Erdoğan: Bekledikleri bahar hiç gelmeyecek

AA |  14 Haziran 2017 Çarşamba - 23:57 | Son Güncelleme : 15 06 2017 - 0:25

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis tören alanında, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın eski ve bu dönem görev yapan milletvekilleri için düzenlenen iftar programına katıldı.


Siyasi hayatı boyunca milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin gücünü  ve itibarını yükseltmek için çalıştıklarını, bundan sonra da aynı şekilde devam  edeceklerini belirten Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde TBMM'yi hedef  alanların bu binayla birlikte doğrudan milletin iradesini hatta milletin bizatihi  kendisini bombaladıklarını ifade etti.
 
Erdoğan, 15 Temmuz gecesi dışarıda milletin, Meclis binasında da  milletvekillerinin şanlı bir direniş sergilediğine dikkati çekti.
 
27 Mayıs 1960'ta ve 12 Eylül 1980'de kapısına kilit vurulan, 12 Mart  1971 ve 28 Şubat 1997'de adeta devre dışı bırakılan bu kurumun, 15 Temmuz'da  kapısına dayanan darbecilere teslim olmadığını vurgulayan Erdoğan, Genel Kurul  Salonu'nda bir araya gelen ve "Yapacağımız şey burada ölmektir" diyen  milletvekillerinin her birini bir kez daha saygıyla selamladığını kaydetti.
 
Erdoğan, tepelerine bomba yağdırılırken dahi "bomba da atsanız  buradayız, sizi yargının önüne çıkaracağız, millete hesap vermenizi  sağlayacağız." diyerek zorbalara karşı demokrasi çizgisinden ayrılmadan  duruşlarını ortaya koyan başta TBMM Başkanı Kahraman olmak üzere tüm milletvekillerine  şükranlarını sundu.
 
 
"FETÖ denen bu ihanet çetesi ve arkasındaki güçlere" işaret eden  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Bu alçaklığı yaptılar da ne oldu? İşte TBMM dimdik ayakta. İşte  milletvekillerimiz ülkesine hizmet mesaisine devam ediyor. İşte Cumhurbaşkanlığı  Külliyesi faaliyetlerini sürdürüyor. Özel Harekat çok daha farklı bir şekilde  dirilerek ayağa kalkıyor. Özel kuvvetler, emniyet müdürlüğümüz hakeza öyle,  İstanbul'umuz da aynı şekilde. Ordumuz, istihbarat teşkilatımız hepsi de  vazifelerini çok daha başarılı, kararlı bir şekilde yürütüyor. İşte milletimiz  her zamankinden çok daha farklı bir şekilde kenetlenmiş halde geleceğine umutla  bakıyor.
 
Peki o FETÖ'cü hainlere ne oldu? Hepsi de cezaevlerinin demir  parmaklıkları arkasında günlerini geçiriyor, mahkemelerde hesap veriyor. Siz  bakmayın onların mahkemelerde oynadıkları tiyatroya. Günler, aylar, yıllar gelip  geçecek ama o bekledikleri bahar hiç gelmeyecek. Kulaklarına fısıldanan  haberlerin, rüyaların, mesajların, sözlerin, vaatlerin hepsinin de birer  yalandan, hezeyandan ibaret olduğunu çok geçmeden anlayacaklar. Bir süre sonra  yanlarında ne o avukatlar ne el altından sağlanan destekler ne kendilerini gaza  getiren o güruh kalacak. Hepsini de tek tek takip ediyor, vakti saati gelince de  gereğini yerine getiriyoruz."
 
Erdoğan, aylar ayları, yıllar yılları kovaladıkça millete ve ülkeye  yaptıkları ihanetin ağırlığının hepsinin üzerine çökmeye başlayacağını ve işte o  zaman pişmanlıklarının da fayda etmeyeceğini belirtti.
 
15 Temmuz'da şehit edilen vatandaşları geri getirebilmelerinin, ülkeye  verilen zararları telafi edebilmelerinin mümkün olmadığının altını çizen Erdoğan,  tüm şehitlerin unutulmayacağını vurguladı.
 
Erdoğan, milletin müsterih olması gerektiğine dikkati çekerek,  şehitlerin kanlarını, yakınlarının ahlarını, gazilerin acılarını yerde  bırakmayacaklarını dile getirerek, bir kez daha 15 Temmuz'da ve terörle  mücadeledeki tüm şehitleri şükranla yad etti.
 
 
"Kanun yapma tekeli Meclisin yetkisine veriliyor"
 
Gazi Meclisi hürmetle selamlayan Erdoğan, Türkiye tarihinin en önemli  yönetim reformunun, 16 Nisan'daki halk oylamasında milletin teveccühüyle kabul  edilen anayasa değişikliğiyle yapıldığını söyledi.
 
Erdoğan, bu reformun en önemli özelliğinin yasama ve yürütme  arasındaki çizgiyi netleştirmesi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
 
"Ülkemizin yönetim pratiğinde hükümeti kuran siyasi kadro, aynı  zamanda Mecliste de çoğunluğa sahip olduğu için yasama ile yürütme çok fazla iç  içe geçiyor, bundan da en fazla Meclis zarar görüyordu. Meclisin, Bakanlar  Kurulunda hazırlanan ve Meclise sevk edilen tasarıların onay merci durumuna  düşmesi milletvekillerimizin çalışma şevkini de kırıyordu.
 
Yeni sistemde artık ne Bakanlar Kurulunun ne de bütçe dışında  cumhurbaşkanının Meclise kanun tasarısı gönderme yetkisi bulunmuyor. Tüm kanunlar  milletvekillerimiz tarafından hazırlanacak, görüşülecek, tartışılacak, oylanacak  ve yürürlüğe girecek. Bir başka ifadeyle, bu sistemde kanun yapma tekeli sadece  kağıt üzerinde değil, fiilen de Meclisin yetkisine veriliyor."
 
Bunların aksini söyleyenler olduğunu ancak dürüst davranmadıklarını  dile getiren Erdoğan, kanunların cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin üzerinde  bulunduğu için Meclisin hiçbir konuda devre dışı kalmasının asla söz konusu  olmayacağının altını çizdi.
 
 
"Milletvekillerinin Meclisteki hareket alanlarının genişlemesi  gerekiyor"
 
Erdoğan, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin aynı gün ama  farklı listelerde yapılacağı için milletin iradesini dilediği gibi sandığa  yansıtma imkanı bulacağını vurguladı.
 
Milletvekili sayısının 600'e çıkarılmasının temsil tabanını  genişleteceğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Önümüzdeki süreçte hem yeni sisteme hazırlık mahiyetindeki uyum  yasalarının çıkartılması hem de seçim kanununda köklü değişiklikler yapılması  gerekiyor. Milletvekilleriyle seçmenleri arasındaki ilişkiyi güçlendirmek için  dar veya daraltılmış seçim bölgesi alternatifleri başta olmak üzere demokrasimizi  güçlendirecek tüm teklifleri tartışmalıyız.
 
Seçmenleriyle yüz yüze ilişki kuracak milletvekillerinin Meclisteki  hareket alanlarının buna göre genişlemesi gerekiyor. Dolayısıyla anayasa  değişikliğiyle ilk adımını attığımız yönetim reformunu bu değişikliklerle  tamamlamaya ihtiyacımız var. Öncelikle de Meclis İçtüzüğünden başlamasında fayda  görüyorum. Dün de ifade ettim, artık Meclis kapanmadan şu dönemde bana göre  içtüzüğü parlamentonun halletmesinde çok büyük faydalar var. Çok ciddi zaman ve  enerji kaybına yol açan içtüzüğünü değiştirmeden diğer düzenlemeleri yapmamız bir  hayli zor olacaktır."
 
 
"Aynı hassasiyetini göstereceklerine inanıyorum"
 
Erdoğan, bu konunun şu veya bu parti meselesi olmadığını belirterek,  milletin ve onun temsil makamı olan Meclisin itibarını, kapasitesini ve verimini  arttırmak için bu adımları atmak mecburiyetinde olduklarını anlattı.
 
Aksi takdirde hesabın millete verileceğine işaret eden Erdoğan,  "Cumhurbaşkanı ve iktidar partisinin genel başkanı olarak bu çerçevede atılacak  tüm adımları, başlatılacak tüm ilişkileri destekleyeceğimi özellikle belirtmek isterim. Parlamento çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerimizin de aynı hassasiyeti göstereceklerine inanıyorum." dedi.
 
Erdoğan, konuşmasını herkesin ramazan ayının hayırlı geçmesini  dileyerek sonlandırdı.