Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de önemli açıklamalar yaptı

AA |  11 Ağustos 2018 Cumartesi - 16:13 | Son Güncelleme : 12 08 2018 - 10:36

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de halka hitap etti. Erdoğan, "Öyle tehditle bizi bir yere çekmeye kalkanlar, kusur bakmasın. Biz hukuk devletiyiz, hukukun dışına asla çıkamayız" dedi.AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda da konuşan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na seslendi ve 'Döviz baronlarının yanında olduğun sürece kaybedeceksin' şeklinde konuştu.


Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, "Meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını  biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın  kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek  için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen  elleri kırmaktır." dedi. 
 
Ordu'daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail  Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş  İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı.
 
Erdoğan, konuşmasına, hemşehrilerinin, 24 Haziran'daki  cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 77'lik oy oranıyla şahsına verdiği desteğe  teşekkür ederek başladı.
 
Başkan Erdoğan, Ordu'da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden  vatandaşa Allah'tan rahmet, evleri, iş yerleri, mahsulleri, yolları, köprüleri  zarar görenlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu. Bugün Ordu'da felaket  bölgesini ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, devletin, vatandaşın zararlarını  karşılayacağını söyledi. Erdoğan, "Rabbim bölgemizi ve ülkemizi bu tür  felaketlerden korusun." dedi.
 
Salona girmeden önce binlerce hemşehrisine meydanda hitap ettiğini  belirten Erdoğan, "Sizin bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz bizim en büyük güç  ve moral kaynağımızdır. Bizim arkamızda Rize olduğu sürece, bizim arkamızda Rize  ile birlikte 80 vilayetimiz olduğu sürece, bizim arkamızda 81 milyon  vatandaşımız, yüz milyonlarca kardeşimiz olduğu sürece Allah'ın izniyle  üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur." diye konuştu.
 
"Şimdi de döviz baronlarıyla beraber hareket ediyorsun"
 
Son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanmanın bahane edilerek,  Türkiye'nin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışıldığının altını çizen  Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Tabii meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını  biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın  kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek  için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen  elleri kırmaktır. Zaten daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için  böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz. Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca  Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki finans araçlarını devreye sokunca bu millet diz  çökecek. Sanıyorlar ki bize farklı hukuk uygulayınca bu ülke teslim olacak."
 
Başkan Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Şimdi biz birilerinin affedersin bize saldırısını anladık da ey  Kılıçdaroğlu sana ne oluyor? Yeni bir Genel Sekreter atadı. Hamzaçebi, Sayın  Hamzaçebi'ye teşekkür ediyorum. Fakat Genel Başkanı ne yazık ki ondan hiç  nasibini almamış. O başka telden çalıyor, o başka telden çalıyor. Kılıçdaroğlu,  ağzınla kuş tutsan avucunu yalarsın, avucunu. Sen zannediyor musun bu döviz  baronlarının yanında yer aldığın zaman sana bu ülkede paye verecekler, asla.  Bunca zamandır girdin kaybettin, girdin kaybettin, girdin kaybettin hala koltuğu  bırakamadın. Ama koltuk seni bıraktı. Bir yere gideceğin yok. Şimdi de döviz  baronlarıyla beraber hareket ediyorsun. Sana bir şey mi gelecek oradan? Biz emin  adımlarla yolumuza devam ediyoruz ve aynı şekilde kararlılıkla yolumuza devam  edeceğiz."
 
"Bir başka bahar için sadece yaprak döktük"
 
"Ey milletim, bu gafillere Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu  göstermeye hazır mıyız? Bu gafillere içte ve dışta Türk milletinin nasıl bir halk  olduğunu göstermeye var mıyız? Ey milletim, bu haramzadelere bizim öyle 3 kuruşla  sarsılacak bir ülke olmadığımızı göstermeye var mıyız? Bu haramzadelere bizim  gücümüzün paramızdan değil, imanımızdan, inancımızdan kaynaklandığını göstermeye  hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, Mevlana'nın, "Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar  çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük." sözünü anımsattı.
 
Tüm bunların sadece daha güzel baharlara hazırlanma vesilesi olduğunu  ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya  kalmadığına işaret etti.
 
Erdoğan, 2002'de iktidara geldikten sonra vesayet güçlerinin pek çok  provokasyonuyla, engellemesiyle, tuzağıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.  Hepsiyle sabırla mücadele ederek, ülkeye demokrasi ve ekonomide sınıf  atlattıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'yi satın alma paritesine göre dünyanın  13. büyük ekonomisi haline getirdiklerini kaydetti.
 
Tarihin en büyük projelerini, en büyük yatırımlarını bu dönemde hayata  geçirdiklerinin altını çizen Erdoğan, "Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi  arasına sokacak yeni bir hamlenin eşiğindeyken bir anda ardı ardına akılla  mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladık." dedi.
 
Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet - yargı darbe girişimi, farklı  örgütler aracılığıyla terör eylemlerinin tırmandırılması ve 15 Temmuz'a  gelindiğini hatırlatan Erdoğan, bunların dışında daha pek çok büyüklü küçüklü  saldırıyla dikkatin dağıtılmaya çalışıldığını ifade etti.
 
"Cevabımızı Suriye operasyonlarımızla verdik"
 
Bir dizi çelmenin ardından 15 Temmuz'da ülkenin tam manasıyla esir  alınmaya çalışıldığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Biz cevabımızı, Suriye operasyonlarımızla verdik. Bugün de ekonominin  araçlarını kullanarak aynı işi yapmaya çalışıyorlar. Cevaplarını yine vereceğiz.  Türkiye gibi bir ülkeyi, küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar, elbette bunun  bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyeceklerdir. Bizimle  hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasınlar; dünyada  ülkemize karşı husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir  yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes eninde sonunda belasını bulmuştur.
 
Peki bizim prensibimiz nedir? Men sabera, zafera. Evet, ne demek bu?  Kim sabrederse zafere ulaşır. Sabredeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz ve  müjdelenen zafere de mutlaka ulaşacağız. Yeter ki saflarımızda delik  açtırmayalım. Tamam bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım hep  birlikte Türkiye olalım. Yeter ki kurulan tuzaklara düşmeyelim. Yeter ki kendi  hedeflerimizden uzaklaşmayalım. Yeter ki kendi stratejilerimizden kopmayalım.  Yeter ki meseleye olduğu gibi son hadiseye de işte bu anlayışla yaklaşalım. Biz  üzerimize düşenleri yapacak ve gerisini Rabbimize havale edeceğiz."
 
Erdoğan'ın, "Rize'nin uşakları, hanımları bugün yine bir başka güzel"  sözleri yoğun alkış aldı.
 
'Ekonomideki hedeflerimizden  vazgeçmeyeceğiz'
 
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, "Ne yaparsanız yapın, açıkça ilan ediyorum, ekonomideki  hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz, terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri  durmayacağız, Suriye ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız." dedi. 
 
Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen, AK Parti Rize  İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada,  Türkiye'nin tercihini önce karma, sonra da serbest piyasa ekonomisinden yana  kullandığını hatırlattı.
 
Herkese kolay olan işlerin, söz konusu Türkiye olduğunda zor bir  şekilde gerçekleştiğine işaret eden Erdoğan, demokrasiyi nice zorluklara göğüs  gererek geliştirdiklerini belirtti. Ekonomiyi sıkıntılarla boğuşarak  büyüttüklerini ifade eden Erdoğan, geç ve güç olsa da bugün gelinen yeri önemli  gördüklerini, ancak bunu yeterli bulmadıklarını vurguladı.
 
"Tehdit ediyor"
 
Büyük hedeflerinin olduğunu ve bunlara ulaşmak için daha çok  çalışılması gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Biz büyürken, gelişirken, etki ve güç alanımızı genişletirken,  anlaşılan o ki birilerinin ayağına basıyoruz. Şayet Suriye'de sınırlarımız  boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoruna ses çıkarmasaydık, ülkemiz  topraklarının bir kısmına göz dikilmesine rıza gösterseydik, bugün yaşadığımız  sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Bu oyun önümüze geldiğinde biz, 'Ölürüz de böyle  bir istiskale, aşağılanmaya rıza gösteremeyiz' dedik. Tehdit ediyor ya. 'Saat  18.00'e kadar, yarın akşam, göndereceksiniz.' Burası çatladıkapı ülkesi mi?  Burası Türkiye Türkiye. Ne yapıyorsunuz? Biz besleme değiliz, ayakları üzerinde  dimdik duran 81 milyonluk bir Türkiye'yiz. Biz mazisi asırlara sari bir ülkeyiz."
 
Amerika'nın 300 yıllık, Türkiye'nin ise asırları geçen geçmişe sahip  bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, vesayetçilerle darbecilerle ve bunların  içerideki tetikçileriyle uğraştıklarını, diğer taraftan da etrafa sarılan  zincirleri kırdıklarını dile getirdi.
 
Bunun yanı sıra diplomatik alanda sergilenen iki yüzlülükleri deşifre  ederek, muhatapların yüzüne vurduklarının altını çizen Erdoğan, "Sahada bizimle  boy ölçüşemeyenler, reel ekonomiyle üretimle ülkemizin gerçekleriyle hiçbir  ilgisi olmayan fiktif kur oyunlarını devreye soktular. Buradan tüm milletime  soruyorum, 15 Temmuz'dan bir gün önce 2,8 lira civarında olan dolar kurunun, dün  itibarıyla 6 lirayı aşması, bunun nasıl bir gerekçesi olabilir?"  değerlendirmesinde bulundu.
 
"Ayakta duracak mecali yok"
 
Bu dönemde Türkiye'nin üretiminde, ihracatında, istihdamında rekor  kırdığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin büyük yatırımlarını yürüten ve  programlarını hedeflerine uygun şekilde hayata geçiren bir devlet olduğunu  bildirdi.
 
Başkan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Kendisine daha büyük, daha iddialı hedefler belirlemiş, bunun  altyapısını kurmak için kolları sıvamış bir Türkiye'yi biz inşa ettik. Ortada ne  çöken ne yıkılan ne batan ne krize giren bir ülke, bir ekonomi var. İş  adamlarıyla yatırımcılarla turizmcilerle sendikacılarla her gün oturuyoruz,  konuşuyoruz. Ekonominin gerçek durumunu, başarılarıyla imkanlarıyla  sıkıntılarıyla gayet iyi biliyoruz, ama benim iş adamlarım Kılıçdaroğlu değil ki,  o zaten batmış. Onun ayakta duracak mecali yok. O, siyasette de çökmüş, ekonomide  de çökmüş. Onların atıp tutmalarına sakın kulak asmayın. Onların bu ülkede  sevdası yok, bu ülkeye aşkı, bu ülkeyle ilgili dertleri yok. Onun derdi başka.  Komik gerekçelere dayandırılarak yürütülen operasyon bize meselenin, derdin başka  olduğunu gösteriyor."
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür eden Erdoğan, yerli ve  milli olanların, kendisini bu tür meselelerde tam manasıyla ortaya koyduğunu  söyledi. Başkan Erdoğan, ortak paydanın millilik ve yerlilik olduğunu belirtti.
 
"Hedef aynı olunca, istikamet aynı olunca, konuştuklarınız da  birbiriyle örtüşüyor." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Bütün bunlara rağmen içimizdeki birileri hala gözlerini gerçeklere  kapatıp işi başka taraflara çekmeye çalışıyorsa artık onlara diyecek bir sözümüz  de kalmadı. Halbuki iktidarıyla muhalefetiyle, bizi seveniyle sevmeyeniyle, biz  hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi yürüdüğünde hep birlikte kazandığımız gibi  delinip su aldığında da hepimiz aynı akıbete düçar olacağız. Gelin, Türkiye'ye  hep birlikte sahip çıkalım. Hepimiz birlikte Türkiye'yiz. Bu ülkenin ve milletin  en büyük düşmanları, 'Ekonomi kötüye gidiyor, biraz daha sarsılırsak Tayyip  Erdoğan'dan kurtuluruz' diyen kifayetsizlerdir. Hamdolsun milletimiz, bu  nebbaşlara itibar etmiyor. Her fırsatta derslerini veriyor. Bir süredir yaşanan,  dün de zirveye çıkan kur oyunu karşısında da milletimizin aynı duruşu  sergilediğini görmekten memnuniyet duyuyorum. Milletimiz oyunu görmüş ve ülkesine  sahip çıkmıştır. Türkiye, içine sıkıştırılmaya çalışıldığı bu kur, faiz,  enflasyon sarmalından çok kısa sürede çıkacaktır, hiç endişe etmeyin. Bu oyunun  en büyük panzehiri, üretimdir, ihracattır, istihdamdır, büyümedir, faizi minimize  etmektir. Eğer, bu faizi biz minimize etmezsek gerçek formülü söylüyorum, faiz  zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan maalesef bir sömürü aracıdır. Ne  yaparsanız yapın, açıkça ilan ediyorum, ekonomideki hedeflerimizden  vazgeçmeyeceğiz, terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri durmayacağız, Suriye  ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız. Ne yaparsanız yapın,  ezanlarımızın semalarımızda yankılanmasına, bayrağımızın nazlı nazlı gönderde  dalgalanmasına engel olamayacaksınız."
 
'Tüm  dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan  bu düzeni asla kabul etmiyoruz'
 
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, "Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle  ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz." dedi. 
 
Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Rize  İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada,  "Bize sıkılan döviz kurşunlarını, sahiplerinin başına çalmaya var mısınız? Bunun  için kendi paramıza sahip çıkmaya var mısınız? Yastık altlarındaki  değerlendirmeyi ekonomiye kazandırmaya var mısınız?" diye sordu.
 
Türkiye'ye yönelik saldırılar ortadayken hiç kimsenin döviz üzerinden  kar zarar hesabı yapmaya hakkı olmadığını belirten Erdoğan, bu toprakları vatan  kılmak için gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerin ve kanlarını döken  gazilerin ellerinin böyle davrananların yakalarında olacağını söyledi.
 
Erdoğan, Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Yaşamaz ölümü göze almayan / Zafer,  göz yummadan koşar da gider. Bayrağa kanının alı çalmayan / Gözyaşı boşana  boşana gider. Kazanmak istersen sen de zaferi / Gürleyen sesinle doldur gökleri /  Zafer dedikleri kahraman peri / Susandan kaçar da coşana gider." dizelerini  okudu.
 
Susmayacaklarını, demokrasiden ekonomiye her alanda coşkun bir sel  gibi hedeflerine doğru akmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam  etti:
 
"Devlet olarak, alacağımız tedbirler üzerine ilgili bakanlıklarımız,  kurumlarımız gece gündüz çalışıyor. En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin,  Rusya, İran, Ukrayna gibi ülkelerle ticaretimizi milli para birimlerimiz  üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz. Şayet Avrupa ülkeleri de dolar cenderesinden  çıkmak istiyorlarsa onlarla da benzer bir sistemi kurmaya hazırız. Gerek bu  yöntemle gerek diğer alternatifleri devreye sokarak, orta vadede ülkemizi döviz  kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlıyız.
 
'Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri  haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz."
 
Türkiye'nin dostluğuna ihtiyacı olmayanlara kendilerinin de ihtiyacı  olmadığına dikkati çeken Başkan Erdoğan, "Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış,  hiçbiri umurumuzda değil. Biz bu günlere milletimize güvenerek, milletimizle  birlikte mücadele ederek geldik. Bundan sonra da aynı şekilde bu yola devam  edeceğiz. Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok mücadele edeceğiz.  Bizim krizden çıkış formülümüz budur. Hep söylüyorum, kimseden inayet  beklemeyeceğiz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz." ifadelerini kullandı.
 
"Bize parmak sallayanları buna pişman edeceğiz"
 
Savunma sanayisinde bunun yapıldığını anlatan Erdoğan, ciddi mesafe  kaydedildiğini, göreve geldiklerinde ihtiyaçların yüzde 25'i karşılanırken şimdi  bunun yüzde 60'a ulaştığını belirtti.
 
Göreve geldiklerinde 36 milyar dolarlık ihracat söz konusuyken bunun  da 163 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Erdoğan, "İstihdamda bunu yaptık,  turizmde bunu yaptık. İnşallah bu yıl 40 milyon turiste doğru gidiyoruz,  gelişmeler gayet güzel. Diğer alanlarda da bunu yapacağız ve bize parmak  sallayanları buna pişman edeceğiz." şeklinde konuştu.
 
İktidara geldikleri günden bu yana Türkiye'yi büyüterek sorunlarından  kurtarma anlayışıyla hareket ettiklerini anımsatan Erdoğan, bu dönemde Türkiye'yi  3,5 kat büyütürken bundan 81 ilin tamamının faydalanmasını sağladıklarını  kaydetti.
 
Erdoğan, Rize'ye yapılan yatırımlara da değinerek, "Son 16 yılda  Rize'ye 17 katrilyon yatırım yaptık." dedi.
 
Eğitimde bin 783 yeni derslik ve 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü  üniversiteyi ve yükseköğrenim öğrencileri için 4 bin 772 kişi kapasiteli  yükseköğretim yurtlarını kente kazandırdıklarını dile getiren Erdoğan, Rize'de  Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Güneysu ve Pazar'da toplamda 3 bin 50 kişi kapasiteli  6 yurt binasını da birkaç yıla kadar hizmete alacaklarının bilgisini verdi.
 
Sağlıkta 10'u hastane olmak üzere toplam 26 yeni tesis yaptıklarını  belirten Erdoğan, 800 yataklı şehir hastanesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü,  yapımına en kısa zamanda başlayacaklarını vurguladı.
 
TOKİ kanalıyla Rize'de 2 bin 708 konut projesini hayata geçirdiklerini  de ifade eden Erdoğan, yapımına 2012'de başladıkları İkizdere-İspir yolu, Ovit  Tüneli ve bağlantı yollarının açılışını da haziran ayında yaptıklarını  hatırlattı.
 
Ovit Tüneli'nin özelliklerine değinen Erdoğan, tünelden geçenlerden  ellerini kaldırmalarını isteyerek beğenip beğenmediklerini sordu.
 
Ovit Tüneli'nin açılışında çok fazla sağanak ve fırtına yaşandığını  anımsatan Erdoğan, "Bu tünel Karadeniz limanlarıyla tüm Anadolu'nun ulaşımını  kolaylaştıran önemli bir eser." dedi.
 
Rize'de 20 kilometre olan bölünmüş yola 16 yılda 130 kilometre daha  eklediklerine dikkati çeken Erdoğan, Güneyce ve Salara tünelleri ile İyidere  Çayeli ayrımı Güneysu yolu, Rize Çayeli Büyükköy ayrımı, İyidere-İkizdere yolu ve  Rize Diyanet Eğitim Merkezi ayrımı Isırlık yolunun da 2019'da tamamlanacağını  bildirdi.
 
Çayeli-Kaptanpaşa yolu ile Rize-Kalkandere yolunun iki yıla kadar  hizmete gireceğini belirten Erdoğan, deniz üzerine inşa edilen ikinci havalimanı  Rize-Artvin Havalimanı'nın yapımının sürdüğünü söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje bedeli 1,5 katrilyon liraya yakın  havalimanının yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli olacağını duyurdu.
 
Rize Limanı'nın onarıldığını, Pazar, Çayeli, Fındıklı'ya balıkçı  barınakları yapıldığını anlatan Erdoğan, yapımı devam eden içme suyu tesislerinin  tamamlanmasıyla Rize ve pek çok ilçenin içme ve kullanma suyu ihtiyacının  karşılanacağını bildirdi.
 
Karadeniz Bölgesi'nin taşkınlarla mücadelede büyük önem arz ettiğini  belirten Erdoğan, "Ordu'da yaşanan felaketi sizler de gördünüz. Son 16 yılda inşa  ettiğimiz 53 taşkın koruma tesisiyle halkımızı ve toprağımızı koruduk. Şehir  merkezi ve değişik ilçelerde 24 taşkın koruma tesisinin yapım çalışmaları devam  ediyor." dedi.
 
Rize'nin sahip olduğu tabii güzellikleriyle tabiat turizmi açısından  son derece önemli potansiyel taşıdığını dile getiren Erdoğan, şehri geçen yıl  yaklaşık 800 bin turistin ziyaret ettiğini, bu sayının her yıl yüzde 10 ile 15  oranında arttığını kaydetti.
 
Erdoğan, şehre güzel oteller yapıldığını, bunların sayısının  artmasıyla gelen turistlerin de artacağını ifade etti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizme katkı için Kaçkar Dağları Milli  Parkı'nı kullanıma açarak vatandaşları tabiatla buluşturduklarını bildirdi.
 
Tunca Vadisi, Handüzü, Isırlık tabiat parkları ve Akyamaç Şelalesi'nde  turizmi geliştirmek için çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Erdoğan, şunları  söyledi:
 
"2002 yılından bugüne Rize'ye toplam 2,5 katrilyon lira tutarında  tarımsal destek verdik. Rize'de ÇAYKUR tarafından son 16 yılda yaş çay alımı  karşılığında üreticilerimize yaklaşık 7 katrilyon lira ödedik. Bu, öyle sıradan  rakam değil. Milli tarım projemiz kapsamında Rize organik çayını yaygınlaştırmak  için çalışmalar yapıyoruz. Gördüğünüz gibi biz Hans'ın, Corç'un, onun, bunun ne  dediğine değil, milletimize hangi hizmeti sunacağımızla, hangi projeyi hayata  geçireceğimizle ilgileniyoruz. Bundan sonra da böyle yapacağız. Gösterdiğiniz  sevgi için, coşku için, muhabbet için, desteğiniz için her birinize ayrı ayrı  teşekkür ediyorum."
 
Konuşmasının sonunda tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet  vurgusu yapan Erdoğan, salondakilerle karşılıklı "Beraber yürüdük biz bu  yollarda" şarkısının sözlerini söyledi.

ETİKETLER