Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş kısıtlama ve aşı açıklaması!

11 Ocak 2021 Pazartesi - 19:35 | Son Güncelleme : 11 01 2021 - 21:55

Tüm Türkiye merakla bekliyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aldığımız tedbirler sayesinde salgının artış hızını gözle görülür şekilde azaltmayı başardık. Salgın tedbirlerinin faaliyetlerine ara verilen vatandaşlarımız üzerinde yol açtığı sıkıntıları biliyoruz. Kalıcı bir çare bulana kadar tedbirleri sürdürmeye mecburuz. Vaka sayısının belirli bir rakamın altına düşmesiyle birlikte elbette kısıtlamaları kademeli olarak azaltacağız." dedi. Öte yandan aşılama ile ilgili de açıklama yapan Erdoğan, "Salgınla mücadelede önemli bir husus da aşı çalışmalarıdır. Aşılar öncelik sıralamasıyla uygulamaya geçecek perşembe veya cuma başlayacak." ifadesini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Cumhurbaşkanlığı  Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
 
Yeni yılın ilk kabine toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten  Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021'nin Türkiye'nin, vatandaşların ve tüm dünya için bir  kez daha hayırlara vesile olmasını diledi.
 
 İnsanlığın 2020'yi iyi hatıralarla kapatmadığını belirten Erdoğan,  "Ülkemiz de dünyayı etkileyen sıkıntılar ve yaşadığı afetler sebebiyle geçtiğimiz  yılı oldukça büyük bedeller ödeyerek geride bıraktı. Halbuki Türkiye olarak 2020  yılını güzel bir başlangıçla karşılaşmıştık. Geçtiğimiz 18 yılda kurduğumuz güçlü  altyapının üzerinde hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyorduk. Koronavirüs  salgınının ülkemize de sıçramasıyla birlikte kendimizi hızla bu yeni duruma  hazırladık. Zaten güçlü olan sağlık altyapımızı ve sağlık sistemimizi, açtığımız  yeni hastanelerle tahkim ettik. Salgın tedbirlerinden etkilenen tüm kesimlere  yönelik nakdi hibe ve destek programları başlattık." ifadelerini kullandı.
 
Ekonomide aldıkları tedbirlerle salgının Türkiye'ye gelişini  geciktirerek yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 büyüme oranına ulaştıklarını belirten  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Eğer salgın mart ayını hiç etkilememiş olsaydı bu oranın 1 veya 1,5  puan daha üzerine çıkmış olacaktık. Yılın ikinci çeyreğinde ise koronavirüs  salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de derinden hissedildi. Bu dönemde  Türkiye, diğer ülkelere nazaran oldukça düşük bir seviye olan yüzde 9,9 oranında  daraldı. Salgının etkilerini azaltmak için hayata geçirdiğimiz önlem ve teşvikler  sayesinde bu zor dönemde ekonomimizin direncini korumayı başardık.
 
Haziran ayında başlayan normalleşme adımlarıyla hızlı bir toparlanma  sürecine gittik. Üçüncü çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre sanayi üretimi yüzde  30, perakende satış hacmimiz yüzde 25 oranında arttı. Aynı dönemde imalat sanayi  kapasite kullanım oranı 10 puan artarak yüzde 63'ten yüzde 73'e yükseldi. Sanayi,  inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında üçüncü çeyrekteki ciro endeksi  artışı ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 36 oldu. Otomobil ve konut piyasalarında  haziran ayı ile birlikte ciddi bir hareketlilik görüldü. Hatta satışlar geçen  senenin bile üzerinde gerçekleşti."
 
"Ekonomideki olumlu hava, güven endekslerine de yansıdı"
 
Erdoğan, geçen yıl otomotiv piyasasının, bir önceki yıla göre yüzde 61  büyümeyle 773 bine yaklaştığına işaret ederek 2020'nin ilk 11 ayındaki konut  satışlarının da önceki yıla göre yüzde 21,5 artışla 1 milyon 400 bine ulaştığını  söyledi.
 
Ekonomideki bu olumlu havanın, güven endekslerine de yansıdığını  belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü çeyrekte elde edilen yüzde 6,7'lik büyüme  oranıyla Türkiye'nin, dünyada en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu kaydetti.
 
Aynı şekilde dördüncü çeyreğe de güzel başlandığını belirten Erdoğan,  "Hatta ekim ayında sanayicilerimiz tarihimizin en yüksek aylık sanayi üretimini  gerçekleştirdi. Kapasite kullanım oranımız yüzde 76 seviyesine ulaştı. İmalat  sanayi, satın alma yöneticileri endeksi büyümeye ilişkin eşik değer olan 50'nin  üzerinde gerçekleşti. Ülkemize duyulan güvenin artmasıyla risk primimiz 300'ün  altına geriledi. Borsamız 2020'de yatırımcısına yüzde 29 getiri sağlayarak dünya  çapında en iyi performans gösteren piyasalardan biri oldu." ifadelerini kullandı.
 
Bu yılın ilk haftasında da borsa endeksinin yüzde 4,3'lük artışla  rekor tazelediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
 "Salgın nedeniyle ihracat pazarlarımızda görülen ciddi daralmalara  rağmen 2020 yılını ihracat açısından da oldukça iyi tamamladık. Geçtiğimiz yıl  ihracatımız 169,5 milyar dolar ile programda belirlediğimiz hedefi yaklaşık 4  milyar dolar aştı. Henüz rakamlar açıklanmadı ama aynı şekilde 2020 yılı yine  yüzde 0,3 olan büyüme hedefimizi aştığımıza inanıyorum. Küresel ekonominin yüzde  4'ten fazla küçüldüğü tahmin edilen bir dönemde, Türkiye ekonomisinin büyümesi  ekonomimizin gücünün ifadesidir.
 
Karadeniz'deki 405 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz ise  geçtiğimiz yılın ekonomimize en güzel armağanı oldu. Devam eden yatırımlarımızı  hızla tamamlayarak haftada birkaç açılış töreniyle milletimizin hizmetine sunduk.  Sağlıktan ulaşıma, enerjiden sulamaya, haberleşmeden savunma sanayisine kadar pek  çok alanda hedeflerimize uygun adımlarla ülkemizin kalkınma kararlılığını ortaya  koyduk.
 
Tüm bu gelişmeler sayesinde salgına bel bağlayan kriz tellallarının  payına yine hüsran düştü. 2021 yılının yatırımın, üretimin, istihdamın, ihracatın  arttığı ve sürdürülebilir bir büyümenin sağlandığı bir yıl olacağına inanıyorum.  Güven ve istikrar iklimini güçlendirerek kayıplarımızı telafi edecek daha büyük  atılımların hazırlıkları içindeyiz. Yeni yılda önceliklerimiz fiyat istikrarı ve  bir süredir üzerinde çalıştığımız reformlar olacaktır."
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine  Toplantısı'nın ardından millete seslenen Erdoğan, Türkiye'nin uğradığı tüm  saldırılara ve küresel sorunların yol açtığı sıkıntılara rağmen kararlılıkla  yolunda devam ettikçe önlerine yeni tuzaklar kurulmaya çalışıldığını gördüklerini  belirtti.
 
Bunlardan birinin de bir süredir hiçbir rasyonel temeli olmadan  başlatılan siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleri olduğuna dikkati çeken  Erdoğan, Türkiye'nin huzurunu kaçırmak isteyenlerin aslında neye cevap  verdiklerini gayet iyi bildiklerini ifade etti.
 
Bu gayretlerin, vesayetin etkisinin kırılıp, milli iradenin  güçlendirilmesi konusunda kat edilen mesafeye cevap olduğunun altını çizen  Erdoğan, "Türkiye, bu ülkede kimin Cumhurbaşkanı seçileceği konusunda vesayetin  dayatmasının belirleyici olduğu günleri geride bırakmıştır." dedi.
 
"Böylesine büyük bir devrimi hala içlerine sindiremeyenler..."
 
Artık ülkede cumhurbaşkanının milletin yarısından fazlasının doğrudan  iradesiyle belirlendiğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
 "Böylesine büyük bir devrimi hala içlerine sindiremeyenler,  sancılarını farklı görüntüler ve bahaneler altında dışa vuruyor. Bizzat kendisi  bir kaset komplosu ile iş başına gelen, partisi içindeki taciz, tecavüz,  hırsızlık hadiselerini görmezden gelerek orada kalmayı başaran bir siyasi  partinin sözde genel başkanının sancısının sebebi de budur. Bunların derdi  milletledir, milli iradeyledir, milletin tercihleriyledir. Bunlara oy vermeyen  öğretmen sözde öğretmen, muhtar sözde muhtar, çiftçi sözde çiftçi, hakim sözde  hakimdir. Her hafta toplumumuzun bir kesimini hedefe koyarak kendi  çapsızlıklarını, parti içi skandallarını örtmeye çalışıyorlar. Türk demokrasisi  millete ve onun temsilcilerine hakareti siyaset zanneden bu çukur zihniyeti hak  etmiyor. Teröriste terörist demekten bile aciz bu sözde genel başkanı öncelikle  CHP seçmeninin sağduyusuna, sonra da aziz milletimizin irfanına havale ediyoruz."
 
"Maskeleri birer birer düşenler paniğe kapılmışlardır"
 
Erdoğan, siyasi ve sosyal kaos denemelerinin cevap verdiği konulardan  birinin de Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana en güçlü şekilde  gösterdiği istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesi olduğunu söyledi.
 
Terör örgütlerinin ülke içinde ve sınırlar boyunca yaptığı eylemleri  gizli veya açık şekilde destekleyenlerin büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını  engellemek için çırpındıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
 "Ülkemizin kendi güvenliğini ve kardeşlerinin haklarını korumak için  gerçekleştirdiği harekatların, ruh dünyalarında yol açtığı sarsıntıyı işte bu  şekilde dışa vuruyorlar. Bir dönem kendi topraklarına dahi sahip çıkmakta  zorlanan bir ülkeden, bölgesel ve küresel düzeyde saha ve masa hakimiyeti  sağlayan konuma gelmiş bir ülke fotoğrafına geçmiş olmamızı kabul edemiyorlar.  Siyasi ve sosyal kaos denemeleri, salgının iyice ortaya çıkardığı küresel  düzendeki çarpıklıkların rol modellerinde yol açtığı derin sarsıntı karşısında  paniğe kapılanların çırpınışlarının ifadesidir. Varlık sebepleri olan sivil  toplum görünümlü olan beşinci kol organizasyonlarının da medya görünümlü  operasyon aygıtlarının da maskeleri birer birer düşenler paniğe kapılmışlardır.  Uzunca bir süre demokrasi kılıfı altında en ilkel faşizmi, özgürlük kılıfı  altında en vahşi diktatörlüğü mazlumlara dayatanların sırça köşkleri başlarına  yıkılıyor."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın ortak değerleri haline gelen  kavramların içlerini, kendi çıkarları uğruna boşaltanların artık hiç kimseye  diyecek bir sözü ve örnek gösterecek bir düzeninin kalmadığını ifade etti.  Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Dünün zalimleri, bugün mazlum kisvesiyle karşımıza çıkarak  sergiledikleri sinsiliği yüzlerine vurduğumuz için bize saldırıyorlar. İdeolojik  saplantılarını, marjinal eğilimlerini, fıtrata aykırı sapkınlıklarını, terör  örgütlerine payandalıklarını cilalı kavramlarla topluma dayatanlar için yolun  sonu görünmüştür. Siyasi ve sosyal kaos denemeleriyle 83 milyonun huzurunu  kaçırmaya çalışanlar, karşılarında hukuku bulmaya devam edeceklerdir.  Cumhurbaşkanı olarak, yasama, yürütme ve yargı gücünü, milletimizi bu tehditlere  karşı korumak için seferber etmek anayasal vazifemizdir. Türkiye'yi son 10 yıldır  bölgemizdeki neredeyse tüm ülkeleri etkisi altına alan kargaşa iklimine  sürükleyerek, iç çatışmalar ve dış müdahalelerle hedeflerinden uzaklaştırmak  isteyenleri hep hüsrana uğrattık. Ülkemizi yeniden kendi güdümlerine sokmak için  kimi zaman vesayet güçlerini, kimi zaman darbecileri, kimi zaman terör  örgütlerini, kimi zaman ekonomik tetikçileri kullandılar. Buna rağmen Türkiye'yi  dize getiremeyenler açıkça söylemekten de çekinmedikleri şekilde şimdi yeniden  siyaset ve toplum mühendisliğine sarıldılar. Bir kez daha inanç ve kararlılıkla  diyorum ki başaramayacaksınız. Milletimiz geçmişte defalarca maruz kaldığı  felaketlerin müsebbiplerini deşifre etti, yöntemlerini çözdü, niyetlerini anladı.  Bu mücadele döneminde, milletimiz birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde,  milli iradenin üstünlüğünü hakim kıldığında, gerektiğinde canı pahasına  istiklaline ve istikbaline sahip çıktığında önünde hiçbir gücün duramayacağını  gördüm."
 
"Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasını engelleyemeyecekler"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yasakçılıktan vandallığa kadar  eski Türkiye'de bolca sahnelenen hiçbir senaryonun bugünün Türkiye'sinde millet  nezdinde karşılığının olmadığını ifade etti.
 
Nitekim bu gerçeği fark eden bazı eski Türkiye artıklarının,  umutlarını ülkenin başına gelecek felaketlere bağlayacak kadar zavallı hale  geldiklerine şahit olduklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, Türkiye'nin demokraside ve  kalkınmada 2023 hedeflerine ulaşmasını engelleyemeyecekler. Ne kadar  çırpınırlarsa çırpınsınlar İstiklal Marşı'nda en güzel ifadeleriyle dile  getirilen milletimizin o yüreğindeki hürriyet ateşinin yeniden yükselmesinin  önüne geçemeyeceklerdir. Ne kadar azgınlaşırlarsa azgınlaşsınlar, ülkemizin  yeniden yapılanan küresel siyasi ve ekonomik düzende hak ettiği yeri almasına  mani olamayacaklar. Büyük ve güçlü Türkiye'nin silueti belirgin hale geldikçe bu  tür hazımsızlıkların, bu tür kaos çıkarma denemelerinin, bu tür tuzakların  artacağını biliyoruz. Hepsine de hazırlıklıyız.
 
Sadece son 7 yılda sokakları karıştırmaktan, hukuki ve askeri darbe  girişimlerine, terörü azdırmaktan sınırlarımızı tacize kadar nice saldırıyı  göğüsleyen milletimiz, Allah'ın izniyle bunları da tepeleyecek iradeye sahiptir.  Mehmet Akif, 'Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz, bu yol ki Hak yoludur  dönme bilmeyiz yürürüz'." diyor. Biz de milletimizle birlikte son nefesimize  kadar Hak yolunda yürümeyi sürdüreceğiz."
 
Su tasarrufu
 
 Erdoğan, yaşanan tabiat olaylarının insanoğluna, "Rabbinin kendisine  ihsanı olan dünyadaki imkanların tepe tepe kullanacağı malı değil, kendisine  verilmiş bir emanet olduğu" gerçeğini tekrar tekrar hatırlattığını vurguladı.
 
Dünyanın, bir tarafta küresel ısınmanın yol açtığı sel baskınları ile  diğer tarafta da kuraklığın sebep olduğu su kıtlığı ile boğuştuğuna dikkati çeken  Erdoğan, herkes aynı gemide olduğu için Türkiye'nin de bu tabiat olaylarından  etkilendiğini söyledi.
 
Bu yıl mevsim normallerinin çok altına düşen yağışların ülkeyi ciddi  bir kuraklık tehdidi ile yüz yüze bıraktığına işaret eden Erdoğan, kimi zaman da  çok şiddetli gerçekleşen ve sel baskınlarına yol açan yağışlara maruz kalındığını  hatırlattı.
 
Barajların bir kısmının neredeyse tamamen boşaldığı, diğerlerinde de  su seviyesinin çok düştüğü bir dönemden geçildiğine işaret eden Erdoğan, "Ancak  100 yılda bir görülecek böylesine büyük bir kuraklık tehdidi karşısında hep  birlikte tedbir almamız gerekiyor. Günlük kullanımdan tarımsal sulamaya kadar her  alanda tasarrufu esas alan bir anlayışla hareket etmek mecburiyetindeyiz.  Ülkemizdeki suyun üçte ikisinden fazlası tarımda kullanılıyor. Bunun için baraj  ve gölet depolama alanlarının yanı sıra sulama tesislerinin inşasına hız veriyor  ve yeraltı barajlarına da başlamış vaziyetteyiz." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Cumhurbaşkanlığı Kabine  Toplantısı'nın ardından millete seslenen Erdoğan, son 18 yılda 600 baraj, 590  hidroelektrik santrali ve 262 içme suyu tesisinin inşa edildiğini belirterek, bu  yıl içinde ise depolama alanlarının hacmini 180 milyar metreküpe, sulanan  alanların büyüklüğünü 6,9 milyar hektara çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
 
Erdoğan, içme suyu yatırımlarını da süratlendirip, içme suyu  kapasitesini 4,8 milyar metreküpe ulaştıracaklarını dile getirerek, sulama  yatırımlarının hızla tamamlanabilmesi için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün  bütçesinin yaklaşık 2,5 kat artırıldığını söyledi.
 
Böylece mevcut su kaynaklarının hem tarımsal üretimde hem içme suyu  hizmetlerinde en verimli şekilde kullanılmasını temin edeceklerini vurgulayan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut kaynakları en iyi kullanmanın asıl yolu  tasarruftan geçiyor. Açık sistemlerden kapalı sistemlere ve vahşi sulamadan  basınçlı sulama sistemlerine geçişe öncelik vererek su kayıplarını da  azaltacağız. İçme suyunda da önemli bir tasarruf potansiyelinin olduğunu  görüyoruz. Doğru yöntemler ve bilinçli tüketim ile sulamada yüzde 50'ye yakın  tasarruf edebileceğimize inanıyoruz." diye konuştu.
 
Erdoğan, bu çerçevede bir diğer önemli konunun enerji verimliliği  olduğuna dikkati çekerek, enerjinin sürdürülebilir kalkınmanın temel altyapısı  olduğunu, enerji arzında hedeflere uygun bir seviyeye ulaşılmaması durumunda  diğer atılımların başarıya ulaşma şansının kalmayacağının altını çizdi.
 
Bunun için bir yandan yeni yatırımları devreye alırken diğer yandan da  verimliliği artırmanın gayreti içinde olduklarını dile getiren Erdoğan,  "Geçtiğimiz 18 yılda yaptığımız yatırımlarla ülkemizin enerjide toplam kurulu  gücünü 32 bin megavattan 96 bin megavata çıkardık. En büyük atılımı da 19 bin  megavattan 56 bin megavata çıkardığımız yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı  enerji üretiminde yaptık. Bunu biz yaptık, bu hükümet yaptı. Sadece geçtiğimiz  yıl devreye aldığımız kurulu güç, yüzde 98'i yenilenebilir kaynaklardan olmak  üzere 4 bin 900 megavattır." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz'de bulunan rezervin,  enerjide dışa bağımlılığın en önemli kalemi olan doğal gazda yeni bir dönem  açtığına işaret ederek, şunları söyledi:
 
 "Enerji verimliliğini de artırarak geleceğimize daha güvenle bakmak  istiyoruz. Bunun için iki yıl önce başlattığımız Ulusal Enerji Verimliliği Eylem  Planı ile 24 milyar ton petrole eşdeğer bir tasarruf sağlamayı hedefliyoruz. Bu  planla özellikle ilk olarak 2023'e kadar enerji tüketiminde yüzde 14'lük bir  tasarruf oranına ulaşmayı planlıyoruz. Geçtiğimiz 2 yıldaki uygulamalarımızla 1  milyar dolara yakın tasarruf seviyesini yakaladık. Bu konuda özellikle kamu  binalarında ve sanayide gerçekten önemli neticeler aldık. İnşallah 2033 yılına  kadar enerjide tasarruf ettiğimiz rakamı 30 milyar doların üzerine çıkartacağız."
 
Ülkenin kaynaklarını her alanda en üst düzeyde harekete geçirmek için  çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlardan biri de altın  üretimidir. Geçtiğimiz yıl altın üretimimiz 42 ton ile Cumhuriyet tarihinin en  yüksek seviyesine çıktı. Bu üretimin ekonomimize katkısı 2,4 milyar dolardır.  Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl içinde en fazla katma değere sahip ürünlerin başında  gelen altın üretimini 100 tona yükseltmektir." bilgisini verdi.
 
"Salgının artış hızını gözle görülür bir şekilde geriletmeyi  başardık"
 
Erdoğan, bugünkü Kabine Toplantısı gündeminin en önemli konusunun,  Kovid-19 salgınıyla ilgili gelişmeler olduğunu belirterek, alınan tedbirler  sayesinde salgının artış hızını gözle görülür bir şekilde geriletmeyi  başardıklarını ifade etti.
 
 Azalan vaka ve ağır hasta sayısına paralel şekilde salgının sağlık  sistemi üzerindeki yükünün de önemli ölçüde hafiflediğini dile getiren Erdoğan,  şöyle konuştu:
 
 "Bu kazanımları korumak ve daha ileriye taşımak için 83 milyon hep  birlikte gayret göstermemiz gerekiyor. Salgın tedbirlerinin, faaliyetlerine ara  verilen esnaflarımız, öğrencilerimiz, çalışanlarımız başta olmak üzere  vatandaşlarımız üzerinde yol açtığı sıkıntıları yakinen biliyoruz. Tüm dünya ile  birlikte bu soruna kalıcı bir çare bulana kadar hayatımızı, kendimizi salgından  koruyacak tedbirlerle sürdürmeye mecburuz. Bu tedbirlerin en başında 'TAMAM' diye  ifade ettiğimiz temizlik, maske ve mesafe geliyor. Vaka sayısının belirli bir  rakamın altına düşmesiyle birlikte daha önce de yaptığımız gibi elbette  kısıtlamaları kademeli olarak azaltacağız ama her bireyin kendi tedbirlerini sıkı  bir şekilde uygulamaya devam etmesi şarttır."
 
Kovid-19 aşısı konusunda gelişmeler
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelinen aşamada salgınla  mücadelede önemli bir hususun da aşı çalışmaları olduğuna değinerek, şu bilgileri  verdi:
 
 "Türkiye, dünyadaki tüm aşı geliştirme ve üretim faaliyetlerini  yakından takip etmekte, uygulama aşamasına gelen her ürünle ilgilenmektedir.  Halihazırda Çin menşeli bir aşıyı bildiğiniz gibi ülkemize getirmeye başladık.  İlk etapta 3 milyon doz aşı şu anda ülkemize geldi. Alman menşeli bir aşı ile  ilgili anlaşmamızı da yaptık ama görüşmeler devam ediyor. Nihai kararı henüz  karşılıklı olarak vermiş değiliz. Rus ve İngiliz menşeli açılarla ilgili  gelişmeleri de takip ediyoruz.
 
Ülkemize gelen aşıların kullanıma sunulabilmesi için gereken test  süreçleri tamamlanır tamamlanmaz belirlenen öncelik sırasına göre uygulamasına  geçilecektir. İnşallah belirlenen sıralamaya göre perşembe veya cuma günü bu  kampanyamız başlamış olacak. Tabii en önemlisi kendi aşımızı geliştirme  çalışmalarıdır. Çok sayıda üniversitemiz, kuruluşumuz ve firmamız bu amaçla yoğun  bir gayret içindedir. İnşallah hep birlikte bu musibetin de üstesinden gelecek,  hedeflerimize doğru tam kapasite yürümeye devam edeceğiz."