Cumhurbaşkanı Erdoğan: Haydutluğa boyun eğmeyeceğimiz anlaşıldı

AA |  17 Eylül 2020 Perşembe - 14:20 | Son Güncelleme : 17 09 2020 - 16:26

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni programında Ankara'da konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan hem madalya töreninde şehitler ve gazilerle ilgili hem de gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.
Erdoğan, "Tehdit dilinin işe yaramadığı, Türkiye'nin şantaja, haydutluğa boyun eğmeyeceği konunun muhatapları tarafından anlaşılmıştır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu madalya  ve beratlar elbette sizin fedakarlığınızın karşılığı olamaz. Zaten bir insanın  canını ortaya koyarak yürüttüğü bir mücadeleye dünyevi olarak paha biçilmesi  mümkün değildir."  dedi. 
 
Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen  Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni'nde katılımcılara hitap etti.
 
Ülkeleri için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerin yakınları  ile gazilere devlet övünç madalyası ve beratı takdim etmek üzere bir araya  gelindiğini anımsatan Erdoğan, burada sadece Ankara'daki 77 şehit yakını ve  gaziye ödül verileceğini, diğer şehirlerde ikamet eden şehit yakını ve gazilere  de kendisi adına takdim edileceğini söyledi.
 
Erdoğan, "Bu madalya ve beratlar elbette sizin fedakarlığınızın  karşılığı olamaz. Zaten bir insanın canını ortaya koyarak yürüttüğü bir  mücadeleye dünyevi olarak paha biçilmesi mümkün değildir." ifadesini kullandı.
 
Bu topraklar üzerinde yüz yıllardır hür bir şekilde yaşanılmasının  sebebinin şehitlerin kahramanlığı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Eğer bayrağımız  780 bin kilometrekare üzerinde özgürce dalgalanıyorsa, bu ülkenin insanı  onuruyla, şerefiyle, hayatını sürdürüyorsa şüphesiz bunda en büyük pay şehit ve  gazilerimizin. Ne yaparsak yapalım göğüslerini vatanları için milletleri için  bayrakları için ezanları için siper etmiş evlatlarımıza olan minnet borcumuzu tam  manasıyla ödeyemeyiz. Biz sadece bu fani dünyada şehit yakınlarımız ve  gazilerimiz mağdur olmasınlar, hayatlarını belli bir standardın altında yaşamak  zorunda kalmasınlar diye gayret gösteriyoruz." şeklinde konuştu.
 
 
"Şehit yakını ve gazilerimizin yükünü hafifletecek adımlar attık"
Şehitlerin emanetine, gazilerin fedakarlığına layık olmak için  yaptıkları hizmetlerin en yakın şahitlerinin aileleri olduğuna değinen  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son 18 yılda, sizlerin ihtiyaçlarını gidermek,  sorunlarına, sıkıntılarına çözüm bulmak amacıyla birçok kanuni düzenlemeyi hayata  geçirdik. İstihdam hakkından gelir desteğine, eğitimden sağlık hizmetlerine hemen  her alanda şehit yakını ve gazilerimizin yükünü hafifletecek adımlar attık." diye  konuştu.
 
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile diğer kuruluşların  gazi ve şehit yakınlarının her türlü ihtiyacında daima yanlarında olduğuna işaret  eden Erdoğan, şehit yakınları ve gazilerinin meseleleriyle  yakından ilgilenmeye  devam edeceklerini belirtti.
 
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak devlet övünç madalyası ve beratı takdim  edilecek tüm asker ve polislerle, ailelerine Türkiye'ye yaptıkları hizmetler için  şükranlarını sunan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyor ve Allah  hepsinden razı olsun diyorum. Gazilerimize mücadeleleri, fedakarlıkları,  kahramanlıkları sebebiyle teşekkürlerimi iletiyorum. Rabb'imiz, mukaddes  kitabımız Kur'an-ı Kerim'de, 'Allah yolunda öldürülenlere, 'ölüler' demeyiniz.  Zira onlar diridirler ancak siz bunu bilemezsiniz.' buyuruyor. Resul-i Ekrem  Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz ise şehitlerle ilgili şu müjdeyi veriyor. 'Hiç  kimse cennete girdikten sonra bütün dünya kendisine verilecek olsa bile tekrar  dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler hariç. Onlar gördükleri izzet ve ikram  nedeniyle dünyaya dönüp 10 defa şehit olmayı arzu ederler.' Şehitlerimiz hak  katında işte böyle bir ikramın, böyle ulvi bir payenin sahipleri. Onlar  nübüvvetten sonra en yüce makama ulaşmanın şerefini taşıyan seçilmiş  insanlardır."
 
"Sen de ismini altın harflerle tarihe yazdırdın"
Şehitlik ve gaziliğin İslam inancında bir nasip meselesi olduğunu  aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şu anda burada bizlerle birlikte olduklarına inandığım şehitlerimizin  aziz ruhaniyetine seslenmek istiyorum. 'Ey şairin ifadesiyle yurdu yaşatmak için  toprağa düşen şehit. Sen ki bu toprakların her karışını kanlarıyla sulayan bir  ecdadın evladısın. Binlerce yıldır nice saldırılara göğüs geren ecdadın gibi sen  de ismini altın harflerle tarihe yazdırdın. Sıksan şüheda fışkıracak bu  topraklara ebediyen düşman ayağı basan arayacağını bir kez daha ispat ettin.  Senin ortaya koyduğu cesaret, mazlumların kalbine sekine, zalimlerin kalbine  korku saldı. Dünyada inancı, özgürlüğü, haysiyeti ve mensubu olduğu milletin  geleceği için senin gösterdiğin fedakarlığı yapacak pek az insan bu.
 
Bize bıraktığın emaneti, son nefesimize kadar muhafaza edip, gelecek  nesillere devredeceğimizden emin ol. Senin uğruna can verdiği mukaddes değerleri  namusumuz bilecek kutlu bir emanet gibi sonsuza kadar taşıyacağız. Istiklal Marşı  şairimiz Mehmet Akif'in o güzel mısralarıyla söyleyecek olursak, 'Yılmam, ölümden  yaradan askerim ordu gazi dedi. Peygamberim bir dileğim var, ölürüm isterim.  Yurduma tek düşman ayak basmasın. 'Amin' desin hep birden yiğitler. Allahuekber  gökten şehitler. Amin amin. Allahuekber.'
 
 
Allah'ın izniyle bizlerde her karışında bir yiğidin yattığı bu güzel  vatana düşman ayağı bastırmayacağız. Bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al  bayrağımızı indirmeyeceğiz. Şehadetleri dinimizin temeli olan ezanlarımızı  susturmayacağız. Bedeli kanla ödenmiş bağımsızlığımıza halel getirmeyeceğiz.  Milletimizin kutlu yürüyüşüne set çekilmesine müsaade etmeyeceğiz. İstikbalimizin  garantisi olan ebedi ve ezeli kardeşliğimizin zedelenmesine, zayıf satılmasına  asla izin vermeyeceğiz. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi sahipsiz  bırakmayacağız."
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu  Akdeniz'le ilgili "Tehdit dilinin işe yaramadığı, Türkiye'nin şantaja ve  haydutluğa boyun eğmeyeceği, artık konunun tüm muhatapları tarafından  anlaşılmıştır." dedi. 
 
Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Devlet  Övünç Madalyası Tevcih Töreni'nde konuştu.
 
Sadece şehit yakınları ve gazilere değil, şehitlerin gösterdiği  istikamete de sımsıkı sarıldıklarını belirten Erdoğan, Türkiye'yi büyüterek,  Türkiye'nin ekonomisini, itibarını, dayanışmasını, kardeşliğini yücelterek aziz  şehitlerin vasiyetini yerine getirdiklerini söyledi.
 
Sınırlar içinde ve dışında milletin hak ve hukukunu savunma konusunda  en küçük tereddütlerinin bulunmadığını ifade eden Erdoğan, kahraman emniyet  güçlerinin çabaları sayesinde Türkiye'nin terörle mücadele tarihinin en başarılı  dönemini yaşadığını aktardı. Erdoğan, yeni güvenlik konsepti çerçevesinde nereye  saklanırsa saklansın teröristleri inlerinde bulduklarını ve imha ettiklerini  bildirdi.
 
Bölücü terör örgütü başta olmak üzere milletin birliğine,  beraberliğine kastedenlere döktükleri her damla kanın hesabını misliyle  sorduklarını, sormaya devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, teröristleri artık  ülke sınırları içinde karşılamadıklarını, doğrudan bataklığı kurutacak adımlar  attıklarını kaydetti.
 
Aldıklar tedbirler sayesinde hem örgüte katılanların sayısında hem de  terör örgütünün eylem kapasitesinde önemli gerilemeler yaşandığının altını çizen  Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde uzun yıllardan sonra tekrar  sükunet ve barış ortamı tesis edildi. Bir dönem teröristlerin barındığı dağlarda  bugün artık elhamdülillah ceylanlar geziyor. Teröristlerin kalleş saldırıları  dolayısıyla yavaş ilerleyen yatırımlar çok daha süratli bir şekilde insanımızın  hizmetine sunuluyor. Dağdaki katil sürülerinin başlarını kaldırmalarına nasıl  fırsat vermiyorsak onların şehirdeki uzantılarına da müsamahakar davranmıyoruz.  Teröre bulaşan, şiddeti teşvik eden, elindeki imkanları terör baronlarının emrine  veren her kim olursa olsun gözünün yaşına bakmıyoruz. Yapanın yanına kar kaldığı,  terörün ve teröristin farklı bahanelerle meşrulaştırıldığı, yazarların,  aydınların, siyasetçilerin teröristlere canlı kalkan olduğu eski Türkiye artık  tamamen geride kalmıştır. Sırtını millet yerine terör elebaşılarına dayayanlar,  dağdaki çapulculara güvenerek devletimizi tehdit edenler boylarının ölçüsünü  almıştır. Türkiye'yi terörle esir alma girişimleri hamdolsun başarısızlığa  uğramıştır. Türk milleti çukur eylemlerinde sadece şehir eşkıyalarını değil, aynı  zamanda bölücü hevesleri de toprağa gömmüştür."
 
Suriye'de gerçekleştirilen operasyonlarla Türkiye'yi güneyinden bir  terör koridoruyla kuşatma girişimlerini akamete uğrattıklarını belirten Erdoğan,  Irak'ın kuzeyini bölücü terör örgütü için güvenli bir liman olmaktan  çıkardıklarını bildirdi. Erdoğan, "DEAŞ'tan FETÖ'süne, DHKP-C'sine kadar  insanımızın canına, malına, kutsalına saldıran ne kadar alçak varsa hiç birisine  aman vermiyoruz." diye konuştu.
 
 
 
"Ülkemizin ve KKTC'nin haklarını sonuna kadar savunuyoruz"
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve KKTC'nin uluslararası hukuktan doğan  meşru haklarını sonuna kadar savunduklarını vurgulayan Erdoğan, "Akdeniz'deki en  uzun kıyı şeridine sahip ülkemizi birilerinin sahillerimize hapsetmesine izin  vermeyeceğiz. Tehdit dilinin işe yaramadığı, Türkiye'nin şantaja ve haydutluğa  boyun eğmeyeceği, artık konunun tüm muhatapları tarafından anlaşılmıştır. Son  günlerde meselenin çözüm yeri olarak diplomasi masasının öne çıkarılması elbette  ülkemizin kararlı duruşunun sonucudur." değerlendirmesinde bulundu.
 
Başından beri bu meselede sorunun diyalogla, müzakereyle komşuluk  hukuku içinde çözüme kavuşturulması gerektiğini savunduklarını dile getiren  Erdoğan, şunları kaydetti:
"Karşı tarafın kışkırtmalarına, çocuksu davranışlarına rağmen biz hep  haklı olmanın, büyük devlet olmanın vakarıyla hareket ettik. Sürecin bu aşamaya  gelmesinde Türkiye'nin sağduyulu, soğukkanlı ama bir o kadar da dirayetli  tavrının önemli payı vardır. Bundan sonra da gereken olgunluğu özellikle  göstermeye devam edeceğiz. Ülkemizle beraber bölgemizin de barış, huzur ve  istikrarı için çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye'ye samimiyetle yaklaşanlar bizden  daima hüsnüniyet görecekler. Türkiye'nin sabrını ve kararlılığını test edenler de  her zaman hak ettikleri cevabı bizden alacaklardır. Rabbim yar ve yardımcımız  olsun."
 
Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdim edilecek şehit yakınları ve  gazilere fedakarlıkları için şükranlarını sunan Erdoğan, "Bir kez daha tüm  şehitlerimizi rahmet ile yad ediyor, gazilerimize Mevla'dan sağlık ve afiyet  diliyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin.  Rabbim her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabbim,  vatanımızı her türlü saldırıdan, her türlü ihanetten muhafaza buyursun." dedi.
 
Törende, Ankara’da yaşayan 77 şehit yakını ve gaziye Devlet Övünç  Madalyası ve Beratı verildi.
 
Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca,  Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra  Zümrüt Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet  Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar,  Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa  Varank, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile  İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.