmaz parçaları haline getirerek gelecek nesillere miras bırakacağız. Taklitten ve tekrardan uzak, geçmişten feyz alan, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir mimariyi şehirlerimize hâkim kılacağız. Şehirlerimizin, kadınlardan çocuklara, gençlerden yaşlılara, engellilerden sporculara kadar herkese dokunacak mekanlarla donatılmasını sağlayacağız.
 
5- AKILLI ŞEHİRLER ile şehircilikte yeni ufuklar açacağız. Belediye hizmetlerine erişimden, ulaşımın, enerjinin, binaların ve cihazların yönetimine kadar insanlarımızın günlük hayatını kolaylaştıracak tüm akıllı şehir uygulamalarını destekleyeceğiz. Teknolojinin imkanlarını, özellikle de yerli çözümleri teşvik ederek, şehirlerimizin emrine sunacağız. Mobil teknolojilerin böylesine geliştiği bir dönemde, Türkiye’yi bu büyük yarışta geri bırakmayacağız.
 
6- ÇEVREYE SAYGILI ŞEHİRLER ile Rabbimizin bize emanet ettiği tabiat içinde, canlı veya cansız tüm varlıklarla birlikte uyum içinde bir hayat sürdürebilmemizi sağlayacağız. Halkımızın ailesiyle huzur içinde vakit geçirebileceği, dinlenebileceği, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabileceği Millet Bahçelerini her şehrimize yaygınlaştıracağız. Tabiat kaynaklarının sonsuz olmadığının bilinciyle, şehirlerimizi yeşil alanlarıyla güzelleştirirken, kitlesel tüketimden kaynaklanan atıkların da çevreyi kirletmesine engel olacağız. Katı atıktan kanalizasyona, hava ve gürültü kirliliğine kadar, çevreye zarar veren tüm unsurların olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik yatırımları her şehrimize yaygınlaştıracağız. Bu kapsamda Sıfır Atık Projesini her kurumumuzda, her evimizde hayata geçireceğiz. İnsan-şehir-tabiat dengesini en ideal şekilde gözeterek, şehirlerimizi yeşil ve sürdürülebilir büyüme ilkesiyle inşa ve ihya edeceğiz.
 
7- SOSYAL BELEDİYECİLİK anlayışımızı, tüm mağdur ve mazlumlarla birlikte ailelerimize, çocuklarımıza, gençlerimize, kadınlarımıza, yaşlılarımıza ve engellilerimize hizmet verecek şekilde genişleteceğiz. Erişilemeyen, yardım eli uzatılmayan, hizmet götürülmeyen hiçbir kesim bırakmayacak, kimsesizlerin kimsesi olacağız. Özellikle toplumun temeli olarak gördüğümüz aile kurumunu güçlendirecek çalışmaları önceliklerimizin başına alacağız. İnsana hizmet üreten belediyecilik yapacak, şehirleri imar ederken nesilleri ihmal etmeyeceğiz. Aile Danışma ve Yaşam Merkezleri, Kadın ve Gençlik Merkezleri, Spor Merkezleri, Kültür ve Sanat Merkezleri, Engelli ve Yaşlı Merkezleri gibi hizmetleri en küçük yerleşim birimlerine kadar götürmeye devam edeceğiz. Sporu, gençlerimiz başta olmak üzere, her kesimin hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirecek altyapıyı kuracak faaliyetleri yoğunlaştıracağız. Sosyal belediyecilik çalışmalarının kalite standartlarını oluşturarak, ülkenin her yerinde belirli bir seviyenin üzerinde hizmet verilmesini sağlayacağız.
 
8- YATAY ŞEHİRLEŞME yeni dönemdeki şehircilik vizyonumuzun merkezinde yer alacaktır. Gönüllerimize hitap eden mekânlar bütünü olan şehirlerimizi, toprakla daha çok buluşan, mahalle kültürünü yaşatan, komşuluk ilişkilerini canlı tutan yatay mimari anlayışıyla geliştireceğiz. Bu modelle, insani hizmetlerden yeşil alanlara ve akıllı şehir uygulamalarına kadar pek çok sorunu aynı anda çözebileceğiz. Her şehrimizde pilot uygulamayla başlayıp, zaman içinde genişleterek, yatay şehirleşme modelimizi ülkemizin her yerine yaygınlaştıracağız. Kentsel dönüşüm alanları ile yeni imara açılan bölgelerde, bu modele öncelik vereceğiz.
 
9- HALKLA BİRLİKTE YÖNETİM ilkesiyle, belediye faaliyetleriyle ilgili kararlara, şehir sakinlerinin, özellikle de muhtarların ve sivil toplum kuruluşlarının en üst seviyede katılımını temin edeceğiz. Bilhassa, insanların hayatlarını doğrudan ilgilendirecek büyük projelerde, bu istişare yöntemini mutlaka kullanacağız. Belediyemizden hizmet alan vatandaşlarımız için bir “Şehirli Hakları” bildirgesi hazırlayacağız. Belediye sınırları içinde yaşayan herkesin katılımıyla toplanacak Şehir Meclislerinde, önemli kararları ortak akıl ile alacağız. Belediye Meclisi toplantılarının ve belediye ihalelerinin canlı yayın dâhil, herkese açık şekilde yapılması için tüm imkânların kullanılmasını sağlayacağız.
 
10- TASARRUF VE ŞEFFAFLIK yeni dönemde belediyelerimizde çok daha önemli bir yönetim ilkesi haline gelecektir. Hangi kaynaktan gelirse gelsin belediye bütçesine giren her kuruşta yetiminden gazisine, işçisinden yaşlısına herkesin hakkı olduğunu aklımızdan asla çıkarmayacağız. Yatırımları ve hizmetleri yaparken kullanılan kaynağın gerekliliğini, verimliliğini, önceliğini, kalitesini titiz bir şekilde değerlendirecek, sonra adımları atacağız. Her faaliyetimizi, en başından en sonuna kadar milletimizin gözü önünde, her türlü bilgiye, belgeye erişimin açık olduğu bir yöntemle yürüteceğiz. Belediyelerimizde hakka, adalete, maşeri vicdana, hukuka aykırı davranan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız.
 
11- DEĞER ÜRETEN ŞEHİRLER ile AK Parti belediyeciliğini bir üst aşamaya taşıyoruz. Bugün şehirlerimizde yaşayan insanların talepleri, bundan çeyrek asır, yarım asır öncesine göre çok değişti. Eskiden ihtiyaçlar, başını sokacak bir çatı, musluğundan akacak su, ampulünü yakacak elektrik, evine ulaşacak yol gibi temel hizmetlerle sınırlıydı. Bugün ise şehirlerdeki insanlarımızın temel beklentilerini her alanda hayat kalitesinin yükseltilmesi olarak özetleyebiliriz. Bunun için şehirlerimizi gayrimenkul odaklı zenginleşme aracı olmaktan çıkartıp, insanın kültürel ve ekonomik üretkenliğinden kaynaklanan katma değerle güçlenen mekânlar haline getireceğiz. Bir başka ifadeyle şehirlerimizin gayrimenkul rantıyla değil, geleceğe medeniyet mirasımız olarak bırakabileceğimiz iyilik, merhamet, kültür, sanat ürünü eserlerle değerlenmesini sağlayacağız. AK Parti olarak bu konuda uzun süredir hazırlık yapıyoruz. Daha önceki yıllarda, ekonomik kalkınmanın ve refah artışının ana lokomotifi olan Kent Ekonomileri Forumu çalışmasını, 81 ilimizi kapsayacak şekilde gerçekleştirmiştik. Geçtiğimiz yıl da, 30 büyükşehrimizi kapsayan Şehrim 2023 Projesini hazırladık. Şehirlerimizin kültürden ekonomiye tüm yönlerini analiz ettiğimiz, zayıf ve güçlü taraflarını ortaya koyduğumuz bu çalışmalar ışığında, önümüzdeki dönemde belediyelerimizi değer üreten şehirler anlayışıyla yöneteceğiz.