Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan son dakika aşı açıklaması: Biz başladık...

AA |  26 Ocak 2021 Salı - 14:38 | Son Güncelleme : 26 01 2021 - 16:14

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Sosyal Atama Töreni"nde önemli açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, "Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde şu anda aşı sıkıntısı var biz ise aşı konusunda attığımız adımlarla süratle aşılarımızı aldırmaya başladık." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  "Geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra kimsesizlerin de  kimsesidir. Vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip  çıkmak, onlara analık babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur." dedi. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, devlet  korumasından yararlanmış gençler, engelliler, gaziler ile gazi ve şehit  yakınlarının kamuya atanması töreninde konuştu.
 
Konuşmasına, "Şehitlerimizin kıymetli emanetleri, değerli gazilerimiz  ve gazi yakınlarımız, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle  selamlıyorum." diye başlayan Erdoğan, "Devlet korumasında yetişmiş gençlerimizden  193'ünün, engellilerimizden 2 bin 140'ının, şehit yakınları, gaziler ve gazi  yakınlarımızdan da 370'inin atamasını yapmak üzere bir aradayız." ifadesini  kullandı.
 
 
Çeşitli kamu kuruluşlarına 3 bin 603 kişinin atanmasının hayırlı  olmasını dileyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu kardeşlerimize görev yerlerinde başarılar temenni ediyorum.  Türkiye'nin, Anayasamızda belirtilen sosyal devlet niteliğinin tezahürü olarak  gördüğüm bu uygulamanın fiiliyata dönüştürülmesinde emeği geçenleri tebrik  ediyorum. Geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra kimsesizlerin de  kimsesidir. Vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip  çıkmak, onlara analık babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur. Osmanlı  döneminde Eytam Nizamnamesi'nden hala faaliyet gösteren Darüşşafaka'nın  kuruluşuna kadar bu amaçla oluşturulmuş pek çok yapı vardır.
 
Tarihimizin en önemli kurumları olan ve tüm dünyaya da ülkemizden  yayılan vakıfların hemen tamamının senedinde öksüzlere ve yetimlere sahip çıkma  maddesi yer almaktadır. Rahmetli Kazım Karabekir Paşa'nın Doğu Anadolu'da 1.  Dünya Savaşı yıllarında yetim ve öksüz kalmış çocuklara sahip çıkarak gösterdiği  alicenaplık bugün hafızalarımızda hala canlıdır."
 
 
"Ne doğru dürüst eğitim alabiliyor ne de meslek sahibi  olabiliyorlardı"
Kazım Karabekir'in, himayesine aldığı 4 bin erkek ve 2 bin kız  çocuğunun her türlü ihtiyaçlarını ve temel eğitimlerini karşılamanın yanında  meslek sahibi de yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu modelin maalesef  devam ettirilemediğini söyledi.
 
Hükümete geldiklerinde devlet korumasındaki çocukların, yüzlerce  kişinin kaldığı büyük yurtlarda adeta balık istifi şeklinde barındırıldığını  hatırlatan Erdoğan, "Maalesef topluma uyum sağlayabilecekleri iklimden yoksun  çocuklarımız, bu ortamda ne doğru dürüst eğitim alabiliyor ne de meslek sahibi  olabiliyorlardı. Sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliği yaparak devlet  korumasındaki çocuklarımızın yetiştirilme modelini baştan sona değiştirdik." diye  konuştu.
 
 
Çocukları çok büyük yurtlarda, koğuş sisteminde barındırmak yerine ev  düzenine geçtiklerini ve bu evleri de mahalle içlerinde açtıklarını belirten  Erdoğan, "Çocuklarımızın, diğer ailelerin çocukları ile aynı okula gitmesini,  aynı sokakta oynamasını, aynı atmosferi teneffüs etmesini sağlamaya çalıştık.  Bugüne kadar 111 çocuk evi sitesi, 1193 çocuk evi ve 65 çocuk destek merkezi  oluşturduk. Buralarda görev yapacak personelimizi özel eğitime tabi tuttuk.  Halihazırda 13 bin 524 çocuğumuzun bakımını, aile ortamına en yakın şekilde  hazırladığımız bu evlerde sürdürüyoruz." ifadesini kullandı.
 
 
Ailelere destek vermek suretiyle çocukların mümkün olduğu kadar kendi  anne, babaları veya yakınları ile yaşamasını sağladıklarını bildiren Erdoğan,  şunları kaydetti:
"Geçtiğimiz 18 yılda bu çerçevede verdiğimiz desteklerle 652 bine  yakın çocuğumuzun, ailelerinin yanında hayatını sürdürmesini temin ettik. Sadece  son 8 yılda yüzde 86'sı doğrudan annelere olmak üzere bu amaçla verdiğimiz destek  miktarı 6,9 milyar liradır. Son dönemde ihtimam gösterdiğimiz ve geliştirmeye  çalıştığımız bir diğer uygulama da 'koruyucu aile sistemi'dir. Şu anda 7 bin 864  çocuğumuz, çok hassas bir şekilde tespit edilen ve sıkı şekilde denetlenen  koruyucu ailelerin yanında hayatlarına devam ediyor. Üstelik bunların 795'i de  özel gereksinimi olan çocuklardır.
 
 
Kimsesiz çocukları evlat edinen ailelere de ayrıca şükranlarımı  sunuyorum. Devlet korumasındaki çocukların kamuda istihdamı 1988'den beri  sürüyor. Biz 2014'te bu çocuklarımızın kamudaki istihdamını merkezi yerleştirmeye  dönüştürerek işlerini kolaylaştırdık. Ayrıca istihdamın, eğitim düzeylerine göre  kendi branşlarında olmasını da temin ettik. Hükümete geldiğimizde kamuda işe  yerleştirilen devlet korumasındaki çocuk sayımız 21 bin 300'dü. Bugün bu sayı 55  bini aşmıştır. Sadece son 2,5 yılda 7 bine yakın evladımızı kamuya yerleştirdik.  Hayata geçirdiğimiz teşvik uygulaması ile 4 bin 600'e yakın gencimizin de özel  sektörde istihdamını sağladık. Kimsesiz çocuklarımız için kamudan yaptığımız her  kuruş harcamayı bu devletin başının gözünün sadakası olarak görüyoruz. İnşallah  'aile yanında destek' ve 'koruyucu aile' gibi uygulamaları daha da  yaygınlaştırarak hem hiçbir evladımızın sahipsiz kalmamasını hem de toplumdan  kopmamasını temin etmekte kararlıyız."
 
 
Bir toplumun vicdanını ölçmenin en kestirme yolunun engellilere  yönelik davranışına bakmak olduğuna işaret eden Erdoğan, engellilerine sahip  çıkan toplumun yıkılmaz bir bünyeye sahip olacağını vurguladı.
 
Türkiye'de yıllarca bu konuda doğru politikalar geliştirilemediği için  vicdanları sızlatan görüntülerin yaşandığına dikkati çeken Erdoğan, "Engelli  kardeşlerimiz toplumdan izole bir şekilde, evlerinin dört duvarı arasında  yaşamaya mahkum edilmiştir. Hükümete geldikten sonra üzerinde en çok durduğumuz  ve yakın takibini yaptığımız hususlardan biri de engellilerimizin topluma  kazandırılması faaliyetleridir." ifadelerini kullandı.
 
 
Erdoğan, bu amaçla 2005'te Engelliler Kanunu'nu çıkardıklarını, hemen  ardından Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ni imzalayan  ülkeler arasına girdiğini anımsatarak, günlük hayatını idame ettirmek için başka  bir kişinin desteğine ihtiyaç duyan engellilere bakım hizmeti sunmaya veya  bakımlarına destek olmaya başladıklarını belirtti.
 
 
Bugün 536 bine yakın engelliye, aileleri yanında bakım desteği  sağladıklarını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
"Resmi ve özel 541 merkezde 29 bine yakın engelliye yatılı bakım  hizmeti veriyoruz. Engellilerimizin ihtiyaç duydukları tüm sağlık hizmetleri  Genel Sağlık Sigortası kapsamında karşılanıyor. Geçmişte her kurum için ayrı ayrı  alınması sebebiyle ciddi sıkıntı kaynağı olan engelli raporlarının elektronik  ortamda tüm kurumlar tarafından görülebilmesini de temin ettik. Engelli ve yaşlı  vatandaşlarımızın sosyal hayata katılmaları bakımından önemli olan  erişilebilirlik konusunda çok ciddi düzenlemeler yaptık. Bugün de bir kısmına  şahitlik ettiğimiz istihdam meselesinde de devrim niteliğinde adımlar attık. Kamu  kurumlarındaki memur kadrolarının engellilere tahsisli olan yüzde 3'ünün etkin  şekilde kullanılabilmesi için merkezi yerleştirmeye dayalı bir sistem kurduk."
 
 
"Yoldaşlık yapmak şereflerin en büyüğü"
Erdoğan, aynı şekilde kamu işçi kadroları için de merkezi yerleştirme  yöntemine geçildiğini hatırlatarak, "Böylece 2002 yılında yalnızca 5 bin 777 olan  engelli memur sayımızı, 58 bin 319'a yükselttik. Böylece kamudaki engelli  kontenjanlarının doluluk oranını yüzde 82 seviyesine kadar çıkardık." dedi.
 
Tayinden yer değiştirmeye, iş yerindeki görev dağılımından mesai  düzenine kadar her konuda engellilere pozitif ayrımcılık yaptıklarının altını  çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Tüm bu gayretlerimiz sayesinde engellilerimizin her alanda aktif  şekilde hayatın içinde yer aldıklarına şahit oluyoruz. İnşallah önümüzdeki  dönemde de engellilerimize hizmet vermeye, daima yanlarında olmaya devam  edeceğiz. Şehitlerimizin bizlere emaneti olan yakınlarıyla gazilikle şereflenen  kardeşlerimizin kalbimizde ayrı bir yeri vardır. Bir insanın hiçbir mecburiyeti  olmadığı halde bilerek ve isteyerek inancı ve vazifesi uğrunda ölümün üzerine  yürümesi kadar büyük bir fedakarlık yoktur. Bunun için şehit yakınlarımız ve  gazilerimiz daima başımızın tacı olmuştur. Rabb'imizin müjdesi olan bu payelerin  vakarına, onuruna, hassasiyetini uygun davranan her kardeşimizle son nefesimize  kadar yoldaşlık yapmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Milletimiz tarihi  boyunca şehit yakınlarına ve gazilere sahip çıkmıştır. Devletimiz de geçmişten  bugüne çeşitli düzenlemelerle bu insanlarımıza çeşitli imkanlar sağlamıştır."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümete geldikten sonra şehit yakınları ve  gazilerin hep üzerine titrediklerini, İstiklal Harbi'nden Kore ve Kıbrıs'a kadar  geçmişten miras aldıkları gazilerin hak ve imkanlarını genişlettiklerini söyledi.
 
 
"Ciddi destekler veriliyor"
Terörle mücadelede, sınır ötesi harekatlarda, 15 Temmuz'da şehit olan  ve gazilikle şereflenen herkese pek çok farklı kalemde ciddi destekler  verdiklerini belirten Erdoğan, tazminattan maaşa, sağlık ve eğitim desteğinden  istihdama kadar her konuda bu kişilerin kalbini mutmain edecek uygulamalara imza  attıklarını dile getirdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümete geldiğimizde bu kapsamda kamuda istihdam edilen kişi sayısı  6 bin 315'ti, bugün ise aynı kapsamda istihdam edilenlerin sayısı 45 bine  yaklaştı. Elbette ne yaparsak yapalım şehitlerimizin ve gazilerimizin haklarını  ödeyemeyeceğimizi, en büyük şerefin, bizatihi Rabb'imizin ve milletimizin  nezdinde bu unvanlara sahip olmak olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte devlet  olarak elimizdeki tüm imkanları şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin emrine  sunmak suretiyle kendilerine şükranlarımızı ifade etmeye çalışıyoruz. Bu  vesileyle bir kez daha tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Hadislerde  cennetin 8 kapısından birinden yalnızca şehitlerin ve gazilerin gireceği  müjdeleniyor. Rabb'im inşallah bizlere onlara layık olabilen zümreler arasına  girebilmeyi nasip eyler."
 
Türkiye'nin sahip olduğu hizmet altyapısının gücü ve sosyal devlet  vasfının genişliğinin kriz dönemlerinde çok daha iyi ortaya çıktığına işaret eden  Erdoğan, salgın döneminde sadece sağlık alt yapısının ve Genel Sağlık  Sigortası'nın gücünün görülmediğini, aynı zamanda sosyal destek sisteminin  kapsayıcılığının da test edildiğini ifade etti.
 
 
"En gelişmiş ülkelerde aşı sıkıntısı var"
"Neredeyse bir yıla yaklaşan salgın döneminde hamdolsun yüreklerimizi  yakacak ne sağlık krizi ne de sosyal çöküntü görüntülerine şahit olduk." diyen  Erdoğan, şunları kaydetti:
"Tam tersine 46 milyar lirayı geçen sosyal koruma kalkanı ödemelerimiz  ve geniş bir alanda verdiğimiz desteklerle ülkemizin ayakta kalmasını sağladık.  Bakın dünyanın en gelişmiş ülkelerinde şu anda aşı sıkıntısı var. Biz ise  hamdolsun şu anda aşı konusunda attığımız adımlarla, yaptığımız ödeme ile süratle  aşılarımızı aldırmaya başladık ve ilk etapta inşallah 50 milyon doz aşı ülkemize  gelecek. Süratle de aşılamayı başlattık, şu anda devam ediyor. Dünyanın en  müreffeh ülkelerinden dahi yürek burkan sahnelerin görüldüğü bir süreci ülke  olarak biz en az sıkıntıyla geride bırakmayı başardık. Bu yılın bütçesinde sosyal  destek harcamaları için ayırdığımız rakam 81 milyar lirayı geçiyor. İnşallah her  kesimden vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu her an yanında olmayı sürdüreceğiz."
 
Erdoğan, ataması yapılacak 3 bin 603 gence, engelliye, şehit yakınına,  gaziye ve gazi yakınlarına kadrolarının hayırlı olmasını dileyerek, "Görev  yerlerinizde her birinize başarılar diliyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla  selamlıyorum." diye konuştu.
 
 
Törenden notlar
Programda, Saray Çocuk Evleri sitesinden Müzik Öğretmeni Dilan Kayacı  yönetiminde koruma altındaki Perihan Çetin, Hasret Çarboğa ve İstanbul Yakacık  Hatice Abbas Saray Çocuk Evleri sitesinden Hakkı Çakıcı ile görme engelli Canan  Yılmaz ve eşi Onur Yılmaz müzik dinletisi sundu ve tanıtım filmi gösterildi.
 
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile  devlet korumasından yararlanmış Alim Yavuz'un da birer konuşma yaptıkları  programda, konuşmalar engelliler için sahneden işaret diliyle aktarıldı.
 
Programda Erdoğan'a, İstanbul Saray Çocuk Evleri sitesinden Nuray Ariz  ve Furkancan Gürel tarafından yapılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir çocuğun  yer aldığı yağlı boya tablo hediye edildi.
 
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Selçuk ile beraberindekilerle  butona basarak yerleştirme işlemlerini başlattı.