Cumhurbaşkanı Erdoğan: Münbiç'te ABD ile yaptığımız anlaşmayı hayata geçirdik

18 Haziran 2018 Pazartesi - 18:20 | Son Güncelleme : 18 06 2018 - 19:30

Partisinin Ordu mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Münbiç'te ABD ile yaptığımız anlaşmayı hayata geçirdik. Münbiç'i boşaltıyoruz. Şimdi PYD/YPG orayı terk ediyorlar ve bunu biz diplomasi yoluyla yaptık" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ordu'da halka hitap etti. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;
 
- Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı ile 4 bin kilometrekarenin üzerinde bir alanı güvenli hale getirmiştik. Şimdi de Münbiç'te ABD ile vardığımız anlaşmayı adım adım hayata geçiriyoruz. Bölücü terör örgütünün Münbiç sınırındaki unsurları bulundukları yerleri terk ettiler. Askerlerimiz Münbiç etrafında devriye gezmeye başladı. Aşama aşama bölgeyi teröristlerden tamamen temizleyeceğiz. Böylece milletimize verdiğimiz bir sözü daha tutmuş olacağız. Bay Kemal, Bay Muharrem ne diyorlar "Afrin'de ne işimiz var, Cerablus'ta ne işiniz var?" Bay Muharrem "Irak'a giremeyecekler göreceksiniz" diyor. "Onlardan izin aldılar mı?" diyor. Ne oldu Bay Muharrem girdik mi, Kandil'i vurduk mu, kimden izin aldık? Biz izni halkımızdan alırız. 
 
- Münbiç'in teröristlerden temizlenmesiyle bu bölgeden kaçıp ülkemize gelmiş olan Suriyeli kardeşlerimizin geri dönüşleri de başlayacak. Şu an itibariyle Afrin ve Cerablus'a 200 bin geri dönüş oldu, devam ediyor. Fakat bu CHP ne diyor? "Suriye'den gelen bu insanları niye aldınız?" Biz ensar kültürünü iyi biliriz. Bay Kemal sen ensar kültüründen anlamazsın senin adayın da anlamaz. Biz kimin ensar kimin muhacir olduğunu da iyi biliriz. İşte biz o 3,5 milyon mülteciyi o katillerin o yağdırdıkları bombalardan kaçan o insanlar için kapılarımızı açtık. Onlar bizim kardeşlerimizdir. Kapılarımızı açarak onlara kardeşliğimizi göstedik. 
 
 
- Suriye'de güvenli hale getirdiğimiz bölgeler büyüdükçe Suriyelilerin geri dönüşü de hızlanıyor. Bakın Münbiç'i ne yapıyoruz boşaltıyoruz. PYD/YPG orayı terk ediyorlar. Bunu biz diplomasiyle yaptık. Aziz milletime sesleniyorum CHP'ye gönül verenlere de sesleniyorum, Saadet, İyi Parti'ye ve diğerlerine de gönül verenlere sesleniyorum. Biz 15-16 yılda diplomisinin en ileri noktada olanını yaptık. Şimdi de bakın Münbiç'ten çıkıyorlar. Dışişleri Bakanımız ABD'de Pompeo ile görüşme yaptılar. Yapılan görüşmeler doğrultusunda onlar Fırat'ın doğusuna gitmeye başladılar. Batısında da biz, Rusya ve İran beraber çalışıyoruz. Orada da aynı şekilde kararlıyız. İdlib'te Tel Rıfat'ta aynı kararlılığımızı devam ettiriyoruz. Buralarda da Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu nasıl bir devlet olduğunu Afrin harekatıyla gösterdik.
 
- Ordu'yu büyükşehire dönüştürdük. Son 16 yılda Ordu'ya 20,4 katrilyon lira yatırım yaptık. Öğrencilerimize 70 trilyon burs verdik. Ordu'yu bir üniversite şehri yaptık. Yeni stadyumu tamamlıyoruz, eski stadyumunun bulunduğu alanı "Millet Bahçesi" yapıyoruz. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli Türkiye'nin ve Avrupa'nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun havalimanını ilimize biz kazandırdık.
 
 
- Ordu'da ruhsatlı alanlarda fındık üretimi yapan üreticilerimize destek veriyoruz. Fındık üreticilerimizin her meselesi bizim için önemlidir. Tarım Bakanlığımız başta olmak üzere bu konuyla ilgili tüm kurumlarımız fındık üretiminin daha sağlıklı hale getirilmesi konusunda çok ciddi hazırlık içinde. Siz muhalefetin esip gürlediğine bakmayın. Onlar sadece konuşur, biz ise ne söylediysek yaparız. Fındık üreticilerimizin mağdur olmasına müsaade etmeyeceğiz. Ordulu çiftçilerimize 3 katrilyon lirayı aşkın destek sağladık. 2002 den bugüne yaklaşık 46 bin Ordulu vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla iş sahibi yaptık. Toprak Mahsülleri Ofisi bu konuda fındık üreticisinin yanındadır, kendileriyle toplantılarımı yaptım ve hiç bu muhalefeti atıp tutmasına gürlemesine bakmayın. Bunlar yalanı rahat söylerler. Bunların iktidarlarında fındığın ne hale geldiğini biliyorsunuz. Aman bu oyunlara gelmeyin. Biz verdiğimiz sözün her zaman arkasındayız ve arkasında olmaya devam edeceğiz. Hiç bu oyunlara gelmeyin ve şu 5 gün içinde de bunların defterini tam manasıyla dürün. 423 trilyon lira tutarındaki teşviklerden 226 bin işveren ve sigortalımız faydalandı.
 
 
- Yalova'da dershane müdürlüğünden Grup Başkan Vekilliği'ne kadar hayatının her dönemi falsoyla, demokrasi ve özgürlükler adına yüz kızartıcı eylemlerle dolu. Bir 411 macerası yaşadık. Neydi o? Malum, baş örtülülerle ilgili macera. Bu Bay Kemal ile Bay Muharrem'in de Anayasa Mahkemesi'ne gidişte imzası var onlarda. Ne oldu? Bizim baş örtülü kızlarımızın o haklarını bununla ortadan kaldırdılar. MHP ile beraber çıkarmıştık onu. Ve şimdi "Biz artık başörtülülerin tüm haklarını koruduk, koruyoruz" diyor. Yalan söyleme. Kalkıyor bize annesine gösteriyor. Ya benim senin annene saygım var. Sen nerdesin sen o bizim için önemli. Siz üniversitelerimizde kızlarımızın başörtülü olarak okumasının önündeki en büyük engeldiniz. İşte bir tane milletvekiliniszs vardı. O odalarda neler yaptılar başörtülü yavrularımıza. Benim kendi yavrularım ülkemde okuyamadı. 2 kızım Türkiye'de okuyamadı. Neden? Başörtüsünden dolayı. Yurt dışına gönderdim, yurt dışında okudular. Bana o ülkelerin devlet başkanları ne dedi biliyor musunuz? "Niye buraya gönderdiniz, sizin kendi ülkenizde niye okuyamadılar." Onlara ben bunu anlatmak zorunda kaldı. Ama hamdolsun bütün başörtülü başı açık hepsi üniversitelere gidebiliyor, devlet dairelerinde çalışabiliyor. Biz buyuz işte. Biz ne aldatan olduk, ne aldanan olduk ama bunların hayatı geçmiş CHP'den al bugüne kadar hep inanca zulüm olmuştur. Muharrem İnce'nin başörtüsü bile değil bere takan bir TRT kameramanı bir hanımefendi için mecliste soru önergesi verecek kadar tahammülsüz olduğunu biliyor musunuz? Şimdi başımıza özgürlükçü kesildiklerine, camiden çıkmadıklarına bakmayın. Bunların hepsi numara. Bunların geçmişi işte böyle lekelidir.